X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tek derdi ilaçtı...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tek derdi ilaçtı...

  • Giriş Tarihi: 15.4.2013 13:18 Güncelleme Tarihi: 15.4.2013 14:49

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın verdiği yardım parasını iade eden lenf kanseri üniversite öğrencisi Dilek Özçelik, tek derdinin ilaç olduğunu söyledi.

İki günlük Trakya programı kapsamında Edirne'ye gelen Erdoğan Bayraktar, dün belediyeye yaptığı ziyaretin ardından öğle namazını kılmak üzere Selimiye'ye doğru gittiği sırada yanına yaklaşan genç bir kız hasta olduğunu söyleyerek ilaçlarını alabilmesi için kendisinden yardım istemişti. Bakan Bayraktar ise bir miktar para çıkartarak genç kızın cebine koydu. Genç kızın itirazına rağmen, Bayraktar, "Al bu parayı kızım. Başka ne yapacağım. Al bunları cebinden düşürme" diyerek Selimiye'ye doğru hareket etti.

Duruma çok üzülen Özçelik, Selimiye Camii bahçesine gelerek Bakan Bayraktar'ı beklemeye başladı. Bayraktar'ın camiden çıkışıyla kendisini bakanın önüne atan genç kız, "Sadece yanlış anlaşıldım. Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım." cebine konulan parayı bakanın eline tutuşturdu.

Bakan ve Vali Hasan Duruer'in yardım teklifine rağmen ağlayarak hızlı alandan uzaklaşan Dilek Özçelik, kayıplara karıştı. Yetkililer, genç kıza akşam saatlerinde ulaştı. Edirne Valisi Duruer, Özçelik ile telefonla bir görüşme yaptı ve genç kızı makamına davet etti. Lenf kanseri Dilek Özçelik, sabah saatlerinde valiliğe gelerek Hasan Duruer ile bir süre görüştü.

Edirne Valisi Hasan Duruer, belediyeden çıktıkları sırada kızımızın hızlı bir şekilde gelerek bir şeyler anlattığı ve bakanın genç kızı yanlış anladığı kanaatinde olduğunu söyledi.

Bakan'ın ayrılırken hadiseye üzüldüğünü ifade ettiğini anlatan Duruer, "Biz devlet olarak da kimsesizlerin kimsesi çaresizlerin çaresiyiz. Her konuda hastamıza derdi ve sıkıntısı olana yardım ediyoruz. Bunu da son 10 yıldan beri fazlasıyla görüyorsunuz. Dün akşam televizyonda izlediniz Somali'de yaralanan 3 tane Türk vatandaşını ambulans uçakla Türkiye'ye getiriyoruz. Yine sabah Tekirdağ'daki bir kızımızı da aynı zamanda tedavi için Amerika'ya gönderiyoruz. Ambulans helikopter ve uçaklarımız sürekli hastalarımızın hizmetinde. Bundan 10 yıl önce en fazla sıkıntı çektiğimiz konulardan bir tanesi ilaç paralarının ödenmemesi nedeniyle hastalar sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına müracaat ederlerdi. Son 10 yıl içerisinde gerçekten sağlıkta çok ciddi gelişmeler oldu. Bu ilaç konusunda sıkıntısını iletti bize. Biz devlet olarak gerek kızımız gerekse onun gibi olan bütün hastalarımızın yanındayız. Dün Bakan Bey'in yanında ben kendisine söyledim. Belki o anda duymamış olabilir. İlgileneceğimi söylemiştim. Dün akşam kendisiyle görüştüm. Sabahleyin geldi. Teşekkür ediyorum. Hastalığının tedavisi konusunda her konuda yardımcı olacağız, destek vereceğiz. Geçenlerde Batı Trakya'dan bir çocuğumuzu getirterek tedavisi olmasını sağladık. Yine başka bir hastamızı da bu şekilde tedavi ediyoruz. Bulgaristan'daki soydaşlarımızı getirip tedavi ettiriyoruz. Dilek hanımın ilaçları konusunda gerekli desteği sağlayacağız." diye konuştu.

Duruer, "İlaçla ilgili sıkıntılarını biliyorum. Yarın Sağlık Bakanımız buraya gelecek. Geldiği zaman sizin ve sizin gibi olanların durumunu ayrıca kendisine anlatacağım. Ayrıca kendisi biliyor bu konuları. Biz size yardımcı olacağız. Destek vereceğiz." ifadelerini kullandı.

Yaşadığı sıkıntılar anlatan Dilek Özçelik ilaçların neden serbest piyasada olduğunu devletin bu konuda niçin elini eteğini çektiğini sordu.

Kendisi gibi insanların makam, mevki sahibi olmadığını dile getiren Özçelik şunları söyledi: "Sizler gibi çok şeye kolaylıkla ulaşamıyoruz. Hastalığımı öğrendikten sonra oturup ailecek üzülemedik dahi. Bize böyle bir gerçeklikten söz ettiklerinde başta inanmak istemedik ama süreç gerçekten öyle işliyordu. Her başvurduğum yerde ilaç yok dendi. Lenf kanseriyim ve haliyle teşhis yapıldıktan sonra doktorum, bazı ilaçlarımın devlet tarafından karşılanmadığını söyledi. Tamam dedik ama şöyle bir durum söz konusu. Bu ilaçlar Türkiye'de yok. İthal ilaçlar. Yurt dışından getirilmesi gerekiyor. Bana zor bir süreç Allah kolaylık versin dediler."

