X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hamzaçebi: Başkan raporları Meclis'e göndermeli
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hamzaçebi: Başkan raporları Meclis'e göndermeli

  • Giriş Tarihi: 27.6.2013 14:19 Güncelleme Tarihi: 27.6.2013 14:20

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Sayıştay Başkanı Recai Akyel'in 132 adet raporun Rapor Değerlendirme Kurulu'nda görüşülmesini sağlamadığı ve bu raporları Meclis'e göndermediği için suç işlediğini ifade ederek, "Başkan bu raporları Meclis'e göndermelidir, aksi takdirde yasalar karşısında sorumlu olacaktır" dedi.

Hamzaçebi, düzenlediği basın toplantısında, TBMM'ye intikal ettirilmediğini söylediği Sayıştay denetim raporları konusuna değindi.

2011 Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın 2012'de Meclis'te gerçekleşen görüşmeleri sırasında, Sayıştay'ın bakanlıklar ve çeşitli kamu kurumlarının harcamalarına ilişkin düzenlediği 132 adet raporun Meclis'e intikal ettirilmediğini ifade eden Hamzaçebi, "Bu, milletin bütçe hakkının elinden alınması, bütçe hakkının engellenmesi demektir. Millet kamu kaynaklarıyla yapılan harcamaların amacına uygun olarak yapılıp yapılmadığını, bu harcamaların yapılması sırasında usulsüzlük olup olmadığını bilme hakkına sahiptir" diye konuştu.

Hükümet ve Sayıştay'ın 2012 yılında kabul edilen yasayı gerekçe göstererek, sözkonusu raporları Meclis'e göndermediğini söyleyen Hamzaçebi, bu yasa hükmünün CHP'nin açtığı davayla iptal edildiğini kaydetti. CHP'nin, bu karardan sonra raporları tekrar TBMM Başkanlığı'ndan talep ettiğini anımsatan Hamzaçebi, "Bu talep 'iptal kararına ilişkin gerekçeli kararın yayınlanması gerekir, bu kararı bekleyelim' gerekçesiyle işleme konulmadı. İptal kararı Nisan 2013'te Resmi Gazete'de yayımlandı" dedi. Hamzaçebi, CHP'nin, bunun üzerine 132 raporu tekrar TBMM Başkanlığı kanalıyla Sayıştay'dan talep ettiğini anımsattı.

Bu talebin Sayıştay'ca uygun görülmediğini belirten Hamzaçebi, Sayıştay raporlarının Meclis'e gönderilmesini engelleyen hükümler olarak ortaya konulan kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, raporların eksiksiz bir şekilde TBMM'ye gönderilmesi gerektiğini vurguladı. Hamzaçebi, Sayıştay'ın bu raporları Meclis'e göndermeme gerekçesi olarak, raporun tamamlanmadığını, raporların Rapor Değerlendirme Kurulu'nda değerlendirilmediği için "ortada hukuken sonuçlanmış rapor yoktur" gerekçesini öne sürdüğünü ifade etti.

"Hükümet olağanüstü bir hukuksuzluk yapmıştır"

Hamzaçebi, AK Parti'li milletvekillerinin "Sayıştay'ın denetim yetkisini ortadan kaldıran ve raporların Meclis'e intikal ettirilmemesini sağlayan" bir teklif sunduğunu, başta CHP olmak üzere, yapılan yoğun tepkiler üzerine Hükümet'in bu konuda geri adım attığını söyledi. Hamzaçebi, "Ama Hükümet, bu teklifi yasalaştırmayacak olmalarının faturasını Sayıştay'a çıkardı ve Sayıştay'ın 2012 yılı harcamalarına ilişkin olarak düzenlemekte olduğu raporlardaki Hükümeti rahatsız edecek tespitleri raporlardan çıkarma yönünde bir talep Hükümet'ten Sayıştay'a gitti. Hükümet olağanüstü bir hukuksuzluk yapmıştır" şeklinde konuştu.

