X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sadık Yakut bir ilke imza attı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sadık Yakut bir ilke imza attı

  • Giriş Tarihi: 18.7.2013 13:39 Güncelleme Tarihi: 18.7.2013 13:40

Meclis'i, aralıksız 13 gün boyunca yöneterek bir rekora imza atan TBMM Başkanvekilli Sadık Yakut, bunun sırrını, "Meclis'e antrenmanlı geliyorum. Her sabah 1 saat yürüyorum. Günde 9-10 kilometre yürüdükten sonra enerjinizi atıyor, rahatlıyorsunuz" diye açıkladı.

Başkanlık koltuğuna 1 Temmuz'da oturup, Meclis'in kapandığı 13 Temmuz'a kadar TBMM Genel Kurulu'nda birleşimlerini yöneten Yakut, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Yakut'un birleşimi yönettiği 13 gün boyunca önemli düzenlemeler görüşüldü. Kalkınma Planı, Torba Kanun ve TSK İç Hizmet Kanunu'nda değişiklik yapan kanunun kabul edilmesinin yanı sıra Meclis, bu süre içinde yeni başkanını ve Başkanlık Divanı üyelerini de seçti.

Meclis Başkanvekilliği'ni 9 yıldır yürüten Yakut, 13 günlük aralıksız çalışmaya ilişkin, "Saat 14.00-15.00'te başlayıp, 02.00-03.00'lere kadar çalıştık. Zannederim, TBMM'nin açıldığı günden itibaren, kesintisiz en uzun çalışılan dönem" dedi.

Yakut, Meclis'i idare ederken grup başkanvekilleri ve milletvekillerinin, "Biz zaman zaman dışarı çıkıyoruz. Siz nasıl bu kadar uzun süre kürsüde kalarak, dayanıyorsunuz?" sorularıyla karşılaştığını söyledi. Yakut, Meclis'e antremanlı geldiğini, her gün 1 saat yürüdüğünü belirterek, günde 9-10 kilometre yürüdükten sonra enerjinin atıldığını, rahatlanıldığını anlattı.

Ramazan ayıyla birlikte işin biraz zorlaştığını ifade eden Yakut, son 3-4 gün güneşi sadece evden çıkıp, arabaya bindiğinde gördüğünü dile getirdi. Yakut, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın uzlaşılan 48 maddenin Genel Kurul'a getirilmesi, Meclis'in çalışma çağrısı yaptığında, "Ben çalışırım" dediğini belirtti.

"Edep ve adap kuralları zorlandı"

Yakut, 13 gün boyunca zorlanıp zorlanmadığının sorulması üzeine, zorlukların olduğunu dile getirdi. Yakut, bunun Genel Kurul'daki yansımalarından üzüntü duyduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"A, B, C partisi olarak söylemiyorum; edep ve adap kuralları zorlandı. Grup başkanvekillerinin hem Başkanlık Divanı'na, hem kendi aralarındaki tartışmalarda kuralları zorladılar. Keşke bunlar olmasaydı. TBMM'deki tartışmalarda usul, adap önemli. Bunlara çok dikkat etmeliyiz. Çünkü 75 milyon örnek alıyor. Orada sarf edilen her söz, tutanaklara geçiyor. Konuşulan söz, belki uçup gider ama yazılanların uçup gitmesi mümkün değil. 30-40-50 yıl sonra araştırmacılar, bir konuyu merak edenler, Meclis tutanaklarına baktığında hoş olmayan tartışmaları görecekler. Çok iyi de yad edileceğimizi zannetmiyorum. Onun için üslup, adap, edep Genel Kurul'da önemli. Buna dikkat etmemiz lazım. Zaman zaman çok üzüldüm. Hatta hayretle karşıladım. İnşallah yeni dönemde bunlar olmaz."

"Zorluk, milletvekillerinin tüzüğü bilmemeleri"

İlk dönemlerde, tansiyonun yüksek olduğu ortamlarda sesini yükselttiği zamanların olduğunu dile getiren Yakut, ancak son dönemde bunu bıraktığını söyledi. Yakut, "Çünkü verimli olmuyor. Ne kadar sesinizin tonu düşük olursa, ne kadar güleryüzlü olursanız, idare tarzı daha kolay oluyor" dedi.

"Yasama faaliyetlerinde iktidar partisi yasayı getirir, geneli, maddeler ve önergeler üzerinde konuşmaması, az konuşması gerekir" diyen Yakut, muhalefetin mümkün olduğunca konuşturulması gerektiğini kaydetti.

Yakut, Genel Kurul'u idare ettiğinde, özelilkle muhalefetin daha çok söz almasına, daha çok konuşmasına, konuların daha çok tartışılmasına zemin hazırladığını anlattı.

Genel Kurul'da kendisini en fazla neyin rahatsız ettiğine ilişkin soruya Yakut, "Kurallara riayet etmemek. Milletvekillerinin, İçtüzüğü bilmeleri gerekir. Zorluk, milletvekillerinin tüzüğü bilmemesinden kaynaklanıyor. O kuralın dışına çıkıp bizim söz vermemiz söz konusu değil. Ama bu işten en çok rahatsız olan da iktidar partisinin grubu ve milletvekilleri. En çok zorlandığımız konulardan biri, sataşma nedeniyle söz istemeler. Sataşma ile eleştiri sınırını, söz isteyenler ve grup başkanvekilleri çok iyi belirleyemiyoruz. İçtüzüğün verdiği hakkın kötüye kullanılması da söz konusu. En çok sataşma nedeniyle söz istenildiğinde zorlanıyoruz" karşılığını verdi.

Yakut, Genel Kurul ortamının hararetli olup olmamasının, Başkanlık Divanı'na ve nöbetçi grup başkanvekillerine göre değiştiğini kaydetti.

"Keşke dördüncü başkanvekili de hanımefendi olsaydı"

3 kadın grup başkanvekilinin yanında tek erkek grup başkanvekili olduğunun anımsatılması üzerine Yakut, Genel Kurul'da herkesin diline daha dikkat etmesi gerektiğini ancak 3 kadın arasında daha dikkatli olacakları kanaatinde olduğunu söyledi. Yakut, "Keşte dördüncü başkanvekili de hanımefendi olsaydı. Hatta bütün katip üyelerin hanımefendi olmasını canı gönülden isterdim. Belki, Genel Kurul'daki gerginlikler ve sırada sarf edilen sözler, hanımefendiler idare ederken olmaz diye düşünüyorum" görüşünü dile getirdi.