X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çelik'ten 'Akil insanlar' yanıtı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çelik'ten 'Akil insanlar' yanıtı

  • Giriş Tarihi: 4.4.2013 15:48 Güncelleme Tarihi: 4.4.2013 15:56

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'ne yönelik yapılan eleştirilere cevap verdi.

Çelik, bunun bir örneklem olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'deki akil insanlar 63 kişiden ibaret değildir. Sen birini akil bulmazsın, başkası bulur." dedi. Çelik, heyetin Damat Ferit Paşa dönemindeki Heyet-i Nasiha'ya benzetilmesini ise "densizlik" olarak niteledi.

Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında akil insanlar heyetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 63 kişiden oluşan, 7 bölgeye ayrılan 9'ar kişilik gruplar halindeki akil insanlar heyetiyle bugün Dolmabahçe'de kendilerinin de katılacağı, ilgili bakanların da katılacağı bir toplantı yapılacağını hatırlatan Çelik, "Başbakan ne yapmak istediğimizi akil insanlar heyetiyle paylaşacak, fikir teatisinde bulunacak. Onların bu süreçle ilgili yol gösterici olacak fikirlerinden de yararlanılacaktır. Basına açık ve kapalı bölümleri olacak. Başbakan'ın konuşmasının da beklenen bir konuşma olduğunu ifade etmeliyim." dedi.

Heyetin oluşması ile ilgili her türlü yorum yapılabileceğini; ancak heyeti tahkir ve tezyif eden, heyet mensuplarını zan altında bırakan ve onlara hakaret eden bazı yazılar ve beyanlar olduğunu söyleyen Çelik, "Bunlar sadece yapanları küçültür. İyi niyetle sadece gönüllülük esasına dayalı olarak hiçbir menfaat gözetmeden, memleketin meselesi olan böyle bir meselede elini taşın altına koyan bu insanlara hakaret etmeye, onlarla ilgili şu veya bu yakıştırmalarda bulunmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar sadece kendilerini küçültüyor, kalitelerini ortaya koyuyorlar." şeklinde konuştu.

"63 KİŞİ ÖRNEKLEMDİR"

Hüseyin Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu insanlara PKK'lı, Kürtçü, Liboş, soldan dönme, gizli AKP'li, efendim bunlar referandumda yetmez ama evetçiydi…Referandumda yüzde 58 'evet' çıktı, siz halkın çoğunluğunu nasıl görmezlikten gelebilirsiniz? Ne olması gerekiyordu, nasıl insanların getirilmesi gerekiyordu? Tepeden tırnağa ırkçı, neredeyse kafatasçı ve bizatihi bu problemin ortaya çıkmasına ve kangren haline gelmesine sebebiyet veren şahısların bu heyete seçilmesini mi bekliyorsunuz? Problemin mucidi, üreticisi olanlar o problemi çözemezler. Çözümün parçası da olamazlar. Burada Türkiye'nin birikimi var. Sağdan insanlar var, soldan insanlar var, müslim var gayrimüslim var, sünni var alevi var, islamcı var, kadın var, erkek var, doğudan var batıdan insan var. Heyetlerin seçilmesinde olabildiğince memleketin hepsini kapsaması bütün ülkeyi temsil kabiliyetine sahip olan şahısların seçilmesi beklenir; ama unutmayalım ki bunlar kuyumcu terazisi ile tartılmıyor. Bu 63 kişiye deseniz ki 'siz 63 kişilik liste yazın' 63 farklı liste çıkar ortaya. Size söylesek 63 kişilik liste hazırlayın, salondakilerin sayısı kadar farklı liste ortaya çıkar ortaya. Yeryüzünde herkesin beğendiği, işte bu dediği bir liste bulamazsınız; ama neticede bu örneklemdir, örneklemedir. Elbette ki Türkiye'deki akil insanlar 63 kişiden ibaret değildir. Sen birini akil bulmazsın, başkası bulur."

"DAMAT FERİT PAŞA BENZETMESİ DENSİZLİK"

Hüseyin Çelik, muhalefet partilerinin heyetle ilgili yaptıkları benzetmelere de sert çıktı. Heyetin Damat Ferit Paşa zamanındaki Heyet-i Nasiha'nın bir benzeri olduğunun söylendiğini aktaran Çelik, "Bunu da iddia etmek, densizliğin ta kendisidir. Hele bazı köşe yazarları cehaletini o kadar izhar ediyor ki buna Heyet-i Nasiha'ya benzetmek için Osmanlıca terkip yapıyor, 'heyet-i akil' diyor. Osmanlıca'daki bütün tamlamalar müennestir, bu adamlar onun da ne olduğunu bilmez, müennes müzekker nedir? İlle de böyle yapacaksanız o heyet-i akil olmaz heyet-i akile olur. Neyin nasıl yazılacağını bilmezken, bol keseden ahkam keserek millete vereceğiniz aklı kendinize saklayın." değerlendirmesinde bulundu.

"SÜREÇ KONUSUNDA REALİST İYİMSERİZ"

Çelik, bu konuda son olarak da şu ifadeleri kullandı: "Altını çiziyorum; beğenmeyebilirsiniz. 'Şu olmasın, bu olsun' diyebilirsiniz; ama bu insanlara, heyete hakaret etmek bu insanların oluşmasında etkisi olan iradeye hakaret etmek. Densizlik olan budur, bunun başka hiç alakası olmayan şeylere benzetmek, şapla şekeri birbirine karıştırmaktır. İkisi birbirine benzer; ama aynı şeyler değildir. Bu gerçekten milletimiz, memleketimiz için hayati olan meselede sağduyulu, akl-ı selim sahibi olmaya davet ediyoruz. Gelecek seçimlerin hesabını yaparak bu meselelere bakmıyoruz, biz gelecek nesilleri düşünerek bu işe talibiz. Biz de popülizm yapabiliriz, hamaset yapabiliriz; ama sadece hamasetle bir yere varamazsınız. Eğer biz bu meseleyi çözersek, ki şu anda Türkiye'de büyük bir ümit var, iyimserlik var. Biz romantik iyimserlerden değiliz, bu işin kolay olmadığının da farkındayız. Biz realist iyimseriz, iyimserliğimiz sürdürüyoruz, sadece iyimser olmakla kalmıyoruz bunun gereğini de yapıyoruz. Herkesi de bu sorumluluk duygusu içerisinde hareket etmeye davet ediyoruz."