X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'dan ABD'de kritik açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'dan ABD'de kritik açıklamalar

  • Giriş Tarihi: 17.5.2013 18:19 Güncelleme Tarihi: 17.5.2013 21:48

ABD temaslarına devam eden Başbakan Erdoğan'ın, Brookings Enstitüsü'nde konuşma yaptı.

İŞTE ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

Değerli dostlar Türkiye Cumhuriyet oldukça eski bir medeniyettir. Osmanlı ve Selçuklu Devletleri'nin kökünden gelmektedir. Birinci Dünya Savaşı halkımız için çok ağır bedelllerin ödendiği bir savaş olmuştur. 20 milyon kilometre karelik bir alanı kapsayan Türkiye ve sonrasın 780 bin metre karelik bir alanda yeni bir devlet olduk. Filistin meselesi Osmanlı'nın yıkılmasının ardından ortaya çıkmış bir meseledir. Ve bizi çok yakından ilgilendirmektedir. Yeni Cumhuriyetin karşılaştığı bir başka sorun ise, farklı etnik grupların kaynaştırılması sorunudur. Cumhuriyet bu kaybaştırmayı çok başarılı bir şekilde başarmıştır. İlk meclis bu farklı etnik grupları bir çatı altında toplamayı ve toplumun ahengini yansıtmayı başarmıştır.
Sivil ve askeri bürokrasi zaman zaman kendini demokrasinin üzerinde görmüştür. 90 yıl içerisinde demokrasiyi yerleştirme çabası çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. Bu 90 yıllık süreçte demokrasi adına çok kötü hatıralarımız olduğu gibi çok güzel anılarımızda olmuştur. Çoğunluğu müslüman olan bir ülkede çalkantılı bir coğrafyada zorluklarla karşılaştık.

İleri demokrası konusunda kararlı bir hükümet var. Bugün bölgesel bir güç ve küresel bir aktör haline geldik. On buçuk yıl bizim için gerçekten meşakatliydi. Ülkemizin ileri demokrasi hedefinde ekonomiyide ileri götürdük. İkisi de at başı götürdük. Getirilmeyen yenilikleri getirdik. Zorluklara göğüs gerdik. Her zaman oyları arttırarak büyüdük. Yedi seçimden başarıyla çıktık. Halkıyla büyüyen ve bütünleşen bir iktidar olduk. Biz sipariş üzerine kurulan bir parti değiliz, milletin sinesinden çıkmış bir partiyiz. 81 vilayetin tamamından oy aldık. Milletin kendisinden onun irfanından ve vicdanından güç alan bir iktidar olduk. Sağlık reformundan, sivil topluma ve dış politikaya kadar bir çok konuda çitayı yükselttik.

Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisiyiz. Türkiye 1947 yılında IMF'in etkinliklerinin başlamısının ardından üye olmuştur. 23.5 milyar dolarlık borcumuzu ödedik. Bu süreçte IMF'e "Bize siyasi dayatmada bulunmayın" dedik. "Ödemenin şartlarını konuşalım ama siyasete karışmayın" dedik.

Türkiye'nin IMF'e borcu sıfırlandı. Dünyanın özel finans krizini yaşadığı bir dönemde Türkiye'nin borcunu ödemiş olması çok önemlidir. 5 milyar dolara kadar borç verebilecek duruma yükseldik.

10 yıl önce yüzde 63 devletin borçlanma faizi vardı. Şu anda yüzde 6-6.5. Geçtiğimiz hafta 4.96 gördü. Merkez Bankası'nın döviz rezervi 27.5 milyar dolardı.

İstanbul'a 100 milyon yıl kapasiteli havalimanı yapacağız. Mevcut iki havalimanı ihtiyacımızı karşılamıyor. Beşi de Türk firması olan bir konsorsiyum 22 milyar euro ile bu ihaleyi kazandı. 25 yıl süreyle burayı işletecek. Aynı gün Japonya başbakanı ülkemizdeydi. İkinci nükleer santralin antlasşmasını imzaladık. O yatırımın da maaliyeti 22 milyar dolar. İlkinde Rusya ile anlaşmıştık. İkinciyi de Japonya Fransa ortaklığı ile anlaştık. Temenni ederim ki üçüncüyü de Türk şirketleri yapma fırsatı bulsun.
Tüm bunlar bir tek gün içinde gerçekleşti. 10.5 yıllık Ak Parti iktidarında bunları gerçekleştirdik.

Ekonomiden bihaber bir muhalefet var. Borcumuzun yükseldiğinden bahsediyorlar. Milli gelire kıyasla değerlendirmeyi yapmaz. Borç yiğidin kamçcısı eğer senin milli gelirin fazlaysa senin borcun artabilir. Ama oran ne? Yüzde 74'ten yüzde 36'ya düşmüş.

Enflasyon yüzde 30'du, yüzde 7'lere düştü. Hedefimiz yüzde 4'e çekebilmek.