Daha sonra kendisi gibi aynı hastalığı olan bir bayanla görüştürdüklerini anlatan genç kız, "İlaçlara ulaşma konusunda rehberlik edeceği söylendi. Bana anlattığı yol bana göre değildi. Çünkü çok çok zor bir yoldu. Kendisi Amerika, Fransa ve Hollanda'dan bu ilaçları getiriyordu. Ben hayatımda 3 yıl önce bir şehir dışı tecrübem oldu. O da üniversiteden dolayı burasıydı. Yurt dışı kelimesi zaten uzak bir kelime. Zaten prosedür gereği yurt dışından ilacın Türkiye'ye getirilmesi aşaması çok çok zor. Benim zaman kaybı lüksüm yok. Haliyle ne yapacağımı bilemedim. İlgili makamlarla görüşme talebimiz oldu. Ama randevu karşımıza çıkıyor. Evet önemli insanlarsınız, önemli işleriniz var ama bir insan sağlık için yardım istiyorsa mutlaka aciliyeti vardır. Bunun diğer randevuların önüne alınması gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Bayraktar'ı şans eseri gördüğünü anlatan Dilek Özçelik, "Devlet başındaki insanların orada olmalarının sebebi tüm bireylerin ihtiyaçlarını karşılaması için orada bulunduklarını düşünüyorum. Öyle midir hala bilmiyorum ama öyle sanıyorum. Sadece bu düşünce ile kendisinin bir iki dakika kendisini dinlemesini arzu ettim. Tabii ki, ben ilaç deyince o para dedi. Mutlu muyum? dün sadece kendi ilaçlarım için gittim. Ama anladım ki, sadece benim ilaçları değil benim gibi çok insanın ilacı. Ben sadece kendim için değil o insanlar için de yardım ulaşsın istiyorum. Siyasiler oturup ilaç hususunda bir şeyler yapsınlar. Artık inancım kalmadı. Belki bir şeyler yapılıyordur ama artık tamamdır diyemiyorum. Mevki ve makam sahibi değilim ama şunu söyleyebilirim ki, insanım ben de değer yargılarım var. Bu hayatta en değer verdiğim şey minnet duygusudur. Teşekkür ediyorum. Bakanımız dün yapmış olduğu davranışının hata olduğunu bilincine varmış olsa gerek ki, üzüntüsünü dile getirmiş. Fakat Sağlık Bakanı'nın geleceğini söylediniz. Sağlık Bakanı yardım ederse kabulümdür. Ama Sayın Bayraktar'ın yardımını istemiyorum. Abartma, saçmalama denilebilir ama insanım ve ben ömür boyu o insana belki yanlış ve belki de anladığım doğrudur. Kendilerine karşı aldığım her nefeste minnet duygusu içerisine girmek istemiyorum. Girmeyeceğim. Söz konusu ölüm dahi olsa o durumu kendimi sokmayacağım. Benim tek derdim ilaç. Dün görmek istediğim insanlıktı." açıklamasını yaptı.

BAKAN MÜEZZİNOĞLU: KANSER HASTASI KIZIN TEDAVİSİ İÇİN GEREKEN YAPILIYOR

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Edirne'de Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dan yardım isteyen kanser hastası kızın, hastanede tedavi altına alındığını söyledi.

Müezzinoğlu, AK Parti'ye gelişinde basın mensuplarının sorusunu cevaplayarak, "Tedavisi için gerekli işlemler yapılıyor. İlaçları temin ediliyor." dedi. Edirne'de kanser tedavisi gören Dilek Özçelik isimli genç kız, Bakan Bayraktar'ın yanına yaklaşarak, tedavisi ve yurtdışından getirilmesi gereken ilaçlarıyla ilgili destek istemişti.



BAYRAKTAR: 'ESAS OLAN BU KIZIMIZIN TEDAVİ OLMASIDIR, ŞİFA BULMASIDIR, GERİSİ TEFERRUATTIR'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Edirne'de kendisinden yardım isteyen kanser hastası genç kızın tedavisi için talimat verdiğini belirterek, 'Dün sabaha kadar kendisiyle ilgilendim, bugün de ilgileniliyor, bundan sonra da ilgileneceğiz' dedi.

Bakan Bayraktar, Başakşehir Şahintepe Bilgi Evi'nde katıldığı tapu dağıtım töreni ve bilgilendirme toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Edirne'de kendisinden yardım isteyen kanser hastası genç kızla aralarında geçen diyalogun sorulması üzerine Bayraktar, 'Esas olan bu kızımızın tedavi olmasıdır, şifa bulmasıdır. Gerisi teferruattır. Geldi bize 'ben ilaçlarımı alamıyorum' dedi. Biz de orada bir harekette bulunduk. Ama bunların hiçbiri önemli değil. Genç bir yavrumuz, tedavi olsun gerisi ne olursa olsun. Genç kızımızın tedavi olacak bir rahatsızlığı var. Valiye talimat verdim. Dün sabaha kadar kendisiyle ilgilendim, bugün de ilgileniliyor, bundan sonra da ilgileneceğiz. Ama mühim olan genç yavrunun tedavi olması ve sağlığına kavuşmasıdır. Gerisi teferruattır' dedi.

Bu yönde kendisine yöneltilen eleştiriler üzerine, 'Halkın takdirine bırakıyorum' diyen Bayraktar, kendisine gönül koyduğu belirtilen genç kız için de, 'Canı sağ olsun. Ben acil şifalar diliyorum kendisine' dedi.