X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Minik Başbakan gözyaşlarına boğuldu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Minik Başbakan gözyaşlarına boğuldu

  • Giriş Tarihi: 23.4.2013 13:12 Güncelleme Tarihi: 29.4.2013 13:21

Başbakan Erdoğan, başbakanlık koltuğunu 5. sınıf öğrencisi 'a bıraktı. Başbakanlık koltuğuna oturan Nermin İrem Kocakalay, "Utanıyorum" deyip gözyaşlarına boğuldu.

Başbakan Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantı Salonunda düzenlenen etkinlikte, başbakanlık koltuğunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Mersin Akdeniz İleri Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi 'a bıraktı.

Başbakan , "Biz, çocukları parkta ne kadar çok görürsek, cıvıl cıvıl seslerinizi ne kadar çok duyarsak o kadar mutlu oluruz. Sizler sokakta daha çok oynayın, parklar, oyun sahaları, spor tesisleri yapıyoruz, sizler oralarda oynayın, eğlenin diye. Şimdi artık şehirlerimizi, semtlerimizi, sokaklarımızı sizin için tasarlıyoruz" dedi.

Devir-teslim öncesinde konuşan Başbakan Erdoğan, tüm dünya çocuklarının Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayarak, TBMM'nin açılışının 93. yıldönümünde Meclis'te ilk başkanlık görevini üstlenen, ilk Meclis'in milletvekillerini, Kurtuluş Savaşı'nın tüm şehit ve gazilerini rahmetle ve minnetle yad ettiğini söyledi.

Bugünün çocuklarının büyüyerek, bilim insanı, sanatçı, siyasetçi, idareci, doktor, öğretmen, mühendis, iş adamı ve çalışanları olarak Türkiye'ye, millete çok büyük eserler, çok büyük hizmetler kazandıracaklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sizlerin en iyi eğitimi almanız için dünyanın gelişmiş ülkelerindeki tüm imkan ve fırsatların aynına kavuşmanız için hükümet olarak, Başbakanlık olarak, bakanlıklar olarak gece-gündüz gayret gösteriyoruz. Sizlere yeni okullar, derslikler kazandırmanın, derslikleri iyileştirmenin, dersliklerdeki öğrenci sayısını azaltarak daha ferah dersliklerde okumanızın çabası içerisindeyiz. gibi ileri teknolojiyi okullarımıza getirmek suretiyle, gerek akıllı tahta gerekse tablet bilgisayarlarla sizleri geleceğe taşımak istiyoruz. Öğretmenlerinizi daha iyi şartlara ve imkanlara kavuşturmak, okullarınızda daha modern teknolojileri kullanmanızı sağlamak ve bu konuda da herhangi bir maddi külfetten kaçmadan bu adımları atmanın kararlılığı içerisindeyiz. Sizlerin de sizin için yaptıklarımızı görüp, seferber ettiğimiz imkanları görüp derslerinize daha fazla çalışmanızı, başarınızı daha da katlamanızı yürekten arzu ediyoruz.

Dünyada öyle ülkeler, bu ülkelerde öyle çocuklar var ki inanın sizin sahip olduğunuz imkanların çoğuna sahip değiller. Dünyada öyle çocuklar var ki ayakkabıları, elbiseleri, başlarını sokacak bir evleri, hatta gidecek bir okulları dahi yok. Dünyada öyle kardeşleriniz var ki kalemleri, defterleri, kitapları hatta yiyecek ekmekleri, içecek bir yudum suları dahi yok. Size sağlanan imkanları kullanırken dünyadaki bu yoksul kardeşlerinizi anımsamanızı, ihtiyaç sahibi arkadaşlarınızı düşünüp hem israftan kaçınmanızı, hem de imkanları başarıya çevirmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum."

"SİZLER SAYESİNDE, BİZLER DE GELECEĞE GÜVENLE BAKIYORUZ"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bugün yoksul ülkelerden farklı, dünyanın saygın, istikrarla büyüyen bir ülkesi ve bölgesinde demokrasisiyle, güçlü ekonomisiyle, aktif dış politikasıyla parlayan yıldız gibi olmasında kendi gayretlerinden daha çok şehit ve gazilerin fedakarlıkları bulunduğunu söyledi.

