X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Lice'de tehlikeli gerginlik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Lice'de tehlikeli gerginlik

  • Giriş Tarihi: 29.6.2013 09:39 Güncelleme Tarihi: 29.6.2013 13:28

Diyarbakır'ın Lice ilçesi Kayacık köyündeki karakol inşaatını protesto eden grupla güvenlik güçleri arasında çıkan ve 1 kişinin öldüğü, 9 kişinin yaralandığı olayla ilgili köyde inceleme başlatıldı.

İçişleri Bakanlığı, Lice'deki karakol yapımı gerginliğiyle ilgili 2 jandarma müfettişiyle 2 mülkiye müfettişi görevlendirdi.


SAVCI OLAY YERİNDE

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Nahit Eren ile İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi'nin de aralarında bulunduğu bir heyet, Kayacık köyüne giderek burada bulunan Lice Cumhuriyet Savcısı Fatih Gökçe ve askeri yetkililerle görüştü.

Lice Cumhuriyet Savcısı Gökçe, basın mensuplarının önünde heyete bilgi verdi.

Savcı Gökçe, saat 15.00 sıralarında kendisine karakol inşaatı nedeniyle Kayacık köyünde bir protesto eylemi olduğunu ve saat 16.00 sıralarında olayın yaşandığı bilgisinin verildiğini aktararak, "Burada çalışma ve delil toplamaları devam ediyor" dedi.

Öte yandan, karakolun bahçesindeki çadır ve sıraların yandığı görüldü.


DİYARBAKIR VALİSİ KIRAÇ: "1 ÖLÜ, 9 YARALI VAR"

Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç, Lice ilçesine bağlı Kayacık köyündeki karakol yapımı gerginliğine ilişkin, "Şu an 1 ölü, 9 yaralı var. Yaralıların değişik hastanelerde tedavileri sürüyor. Bu yaralılardan 2'sinin durumu ağır" dedi.

Vali Kıraç, Lice ilçesinin Kayacık köyünde mevcut bir jandarma karakolunun bulunduğunu, karakolun eski ve yıkılma noktasına geldiği için yenileme kararı alındığını belirterek, karakol inşaatının sürdüğünü söyledi.

Bugün öğleden sonra 15.30 civarında Diyarbakır, Lice ve civar köylerden 200-250 kişilik grubun karakolu protestoya gittiğini belirten Kıraç, oradaki inşaatta çalışan insanlar için kurulmuş olan çadırların molotofkokteyli ile ateşe verilerek yakıldığını, karakola el yapımı bomba ve molotofkokteyli ile bir saldırı başlayınca jandarmanın da hadiseye müdahale etmek için havaya ateş açtığını ve arbede yaşandığını bildirdi.

"Şu an 1 ölü, 9 yaralı var. Değişik hastanelerde tedavileri sürüyor. Bu yaralılardan 2'sinin durumu ağır" diyen Vali Kıraç, şöyle devam etti:

"Bunun üzerine bölgeye değişik yörelerden sivil toplum örgütlerimiz, milletvekillerimiz intikal ediyor. Hadiseyi sakinleştirmek için ben milletvekillerimizle de görüştüm. Konu adli boyuta ulaştı. Bir savcımız olay yerinde incelemesini sürdürüyor. Cenaze Lice Devlet Hastanesinden alınarak, merkeze getiriliyor. Burada üzerinde durulması gereken nokta şudur, bu barış süreci coşkuyla giderken bu tür hadiselerin olmasını hiçbir şekilde tasvip etmemiz mümkün değildir. Süreci sabote ve provoke etmek isteyen değişik gruplar olabilir. Bu provokeyi kim hangi gerekçeyle yapıyorsa yapsın, mutlaka idari ve adli soruşturmalar sonrasında ortaya çıkacaktır. Özellikle vatandaşlarımızın sükunetini bozmadan bölgedeki huzur ve güven ortamını devam ettirmesi için üzerine düşen görevi mutlaka eksiksiz yerine getirmelerini bekliyoruz."

Dünyanın birçok ülkesinden büyükelçiler, iş adamları yerli ve yabancı sermayenin bölgeye yatırım yapmasıyla ilgili görüşmeler yaptıklarını anlatan Kıraç, bu olay nedeniyle kimsenin endişeye kapılmamasını istedi.


