X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Derinlerdeki sessiz gücümüz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Derinlerdeki sessiz gücümüz

  • Giriş Tarihi: 6.5.2013 10:16 Güncelleme Tarihi: 6.5.2013 10:24

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Deniz Kuvvetleri Gölcük Denizaltı Filosu Komutanlığına bağlı Preveze sınıfı denizaltısı TCG Sakarya S-354, karanlık sularda sessizliği ve atış gücüyle düşmana korku, dosta güven veriyor.

Gölcük Deniz Üssünde demirli TCG Sakarya Denizaltısı personeli, "hareket hazırlığı", "dalış" ve "torpido atışı" faaliyetlerini AA için gerçekleştirdi, personel, hazırlık çalışmaları, alarm ve savaş vaziyetlerini gösterdi. AA muhabirleri, denizaltı gemisindeki yaşam koşullarına da tanıklık etti.

TSK bünyesinde, 6'sı "Ay", 4'ü "Preveze", 4'ü de "Gür" sınıfı olmak üzere 14 klasik tip denizaltı bulunuyor. Almanya'da üretilen "Ay" sınıfındaki 3 denizaltı dışındaki denizaltılar, Gölcük Tersanesinde inşa edildi. Denizaltılardan 8'i Gölcük'teki Denizaltı Filosu Komutanlığında, 6'sı ise Aksaz filosuna bağlı olarak faaliyet gösteriyor.Türkiye, 14 denizaltısıyla NATO bünyesindeki en büyük klasik denizaltı gücüne sahip ülke durumunda.

"DENİZALTILAR VE HEDEFLERİ..."

Klasik tipte bir denizaltı limana uğramaksızın yaklaşık 50 gün su altında görev yapabiliyor. Klasik denizaltılar, manevra yeteneği ve sessizliği ile savaş koşullarında büyük üstünlük sağlıyor.

Denizaltı gemileri faaliyetlerini, denizin metrelerce altında, büyük bir gizlilik içinde yürütüyor. Limanda alınan emir, titiz bir çalışma sonucunda, gizlilik içinde gerçekleştiriliyor. Karanlık sulardan oluşan doğa şartları, denizaltı gemisini adeta görünmez kılarken, torpido ve güdümlü mermi atış gücü büyük caydırıcılık özelliği taşıyor. Denizaltı gemileri, bu yönleriyle de donanmaya güven ve güç veriyor.
Denizaltıcılar, üstünlüklerini; "İki tip gemi vardır: Denizaltılar ve hedefleri..." diyerek özetliyor.

150 METRE KAREDE 45 PERSONEL

Denizaltı mürettebatı, 40-45 kişiden oluşuyor. Mürettebat komutana bağlı olarak görev yapan ikinci komutan ile seyir, torpido, güdümlü mermi, sonar, motor, elektrik, elektronik, telsiz, ikmal ve sıhhiye alanlarında uzmanlaşmış personelden oluşuyor.

Denizaltı personeli, 1,5 yıllık zorlu bir eğitim süreci, dayanıklılık ve sağlık testlerden geçiriliyor. Denizaltı personelinin fiziksel ve zihinsel olarak dayanıklı olmasına da önem veriliyor. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan ve gerekli testlerden geçen personel, Türk denizaltı filosundaki 14 denizaltından birinde görev alma şansına erişiyor.

Denizaltı dizaynında harekat ve teknik ihtiyaçlar ön plana alınırken, personel yaşamına ilişkin ihtiyaçlar ise ikinci planda tutuluyor. Denizaltının tüm personeli, görev süresince yaklaşık 150 metrekarelik yaşam alanını kullanıyor.

Denizaltının kısıtlı alanı nedeniyle tüm personelin aynı anda yemek yemesi ve uyuması mümkün olmuyor. Personel, denizaltındaki iki masada dönüşümlü yemek yerken, nöbet usulüne göre de istirahat ediyorlar. Personelin gıda ihtiyaçları için çok yer tutmayan ve doyurucu yiyecekler de soğuk hava deposunda muhafaza ediliyor.

CEP TELEFONU, BİLGİSAYAR YOK

Denizaltında cep telefonu, bilgisayar gibi kişisel iletişim araçlarına asla izin verilmiyor. Fiziki şartlar nedeniyle de denizaltında bu araçların kullanılması imkansız. Bu nedenle personel, limana çıkana kadar, yakınlarıyla iletişim kuramıyor.

Personel, sadece dinlenme zamanında, DVD oynatıcıyla film izleme şansına sahip. Komutan ise karargahla kısıtlı bir zaman diliminde kriptolu telefonla iletişim kuruyor. Denizaltının bu zorlu şartlarına uyum sağlamak, göreve aşkla bağlı olmayı gerektiriyor.

"SAVAŞTA VE BARIŞTA..."

TCG Sakarya S-354 Denizaltısı komutan ve personeli, AA muhabirlerinin sorularını yanıtladı. Denizaltı Komutanı Deniz Yüzbaşı Ahmet Berat İlhan, denizaltının görevlerini şöyle özetledi:

"Denizaltılarımız barış döneminde; her an harbe hazır olacak şekilde eğitimler icra etmekte, su altında yapılan karakol faaliyetleriyle deniz güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmakta ve sancak göstererek caydırıcılık sağlamaktadır. Savaş dönemi ise keşif, gözetleme faaliyetleri icra ederek, su altından gerçekleştirilecek torpido ve güdümlü mermi hücumları ile muhasım unsurları imha etmektedir."