'un 'nda çocuklara, gençlere; "Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı / Verme dünyaları alsan da bu cennet vatanı" nasihatinde bulunduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şehitlerimizin emaneti olan bu güzel vatanı en iyi eğitimi alarak, çok çalışarak, gayret göstererek daha da güzelleştirmek, daha da büyütmek bizim olduğu kadar sizin de en önemli vazifenizdir. Sizlerin bu vazifeyi en iyi şekilde yerine getireceğinden hiç şüphem yok, sizler sayesinde, gözlerinizde parlayan ışık sayesinde bizler de geleceğe güvenle bakıyoruz.

Sevgili çocuklar hem ülkemizde hem tüm dünyada adaletin, özgürlüğün, barışın egemen olması için çok çalışacağınızı biliyorum. Siz, iyi olduğunuzda, sağlıklı olduğunuzda anneleriniz çok ama çok mutlu oluyor, babalarınız çok ama çok mutlu oluyor. Siz, güldüğünüzde babalarınız, anneleriniz çok mutlu oluyor ve onlarda gülüyor, sevinmeye devam ediyor. Siz, derslerinizde başarılı olduğunuzda öğretmenleriniz en az sizin kadar seviniyor. İşte kendiniz için istediğiniz mutluluğu ülkemizin ve dünyanın diğer çocukları içinde istemenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Anneleriniz, babalarınız, öğretmenleriniz için istediğiniz mutluluğu, ülkenizin, dünyanızın tüm anneleri, tüm babaları, tüm öğretmenleri için de istemenizi sizlerden özellikle arzu ediyorum. Bencillik hem güzel ülkemizi, hem dünyayı yoksullaştırır ve yaşanmaz hale getirir. Oysa paylaşmak hem ülkemizi hem dünyayı daha da güzelleştirir. Sevinçlerimizi, arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin, oyuncaklarınızı, oyunlarınızı arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin. Hiç kimseyi ama hiç kimseyi ötelemeyin, dışlamayın ve horlamayın. Arkadaşlarınız sizlerden farklı olabilir, bazı çocukların konuştuğu dili farklı olabilir, derilerinin rengi farklı olabilir. Sahip olduğu imkanlar sizinkilerden farklı olabilir. Sizleri nasıl Allah yarattı ve anne babalarınıza hediye ettiyse bilin ki dünyanın diğer çocuklarını da Allah yarattı ve onların anne, babalarına hediye etti. Hepimiz bir Allah'ın kullarıyız, öyleyse Allah için birbirimize iyi davranmak, imkanlarımızı paylaşmak zorundayız."

"LÜTFEN TELEVİZYON VE BİLGİSAYAR BAŞINDA ÇOK FAZLA VAKİT GEÇİRMEYİN"

Başbakan Erdoğan, her 23 Nisan'da yaptığım bir uyarıyı yine hatırlatmak istediğini belirterek, "Lütfen televizyon ve bilgisayar başında çok fazla vakit geçirmeyin. Bir baba, bir dede olarak bunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Biz, çocukları parkta ne kadar çok görürsek, cıvıl cıvıl seslerinizi ne kadar çok duyarsak o kadar mutlu oluruz. Sizler sokakta daha çok oynayın, parklar, oyun sahaları, spor tesisleri yapıyoruz, sizler oralarda oynayın,eğlenin diye. Şimdi artık şehirlerimizi, semtlerimizi, sokaklarımızı en çok da sizin için tasarlıyoruz" diye konuştu.

Dünkü Bakanlar Kurulunda şehirlerin çocukların daha rahat, güvenli biçimde oynaması için inşa edilmesi gerektiğini ilgili bakanlara söylediğini bildiren Başbakan Erdoğan, "Sizler de evlerinize kapanmayın, televizyonun, bilgisayarın esiri olmayın ve sokaklara çıkın, arkadaşlarınızla doyasıya oynayın. Öğretmenlerim, yanlış yapıyorsak bizi uyarsın" dedi.