10 yıl önce ekonomik krizler, siyasi istikrarsızlık hep konuşuldu. Bizden önce iktidarların ömrü 16 aydı. 16 ay ile siyasi istikrar, mali istikrar olur mu? Güven ve istikrar... Bir ülkede güven yoksa istikrar da olmaz. Bu tablo içinde hükümet olarak adımlarımızı attık. Devleti ekonomiden, yatırımlardan vs. çekmek suretiyle özel sektörü teşvik ettik.

42 kilometre uzunluğunda bir kanal, Kanal İstanbul. Çok farklı bir proje olarak bunu yapıyoruz. İstanbul'umuzun o altın gerdanlığı olan boğazımızı bir çevre hassasiyeti içinde dev tankerlerin geçisinden kurtarmamız gerekiyor. Boğaz artık bunlardan kurtulmalı. 8 tane çok keskin virajı olan bir yer. Bundan önce çok ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. Onun için Kanal İstanbul'a büyük önem veriyoruz. Hazırlıklarımızı yaptık. İnanıyoruz ki ihale için de çok büyük bir katılım olacak.

Artık Türkiye dünyayı değil, dünya Türkiye'yi konuşuyor.

Burada Türkiye için son derece önemli bir sürece de değinmek istiyorum.

"3 Y" İLE MÜCADELE


Yola çıkarken üç önemli vaadde bulunduk: Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele... Bu mücadeleyi büyük ölçüde kazandık.

Çözüm süreci daha çok bölgemizin barışına, huzur ve refahına katkı sunacak bir süreçtir. Bölücü terör 30 yıl içinde 40 binden fazla cana mal oldu. Bölgenin huzuruna, güvenliğine de ağır darbeler vurdu. AK Parti olarak tam bir kararlılık içinde olduk.

Terörle mücadele ederken terörü doğuran nedenlerin de üzerinde durduk. Yatırımlar yaptık. Demokratik reformlar gerçekleştirdik. Daha önce bir bölgesel ayrımcılığın var olduğunu görmezden gelemezdik. Dedik ki, etnik, bölgesel, dinsel milliyetçiliği ayaklar altına alıyoruz. 76 milyon vatandaşımız bizim için birdir. Türkiye'nin bütün bölgeleri İstanbul neyse, Van odur. Cumhuriyet tarihinde görülmeyen yatırımları bu bölgelere yaptık.

TERÖRÜN BAHANELERİ YOK EDİLDİ


Bölgede esen bir bahar havası var. Terörün elindeki tüm bahaneler yok edildi. Şu anda 63 akil insan Türkiye'yi dolaşıyor. Bunlar Türkiye'nin en akıllılarıdır diye bir iddia içinde değiliz. Bu 63 vefakar dost ortak bir paydada buluştular. Çözüm sürecinde bu terör belasından ülkemizi nasıl kurtarırız? Huzur içinde vatandaşımız sokağa nasıl çıkabilir? Bunun gayreti içinde yola çıktık. Tam aksine halk ne düşünüyor, bunu dinliyor. Akademisyenler, işadamları, medya mensubu var... Şu anda Türkiye'de 7 ayrı grup sağolsunlar Türkiye'yi dolaşıyorlar. 36 günü doldurdular. Kalan süreyi bitirdikten sonra da nihai raporu hazırlayacaklar. Her gün acı haberler alırken son dört aydır olay yaşamıyor, kayıp vermiyoruz.

SABOTAJA AÇIK SÜREÇ


Suriye'deki kanlı çatışmalar nedeniyle zaman zaman alçakça saldırılar oluyor. Terörün bitirilmesi noktasında umutlar artmış durumda. Sadece dört ay olmuş olmasına rağmen terörsüz, şiddetsiz, korkusuz bir ortamda kalkınma mücadelemizi çok daha güçlü şekilde sürdüreceğiz.

Yeni sürecin sabotaj ve tahriklere açık bir süreç olduğunu hatırlatmak isterim. Çalkantılı bir coğrafya içinde güçlü bir Türkiye'den rahatsızlık duyanlar olduğunu da hatırlatmak isterim.

TÜRKİYE İLHAM KAYNAĞI

2023 hedefine doğru hızla ilerleyen Türkiye'nin değişimi yakından izleniyor. Milletin emrindeki devlet anlayışının, insan merkezli politika anlayışının somut bir göstergesidir. Etrafındaki gelişmelerin merkezinde yer alıyor. Demokratik talepleri uğruna sokaklara dökülen halklar için Türkiye bir ilham kaynağı.

Ülkemiz 2023 yılında dünyanın en iyi 10 ekonomisi arasına girecek. Sayın Obama ile tabii ki Türkiye-ABD arasındaki ekonomik ilişkileri çok daha iyi noktaya taşımak.

Son 10 yıldır sürdürdüğümüz çalışmalara baktığımızda geleceğimizi net bir şekilde sürdürüyoruz. Bölgemizde ve dünyada barış çabalarından asla vazgeçmeyecek. Barışa katkı sağlayan bir ülke olmaya devam edeceğiz. Millet olarak her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında durduk. Sadece hakkı ve adaleti savunuyor, bunun için mücadele ediyoruz.