X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hükümetten darbecilere sert tepki
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hükümetten darbecilere sert tepki

  • Giriş Tarihi: 27.7.2013 16:55 Güncelleme Tarihi: 27.7.2013 17:47

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatül Adeviyye meydanındaki demokrasi yanlılarına ateş açması sonucu yaşanan katliama ilişkin "Kendi halkına kurşun sıkan, masum çocuklara, yavrulara kurşun sıkanlara lanet olsun" ifadelerini kullandı.

Bakan Bağış, mübarek ramazan gününde Mısır'daki katliam nedeniyle hüzne boğulduklarını kaydetti.

Demokrasi yanlısı yaklaşık 200 kişinin Adeviyye meydanında acımasızca katledildiğini, en az 4 bin 500 kişinin yaralandığını belirten Bağış, "Demokrasi şehitlerine Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kendi halkına kurşun sıkan, masum çocuklara, yavrulara kurşun sıkanlara lanet olsun. Bu insanlara sadece ve sadece darbe karşıtı oldukları için, demokrasi istedikleri için ordu tarafından yaylım ateşi açıldı" ifadelerini kullandı.

Bağış, korktuklarının yavaş yavaş Mısır'ın başına geldiğini belirterek, birilerinin Mısır'da iç savaş çıkarmak istediğini kaydetti.

Bağış, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Buna karşı herkes dikkatli olsun dedik. Bu gece de gördük ki bu senaryoyu harfiyen yerine getiriyorlar. Türkiye olarak başından beri uluslararası toplumu Mısır'daki durumun hassasiyeti konusunda uyardık. Mısır'da demokrasiye sahip çıkılmasının önemine işaret ettik. Ama maalesef işlerine gelince demokrasi havarisi kesilen Batı, Mısır'daki darbeye ve katliama seyirci kalmayı tercih etti."

Taksim'den 8 saat kesintisiz canlı yayın veren, sayfalarını Türkiye'ye nefret duyanlara kiraya veren Batı medyasının çirkin yüzünü Mısır'da ifşa ettiğini kaydeden Bağış, Batı'nın darbeye darbe diyememesini eleştirdi. Bağış açıklamasında "Kalpleri var ama anlamıyorlar. Gözleri var ama görmüyorlar. Kulakları var, işitmiyorlar. Dilleri var, gerçekleri dile getirmiyorlar. Demokrasi ve ortak değerler etrafında bir araya gelmiş, bir barış misyonuyla insanlığa umut vermiş Avrupa Birliği dahi kendi değerlerini elinin tersiyle itercesine darbeye darbe diyemediği gibi katliama da katliam demedi. Sayın Ashton, Mısır'daki bu katliamı gerçekleştirenleri kınamadığı gibi bir de sözkonusu rejimi barışçıl gösterileri güvence altına almaya çağırıyor. Türkiye yalnız başına da kalsa Mısır'da demokrasinin ve milli iradenin yeniden işbaşına gelmesi ve katliamın durması için sesini yükseltmeye devam edecektir" ifadelerine yer verdi.


KALKINMA BAKANI YILMAZ: "MISIR VE MISIR HALKININ YANINDA OLDUK, OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, "Biz Türkiye ve Türk halkı olarak her zaman Mısır ve Mısır halkının yanında olduk. Bundan sonrada yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak'tan helikopterle Bingöl'e gelen Bakan Yılmaz, Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki göstericilere ateş açması sonucunda 200 kişinin ölmesi, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, Mısır'da çatışmaların artmasından endişe duyduklarını söyledi.

Mısır'da dün yaşanan acı hadisede darbeyi protesto eden, barışçı bir şekilde protesto etme hakkını kullanan halka karşı ateş açıldığını ifade ederek, bu müdahale sonunda hayatını kaybeden 200 kişiye Allah'tan rahmet yaralanan binlerce kişiye de acil şifa diledi.

"Biz Türkiye ve Türk halkı olarak her zaman Mısır ve Mısır halkının yanında olduk. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz" diyen Bakan Yılmaz, bir an önce bu hadiselerin son bulmasını temenni ettiklerini belirtti.