Başbakan Erdoğan, evde torunlarının, karşılaştığı çocukların ve kendisine mektupla ulaşan çocukların teneffüslerin derslerden kısa olmasından yakındıklarını dile getirerek, bu konuyu Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile görüştüğünü anlattı. Erdoğan, gülerek "Teneffüs saatleri derslerden uzun olursa okullar da o zaman çok geç bitermiş, tatil süreleri daha da kısalırmış. En iyisi siz bir an önce okullarınızı bitirin, mezun olun böylece daha uzun teneffüs saatlerine kavuşursunuz" diye konuştu. Bu sözlerinin ardından koltuğunu bıraktığı Nermin İrem Kocakalay'a dönerek "Uygun mudur?" diye soran Başbakan Erdoğan, "Başbakanımız da uygun gördüler" dedi.

Erdoğan, çocuklar için en iyisini, en güzelini yapmak için çok çalıştıklarını belirterek, "Sizlere sonsuz derecede güveniyor, bizi gururlandıracağınıza, sevindireceğinize yürekten inanıyorum. Ailenizle, öğretmenlerinizle,arkadaşlarınızla birlikte sizlere nice güzel bayramlar diliyorum. Bizlere bu güzel ülkeyi, bayramları kazandıran büyüklerimize de başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere şükranlarımı ifade ediyorum" diye konuştu.

"ÖĞRETMENLERİNİ TERÖRİSTLERİN ELİNDEN ALDILAR"

Başbakan Erdoğan, etkinliği düzenlendiği salona gelişinde, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından bakan koltuklarında oturan çocuklarla tanıştırıldı. Çocukları alınlarından öpen Başbakan Erdoğan, bazı çocuklarla da kısa sohbetler etti. Iğdır Bulakbaşı İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Sevda Üstündağ ile de tanışan Başbakan Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Avcı'ya dönerek, "Öğretmenlerini teröristlerin elinden aldılar" dedi. Avcı'nın da "Evet, öğretmenlerine sahip çıktılar" sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, "Maşallah" dedi.

"KALDIRMAK GİBİ BİR ŞEY YOK NEREDEN ÇIKTI BU?"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan'da koltukların çocuklara devredilmesi uygulamasının kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Kaldırmak gibi bir şey yok nereden çıktı bu? O öyle bir dedikoduydu, öyle bir şeyi paylaşmıyoruz. Benden böyle bir şey de sadır olmadı. Biz bu görevde olduğumuz sürece her 23 Nisan'da ben başbakanlarımla bu koltuğu rahat rahat paylaşırım" dedi.

Başbakan Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantı Salonunda düzenlenen etkinlikte, başbakanlık koltuğunu dolayısıyla Mersin Akdeniz İleri Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Nermin İrem Kocakalay'a bıraktı.

Nermin İrem Kocakalay, konuşmasına, "Arkadaşlar eğer okul zamanında teneffüs saatleri daha fazla, ders saatleri de kısa olursa dersler anlaşılmaz. 40 dakika teneffüs 10 dakika ders düşünürsek nasıl olacak bu hayat? Öğrenciler nasıl öğrenecek" sözleriyle başladı. Kocakalay'ın bu sözleri, salondakilerin gülmesine neden oldu.

KÜÇÜK BAŞBAKAN HEYECANDAN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Heyecandan gözyaşlarını tutamayan Kocakalay, gördüğü bir rüyayı anlatmak için Başbakan Erdoğan'dan izin istedi. Erdoğan da "Sayın Başbakan ben şu anda sadece burada sizin özel kaleminiz olarak görev yapıyorum" diye karşılık verdi.

Rüyasında bolluk ve bereketle çevrili bir ülkeye başbakan olduğunu ifade eden kocakalay, şunları anlattı:

