X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Çevrecilikte ortaklık yaparsanız gelin'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Çevrecilikte ortaklık yaparsanız gelin'

  • Giriş Tarihi: 8.6.2013

Vandallığa karşıyız" diyen Erdoğan, Gezi Parkı olayında, sosyal medyada yalan kampanyalarının yürütüldüğünü söyledi. Erdoğan çevrecilere de "Gelin Başbakanınızla ortaklık yapın" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği(AB) Bakanlığı tarafından düzenlenen "Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avrupa Birliği İçin Ortak Gelecek" Konferansı'nda, yabancı medyaya Gezi Parkı olaylarını ideolojik yaklaşmama, çevrecilere ise kendisiyle işbirliği yapma çağrısında bulundu. Erdoğan, şu mesajları verdi:
Son günlerde Taksim Gezi Parkı düzenlemesi bahanesiyle yaşanan olaylar hiç kimseyi yanlış düşüncelere sürüklemesin. Çünkü burada korkunç bir dezenformasyon var. Sosyal medyanın korkunç yalan kampanyaları var, bunların hepsi tespitle elimde.
Milletin parlamentodaki temsilcileri ne iş yapar diye sormaz mısınız? Taksim Gezi Parkı'yla alakalı animasyonla gösterileri ben 2011 seçimleri öncesi açıkladım. O günden bugüne kimsenin sesi çıkmadı. Çevre hassasiyeti olan kardeşlerime sesleniyorum, eğer çevrecilikte ortaklık yapacaksınız, gelin Başbakanınızla yapın.
Ben belediye başkanlığı yapmış bir insanım. İstanbul yeşil fakiriyken İtalya'dan, Almanya'dan 10 yaş üzeri ağaçlar ithal etmek suretiyle, E-5'in, TEM'in üzerindeki ağaçlandırmaları ben yaptım.

ÇÖZÜM SÜRECİ
Geçtiğimiz 30 yılda Türkiye'ye çok büyük maddi-manevi maliyeti olan terör sorununu çözüm yoluna gittik. Şimdi Gezi Parkı'nda olaylarında olanların bir kısmı çözüm sürecini de bu işin içine katmanın gayreti içine giriyor.
Bize ders vermeye gayret edenler acaba ABD'deki Wall Street olaylarını nereye koyacaklar? Biber gazından 17 kişi öldü. İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da, Yunanistan'da benzerleri yaşandı. Üstelik bunlar AB üyesi ülkeler. Bunlara karşı tepki ne oldu?
Bizim karşı olduğumuz şiddettir, terördür, vandallıktır, kendi özgürlüğü adına başkalarının özgürlüğünü tehdit eden anlayıştır. Yoksa demokrasi talebiyle karşıma çıkacak olanlara canım kurban. Her türlü desteği vermeye hazırım. Referanduma da karşıyız diyorlar. Niye, çünkü yapılmak istenen bir tarihi, kültürel varlığımızı korumak.
Depreme dayanıklı olmayan bir "Atatürk Kültür Merkezi"miz var. Yıllar önce "Biz buraya barok mimariyle bütünlük arz edecek şekilde dev bir opera binası yapalım" dedim. Hemen vandalizmin mensupları çıkıyor, yıktırmayız. Kusura bakmayın da halkımın kahir ekseriyeti bize evet demiş. Biz daha güzel bir Taksim istiyoruz.
Bütün trafiği yerin altına alıyoruz. Meydanı da güzel bir peyzaj mimarisiyle yeşillendirelim ve şu anda Gezi Parkı'na fark atacak bir ağaçlandırmayı burada ortaya koyalım. Bir ara kalktılar AVM. Zaten orada metresiyle, böyle bir şey olması mümkün değil. Söylediğimiz bir ifadeydi, olabilir diye.
O parka Sheraton yapılırken niye önlemediler? Koç Üniversitesi için onbinlerce ağaç kesildi. Ben mücadele ettim.
Yaşanan olaylarda durumu istismar ederek daha başka siyasi tertipler peşinde olanların ön planda olduğunu görüyoruz. Biz olayların ilk başında yapılan müdahaleyle ilgili eleştirimizi, üzüntümüzü ve gereğinin yapılacağını ifade ettik. Nitekim İçişleri Bakanlığımız bu konuyla ilgili süreci işletiyor.
Yüzde 50 oy verdi, biz yüzde 50'nin partisi değiliz, biz yüzde 100'ün partisi olarak bu ülkeye hizmet veriyoruz. Biz 76 milyonu bir ve beraber görmeye devam edeceğiz.

AB'YE UYARI
AB ahde vefa esasına dayalıdır. Nerede ahde vefa" diye soran Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin kapıda bekletilecek bir ülke olmadığını belirtti. Erdoğan "Ta Latin Amerika ülkeleri bu "Schengen"den istifade ediyor, müzakereci olan Türkiye bundan istifade edemiyor. Bunu neyle izah edeceğiz? Bunun AB müktesebatı içinde yeri var mı? Ben okudum, yok" dedi.