"PAROLAMIZ: SESSİZ VE DERİNDEN"

Denizaltının 2. Komutanı Deniz Kurmay Binbaşı Abdullah Battal, gizli hareket edebilen denizaltıların, çok önemli bir silah olduğunu vurguladı. Kurmay Binbaşı Battal, şöyle dedi:

"Parolası sessiz ve derinden olan denizaltı filosunun muharip denizaltı gemileri; tespit edilmeden hedefine gizlice yaklaşarak görevini icra eder. Genellikle görev tamamlandıktan sonra bile varlığını fark ettirmeden daha sonraki görevlerine yönelir. Denizaltı silahının doğası gereği elinde bulundurduğu gücün ve denizaltılarımızın modern imkan ve kabiliyetlerinin muhasım üzerindeki etkisi büyüktür. Bu kapsamda, denizaltılarımız TSK'nın caydırıcı gücünde önemli bir yer teşkil etmektedir."

''DÜNYANIN EN SESSİZ DENİZALTILARI''

Başçarkçı Deniz Yüzbaşı Fatih Bursalı, denizaltıların genel çalışma prensipleri konusununda bilgi verdi. Envanterdeki denizaltıların hareket etmesini sağlayan sistemin, dizel elektrik tahrik sistemi olduğunu belirten Bursalı, şu bilgileri verdi:

"Dizel jeneratörlerle elde edilen elektrik enerjisi, gemideki yardımcı sistemlerde ve pervanenin çevrilmesi için toplam ağırlığı 250 tonu bulan pillerde depolanmaktadır. Pillerde depolanan elektrik enerjisi azaldığında 'şnorkel' adını verdiğimiz işlemle pillerin tekrar şarj edilmesi, yani enerji ile dolması sağlanır. Şnorkel işlemini şu şekilde açıklayabiliriz: Denizaltının pillerle depolanan elektrik enerjisi azaldığında bu pilleri şarj etme ihtiyacı doğmaktadır. Bunun için de havaya ihtiyacı vardır. Bu havayı sağlamak maksadıyla tamamen satha çıkmadan, kuleden su sathına hava borusu uzatılır. Bu boruya 'şnorkel', yapılan işleme de 'şnorkel işlemi' denir. Denizaltı bu işlemi 15 metre derinlikte ve belirli periyotlarla günde 1-2 kez icra eder. Dizel elektrikli denizaltılar dünyanın en sessiz denizaltılarıdır."

"SOĞUKKANLI VE DAYANIKLILIK ÖN PLANDA OLMALI"

Deniz Teğmen Ertan Aslan, deniz personelinde öncelikle zorluklarla mücadele edebilmeleri için sağlık koşulu arandığını dile getirdi. Aslan, denizaltıcı personelin her yıl tam teşekküllü hastanede muayeneye tabi tutulduğunu belirtirken, şunları söyledi:

"Görevin en iyi şekilde başarılabilmesi için olmazsa olmaz bir diğer husus ise gerekli bilgi altyapısına sahip olunmasıdır. Görev tabiatı gereği soğukkanlı ve dayanıklılık ön plandadır. Bu özelliklerin de kazandırılabilmesi maksadıyla denizaltıcı olmak isteyen personel, yaklaşık 1,5 yıllık çok yoğun bir eğitimden geçmekte ve bu eğitimleri başarı ile tamamlayabilenler denizaltıcı olmaya hak kazanmaktadırlar."

"DENİZALTICILIK MESLEKTEN ÖTE YAŞAM TARZI"

TCG Sakarya denizaltısında görevli Elektronik Astsubay Kıdemli Çavuş Mustafa Yakışkan, denizaltıcılığın meslekten öte bir yaşam tarzı olduğunu belirterek, "Onur cesaret, gurur, kader birliği, sadakat, sevinç ve heyecan bu duygu selinin sadece birkaç parçasıdır" ifadelerini kullandı.

Elektronik Astsubay Başçavuş İsmail Avcı, denizaltıların dizaynında harekat ihtiyaçları ön planda tutulurken, personel yaşantısına yönelik ihtiyaçların ikinci planda olduğunu belirterek, "Denizaltılarda görev yapan personel kısıtlı koşullar altında verilen görevi en iyi şekilde başarmak üzere büyük bir azim ve kararlılıkla görev yapmaktadır" dedi.

"DENİZALTINDA KAÇIŞ YOLU VAR MI?"

Denizaltı personelinden Astsubay Başçavuş Ediz Derler, "Tehlike anında denizaltından kaçış yollarının olup olmadığı konusu çok merak edilir. Kaçış yollarınız var mı?" sorusu şöyle yanıtladı:

"Denizaltı dalmış durumdayken olası bir kaza durumunda personel özel kaçış giysilerini giyerek gemide oluşan hasar durumuna göre üstüvane veya torpido dairesi yolu ile gemiden çıkış yapar. Özel bir eğitim gerektiren bu kaçış maksadıyla personel periyodik olarak Denizaltı Eğitim Merkezi Komutanlığı bünyesindeki serbest çıkış kulesinde eğitime tabi tutulur. Aynı zamanda Deniz Kuvvetlerimiz, denizaltı kurtarma gemisi imkan ve kabiliyetine sahiptir."

TCG Sakarya Denizaltısı'nda vatani görevini yapan 3 erden birisi olan Kahramanmaraşlı Onbaşı Ali Yurdusev ise duygularını "Komutanım, subay ve astsubaylarımla su altı ve su üstünde her türlü zorlu koşullarda omuz omuza mücadele ederek, aynı kaderi paylaşmak ve bu gücün parçası olmak bana büyük bir gurur vermektedir" sözleriyle dile getirdi.