X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hüseyin Çelik'ten Gezi Parkı açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hüseyin Çelik'ten Gezi Parkı açıklaması

  • Giriş Tarihi: 9.6.2013 16:36

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Gezi Parkı protestoları konusunda bir mahalle baskısı oluşturulduğunu öne sürerek "Buna katılmayan sanatçılara Twitter üzerinden resmen bir linç girişimi yapılıyor" dedi.

Çelik, medyanın Gezi Parkı tavrını ise "Bizim merkez medyamız dengeli gitti bir süre. Sonra onlara da ciddi bir mahalle baskısı yapıldı. Gidip NTV'yi bastılar resmen" diye konuştu.

AK Partili Çelik, katıldığı Kanal 7 yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gezi Parkı Protestoları konusunda, "ağaç sökülmez, ağaç kesilmez diye bir şey yok" ifadesini kullanan Çelik, gerek duyulduğunda ağaçların kesilebileceğini belirtti.

Makul, meşru ve mantıklı taleplerle gelen herkesin taleplerini değerlendireceklerinin altını çizen Çelik, "3. köprüyü de istemiyoruz, kanal İstanbul'u da istemiyoruz, 3. havaalanını da istemiyoruz, bunlar az şeyler değil" şeklinde konuştu.

"ALEVİ VATANDAŞLARIMIZI TAHRİK ETTİLER"

Gezi Parkı merkezi olarak başlayan meselenin bir çevre meselesi olduğuna inandığını, inanmak istediğini dile getiren Çelik, "Sonra bu işin içine illegal örgütler girdiler. Yıllarca hükümetin göz açtırmadığı, bombalamalar yapmak isteyen, memlekette kaos yaratmak isteyen bu örgütlerin ne olduğunu biliyoruz. Bu terör örgütleri devreye girdiler ve hepsi kayıt altında. Öte taraftan hükümete ve icraatlarına karşı olan bazı illegal sivil toplum örgütleri, bunların da hangileri olduğunu biliyoruz. Bunlar çoğunlukla; sol, Marksist, Kemalist çizgide olan örgütlerdir. Kemalist denince de; Kemalizm Atatürk'ten sonra Atatürk adına ortaya atılan bir ideolojidir. Atatürk der ki; "Ben size akıl ve bilimden başka rehber bırakmadım.' Bunlar devreye girdiler. Bazı yerlerde Alevi vatandaşlarımızın bazı hassasiyetlerini tahrik ettiler. Yavuz Sultan Selim köprüsü adına binlerce okul, hastane, sağlık ocağı, meydan, cami aldılar. Yavuz Sultan Selim adı ilk defa bir yere verilmiyor. Kaldı ki biz eğer 5, 6 asır önceki her padişaha, her icraatından dolayı karne versek, biz bugünün yükselen değerlerine Fatih'in önemini sorgulamaya kalkışsak biz onun altından çıkamayız" şeklinde konuştu.

"DEMOKRASİ BİRİLERİNİ TEHDİT ETMEK, ZORLAMAK MIDIR"

Çelik, Gezi Parkı protestoları konusunda bir mahalle baskısı oluşturulduğunu öne sürerek, şöyle konuştu:

"Buna katılmayan sanatçılara Twitter üzerinden resmen bir linç girişimi yapılıyor. Ben burada isimlerini vermek istemem. Bazılarıyla bizzat telefonda konuştum. Adeta mahalle baskısı yapılıyor, tehdit ediliyor bu insanlar. "Siz niye katılmıyorsunuz, nasıl buna destek vermiyorsunuz' demokrasi bu mu? Demokrasi birilerini tehdit etmek, zorlamak mıdır? Bir içki düzenlemesi yaptık. Ben Trakya'ya gittim. Orada bizim teşkilatımızdan da bazı arkadaşlar "böyle bir şey mi var' dediler. Bizim teşkilatımızdan olup da içki içen, bu alışkanlığı olan birçok insan da var. Bu içki düzenlemesi içki yasağı değil."

"GİDİP NTV'Yİ BASTILAR RESMEN"

Gezi Parkı protestoları konusunda medyanın tavrını da eleştiren Çelik, "Türkiye'de 24 saat olup bitenleri canlı yayından veren, bu arada "ben de buradan acaba heybeme ne doldurabilirim' diye CHP'nin bir yayın organı var. Vapurlarda işportacılar olur ya, satış yapar, aynen onlar gibi, tişört pazarlıyor, ajanda pazarlıyor, şapka pazarlıyor, anahtar pazarlıyor, Atatürk'ten geçiniyor, Atatürk'ün fotoğraflarını ve Türk Bayrağını istismar ediyor. Onlar da başladılar pazarlamacılık yapmaya. Bizim merkez medyamız dengeli gitti bir süre. Sonra onlara da ciddi bir mahalle baskısı yapıldı. Gidip NTV'yi bastılar resmen. NTV kendisine tepki gösterenleri canlı yayında yayınlamak zorunda kaldı. Şimdi onlar da bu sefer kurmuşlar kameralarını taksime 500 kişi de olsa "müthiş bir kalabalık, o neler var' onlar derken sadece NTV'yi kastetmiyorum. Bizim bu ülkede huzur ve istikrara ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

"O SPORDAN BİR HAYIR GELMEZ"

Çelik, taraftarların Gezi Parkı protestolarına desteği konusunu "Eğer siz takım taraftarlığını, bir partiye karşıtlık bir partiye taraftar, şuna karşıtlık, şuna taraftar haline getirirseniz o spordan bir hayır gelmez" şeklinde değerlendirdi. Çelik, "Rüzgar eken fırtına biçer. Fırtına adres sormaz. Önce sizi önüne katar götürür. Bu ülkede ağzımızın tadını bozmak isteyenler var. Ağzımızın tadını kimselere bozdurmayalım. Başkası bizim için başka şeyler yapabilir biz bu oyuna gelmeyelim" diye konuştu.

"TÜRKİYE EĞER DİKTATÖRLÜK OLSAYDI BU GÖSTERİLER ZATEN YAPILAMAZDI"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eleştirilmesinin anımsatılması üzerine de Çelik, şöyle konuştu:

"Benim tanıdığım başbakan çocukla çocuk, büyükle büyük olabilen, sevincinizle sevinebilen, kederinizle kederlenebilen bir insandır. 7 kere sandıkta galip gelmişse bu başbakan, bu başbakan 7 kere halkın takdirini almışsa, eğer başbakan diktatör olsaydı bunlar olmazdı. Bir diktatörlükte bunu yaparsanız Allah göstermesin kan gövdeyi götürür. Türkiye eğer diktatörlük olsaydı bu gösteriler zaten yapılamazdı. Bir takım insanlar bize tepki gösterebilir ama bu tepki yakıp yıkma, başkasının canına, malına zarar verme, kamu malını talan etme, eğer belediye otobüslerini yakma, insanlara hayatı zindan etme biçiminde ortaya çıkarsa bu kabul edilemez buna da müdahale edilir. Bunlar yargı önünde elbette hesabını verecekler. Polis birine haksızlık yapıyorsa, orantısız güç kullanıyorsa, polis duygularına esir olup, bir vatandaşa başka türlü muamele ediyorsa polisin de bunun hesabını vermesi gerekiyor. Birisinin yaptığı yanlış yanına kar kalırsa buna hukuk devleti diyemezsiniz."