"9 KARAKOL KAPATILDI"

"Bu müessir hadiseden dolayı yapılması gereken adli ve idari işlem mutlaka yapılacaktır" diyen Kıraç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devlet hizmetlerini yürütürken kamu binalarına ihtiyaç duyuyor. Nasıl hükümet konağımız varsa bizim, polis bölgesinde polis karakolları, jandarma bölgesinde de jandarma karakolları var. Diyarbakır'da son dönemlerde ihtiyaç kalmadığı için 9 karakolumuzu kapattık. Halen 15 karakolumuzun yenileme ihtiyacı olduğu için bunlardan 6'sı ihalesi yapıldı. Bunlardan biri de saldırıya uğrayan Kayacık karakoludur. İnşaatlar devam edecektir. Burada yeni bir karakol inşaatı söz konusu değil. Diyarbakır'da 15 karakolun yenileme kararı verilirken 9 karakolun da kapatılması kararlaştırılmıştır, kapatılmıştır. Halkımıza en iyi hizmeti vermek için bunlar yapılmıştır. Bir kez daha bu hadiseden dolayı üzüntülerimi belirtiyorum. Yaşamını kaybeden vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar temenni ediyorum. İnsanlarımız huzur ve sukunetini bozmasınlar. Geçmiş olsun diyorum, herkesi sukunete davet ediyorum."


"OLAY MAHALLİNDE İNCELEME SÜRÜYOR, ADLİ VE İDARİ SORUŞTURMA SÜRECEK"

Diyarbakır Valisi Cahit Kıraç, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, Lice ilçesindeki olayla ilgili olarak mahallinde incelemenin sürdüğünü bildirdi.

Kıraç, Lice'deki olay yerinde savcının tahkikatının sürdüğünü belirterek, adli ve idari soruşturmanın süreceğini ifade etti.

Olayda hayatını kaybeden Medeni Yıldırım'ın cenazesinin bugün Diyarbakır'da defnedileceğini belirten Kıraç, "Ölen vatandaşımız için başsağlığı diliyoruz. Cenazeleri için son görevlerini yapacaklar, takip ediyoruz. Yaralıların da tedavileri sürüyor. Tedavileri süren 4 yaralı var" dedi.

Vali Kıraç, "Sükunet istiyoruz. BDP milletvekilleri ile görüştük. Onlar da cenazeye katılacaklar. Onlar da sükunet çağrısında bulunuyorlar" şeklinde konuştu.

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÇELİK: "BİRİLERİ ÇÖZÜM SÜRECİNİ SABOTE ETMEYE ÇALIŞIYOR"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Lice'de karakol yapımı gerginliğine ilişkin "Halkımızın şunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Bir kere bu olaydan hareketle birileri çözüm sürecini sabote etmeye çalışıyor" dedi.

Çelik, bir televizyon kanalanın canlı yayınına katılarak, Lice'deki karakol gerginliğini değerlendirdi. Lice'de meydana gelen olayın üzücü olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

"Orada Kayacık köyündeki bir karakolun inşası sırasında bir grup insan orayı protesto etmek istiyor. Lice'den beni arayan, özellikle yaralılar arasında akrabaları bulunan birisi, çok güvendiğim itimat ettiğim birisi anlattı. Dedi ki, 'PKK'lı olduğunu söyleyen bir grup geldi ve köylüleri protesto yapmaya zorladılar. Önce protesto olarak başladı. Sonra şantiyenin çadırlarını yakmaya, molotofkokteylleri atmaya... Olay şiddete dönüştü'. Bu arada içerideki eski karakola girmeye çalışıyorlar. Asker havaya ateş açıyor. Bir kargaşa, kaos esnasında bir vatandaşımız hayatını kaybediyor."

Eylemciye Allah'tan rahmet yarılılara acil şifalar dileyen Çelik, Lice'deki müessif hadiseden yola çıkarak, Türkiye'de pusuda bekleyen art niyetlilerin adeta Gezi Parkı'nın bir tür versiyonunu sahneye koymaya çalıştıklarını kaydetti.

