X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kılıçdaroğlu: Dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kılıçdaroğlu: Dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin

  • Giriş Tarihi: 9.4.2013 15:12 Güncelleme Tarihi: 9.4.2013 15:14

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün grup toplantısında dün Silivri'de yaşanan olaylarla ilgili yaptığı açıklamaları eleştirerek, 'CHP olarak hiçbir zaman dokunulmazlıkların arkasına saklanmadık. Senin dokunulmazlığın sende kalsın, bizim dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin sen' dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini herkesin kabul ettiğini ve hangi siyasal partiden olursa olsun herkesin Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini söylediğini kaydetti. Dün Türkiye'de sağlıklı çalışan bir demokraside olması gereken kuralların çalışmadığını belirten Kılıçdaroğlu, 'Bir iktidar; her şeyi ben bilirim, her şeyi ben yaparım, ben talimat veririm herkes yerine getirir anlayışı içerisinde. Bu anlayıştan yola çıkıldığı zaman Türkiye'nin önünde doğal olarak ciddi sorunlar birikiyor' dedi.
Geçtiğimiz haftalardaki grup toplantılarındaki Silivri konuşmalarını hatırlatan Kılıçdaroğlu,' Hukuk eğitimi alan hiçbir kişi ama hiçbir kişi orada sağlıklı bir yargılama yapıldığını kabul etmez. Görüşü ne olursa olursun, inancı ne olursa olsun hiçbir kişi orada sağlıklı bir yargılama olduğunu kabul etmiyor. Türkiye'nin her tarafından insanlar duruşmayı izlemeye gidiyorlar. Anayasa'ya göre duruşmalar aleni mi, aleni. Yani Ankara Adliye Sarayı'nın önünden geçen her hangi bir vatandaş herhangi bir duruşmayı girip izleye bilir. Kimse niçin geldin diye soramaz. O duruşmaları da izlemek için Türkiye'nin her tarafından yurttaşlar gitmiştir, sen misin gelen… Bu doğru değil' diye konuştu.

'İŞİNE GELİNCE YARGI BAĞIMSIZ, İŞİNE GELİNCE YARGI BAĞIMLI'

Silivri'de yaşanan olayları çok sert bir dille eleştiren Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
'Biber gazı, cop, o soğukta su, hangi çağda yaşıyoruz. Kaldı ki her hangi bir olay olmasın diye milletvekili arkadaşlarımız ilgili bakanlarla görüştüler. Yerel yöneticilerle görüştüler, duruşma sırasında yargıçlarla görüştüler. Amaç ne, amaç herhangi bir olay olmasın. Dünyaya rezil olmayalım amaç budur. Ama Türkiye'yi dünyaya rezil ettiniz. Oraya gelen yabancılar bu ne biçim mahkeme, duruşma diyor. Daha öncede söylemiştim. 60 bin kişinin telefonu dinlendi bu davalarda. 3 bin kişi hakkında takibat yapıldı. Bin 300 kişi bu duruşmalarda ifade verdi. Toplaman 17 bin sayfa ve 19 iddianame hazırlandı, birleştirildi. Dava sürerken 7 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi kanser oldu. Dava dosyasının tamamı 120 milyon sayfayı aşkın. 228 yılda bir hakim veya savcı bu dosyaları okuyacak. Ama bunlar oturup karar veriyorlar. Sayın Başbakan bugün mahkemeler bağımsızdır demiş, gerçekten komedi. Şunu bilmemiz gerekiyor, sağlıklı işleyen bir demokraside sıkı yönetim mahkemeleri olmaz, Devlet Güvenlik Mahkemeleri olmaz, Özel Yetkili Mahkemeler olmaz. Bu mahkemelerin olduğu ülkelerde yargı bağımsız olmaz. Önce bu gerçeği bilmek gerekir. İşine gelince yargı bağımsız, işine gelince yargı bağımlı. Deniz Feneri Davası ne oldu. Mahkemesi bile belli değil. Unutuldu gitti. Sorgulanan kim oldu, olayı soruşturan savcılar. Neymiş, yargı bağımsızmış. Sen onu benim külahıma anlat.'

'BİZİM DOKUNULMAZLIKLARIMIZI KALDIRMAZSAN NAMERTSİN'

Bu ülkede herkesin yargının bağımsız olmadığını iyi bildiğini sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bugün grup toplantısındaki yaptığı konuşmalara atıfta bulunarak, 'Başbakan CHP milletvekillerini suçluyor, oraya niye gittiler diye. Yasak mı getireceksin, senin gücün yetmez. Milletvekilleri gidecekler oraya duruşmayı da izleyecekler. Yargı gereğini yapacaktır diyor, 15 dakika sonrada savcı harekete geçiyor. Şu bağımsız yargıya bakın siz. Neymiş, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıracaklarmış, bizim dokunulmazlığa ihtiyacımız yok. Demokrasi için her türlü bedeli ödemeye hazırız biz. Özel Yetkili Mahkemelerin bağımsız olduğunu söylemek için hukuk cahili olmak gerekir. O mahkemeler siyasi otoriterinin sopasıdır. Ne derlerse onu yaparlar. Şöyle karar verin derler, öğleden sonra verirler. O mahkemelerde görev yapan yargıçlara, yargıç denmez. Adı yargıçtır. Savcılara da savcı denmez. CHP olarak hiçbir zaman dokunulmazlıkların arkasına saklanmadık. Senin dokunulmazlığın sende kalsın, bizim dokunulmazlıklarımızı kaldırmazsan namertsin sen' diye konuştu.