X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çelik'ten sert tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çelik'ten sert tepki

  • Giriş Tarihi: 25.7.2013 17:00 Güncelleme Tarihi: 25.7.2013 17:55

Hüseyin Çelik, İngiltere'de bazı ünlülerin The Times gazetesine verdikleri ilanla ilgili sert çıktı. Çelik, "Hür seçimle iktidara gelmiş bir partinin yaptığı mitingleri siz Hitler'in mitinglerine benzeteceksiniz. Bunu söyleyenlerin öncelikle ağzını çalkalaması lazım" dedi...

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik yaptığı açıklamada, söz konusu gazetede yer alan metnin muhtevasının doğru olup olmadığı konusuna girmek istemediğini, ancak bu metnin Türkiye'den birileri tarafından servis edildiğinin anlaşıldığını söyledi. Çelik, "AK Parti ve hükümet karşıtı bir duruş sergileyen, onların da sözünü ettikleri bir tabipler odası var. Bu belli zaten. Bunlara servis yapılmış" diye konuştu.

İngiltere'de bazı ünlülerin The Times gazetesine verdikleri ilanla ilgili konuşan Hüseyin Çelik, "İçeriden öyle bir servis yapılmış ki neredeyse bu imzanın sahipleri, kendilerinin de Atatürkçü, Kemalist olduğunu söyleyecek. Çünkü metinden o anlaşılıyor. Bu da güldürür adamı. Bu çok komiktir. Onun için metin burada yazılmış, servis edilmiş ve onlar da altına imza atmışlar. Bunun ötesi yok. Onun için buna tabi ki gereken cevaplar verilecektir. Bu son derece küstahça ve haddi aşan bir tavırdır. Bunu şiddetle reddediyoruz ve kınıyoruz" şeklinde konuştu.

Çelik, Mısır ve Suriye'de sivil insanlara karşı uygulanan şiddetin, aynı çevreler tarafından göz ardı edildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Şu anda Mısır'ı görüyorsunuz. Mısır'da kıyamet koparken, fiili olarak bir darbe yapılmış ve bu darbe esnasında darbeciler, darbeye karşı çıkan ve barışçı eylem yapan insanların üzerine top ve tanklarla saldırıyorlar ve bugüne kadar yüzlerce insan öldürüldü. Burada kimse bir şey söylemiyor. Kenardan seyrediyorlar. Suriye'de bir insanlık dramı yaşanıyor. Ramazan ayı boyunca neredeyse öldürülen insan sayısı bin 300'ü geçti. Bu çok demokratlıktan, çağdaşlıktan söz eden bu ağalar neredeydiler bugüne kadar. Buradan tıs çıkmıyor. Suriye ile ilgili olarak da en ufak şey ortada yok, herhangi bir tavırları yok."

SON DERECE KÜSTAH

Suriye'deki olaylardan kaçarak Türkiye'ye sığınan sivillere dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Bir tarafta böyle bir durum var. Suriye'de, Mısır'da yaşanan insanlık dramına sesiz kalacaksınız, sonra da kalkıp halkın iradesiyle iktidara gelmiş, hür seçimle iktidara gelmiş bir partinin yaptığı mitingleri siz Hitler'in mitinglerine benzeteceksiniz. Bunu söyleyenlerin öncelikle ağzını çalkalaması lazım. Bu ithamları onlara aynen iade ediyoruz, reddediyoruz. Son derece haddi aşan, son derece küstah bir duruştur bu."

Çelik, kendilerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği'ni hatırlatanların, öncelikle bazı Avrpa ülkelerinde polisin eylemcilere uyguladığı şiddetten söz etmediklerine vurgu yaptı.

Çelik, "Londra'daki gösteriler esnasında, polisin göstericilere olan müdahele şeklinden nedense söz etmiyorlar. ABD'de defalarca özellikle bu ve benzeri şekliyle yapılan müdahaleleri dünyanın gündemine taşımıyorlar. Burada fokuslanma var. Öyle anlaşılıyor" şeklinde konuştu.

YALÇIN AKDOĞAN: DENSİZLİKTİR

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, The Times gazetesinde yer alan Türkiye karşıtı ilana tepki gösterdi. Akdoğan, "Böylesine hezeyanlarla ve siyasi polemiklerle dolu bir ilanın The Times'da yayınlanması bu gazetenin saygınlığına gölge düşürdüğü gibi, Türk hükümetine ve Başbakanına karşı çirkin yakıştırmaların olduğu bu muhtevanın altına imza atmaları da saygın bilinen bu ünlüler için itibar zedeleyici bir durumdur" dedi.