Çelik, bunu izlediklerini, gözlediklerini ve sosyal medyada bir yalan, iftira ve abartı fırtınasının başladığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Halkımızın şunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Bir kere bu olaydan hareketle birileri çözüm sürecini sabote etmeye çalışıyor. Bu çözüm süreci başladığı günden beri, aşağı yukarı 17 olay meydana geldi. Yine bu şekilde şantiyeleri basma, oradaki müteahhitlerin araçlarını yakma, gasp şeklinde, insan kaçırma şeklinde olaylar. Bizim tahminiz ve değerlendirmemiz, ya bunlar PKK'nın kontrol edemediği ve çözüm sürecine karşı olan PKK içindeki bazı gruplardır veya başka türlü bu süreci sabote etmek isteyen kimselerdir. Daha önce çok rahatlıkla insanlardan haraç alan, insanlardan bir şekilde silahlı tertip menfaat temin eden gruplar olabilir. Eğer bunlar PKK'lı ise çok vahim. Çözüm sürecini zehirliyor demektir. Bu akla ziyan. Eğer bunlar PKK'lı değilse, BDP'lilerin, PKK'lıların bunlara sahip çıkmaması gerekiyor. Buradan hareketle Türkiye'yi yeniden bir kargaşaya, yeniden bir kaosa süreklemeye çalışanlara da birilerinin fırsat vermemesi gerekir."


"GÜVENLİĞİN GEREKTİRDİĞİ ZAMANLARDA KARAKOL YAPILABİLİR"

Çelik, olayla ilgili soruşturma açılıp açılmadığına dair bir soruya, "Diyarbakır'da 15 karakolun yenilenmesine karar verilmiş. Bunların hepsi eski karakollardır. Bunlar bina olarak işlevini yitiren, esasen güvenlikli olmayan ve miadını dolduran binalardır. Yenilenmesine karar verilmiş ve bunların 6'sında da fiili inşaat başlamış" değerlendirmesinde bulundu.

Kayacık Karakolu'nun da inşaatı başlayanlardan biri olduğunu vurgulayan Çelik, hiçbirisinin yeni olmadığını, bunların dışında eskiden var olan 9 karakolun kapatıldığı bilgisini verdi. Bunun ihtiyaç halinde devletin yeni karakol yapmayacağı anlamına gelmediğine işaret eden Çelik, güvenliğin gerektirdiği zaman polis için de jandarma için de karakol yapılabileceğini kaydetti. Çelik, "Bundan dolayı kimseye verilmiş bir taahhüt yok. Kimse böyle bir yanlışın ve yanılgının içine de girmesin" ifadesini kullandı.

Çelik, savcıların konuyu araştırdıklarını dile getirerek, "Eğer bir kasıt varsa, bile bile yapılan bir yanlış varsa devlet memurlarının, askerlerin, polisin, güvenlik güçlerinin de yanlış yapma imtiyazı yoktur. Hukuk onun yakasına yapışır" yorumunda bulundu.

BDP'lilerin kendi teşkilatlarına sağduyu çağrısında bulunması gerektiğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Biraz önce 'BDP teşkilatlarına sokağa çıkma çağrısında bulunmuş' haberi geldi. Ben bunun doğru olmamasını temenni ederim. Eğer öyle bir şey olursa çözüm sürecine zarar verir. Çözüm sürecini sabote edecek, akim bırakacak faaliyetlerden hasseten herkesin kaçınması gerekiyor. Türkiye'deki bir grup ulusalcı, ırkçı ekip, pusuda bekleyen farklı niyet ve amaçları olan insanlar Sayın Başbakan'a açılan kampanyada olduğu gibi özellikle Türk gençlerini tahrik ederek bir hareket başlatmaya çalışıyorlar."


"ART NİYETLİLER AK PARTİ'YE VE İKTİDARA ZARAR VERMEYE ÇALIŞIYOR"

Çelik, art niyetlilerin AK Parti'ye ve iktidara zarar vermeye çalıştıklarının altını çizerek, şunları söyledi:

