X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Er ya da geç bedelini ödeyecekler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: Er ya da geç bedelini ödeyecekler

  • Giriş Tarihi: 13.5.2013

"Türkiye kirli bir senaryonun içine çekilmek isteniyor" diyen Erdoğan, "Büyük devletler, kendilerine yapılanın cezasını misliyle verir, ama zamanı gelince" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Reyhalı'daki saldırının kimsenin yanına kar kalmayacağını belirterek, "Hele hele, Türkiye'ye kastedenler, er ya da geç, bunun bedelini öderler ve ödeyecekler" dedi. AK Parti İstanbul Teşkilatı Kadın Kolları'nın "Analar Ağlamasın" temalı Anneler Günü programına eşi Emine Erdoğan ile birlikte katılan Erdoğan, şu mesajları verdi:

TAHRİK EYLEMİ

Türkiye'yi, Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her provokasyon, her tahrik eylemi karşısında son derece hassas, en önemlisi de son derece soğukkanlı olmak zorundayız.
Suriye'de bu kanlı sürecin başladığı andan itibaren, uçak hadisesiyle, sınır ilçelerimize yönelik ihlallerle, Cilvegözü sınır kapımızdaki saldırıyla, diğer bazı provokasyonlarla, Türkiye'nin sabrı adeta test ediliyor.
Türkiye, bu tür provokasyonlarla, adeta kirli bir senaryonun içine çekilmek isteniyor. Özellikle Hatay ilimizde, bir takım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle, kaos oluşturulmak, fitne çıkarılmak isteniyor.
Suriye'deki mesele, AK Parti'nin, Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil, Türkiye'nin meselesidir. Bu tür alçakça saldırıların ardından, adeta suçluyu korurcasına hükümeti, AK Parti'nin dış politikasını hedef almak, tam anlamıyla fırsatçılıktır. Bir ülkenin acısını ilk andan itibaren siyasi bir rant vesilesi haline getirmek, en hafif tabiriyle ahlaksızlıktır.
Bu saldırıların amacı, en başta, milletimin fertleri arasında nifak oluşturmaktır. Buna izin vermeyeceğiz. Hassasiyetlerin kaşınmasına, farklılıkların bir husumete çevrilmesine asla ve asla göz yummayacağız.
Birilerinin Şam'daki canilerle, Şam'daki gayri meşru yönetimle gönül bağı olabilir. Birilerinin, eli kanlı terör örgütleriyle muhabbeti olabilir. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Buradan Reyhanlı'daki, Hatay'daki kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen tahriklere karşı dikkatli olun. Kışkırtıcı, ayrımcı, ayrıştırıcı, fırsatçı tavırlara lütfen prim vermeyin.
Benim Reyhanlı'daki kardeşlerim bu anneler gününü sabahın erken saatlerinden itibaren evlatlarını mezara defnederek kutladı. Birileri bu cenaze merasimlerini geciktiremez misiniz diye haberler gönderdi. Ama onlar bu oyuna gelmedi. Geciktirmediler, insani ve İslami görevlerini yerine getirdiler.
Suriye kaynaklı olarak, güvenlik güçlerimize, insanımıza, il ve ilçelerimize yönelik saldırıları, Türkiye'nin Suriye politikasına bir tepki olarak görmek ve göstermek, sadece ve sadece sorumsuzluktur, hedef saptırmadır. Bu saldırılar, Suriye politikamıza yönelik saldırılar değil, bölgede güçlenen, gücünü hissettiren, büyüyen bir Türkiye'ye yönelik saldırılardır. Güçlü bir Türkiye'yi hazmedemiyorlar. İsteseler de istemeseler de güçlü Türkiye artık kuruluyor, bu olacak.
Yakın zamanda, Suriye'nin Banyas şehrinde, insanın ruhunu sarsan manzaralara şahit olduk. Eşimle beraber o akşam ekran başında hem gazetedeki fotoğraflara bakıyorduk o şehit edilmiş yavrularını annelerin kucağındaki haline bakarak biz de ağlıyorduk. Eğer ben o bebekleri görmeyeceksem, sesimi yükseltmeyeceksem!.. Olmaz olsun böyle siyaset, böyle dış politika!.. Susmaktansa, ben, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı kimliğimi şu kürsüye bırakır, çeker giderim.
Bu saldırılar, bizim Suriye politikamıza yönelik değil, bizim kardeşliğimize, bizim istikrarımıza yönelik saldırılardır. Hiç kimsenin yaptığı, asla yanına kar kalmaz ve kalmayacak. Hele hele, Türkiye'ye kastedenler, er ya da geç, bunun bedelini öderler ve ödeyecekler. Büyük devletler, soğukkanlılıkla hareket ederler. Büyük Devletler, kendilerine yapılanın cezasını misliyle verir, ama vakti zamanı gelince verirler. Reyhanlı'da şehit edilen kardeşimin de, Suriye'de şehit edilen 100 bine yakın kardeşimin de kanı asla yerde kalmayacak.
Bize kurulan tuzağa düşmeyecek, bizi çekmek istedikleri bataklığa girmeyeceğiz. Ama, bu yapılanları da, yapanların yanına asla bırakmayacağız.
Eğer bir tek Suriyeli misafire dil uzatılırsa, inanın, saldırganlar kazanmış demektir. Eğer, infial olursa bu saldırganlar hedeflerine ulaşmış demektir. Biz, milletçe, bu saldırganlara, istediklerini vermeyeceğiz.

AFGANİSTAN MÜJDESİ
'Geçenlerde Afganistan'da düşen bir helikopterde, oradan kaçırılan 8 Türk mühendis, tekniker vardı. MİT'in gayretleri neticesinde bunların 4 tanesi teslim alındı, kurtarıldı. Nurettin Hoştur, Erkan Kaya, Abdülbaki Aslanhan, Mülayim Çelik. Bu kardeşlerimin ailelerine, annelerine yakınlarına böyle bir günde bu müjdeyi veriyoruz. En kısa zamanda inşallah diğer 4 kardeşimizle ilgili müjde vermek bize nasip olur diyorum.'