X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşte o gecekondunun sahibinin savunması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşte o gecekondunun sahibinin savunması

  • Giriş Tarihi: 6.5.2013 15:47

Ergenekon soruşturmalarının başlamasına sebep olan 27 el bombasının bulunduğu gecekondunun sahibi Mehmet Demirtaş, savunmasında soruşturmayı yalanladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasının 292'nci duruşmasına CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile Hasan Iğsız, Veli Küçük ve Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık ve 8 tutuksuz sanık katıldı. Tutuksuz sanıklardan Sedat Sami Hoştan, Mustafa Koç ve Selim Akkurt, başka suçlardan tutuklu olduğu için tutuklu sanıklar bölümünde yer aldı.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu 21 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

Toplam 22 iddianamenin bir arada görüldüğü 66'sı tutuklu 275 sanıklı Ergenekon davasında savcılık makamının esas hakkındaki mütalaasını sunmasının ardından sanıklar, birinci iddianameden başlamak üzere sırasıyla savunmalarını yapmaya devam ediyor.

Sanıklar ile avukatların kimlik yoklamalarının ardından, Ergenekon soruşturmasının başlamasına neden olan ve 12 Haziran 2007 tarihinde 27 el bombasının bulunduğu gecekondunun sahibi olan tutuklu sanık Mehmet Demirtaş savunması için sanık kürsüsüne çıktı.

Konuşmasına barış sürecini eleştiren Demirtaş, "Bu dava hak hukuk davası değil, açılım zırvasını millete hazmettirerek yutturma davasıdır." diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, "Burası suç işleme yeri değil, hukuki olarak savunma yapma yeridir. Suç teşkil edebilecek ifadelerde bulunmamanız sizin için uygun olacaktır." diyerek ikazda bulundu.

Sanık Demirtaş da yargılandıkları Ergenekon davasının soruşturmasının, 12 Haziran 2007 tarihinde Trabzon İl Jandarma Alay Komutanlığı'na gelen bir ihbar telefonu ile başladığını söyledi. Demirtaş, telefonda Ümraniye Çakmak Mahallesi'nde bir gecekonduda patlayıcılar bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine konu İstanbul'u ilgilendirdiği için İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı'na bilgi verildiğini, bölgenin polis bölgesi olduğu için de soruşturmayı polisin yürüttüğünü söyledi.

Demirtaş, Trabzon'a yapılan ihbar tarih 12 Haziran 2007 ve ihbar saatinin de 12.57 olduğuna dikkat çekerek Trabzon'dan İstanbul'a bilgi verilme saatinin ise 12.40 olduğunu söyledi. Demirtaş, ihbar yapılmadan ihbara ilişkin bilginin İstanbul'a bildirildiğine ilişkin resmi belgeleri de mahkemeye göstererek bu durumu eleştirdiğini ifade etti.

Gecekonduda yapılan aramaya ilişkin en önemli görgü tanığının kapı önünde seyyar satıcılık yapan Burhan Yılmaz olduğunu belirten Demirtaş, "Bir polis tutanağına göre benim ismini vermemden sonra Oktay Yıldırım'ın soruşturmaya dahil edildiği, başka bir tutanağa göre evde yapılan aramadan sonra dahil edildiği belirtiliyor. Oysa Burhan Yılmaz, polisler arama yapmaya geldiklerinde Oktay Yıldırım'ın da isminin de aralarında bulunduğu bazı isimler okuduklarını ve tanıyıp tanımadığını sorduklarını söyledi. Ayrıca Burhan Yılmaz'ın tanık ifadesi sırasında savcının sorusu üzerine evde patlayıcı bulunduğunu gazetelerdeki haberlerden okuduğunu söyledi. Olayın en önemli tanığı bile orada patlayıcı bulunduğundan habersiz." diyerek soruşturmanın güvenilirliğini eleştirdi.