"Elime bir sihirli değnek vermişler ve işe koyulmuşum. Bebeklerin ağlayarak değil, gülerek ülkeye gelmesini sağlamışım. Her çocuğun oynayabileceği en çok bir sokak ileride çocuk parkları yapmışım ki oynayıp mutlu olan çocuklar, büyüyünce küçüklerin mutlu olmalarına çalışsınlar. Okullarını bitirip meslek sahibi oldum diyen ağabeylerin, ablaların işlerini hemen bulmalarını sağlamışım. Spor müsabakalarında kavga, karışıklık çıkaranlarla küsmüşüm. Barışmak için özür dilemelerini sağlamışım. Engelli insanlarımıza sağlıklı insanların yarattıkları zorlukları ortadan kaldırmışım. Her babanın eve ekmek ve çikolata getirmesini sağlamışım. Savaş yapan, açlık çeken ülkelere gökkuşağı göndermişim, mavi, yeşil, pembe renklerini tanısınlar diye. Ve bütün bunların hepsi olmuş tabi rüyada. 20 yıl sonra büyüyeceğim, başbakan olacağım ve bunların hepsini yerine getireceğim. Nermin İrem Kocakalay olarak söz veriyorum."

Kocakalay rüyasını anlattıktan sonra Erdoğan, "Sayın başbakanın gerçekten rüyası çok duygulu. Aslında rüyasında başbakan olarak neler yapacağını anlattı. Tabi inanıyorum ki gözyaşları da o sevinç gözyaşlarıydı. Neleri yapacağını anlatmanın gözyaşlarını döktü. Ve o duyguları kendisinden duygulu bir şekilde dinledik. Ve başarılarla dolu bir gelecek, çok çok başarılı bir başbakan olarak inşallah kendisini göreceğiz" şeklinde konuştu.

Erdoğan'a teşekkür eden Kocakalay, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan, kendisine bir soru yöneltilmesi üzerine, "Bugün burada sayın başbakanımız var. Sayın başbakanımızın yanında ben şu anda konuşamam" karşılığını verdi.

"Sayın başbakanın koltuğuna oturdunuz. Koltuk değişimi uygulamasının bu yıl son olacağı söyleniyor. Siz çocuk başbakan olarak bu uygulamaya son verilmesini istiyor musunuz? Neler söyleyeceksiniz" sorusuna Kocakalay, "Ben kaldırılmasını istemem, her çocuğun buraya oturmasını isterim. Buraya oturmakla, arkadaşlarımızın yerine oturmak çok farklı bir şey. Buraya oturan kişiler çok heyecanlanıyor. Cümle bulamıyor, şaşırıyor" cevabını verdi.

Başbakan Erdoğan da 23 Nisan'da koltukların çocuklara devredilmesi uygulamasının kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Kaldırmak gibi bir şey yok nereden çıktı bu? O öyle bir dedikoduydu, öyle bir şeyi paylaşmıyoruz. Benden böyle bir şey de sadır olmadı. Biz bu görevde olduğumuz sürece her 23 Nisan'da ben başbakanlarımla bu koltuğu rahat rahat paylaşırım" ifadesini kullandı.

"BU YANLIŞ AFFEDİLEMEZ"

"Başkanlık sistemi sizce Türkiye için geçerli midir" sorusuna Kocakalay, "Başkanlık sisteminin üzerinde çalışıyoruz, ancak..." cevabını verince, Başbakan Erdoğan, gülerek "Evet başkanlık sisteminin üzerinde çalışıyorlar, bizim çalıştığımız gibi" diye konuştu.

"Sizin gibi bir öğrenci arkadaşınız, sayın başbakana bir mektup yazdı, okullarındaki müdürün basket sahasını kullanmalarına izin vermediği yönünde. Siz de böyle sıkıntılarınız konusunda devlet büyüklerimize mektuplar yazmayı düşünür müsünüz? Ve onun mektubuna bir cevap geldi mi, basket sahasını artık kullanabilecekler mi" sorusuna Kocakalay, "Bence kullanmaları gerekir, çünkü çocukların oynama hakkını kimse alamaz. Oynayabilir. Bizim okulumuzda ve bazı okullarda oyun oynama hakkımız daha serbest. Bence okullarımızda en çok bilimle alakalı ve eğlenceli şeyler olması lazım. Bazı okullarda laboratuvarlar yok. Bence bütün okullarda laboratuvarlar olması lazım" karşılığını verdi.

