Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başbakan'ın hiç bilinmeyen hikayesi

Giriş Tarihi: 3.9.2013 21:56 Güncelleme Tarihi: 3.9.2013 23:40
Başbakan Erdoğan kendi hayatının anlatıldığı belgeselin ilk bölümünde canlı yayına katıldı.

Başbakan Erdoğan, Beyaz TV'de hazırlanan 'Ustanın Hikayesi' adlı kendi hayatını anlatan belgeselin ilk bölümüne konuk oldu.

Başbakan Erdoğan, isminin nerden geldiğini de anlattı. Erdoğan, Recep ayında doğduğunu, geçmişte ailelerin nineler teyzeler, erkeklerde dedelerin isimlerinin çocuklara koyduklarını ikinci isminin de dedesinden geldiğini anlattı.

-İlkokulda Tayyip ismi ile tanındığını, aynı ismin ortaokulda da söylendiğini anlattı. Erdoğan, okulda bir gün namaz kıldırma söz konusu olduğunu, kendisinden başka namaz kıldıran olmayınca arkadaşlarının ona 'hoca' dediğinin bunu da garipsemediğini öğretmenlere de hoca dediklerini anlattı.

-Bizim çocukluğumuzda beni komşu kadın yıkadığı gibi bir başka çocuğu da benim annem yıkamıştır.

-Sokakta en çok oynadığım oyun çelik çomaktır. Bir başka oyun da uzun eşektir. Ya da yakartoptur. Kendi aramızda bazen arkadaşlar genelde dama oynanırdı.

-Banka kumbarası yoktu, ancak annemin yaptığı bir kapta para biriktirirdik. Biriktirdiğimiz para ile de annemize birşeyler almak unutulmayacak anılardı.

-Bizim mutfağımızda Karadeniz mutfağı hakimdir. Bizde kuymak dediğimiz, kara lahana, bulgur ve diğer pilavı mutlaka olurdu. Mutağımız her zaman doludur. Ev hiçbir zaman misafirsiz kalmazdı.

-Babam kimi bulursa alır gelirdi, haber vermezdi. Bizde sini derler, orada hemen sofra hazırlanır yarım saat kırbeş dakikada yemeğimizi yerdik.

- Çocukluğumda kartpostal alırdım, hafta sonu simit ve su satardım. İlk ansiklopediyi arkadaşımdan aldım.
İlk ansiklopediyi 5 lira taksitle aldım. Babam da bir arkadaşına kütüphane yaptırdı.

"ŞİİR YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLDUM"

Türkiye teknik ressamlar cemiyeti bir şiir yarışması düzenlemişti. Yayın grubu kitap serisi ödül olarak koymuştu. O yarışmada ben birinci olmuştum. O ödülleri almıştık. 500 lira da bir para ödülü almıştım. O para benim için çok büyüktü. İkinci bir şiir yarışma da birinci oldum. Kendi kitaplarıma sahip olmam o zaman mümkün oldu.

-Liseler arası münazaralarda yarışmak için hazırlık yapma ve konuyu aktarma bizim cesaretimizi artırdı.

-Çocuklarla ilgili sevgili peygamberimizin onlara çok büyük sevgimiz vardı.

-Kasımpaşa'da yetiştik, orada çok dostlarım hemşehrilerim var. Önceden daha çok Kasımpaşa'da kabirlere gidiyorduk. Şimdi daha çok Karacaahmet'e gidiyoruz.

-İlkokula gidişimin vesilesi İlkokuldaki müdürümdür. Bize din dersine gelişi, babamı bir gün davet edip ona telkinde bulunuşu sonrası babam kabul etti imtihana girdik ve o şekilde okula başladık. O zamanki ötekileşme öğretmenlerimiz bize 'buraya niye geldiniz, ölü mü yıkayacaksınız." diğer liseler vardı. Her üniversiteye gidemezsiniz, sadece Yüksek İslam Enstitüsü vardı, oraya gidebilirdik fark dersi verirsek başka okullara gidebilirdik. Eyüp Lisesi'nde fark dersini vererek Eyüp Lisesi'nden diploma aldım ve Marmara Üniversitesi'ne girdim. İmam Hatip'e ötekileştirme o zaman başlamıştır. Mehmet Ali Beyle aynı okulda okuduk.