Bakan Yılmaz, tüm kesimler, tüm siyasi partiler ve halkın kendi geleceğini tayin etmesi gerektiğine dikkati çekerek, şöyle dedi:

"Demokratik ortama yapılan müdahalelerin nasıl acı sonuçlar doğurduğunu da maalesef bu örneklerle görüyoruz. En büyük endişemiz Mısır'da çatışmaların artması, kardeşin kardeşi öldürmesi ve bunun Mısır'ı zayıflatması olur. Çok şükür bugüne kadar Mısır halkının basiret ve sabırla davrandığını görüyoruz. Halka yönelik yapılan müdahaleye ve ölümlere rağmen şiddete bulaşmadan darbeye yönelik tepkisini gösteren halkı da gerçekten taktir ediyoruz. Bu mübarek ramazan gününde bu olayların yaşanmış olması ayrıca üzüntü verici."


BAŞBAKAN YARDIMCISI BOZDAĞ

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Böylesi bir vahşet karşısında bütün uluslararası toplumun, bütün medeni toplumların, insan hakları ve demokrasiden yana olan herkesin tavır koyması ve Mısır'da olup bitene karşı dur demesi lazımdır" dedi.

Bozdağ, Mısır'da güvenlik güçlerinin darbe karşıtı protestoların yapıldığı Rabiatul Adeviyye meydanındaki darbe karşıtlarına, güvenlik görevlilerinin ateş açması sonucu 200 kişinin ölmesi, 4 binden fazla kişinin de yaralanmasıyla ilgili, Esenboğa Havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bozdağ, katliamda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar dileyerek, "Mısır'da yaşanan katliamdan, bu katliamın emrini veren darbeciler, bu katliam emrini yerine getiren tetikçi katiller sorumlu olduğu kadar, Mısır'daki askeri darbeye destek veren ülke içi, ülke dışındaki herkes ve her ülke esasında müşterek sorumludur" dedi.

Herkesin bu katliam karısında tavrını açıkça insandan, haktan, hukuktan ve demokrasiden yana koyması gerektiğini vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Bu noktada Birleşmiş Milletler, Avrupa ve diğer ülkelerin de sesini yükseltmesi lazım. Biliyorsunuz Suriye'de ölü sayısı 100 bini aştı. Birleşmiş Milletler, Suriye'de sadece ölü sayıcılığı yapıyor. Baktığınız zaman geçmişte Bosna'da Srebrenitza'da BM'nin güvenli bölge ilan ettiği yerde de yine Birleşmiş Milletler'in gözü önünde büyükçe bir katliam yaşanmıştır, soykırım yaşanmıştır. Orada da ölüler sayılmıştır. Yine Mısır'da yaşanan duruma baktığınız zaman da aynı durumla karşı karşıyayız. Orada insan hakları ayaklar altına alınmış, hukuk ayaklar altına alınmış, demokrasi ayaklar altına alınmış. Ülkenin seçtiği, seçilmiş iktidar, askeri darbe ile alaşağı edilmiş; demokrasi diyen, insan hakları diyen, hukuk diyen her daim Türkiye'yi ve başka ülkeleri bu konuda sorgulamaya çekmeyi kendileri için esas kabul eden ülkeler, yaşananlar karşısında sessiz kalmıştır, ondan öte destek vermiştir. Darbeye, darbe bile diyememiştir."

Yaşanan katliam karşısında Avrupa Birliği'nin, Birleşmiş Milletler'in ve uluslararası toplumun sesini yükseltmesi ve bu noktada tavır koyması gerektiğine işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Ama maalesef Mısır'da yaşanan bu hadiseler karşısında sükunet çağrısından öte fazlaca bir şey görünmüyor. Ortada elinde silah olup askere saldıran veya orada kargaşa çıkaran herhangi bir kişi de yok. Baktığınız zaman, saldıran darbeci generalin emrindeki askerler. Onlar saldırıyorlar. Ellerinde silah yok, herhangi bir şiddet uygulayan kişi yok, bunların üzerine hedef gözetilmeksizin ölüm yağdırılıyor. Böylesi bir vahşet karşısında bütün uluslararası toplumun, bütün medeni toplumların, insan hakları ve demokrasiden yana olan herkesin tavır koyması ve Mısır'da olup bitene karşı dur demesi lazımdır. Aksi takdirde insan hakları, demokrasi ve hukuk havariliği yapanların bu noktadaki iradelerinin, bu noktadaki sözlerinin sadece bir beyandan ibaret olduğu anlaşılır ve bu samimiyetsizliğin göstergesi olarak da kaydedilir. Dileriz ki buradaki bu vahşet sona erer, başkaca ölümler olmaz."