X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bozdağ: muhalefete rağmen vazgeçmeyeceğiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bozdağ: muhalefete rağmen vazgeçmeyeceğiz

  • Giriş Tarihi: 18.4.2013 19:23

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, çözüm sürecine ilişkin Araştırma Komisyonu konusunda, ''Ana muhalefet ve diğer muhalefet konuşmuyor, önerilerini ortaya koymuyor diye biz bu işten vazgeçmeyeceğiz'' dedi.

Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, çözüm sürecine ilişkin kurulan Araştırma Komisyonu'nun nasıl çalışacağının TBMM İçtüzüğü'nde belli olduğunu ifade ederek, toplantı yeter sayısının olması halinde çalışmasına engel bir durum olmadığını kaydetti.

''Umarım CHP de MHP de Komisyon'a üye verir. Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin konuşulacağı komisyona üye vermemeyi kamuoyuna izahta zorlanacaklarını düşünüyorum'' diyen Bozdağ, Meclis Araştırma Komisyonu'nun MHP ve CHP'nin sorunun çözümüne yönelik görüş, öneri ve eleştirileri varsa bunu izah edecekleri bir platform olduğunu, bununla her partinin görüşlerini özgürce söyleyebilecekleri, kayda geçirebilecekleri ve tarihe mal edebileceklerini söyledi.

Bozdağ, ''Bu çerçevede kurulmuş önemli bir komisyondur. Partiler burada kendi görüşlerini ortaya koyma imkanı bulacaklar. Komisyona üye vermemek, 'ben bu konuda görüşümü söylemiyorum, önerimi dile getirmiyorum' demektir. Komisyon tespit ve değerlendirme yapacak, vardığı sonuçları rapor haline getirecektir. Komisyonun yapacağı tespite diğer partilerin de katkı vermesi, doğru olandır. Muhalefeti olursa, muhalefet şerhini de ortaya koyar. Hangi konularda farklı düşünüyorsa o da ortaya çıkacaktır. O nedenle komisyonunun çok önemli tarihi bir görev ifa edeceğini düşünüyorum. Komisyona bütün partilerin üye vermesini Türkiye için hayırlı bir iş olacağını düşünüyorum'' dedi.

TBMM Başkanlığı'nın partilere resmi yazı yazarak üyelerini en kısa sürede bildirmelerini istediğini hatırlatan Bozdağ, ''AK Parti Grubu, üyelerini bildirecektir. Komisyonun üç aylık asli süresi var, bitiremezse bir ay daha uzatma alıyor. Bu komisyon biraz daha fazla çalışacak. Yaz tatilinde süre durduğu için biraz daha fazla zaman kazanmış olacak'' diye konuştu.

-''Komisyon TBMM adına faaliyet gösterecek''-

Bozdağ, CHP ve MHP'nin üye vermemesi halinde ne olacağı ve meşruiyet tartışması olup olmayacağı sorusuna, Komisyon'un partiler değil TBMM adına faaliyet göstereceğini belirterek, şöyle konuştu:

''Bunu partilere mal edersek yanlış olur. Meşruiyet işi yasallığında alır. Meclis'in aldığı kararlar hangi şartlar altında meşru olacak, onun usulünü İçtüzük gösterir. İçtüzüğe uygun karar alındığında, onun meşruiyetini tartışmak doğru olmaz. Komisyon kurma kararı Anayasa'ya, İçtüzüğe uygun mu? O zaman mesele bitmiştir. TBMM'de pek çok kanun görüşülüyor, MHP, CHP oy vermiyor, AK Parti'nin oylarıyla geçiyor. O zaman 'kanunlara uymayız, uygulamayız, CHP ve MHP oy vermezse meşruiyeti olmaz' diyebiliyor muyuz? Diyemiyoruz. Çünkü Meclis düzenlemenin yasalaşması için belirli şartlar koymuştur. Siyaseten onu öyle istismar edebilirler ama o doğru bir yaklaşım değil. Milletimiz görüyor olan biteni.

Biz Türkiye'de siyaset yapan partiler olarak ülkenin en önemli sorunlarından birini bu yüce Meclis'in çatısı altında bir araya gelip konuşmayacaksak nerede konuşacağız? Eğer CHP'nin, MHP'nin bir önerisi varsa, söyleyeceği yer burasıdır. Bu konularda açık olmak lazım. Türkiye'nin en önemli sorununu muhalefet partileri konuşmaktan kaçmamalı. Araştırma komisyonunda konuştuğu zaman ülke zarar mı görecek? AK Parti, CHP, MHP, BDP; Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda bir araya gelip Türkiye'nin yeni anayasası nasıl olsun diye kafa yormuyor mu, beraber çalışmıyor mu? Türkiye mi bölündü? Parlamento'da bütün partiler beraber çalışmıyor muyuz? Şu anda kanun görüşmesi var, partiler içeride, Türkiye mi bölündü? Pek çok araştırma komisyonu var Meclis'te, her komisyonda AK Parti'nin de CHP'nin de MHP'nin de BDP'nin de üyesi var, beraber çalışıyoruz. Memleket mi, millet mi bölündü, kötü olan ne çıktı ortaya? Dinleme Komisyonu'nda çalışıyoruz, ama bu ülkenin 30 yılına mal olmuş, en can alıcı, en can yakıcı sorunlarından birini konuşmak, çözüme dair öneri, eleştiri, tespitleri ortaya koymak için Meclis çalışma yaptığında 'buna girmiyorum' demek, kabul edilebilir bir yaklaşım değil.

