X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Hükümetin açıklamalarını teminat kabul ediyoruz"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Hükümetin açıklamalarını teminat kabul ediyoruz"

  • Giriş Tarihi: 7.5.2013 15:47

BDP Eşbaşkanı Kışanak, hükümetin açıklamalarını bir teminat olarak kabul ettiklerini ve herhangi bir askeri operasyon ve provokatif girişimden doğrudan hükümeti sorumlu tutacaklarını söyledi.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Gültan Kışanak, terör örgütü PKK'nın sınır dışına çekilmesiyle ilgili "Sorunsuz problemsiz ve bir tek kişinin burnu kanamadan, sürece katkı verecek şekilde ilerlesin." dedi. Hükümetin açıklamalarının sorumluluğu aldığını gösterdiğini kaydeden Kışanak, açıklamaları bir teminat olarak kabul ettiklerini ve herhangi bir askeri operasyon ve provokatif girişimden doğrudan hükümeti sorumlu tutacaklarını söyledi.

Partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan Kışanak, cezaevlerindeki hasta tutuklu ve hükümlüler konusuna değindi, bu konuda gerekli duyarlılığı göstermeyenleri kınadı. Cezaevlerinde 60 kişinin ölümün eşiğinde olduğunu ve bunların göz göre göre ölüme terk edilemeyeceğini vurgulayan Kışanak, ölümlerin önüne geçilmesini istedi.

Şüpheli şekilde askerde ölenlerin yüzde 90'ının Kürt asker olduğunu öne süren Kışanak, konuya ilişkin yargılamaların askeri mahkemelerde değil sivil mahkemelerde görülmesi gerektiğini ifade etti. Askerdeki intiharlar konusunda da Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

İstanbul'daki 1 Mayıs olaylarına da değinen Kışanak, "1 Mayıs'ı yasaklamak, büyük bir yanlıştı. Asla kabul etmiyoruz. Emekçiler ülkenin her yerinde, nerde istiyorsa haykıracaklar, güçlerini ortaya koyacaklar." dedi. Taksim'in önemine değinen Kışanak, kimsenin burayı kapatmaya gücünün yetmeyeceğini vurguladı.

Olaylardan sonra yapılan açıklamaların daha da vahim olduğunu ifade eden Kışanak, elinde molotof dahi olsa baş hedef alınarak ateş yapılamayacağını kaydetti. Herkesten çok 1 Mayıs'ta meydana çıkmasının Dila'nın hakkı olduğunu belirten Kışanak, ancak açıkça kafasının hedef alındığını kaydetti. Bunun için delil ve kanıta, tanığa gerek olmadığını çok net söylediğini anlatan Kışanak, İstanbul Valisi'nin derhal görevden alınmasını istedi.

Başbakan'ın açıklamalarını eleştiren Kışanak, "İstanbul'un dört bir yanını zaten rant alanı yaptınız. Bırakın Taksim de halkın alanı kalsın." diye konuştu. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anan Kışanak, çözüm sürecinde onlara sahip çıkılmasının süreci daha da güçlendireceğini kaydetti.

Çözüm sürecine de değinen Kışanak, konuya ilişkin halkı bilgilendirmek için bölge gezileri düzenlediklerini ve 17 Mayıs'a kadar halkla buluşmaya devam edeceklerini kaydetti. Halk sürece dahil edilmediği taktirde başarılı olunamayacağını söyledi. Toplumun tamamında barışa çözüme yönelik büyük bir arzu olduğunu dile getiren Kışanak, soru işaretleri ve kaygılara rağmen halkın barış ve çözüm sürecinin devam etmesini arzuladığını belirtti.

"Kürt sorunu bu ülkede hep silah, çatışma boyutuyla tartışıldı." diyen Kışanak, şu an sorulan sorunun "gerçekten demokrasi, özgürlük gelecek mi; herkes dilini kültürünü özgürce kullanacak mı?" olduğunu ifade etti. Demokratik cumhuriyetin nasıl inşa edileceğinin tartışılması gerektiğini vurgulayan Kışanak, bunun için acilen adım atılmasını istedi.

Geri çekilme konusunda ise Kışanak, "Sorunsuz problemsiz ve bir tek kişinin burnu kanamadan, sürece katkı verecek şekilde ilerlesin." şeklinde konuştu. Hükümetin açıklamalarının sorumluluğu aldığını gösterdiğini anlatan Kışanak, açıklamaları bir teminat olarak kabul ettiklerini ve herhangi bir askeri operasyon ve provokatif girişimden doğrudan hükümeti sorumlu tutacaklarını söyledi. Kamuoyuna yapılan açıklamaların gereğinin yapılması ve sürecin sorunsuz devam etmesi temennisinde bulundu.

1999'daki gibi sorunun unutulmaması için hemen adım atılması gerektiğini dile getiren Kışanak, silahların susmasının önemli olduğunu belirterek, bunun tek başına çözüm olmadığının altını çizdi. Çok hızlı bir şekilde reformları, demokratikleşmeyi gündeme getirerek Meclis'ten geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Süreç için Meclis'te kurulan komisyon eksik olmasına karşı olumlu bulduklarını anlatan Kışanak, komisyonun eşit temsilde kurulmasını istediklerini, aksinin bir eksiklik olduğunu kaydetti, resmi olarak bir üye verdiklerini söyledi.

Çözüm sürecine katkı sunmaya devam edeceklerini ifade eden Kışanak, CHP'nin tutumunu eleştirdi. Bu tumunun CHP'ye oy verenler tarafından da sorgulanmasını isteyen Kışanak, tabanın CHP'nin bu tutumunu kabul etmediklerini söylediğini aktardı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Alperen Ocaklarına gitmiş olmanın heyecanıyla MHP ağzıyla bir konuşma yaptığını anlatan Kışanak, ancak bunun Türk demokrasisine fayda veren bir konuşma olmadığına dikkat çekti. MHP'nin CHP'ye ihtiyacı olmadığını, zaten onların çalıştığını kaydeden Kışanak, herkesin bu dönemde üslubuna dikkat etmesi gerektiğini, ancak Kılıçdaroğlu'nun sabah akşam ağzından terör kelimesini eksik etmediğini dile getirdi.

Ortada bir pazarlık olmadığının altını çizen Kışanak, "Bu ülke vicdanını, insanlığını, demokrasiyi, özgürlükleri kaybetti. Bunları bulup yeniden yerine koymaya çalışıyoruz. Ortada bir pazarlık yok. Temel hak ve özgürlükler de zaten pazarlık konusu değil. Kim kendi dilini, kültürünü pazarlık konusu yapar?" dedi.

Dersim katliamının kara bir leke olduğunu ifade eden Kışanak, Bakanlar Kurulu'ndan katliam kararı çıktığını, bunun adının soykırım olduğunu söyledi. Dersim başta olmak üzere diğer katliamlarda hayatını kaybedenlerin sorumluluğu gereği artık bu sorunun çözülmesi gerektiğini ifade eden Kışanak, acıları dindirecek tek şeyin onurlu bir barış, demokratik bir çözüm olacağını vurguladı. Tarihsel sorumlulukla hareket edilmesi gerektiğini dile getiren Kışanak, bunu en çok CHP'nin yapması gerektiğini, çünkü onların iktidarı döneminde yapıldığını kaydetti.