X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yumruğun değil sözün ağırlığı etkili'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yumruğun değil sözün ağırlığı etkili'

  • Giriş Tarihi: 15.4.2013

"Krizde askerden önce barış mesajının ulaşması anlamlı" diyen Erdoğan, devletin gücünün barışa katkısıyla ölçüldüğünü söyledi. Erdoğan, mayısta Gazze'ye gidecek

Başbakan Tayyip Erdoğan, 21'inci yüzyılda "Büyük devlet" kriterinin değiştiğini vurgulayarak, "Eskiden güçlü ordu, büyük ekonomi sahibi ülkeler büyük devlet kabul ediliyordu. Artık gücünüz barışa olan katkılarınızla ölçülüyor. Yumruğun ağırlığı değil sözün, fikrin, tezin ağırlığı dünyada her şeyden daha fazla etkili oluyor" dedi. ATO Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Türk Kızılayı Olağan Genel Kurulu'na katılan Başbakan Erdoğan, şu mesajları verdi:
Kızılay, 145 yıl boyunca sadece görevine odaklanan, işini, sessiz sedasız gerçekleştiren bir kurum oldu. Dünyadaki örneklerinin tersine hiçbir zaman gizli gündemle ortada bulunmadı. Derinden ilerledi, propagandaya hiç tenezzül etmedi. Ne zaman ihtiyaç hasıl olsa ufukta o kırmızı hilal umutla gözlendi. Çin'den Haiti'ye, Moğolistan'dan Şili'ye, Japonya'dan Kongo'ya, Afganistan'dan Somali'ye, Myanmar'dan Filistin'e kadar ihtiyaç sahiplerine el uzattı.
21'inci yüzyılda iddia, güç, etki sahibi büyük bir devlet olmak için gerekli kriterler çok değişti. Geçmişte güçlü ordusu, büyük ekonomisi olan güçlü devlet sayılıyordu. Şu anda ise tek başına bunlara sahip olmak yetmiyor. Gücünüz, barışa olan katkılarınızla ölçülüyor. Gücünüz eğitime, kültüre, dayanışmaya, paylaşmaya olan katkılarınızla ölçülüyor. Dünya üzerindeki haksızlıklara, eşitsizliklere, adaletsizliklere müdahale kapasiteniz, yanlışı düzeltme iradeniz güç kriteri olarak kabul ediliyor. Yumruğun ağırlığı değil, sözün, fikrin, tezin ağırlı dünyada her şeyden daha fazla etkili oluyor.
Geçmişte bir kriz bölgesine askerleriniz ne kadar hızlı ulaşıyorsa o kadar etkiliydiniz. Şimdi ise askerden önce barış mesajlarınızın, uzlaşma çabalarınızın, dayanışma ve yardımlaşma faaliyetlerinizin ne kadar hızlı ulaştığı anlam ifade ediyor. Türkiye son on yıllık süreç içerisinde bu noktada gerçekten çok önemli mesafe kat etti.

MİLLET VE DEVLET

Bir vatandaşın devlete en fazla ihtiyaç duyduğu an çaresiz kaldığı andır. Devlet en zor zamanda vatandaşına ulaşabildiği, ona el uzatabildiği kadar devlettir. Devlet elbette vergisini toplayacak, askerini alacaktır. Ama bunun karşısında milletin bağımsızlığını, hürriyetini, namusunu, şerefini korumakla, güvenliğini tesis etmekle mükelleftir. Bunun da ötesinde devlet, vatandaşını hiçbir ayrım yapmaksızın şefkatle kucaklamakla onun ihtiyaçlarını gidermekle mesuldür. Devlet var olduğu için millet var değildir, tam tersine millet var olduğu için devlet vardır.
İnsanına sadece vergi mükellefi, sadece asker olarak bakan bir devlet zorba devlettir. İnsanı kendisinin varlık sebebi olarak gören, kendisini vatandaşının hizmetkarı olarak gören devlet ise adil, sosyal, demokratik hukuk devletidir. Bir afet, felaket karşısında oradaki afetzedeye günlerce ulaşamayan, günlerce el uzatamayan bir devletin hiçbir bahanesi, mazereti geçerli olamaz.
Zamanında devlet hastaya ambulans yetiştiremedi, en birinci vazifeleri olan eğitim, sağlık, adalet ve emniyet hizmetlerini tam anlamıyla yerine getiremedi. Cesetlerin enkazlarda koktuğu, afetlerde kurtulanların soğuktan donduğu, afetzedelerin günlerce yağmurun çamurun altında aç, biilaç titrediği zamanlar oldu. Biz böyle bir ihmali asla ve asla sineye çekemeyiz. 780 bin kilometrekare üzerinde 'ücra, uzak, ulaşılamaz' kavramlarını tanımıyoruz ve tanımayacağız.
OECD raporlarına göre 2012 yılında resmi dış yardımlarımızı yüzde 99 arttırdık. 2011'de 1 milyar 273 milyonken, 2012'de 2 milyar 532 milyona yükseldi. Şu anda dünyanın tamamında ay yıldızlığı bayrağımızla, kırmızı hilalimizle çok yakından tanınıyoruz. Barışın, yardımlaşmanın sembolü olarak gören herkese huzur, umut veriyoruz. 76 milyon olarak her bir ferdimiz yürekten inanacak: Biz büyük bir devletiz, büyük bir milletiz. Biz, 'komşusu açken tok yatan bizden değildir' anlayışıyla büyüdük, böyle bu günlere geldik.

GAZZE PROGRAMI

Erdoğan'ın konuşmasının ardından Gazze ile görüntülü canlı bağlantı gerçekleştirildi. Bölgede tarım ıslah çalışmaları yürüten ekip, Başbakan'a Gazze'de yetişen domates ve zeytin dalı hediye etti. "Gazze'deki tüm kardeşlerimize Ankara'dan selamlar" diyen Erdoğan ise "Orada dikilen bu zeytinler aynı zamanda özgürlüğün sesidir. Bu özgürlüğün sesi olan zeytin dallarında Gazze en kısa zamanda da inşallah özgürlüğünü de yakalayacaktır" dedi. Kızılay ekibine teşekkür eden Erdoğan, "Allah yardımcınız olsun. İnşallah Mayıs sonu gibi bizler de Gazze'de olacağız. Orada birlikte beraber kucaklaşacağız" dedi.

761 BİN KİŞİYE ULAŞILDI
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayı'nın dünya genelinde yüz ağartıcı performans sergilediğini belirterek, "Kızılay, son 3 yıl içinde sadece Türkiye'de 761 bin ihtiyaç sahibi vatandaşa el uzattı, 83 milyon liralık operasyon gerçekleştirdi" dedi. Erdoğan, şu verileri paylaştı:
Son 3 yılda dünyada 4 milyon 295 bin insana ulaşıldı. 285,5 milyon dolarlık operasyon gerçekleştirildi.
191 bin Suriyeli için AFAD ile Türk Kızılayı son derece başarılı çalışmalar yürütüyor.
Türkiye'de son 3 yılda 324 afet müdahalesine ihtiyaç duyuldu. Bunların 17'si deprem, 137'si yangın, 31'i heyelan, 75'i sel, 24'ü aşırı kar yağışı ve 9'u patlama idi. Kızılay. 780 bin kilometre üzerinde ihtiyaç duyulan her yere hızla ulaştı.