Başbakan Erdoğan da konuyla ilgili şunları söyledi:

"Bu şeyle ilgili aslında birici sınıf öğrencisi bir çocuğumuz ve Kadıköy'de. Tabii Milli Eğitim Bakanlığımız ayrıca bu işi takip ediyor. Facebook'ta da özellikle paylaşılma rekoru kırmış. Biz okulların bahçelerine çok amaçlı kapalı spor salonları yapmaya çalışırken bir taraftan basket alanları oluşturmaya çalışırken, müdür beyin böyle bir yanlışı yapması affedilemez. Bu konuyla ilgili gereği neyse anında bunu yapmamız lazım. İstanbulumuzda sadece büyükşehir belediyemizin okul bahçelerinde yaptığı kapalı spor salonları 150 civarında. Ayrıca yeni yapılan okullara zaten bizler inşa esnasında kapalı spor salonları yapıyoruz ve bunları hafta içi öğrenciler, hafta sonunda da aileye verelim, aileler hafta sonunda bu salonlardan gerek aerobik gibi bu tür çalışmalarda istifade etsinler. Anneler gelsinler istifade etsinler istiyoruz, ablalar gelsinler istifade etsinler istiyoruz. O mahallenin, o çevrenin bu tür imkanları olmayabilir ama okullarımızın bu tür imkanları olduğu takdirde bu çevrede o okuldaki çocukların anneleri, ablaları gelip oralardan istifade edebilirler. Haftada bir gün, iki gün bu şekilde bir aerobik çalışması, jimnastik çalışmasını yapma fırsatını bulurlar diye planladık. Bazı yerlerde de uygulamaya girdik."

"Çocuklarımızı okuturuz"

"Tek tip kıyafet mi serbest kıyafet mi hangisini istersiniz" sorusuna Kocakalay, "Serbest kıyafet olmalı çocuklar için ama anneler için de kötü maddi yönden. Çünkü her gün her şeyi giymek olmuyor. Anneler de zaten bunu istemiyor. Bu yüzden bence olmamalı ya da olursa da kıyafetin üzerinde bir arma ya da okulu gösteren bir şey olmalı. Çünkü belki bir kişi gelecek ve ben bu okuldanım deyip içeri girecek. Güvenlik bu açıdan daha iyi olmalı" cevabını verdi.

Başbakan Erdoğan'ın söz verdiği Iğdırlı bir çocuk da güvenlikçi yapan ağabeyinin işten çıkarıldığını belirterek, Iğdır'da yapılan yeni hastanede ağabeyine iş verilmesini istedi.

Salondaki çocuklar, Başbakan Erdoğan'ı Mersin'deki okullarına davet etti. Davetleri, özel kaleminden kaydetmesini isteyen Erdoğan, "Mersin'e tesisleri kontrole gideceğiz. Kontrole gittiğimizde uğrayalım" şeklinde konuştu.

Çocuklardan birinin, "Bazı aileler çocuklarını okula göndermiyor, bunu engellemek için neler yapabilirsiniz" sorusuna Başbakan Erdoğan, şu cevabı verdi:

"Her şeyi yaparız. Mesela kaymakamlarımızı devreye sokarız, kim engelliyor, neden engelliyor? Eğer para, pul ise bizim para, pul diye bir sorunumuz yok. Bütün onun mali sıkıntılarını gideririz, biz o çocuklarımızı okuturuz. Ama yok başka nedenlerle okutmuyorsa o zaman da yasal olarak bu konuda müeyyideler var bunları uygularız. Çünkü çocuklarımızın okuması bizim için önceliklidir. Asla parasal bir neden, maddi bir neden yoktur. Alırız, ta ilköğretimden, üniversite dahil hepsini yaparız, okuturuz."

Programın sonunda minik başbakan Kocakalay, Erdoğan'dan gazetecilerin kendisinin ağladığı andaki görüntülerini yayınlamaması ricasında bulundu. Başbakan Erdoğan da minik başbakanın bu ricasını gazetecilere iletti. Gazetecilerin programın televizyonlardan canlı yayınlandığını hatırlatması üzerine Erdoğan, minik başbakana dönerek "Olsun, üzülme hem bazen ben de ağlıyorum onu da yayınlıyorlar" dedi.

Başbakan Erdoğan, programın sonunda çocuklara kalem hediye etti.