Bir masanın etrafında oturup ülkenin en önemli sorununu konuşmaktan kaçan bir siyaset olur mu? Konuştuğumuz zaman kıyamet mi kopacak? Konuşmaktan korkanlar, memlekete hayırlı bir işin yapılmasını sağlayamaz. Adam konuşmaktan bir araya gelmekten korkuyor. Bir araya gelsek, konuşsak ne olur? Konuşmadan tartışmadan nasıl çözeceğiz? Genel Görüşme diyorlar yaptık, geçmişte birçok kapalı oturumda. Hükümet eleştirisinden başka, çözüme dair cümleleri yok. Ana muhalefet ve diğer muhalefet konuşmuyor, önerilerini ortaya koymuyor diye biz bu işten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü ülkeyi yönetme mesuliyetini milletimiz AK Parti'ye vermiştir. Biz bu çerçevede ülkenin yaşadığı her sorunu çözmek ve çözüme dair adımlar atmada kendimizi vazifeli görüyoruz. Muhalefet de bu noktada vazifelidir. Çünkü onlara bu noktada yapılan çalışmalara, Meclis çatısı altında yasama ve denetim kapsamında ortak olma yetkisi verildi. Bu noktada muhalefet kaçıyor. Dinleme komisyonu kurarken güven duyuyor da ülkenin en önemli sorunu hakkında komisyon kurulurken neden güven duymuyor? Bu önemsiz bir iş mi, dinleme komisyonu kadar önemi yok mu?''

-''Bir protokol yok, hepsi uydurma...''-


Bozdağ, ''çekilmeye dair bir protokol olup olmadığı'' sorusuna, ''Yok öyle bir şey. Bir protokol falan yok, hepsi uydurma...'' karşılığını verirken, çekilmenin nasıl olacağı sorusuna, ''Genelkurmay ile İçişleri Bakanlığı arasında bir çalışma yürütüldüğü ve çekilme formülü arandığı belirtiliyor. Böyle bir çalışma var mı?'' sorusuna ise bununla ilgili herhangi bir şey olmadığını kaydetti.

Terör örgütü mensuplarının Türkiye topraklarını terk edeceğini ifade eden Bozdağ, ''Bu bir süreç. Bu sürecin içinde olacaklardan biri de terör örgütü mensuplarının Türkiye topraklarını terk etmesidir. Başbakanımız açıkladı; bunun silahsız olacağı söylendi'' dedi.

Bozdağ, ''ABD, 'biz ara bulucu olabiliriz' dedi'' denilmesi üzerine, ''Yok öyle bir şey'' karşılığını verdi.

Yeni Anayasa

Muhalefetin sürece ilişkin bundan sonra anayasal ve yasal değişiklikler olacağına dair söylemlerde bulunduğunun hatırlatılması üzerine Bozdağ, ''Bizim 'Anayasadan Türklük kavramı çıkacak' diye bir açıklamamız var mı? Bunu muhalefet söylüyor, yani iftira kampanyası yapanlar söylüyor. 12 Eylül 2010 referandumunda 'yargılanmazlar, size yalan söylüyorlar, sizi aldatıyorlar inanmayın' dediler. Ama ne oldu? Halk evet dedi. Şimdi 12 Eylül askeri darbesini yapanlar yargılanmıyor mu? Kim yalan söylemiş, milleti kim aldatmış? Bu da bunun gibi bir başka yalan...Bizim anayasanın başlangıcı dahil maddelerine ilişkin tüm önerilerimiz Meclis'tedir. O öneriler içine hem Türk, hem Türk milleti kelimesi müteaddit defalar geçiyor. Bu noktada söylenenlerin tamamı, iftira kampanyasının bir parçasıdır'' diye konuştu.

Anayasa'da vatandaşlık tanımını ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı'' olarak tanımladıklarını anlatan Bozdağ, ''Orada etnik tanım yapılıyor. Maddenin başlığı 'Türk vatandaşlığı', bunun altında da biz vatandaşlık tanımını yapmalıyız. Ama mevcut 66. madde etnik tanım yapıyor, vatandaşlık tanımı yapmıyor, başlık ile maddenin muhtevası birbirine uygun değil. O yüzden bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı tanımını, vatandaşlık tanımına uygun yapalım. Bizim söylediğimiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bir üst çatıdır, onun altında herkes vardır. Milletin adı Türk milletidir'' dedi.

Bozdağ, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'ndan sonuç çıkmaması halinde ikili, üçlü uzlaşma yollarını arayacaklarını, Türkiye'nin yeni anayasa ihtiyacının karşılanması gerektiğini söyledi.