"Ama şunu bilsinler ki esas kendi geleceğimize, ülkemizin imajına, ülkemizin yurtdışındaki algısına ve çocuklarımızın istikbaline büyük bir zarar veriyorlar. Hepimiz bir gemideyiz. Bu gemide birimiz süvari kaptan, birimiz çarkçı başı, birimiz gemici başı olabilir. Birimiz birinci mevki, birimiz ikinci veya üçüncü mevkide seyahat eden sıradan yolcular olabiliriz. Ama biri geminin dibini deldiği zaman sonuçta hepimiz birlikte helak olur. Bu şuur ve anlayışla olaylara yaklaşırsak, böyle zamanlarda aklımızı duygularımızın önüne geçirirsek biz bu meselelerin üstesinden geliriz. Onun için biz çözüm sürecinin direnmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer çözüm süreci direnmezse kan ve kin direnecek demektir. Savaş baronları direnecek demektir. Ve bizim çocuklarımızın ölümleri ve kanı üzerinden hesaplarını gerçekleştirmek isteyen pusudakiler bundan fayda temin edeceklerdir."

Çelik, halkın bu meselede de son derece sağduyulu ve soğukkanlı olması gerektiğini de sözlerine ekledi.



BDP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KIŞANAK: "BUNU HİÇ KİMSE ÇARPITMASIN"

Diyarbakır Lice ilçesine bağlı Kayacık köyünde yaşanan olayda hayatını kaybeden Medeni Yıldırım'ın (18) cenazesi Diyarbakır'a getirildi.

Lice'ye bağlı Kayacık köyünde karakol yapımını protesto eden grup ile güvenlik güçleri arasında yaşanan arbedede hayatını kaybeden Yıldırım'ın cenazesi, aralarında BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ve BDP Batman Milletvekili Ayla Akat'ın aralarında bulunduğu grup tarafından konvoyla Diyarbakır'a getirildi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Kışanak, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ailesinin isteği üzerine Medeni Yıldırım'ın cenazesinin Diyarbakır'da defnedileceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Fakat şunu söyleyeyim bu olay örtbas edilebilecek bir olay değil. Bütün köylüler tanık, yaşananlar ortada. Sivil savunmasız insanlar en demokratik hakları olan gösteri hakını kullanmıştır. Basın açıklaması yapıp, basın açıklaması bittikten sonra dağılmak üzereyken üzerlerine ateş açılmıştır. Bunu hiçkimse çarpıtmasın. Kaymakam, vali bu olayın üstünü örtmeye kalkmasınlar, hepsi altında kalırlar."

Diyarbakır Devlet Hastanesinde yapılacak otopsiden sonra Yıldırım'ın cenazesi, ailesinin isteği üzerine yarın Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Öte yandan, akşam saatlerinde Lice Devlet Hastanesi önünde yoğunluk yaşanırken, cenazenin götürülmesinin ardından ilçede ve köyde durumun sakin olduğu bildirildi.


"HALKIMIZ, SAĞDUYUSUNU KORUMALI VE PROVOKASYONLARA GELMEMELİDİR"

Kışanak, yaptığı yazılı açıklamada, "Savaş değil barış istiyoruz" pankartı taşıyan bir grubun, Lice'nin Kayacık köyünde yürüyüş gerçekleştirdiğini ve yeni karakol yapılmasını protesto ettiğini, bunun ardından dönenlerin üzerine bizzat hedef gözetilerek askerlerce ateş açıldığını iddia etti.

Bir kişinin açılan ateş sonucu hayatını kaybettiğini, 3'ü ağır 10 kişinin ise yaralandığını bildiren Kışanak, bunlardan tamamının ateşli silahla yaralandığını öne sürdü.

"Köylülerin üzerine ateş açılmasının bir cinayet, katliam girişimi ve provakasyon olduğu" değerlendirmesinde bulunan Kışanak, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

"Tek amacı karakol inşaatını protesto etmek olan bir halkın üzerine ateş açılmış olması resmen bir katliam girişimidir. Halkımız, sağduyusunu korumalı ve provokasyonlara gelmemelidir. Ancak şu da bilinmelidir ki bu alçakca saldırının hesabı sorulacaktır. Bu kanlı saldırıyı gerçekleştirenler, emri verenler, bu provokasyonu tertipleyenler derhal yargı önüne çıkartılmalıdır. Vali, kaymakam, komutan bu saldırının doğrudan sorumlusudur. Derhal görevlerinden alınmalıdır."

Olaydan hayatını kaybeden Medeni Yıldırım'a rahmet, ailesine de başsağlığı dileyen Kışanak, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu.