X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Cizre ve Diyarbakır özel imalat"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Cizre ve Diyarbakır özel imalat"

  • Giriş Tarihi: 17.7.2013 14:08

Başbakan Erdoğan'ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan, "Cizre'deki ve Diyarbakır'daki hadisenin psikolojik harekatın parçası özel bir imalat olduğunu düşünüyorum" dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, "Cizre'deki ve Diyarbakır'daki hadisenin psikolojik harekatın parçası özel bir imalat olduğunu düşünüyorum. Örgüt, bu tür sembolik gösterilerle bölgede otorite tesis ettiği gibi bir görüntü vermek istiyor olabilir. Ancak kimsenin görmediği bir sokakta çok kısa süreli bu tür tiyatroların sergilenmesi, bir fotoğraf karesinin bütün bir bölgenin görüntüsü gibi sunulması maksatlı bir tertibe benziyor" dedi.

Akdoğan, BDP'ye, "sürece zarar veren bu olaylara karşı duyarlı ve sorumlu bir tavır sergileme ve sürecin selameti için yapıcı bir katkı ortaya koyma" çağrısında bulundu.

Çözüm süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulununan Akdoğan, sürecin herhangi bir tıkanma, aksama veya kesilme olmadan devam ettiğini söyledi.

Akan kanın durması için zor ama tarihi bir sürecin başlatıldığını vurgulayan Akdoğan, "İç içe geçen, çok boyutlu ve çok karmaşık bir sorunlar kümesinin çözülmesi için AK Parti iktidarı büyük bir cesaret ve kararlılık ortaya koymaktadır" dedi.

Çözüm sürecinin alternatifinin, akan kanın devam etmesi, şehit ateşinin ocaklara düşmesi, her gün yüreklerin dağlanması olduğunu ifade eden Akdoğan, Türkiye'nin sosyal barışını, birlik ve bütünlüğünü tehdit eden bu sorunun çözülmesi için Hükümet'in büyük bir mesuliyetle hareket ettiğini kaydetti.


"BAZI KESİMLER BUNU DA İMKANSIZ GÖRÜYORLARDI"

Her sürecin riskleri, sıkıntıları ve komplikasyonları olabileceğini dile getiren Akdoğan, Hükümet'in yola çıkarken tüm ihtimalleri hesapladığına ve gereken tedbirleri aldığına dikkati çekti.

Akdoğan, şöyle devam etti:

"Farklı gelişmeleri hesaba katmak, muhtemel sıkıntıları düşünmek, ihtiyatlı ve uyanık olmak mutlak zorunluluktur. AK Parti bunları düşünebilecek tecrübe ve birikime sahiptir. Daha önceki süreçlerde bir kısım sabotajlar içine giren örgütün süreci akamete uğrattığını da biliyoruz. Buna karşı müteyakkız olan bir hükümet iş başındadır. Çözüm sürecinde PKK eylemsizlik kararı almış ve Türkiye'yi terk etme aşamasına gelmiştir. Düne kadar çözüm sürecine inanmayan bazı kesimler bunu da imkansız görüyorlardı. Toplumun büyük bir bölümü çözüme inanmaktadır ve pozitif düşünmektedir. Terörün son bulmasını isteyen herkese düşen, nihai çözüme ulaşılması için sürece tam destek vermek olmalıdır."


"ŞİDDET, BASKI VE İLLEGALİTE SÜRECİ ZEHİRLER"

Terör örgütü PKK'nın son dönemde saldırılara son vermesine rağmen, baskı, şiddet ve illegalite eylemlerine devam ettiğine işaret eden Akdoğan, "Yol kesme, adam kaçırma, haraç alma, molotofkokteyli atma gibi zaman zaman görülen şiddet eylemleri, sürecin ruhuna ters olduğu gibi sürece de zarar verme eğilimi taşımaktadır. Çözüm sürecinin amacı, demokrasiyi ve hukuku yüceltmektir. Bu eylemlerse hukuku ve demokrasiyi çökertmektedir. Türkiye'nin bu sorunu çözmesinden rahatsızlık duyan bazı odakların örgütü ve süreci bu tür eylemlerle enfekte etmeye çalıştığı düşünülebilir" diye konuştu.


"GERİLİMİ BESLEMEK, SÜREÇTEN BÜYÜK UMUTLAR BESLEYEN TOPLUMA İHANETTİR"

"Süreç devam ediyor diye bu tür illegal eylemlere ve hukuksuzluklara müsamaha gösterilemez" diyen Akdoğan, bu tür olayların üzerine idari ve hukuki tedbirlerle gidildiğini aktardı.

Akdoğan, "BDP'nin de sürece zarar veren bu olaylara karşı duyarlı ve sorumlu bir tavır sergilemesi ve sürecin selameti için yapıcı bir katkı ortaya koyması gerekir. Gerilimi beslemek, süreçten büyük umutlar besleyen topluma ihanettir. Toplumun umutlarını karartmaya, halkı hayal kırıklığına uğratmaya kimsenin hakkı yoktur. Şiddet, baskı, hukuksuzluk, gerilim eski dönemin kavramlarıdır. Yeni dönemde bunların hiçbirine yer yoktur. Eski dönemin alışkanlıkları yeni dönemde sürdürülemez, buna izin de verilmez" dedi.


"MANİPÜLASYONLARLA TOPLUMSAL ALGI YÖNETİLMEYE ÇALIŞILIYOR"

Çözüm sürecinde bir enformasyon savaşı yaşandığına vurgu yapan Akdoğan, "Yalan yanlış bilgilerle, dezenformasyon ve manipülasyonlarla toplumsal algı yönetilmeye çalışılıyor" ifadelerini kullandı.

Son dönemde PKK'ya katılımların arttığı yönündeki iddialara tepki gösteren Akdoğan, şöyle devam etti:

"Örgüte çok büyük katılımların olduğu, 2 bin 3 bin kişinin örgüte katılarak Kandil'e gittiği söylentisi gerçeği yansıtmıyor. Örgüt her yıl kaybettiği elemanların yerine belli sayıda insanı geri koymaya çalışmaktadır. Örneğin geçen yıl bin 500'e yakın sayıda örgüt üyesi etkisiz hale getirilmiştir, ancak bunun yarısı bile geri kazanılamamıştır. Süreçte hükümet elbette gelişmeleri yakından izleyerek gereken tedbirleri hayata geçirmek durumundadır. Her zaman söylediğimiz gibi ihtiyat, dikkat, teenni, gözü açıklık önem taşıyor. Bu yönde kaygısı olan bazı kesimlerin iyi niyetli uyarılarını da dikkate alıyoruz. Ancak aşırı derecede karamsarlık pompalamak ve dezenformasyonla sürecin arkasındaki toplumsal desteği çökertmeye çalışmak kimseye bir fayda sağlamaz. Savaş duasına çıkarcasına felaket tellallığı yapmak akan kanın devamını istemek anlamına gelir."


"CİZRE VE DİYARBAKIR OLAYLARI ÖZEL İMALAT"

Cizre'de sözde asayiş timi görüntülerinin basına yansıtılmasının ardından Diyarbakır'da terör örgütü PKK'lılar için mezarlık düzenlemesine ilişkin organizasyonların da maksatlı olarak hazırlandığını kaydeden Akdoğan, iki olayın da psikolojik harekatın parçası, özel bir imalat olduğunu söyledi.

Akdoğan, "Örgüt, bu tür sembolik gösterilerle bölgede otorite tesis ettiği gibi bir görüntü vermek istiyor olabilir. Ancak kimsenin görmediği bir sokakta çok kısa süreli bu tür tiyatroların sergilenmesi, bir fotoğraf karesinin bütün bir bölgenin görüntüsü gibi sunulması maksatlı bir tertibe benziyor. Bu tür olaylar toplumda sürece yönelik desteği azaltmak ve halkta alerji oluşturmak için tezgahlanıyor olabilir" ifadelerini kullandı.

Güvenlik güçlerinin her saniye her yerde bulunamayabileceğini belirten Akdoğan, "Birileri bu tür görüntüleri imal edip, toplumu ajite edecek şekilde propaganda yapıyor. Bunlara müsamaha gösterilmesi söz konusu olamaz, nitekim inceleme ve soruşturmalarla da hemen üzerine gidilmiştir" diye konuştu.

Yalçın Akdoğan, terörist cenazelerinin istismar edilmesi ve bir şova dönüştürülmesinin de sürecin ruhuna uygun düşmeyen bir görüntü oluşturduğuna dikkati çekti.

Akdoğan, "Devletin bu tür hukuksuzluklara izin vermesi mümkün olmadığı gibi, BDP'nin de sürece zarar verecek bu tür görüntülerin oluşmasına engel olması gerekir. Habur'da yaşanan şımarıklık ve taşkınlık açılım sürecini zehirlemiş ve önemli bir girişimi sabote etmişti. Türkiye toplumunu tedirgin edecek görüntülere kesinlikle sebep olunmamalıdır" uyarısında bulundu.