Sanat dünyasından bazı isimler, İngiliz gazetesi The Times'a verdikleri ilanda, 5 gencin Gezi Parkı odaklı olaylarda ölümüne neden olan
emirleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiğini iddia etti. Başbakan Erdoğan'ın siyasi başdanışmanı ve AK Parti Milletvekili Akdoğan, "Başbakan'a açık mektup" başlığıyla yer alan gazete ilanında Başbakan Erdoğan'ı ve Türk Hükümetini hedef alan yorumlara tepki gösterdi. AA muhabirine açıklamalarda bulunan AK Parti Ankara Milletvekili Akdoğan, "Parayla yapılan bu tür işleri ciddiye almamakla birlikte, mektubun ilan olarak yayınlandığı mecra ve altında imzası bulunan isimler sebebiyle bir değerlendirme yapmak ve metindeki çirkin yakıştırmaları karşılıksız bırakmamak gerekiyor" dedi.

Yanlış bilgilendirme ve yanlış yönlendirme

İlanın, The Times gazetesinin saygınlığına gölge düşüren iddialar içerdiğini kaydeden Akdoğan, şunları söyledi : "Böylesine hezeyanlarla ve
siyasi polemiklerle dolu bir ilanın The Times'da yayınlanması bu gazetenin saygınlığına gölge düşürdüğü gibi, Türk hükümetine ve Başbakanına karşı çirkin yakıştırmaların olduğu bu muhtevanın altına imza atmaları da saygın bilinen bu ünlüler için itibar zedeleyici bir durumdur. Gezi Parkı olaylarıyla ilgili haksız itham ve suçlamalarla dolu bu mektup tam anlamıyla bir çarpıtma ve bilinçli karalama kampanyası mahiyetindedir. İsmi geçen ünlülerin kendilerini böyle bir siyasi kampanyada kullandırmaları kendileri açısından üzüntü vericidir. Ciddi bir yanlış bilgilendirme ve yanlış yönlendirme olduğunu düşünüyorum. Taksim'deki olaylar sırasında yaşanan vandalizm ve şiddet olayları barışçı bir gösteri sınırlarının çok ötesindedir, açık bir hukuksuzluktur. İllegal örgütlerin ve marjinal şiddet gruplarının demokratik kurumlara, seçilmiş hükümete ve kamu binalarına saldırması hiçbir demokratik ülkede mazur görülemez. Polisin aşırı güç kullanımını görmek isteyenler, İngiltere'de son dönemde yaşanan olaylara yönelik müdahalelere bakabilirler."

İlanda adı geçen isimlerin, hem Türkiye'yi hem de yakın zamanda yaşanan olaylar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan, gazete ilanında düzeysiz ifadeler kullanıp suçlamalarda bulunmalarının, "kabul edilemez" olduğunu söyleyen Yalçın Akdoğan, "Kazlıçeşme'de toplanan 1,5 milyon kişinin iradesini küçümseyen ve bunu Nuremberg Toplanmalarına benzeten bir yaklaşım Türkiye toplumunun büyük bir bölümüne karşı açıkça nefret suçu işlemekte ve milli iradeye saygısızlık yapmaktadır. Bu bile nasıl büyük bir dezenformasyon ve nefret kampanyasına alet olunduğunu göstermektedir. Cumhuriyet tarihinin en büyük demokratikleşme hamlesini gerçekleştiren, sessiz devrim denilen tarihi reformları hayata geçiren, halkın büyük bir bölümünün desteğini alarak iktidara gelen bir yönetimi 'diktatoryal' şeklinde suçlamak açık bir densizliktir" diye konuştu.

Batılı çevrelerin naylon demokratlık görüntüsü

"Bu şahıslar acaba İran ve Çin hapishanelerinde kaç tane gazeteci olduğunu veya Türkiye'deki bahsi geçen sanıkların gazetecilik suçundan yargılanıp yargılanmadığını bilmekte midir?" diyen Akdoğan, şöyle devam etti :

"Acaba bu şahıslar Taksim meydanını dolduran bir çok grubun AB reformlarına ve demokratik gelişmelere karşı olduğunu, statükonun bayraktarlığını yaptığını bilmekte midir? CHP'nin siyasi söylemlerini tekrar eden bir kampanyaya katılan bu şahıslar yerel seçimlerde Türkiye'ye gelip CHP'nin yerel propaganda çalışmalarına da katılacak mıdır? Yakın zamanda Mısır'da gerçekleşen askeri darbeye yönelik bildiri yayınlayamayanların, Suriye'de yüzbin insanın hayatını kaybetmesine karşı sesini çıkaramayanların, Myanmar başta olmak üzere Müslümanların büyük zulümlere uğradığı hadiselere karşı kınamaya yayınlayamayanların hiçbir samimiyeti ve inandırıcılığı olamaz. Son olaylarda çifte standart ve ilkesizlik örneği sergileyen Batılı çevrelerin naylon demokratlık görüntüsü veren tavırları tarihe not düşülmektedir."