"Sayıştay Başkanı'nı göreve davet ediyorum" diyen Hamzaçebi, "Sayıştay Başkanı, 132 adet raporun, Rapor Değerlendirme Kurulu'nda görüşülmesini sağlamadığı ve bu raporları Meclis'e göndermediği için suç işlemektedir. Başkan bu raporları Meclis'e göndermelidir, aksi takdirde yasalar karşısında sorumlu olacaktır. Hükümet ne kadar engellerse engellesin, ne kadar yolsuzluklarının üstünü örtmeye çalışırsa çalışsın güneş balçıkla sıvanmaz, Hükümet'in yolsuzlukları kamuoyunun gündeminde yer almaya devam edecektir. Kamuoyunun gündemine geldikçe de her yolsuzluğu örtbas etmek için çeşitli yasal düzenlemeleri buraya getirecektir ama artık bu kova su tutmamaya başlamıştır, kova deliktir, kovaya ne kadar su koyarsanız koyun hükümet yolsuzluktan batacaktır" diye konuştu.

"İç Hizmet Kanunu 35. madde ile ilgili değişikliği biz daha önce vermiştik"

Hükümet'in "TSK'nın İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesi yönündeki girişimi olduğu" anımsatılarak, CHP'nin görüşünün sorulması üzerine Hamzaçebi, Hükümet'in, son 1-2 gündür demokratikleşme kavramını yeniden kullanmaya başladığını söyledi.

Bu kavramın altının boş olduğunun kısa bir sürede ortaya çıkacağını iddia eden Hamzaçebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "seçim barajını indirmek gibi bir düşüncesi olmadığını" söyleyerek, demokratikleşme yönünde herhangi bir adım atmayacağını ifade ettiğini kaydetti.

Hamzaçebi, "Hem bir yandan 'Reyhanlı'da 53 Sünni vatandaşımız şehit oldu' diyerek mezhepçilik siyaseti yapacaksınız, hem CHP Genel Başkanı'nı mezhep siyaseti çerçevesinde seçim meydanlarında eleştireceksiniz, hem de Alevi açılımını raftan indireceksin. Hem demokratikleşme, ifade özgürlüğü diyeceksin hem de Twetter üzerinden insanları fişlemeye çalışacaksın. Siyaset tutarlılık ister, ben Hükümet'te bu tutarlılığı göremiyorum" dedi.

Hükümet'in demokratikleşme adı altında getire getire TSK İç Hizmet Kanunu 35. maddeye ilişkin düzenlemeyi getirdiğini belirten Hamzaçebi, buna ilişkin düzenlemeyi daha önce iki kez verdiklerini söyledi. Hamzaçebi, "Hükümet eğer demokratikleşme konusunda adım atmak istiyorsa bizim TBMM Başkanlığı'na verdiğimiz 9 adet kanun teklifi var, gelin bunları yasalaştıralım" diye konuştu.

"Eski Mısır'da Firavun-Karun-Belam üçlemesi vardı"

Akif Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın "Dolmabahçe Cami'nde içki içildi" iddiasını meydanlarda ve toplantılarda hep söylediğini kaydederek, "Böylesi büyük bir yalanı o caminin müezzini hala yalanlamaktadır. Bunu bütün vatandaşların takdirine sunuyorum" dedi.

Eski Mısır'da "Firavun-karun-belam" üçlemesi olduğunu belirten Hamzaçebi, "Firavun siyasi gücün, baskının otoriter rejimin, zulmün simgesi olan kişidir. 'Karun' siyasi güce yaslanarak zenginleşen kişiyi temsil eder. 'Belam' da bütün bu zulüm ve o zulme dayalı zenginleşme ve yolsuzluk düzenine dinsel meşruiyet sağlayan din adamını tarif eder. Sayın Başbakan 'Belam' arıyor ama Dolmabahçe Cami'nin müezzini ona o Belam iznini vermiyor" sözlerini sarf etti.

Hamzaçebi, Erdoğan'ın akil insanlarla final toplantısı yaptığını anımsatarak, "bir de ekonomi yönetimi ile finans toplantısı yapmasını" önerdi.

Basında yer ayan, Başbakan Erdoğan'ın "PKK'nın yüzde 15'inin çekildiğine" ilişkin sözleri olduğunun sorulması üzerine Hamzaçebi, "ortada çok ciddi bir çelişki olduğunu" söyledi. Hamzaçebi, bir tarafın PKK'nın çekilmesinin tamamlandığını söylediğini, Başbakan'ın ise 'yüzde 15'i çekildi' dediğini belirterek, "Başbakan'ın görüşünü esas alırsak, Hükümete, Başbakan'a güvensizlik olduğu görülüyor. Başbakan bu konuyu bütün açıklığıyla kamuoyu ile paylaşmalıdır" dedi.