-Birçok yönetici o dönemde İmam Hatip'te hangi dersler olduğunu bilmiyordu. Felsefe Edebiyat Fizik Kimya, Matematik tüm dersler vardı. öbür liseler 6 yıl iken biz 7 yıl okuyorduk. Biz bunları aşa aşa geldik. Biz yine de sabır dedik. Benim 4 çocuğumun dördünü de eşimle birlikte kararını verdik. Dördünü de İmam Hatip'e gönderdik. İmam Hatip'ten çıktılar, üniversiteyi okumada kat sayı engeli, kızlara hem katsayı hem başörtüsü engeli çıktı.

-Batıda ABD'de her türlü imkan var, okular serbest, Ama Türkiye'de imkansız. Türkiye Laik diyorlar, bütün inanç gruplarına eşit mesafede olmak laikliğin gereği ama bizde bu yapılmadı. Şimdi bu engeller kaldırılıyor.

AŞKI TARİF ETME ŞEKLİM FARKLIDIR

Kasımpaşa Stadyumu'nun yerinde Tepebaşı Gazinosu vardı. O zaman bizim partimizin toplantısı vardı. Bizim hanımın tasarımcılık yanı güçlüdür. Dikkatimi çekti. Aşık olmak deniliyor ya, yeni tabirle elektriklenme oldu. Ama benim aşkı tarif etme şeklim farklıdır. Aşk kişinin gördüğünde yok olmasıdır. Ama bakıyorsunuz aşık oluyorlar sonra bir başka kişiye aşık oluyorlar.

Biz istemeye giderken rahmetli halamın oğlu, onun arabası vardı. Annem Babam ile kakaolu çikolatalı bir baklava ile gittik. Bize olumlu cevabı verdiler. Çok da uzatmadan 1 senede nişanımızı ve nikahımızı yaptık.

Daha evlendiğimiz andan itibaren kendisi de sosyal hayatın içinde... Gerçekten o günden itibaren siyasi mücadelem içinde niye geç kaldın sorusunu bana iletmedi. Verdiğimiz mücade geceleri 1-2

Büyük kızım Esra yatak odamıza bir not asmış "Babacım bir geceni de bize ayır". Tabi o notu okuyunca duygulandım. Haklılar. Eşimin bu mücadelede dik duruşu bizim gücümüzü artırdı.

KIYAFETİNİZİN SEÇİMİNDE EŞİNİZİN ÇOCUKLARINIZIN ETKİSİ VAR MI?

- Ben konuda eşime ve çocuklarıma yük olmam. Hepsini kendim hallederim.

MUSLUK TAMİRİ HİÇ YAPTINIZ MI EVİNİZDE?

- Kasımpaşa'da oturduğum dönemlerde buna benzer işler yaptık. Badana boya işleri yaptım.
Ama Belediye başkanı ve Başbakan olduğumuzda bu işler üzerimizden gitti.
Öğrencilik zamanlarımda menemeni iyi yapardım, yumurta yapardım. Evlendikten sonra o işler hanıma kaldı tabii.


ŞAHAN GÖKBAKAR'IN ANISI


Dolmabahçe kahvaltılarına davet geldi. Bana Şöyle derse böyle derim diye kendimce hazırlandım.
Başbakan içeri girdi herkesle tokalaştı. Bana tombişim nasılsın dedi. İyim başbakanım dedim...
Tabaktan son lokmayı alacakken Başbakan'la gözgöze geldik, tabii ben o çatalı bıraktım vr aç kaldım.

TORUN SEVGİSİ

Tabii ki evlat sevgisi bambaşka fakat torunlar evlatları bize aratmadı. O başka bir sevgi bize getirdi. Gerek eşim gerekse çocuklar, hele hele ufak kızım onlarla sürekli ilgilenir. Hatta onlar sürekli "teyze beraber yatalım" derler. Allah onların muhabbetini bizden eksik etmesin. Şuanda 3 tane var. Çocuklarımıza da tambihliyorum, "Bakın beni mahcub etmeyin en az 3" diyorum.

Çocuklarınız siyasette olmalarını istermisiniz?

-Eğer içlerinde o heyecan varsa bizler çekildikten sonra girmelerini isterim.

CEZAEVİ DÖNEMİNDE YAŞADIKLARI

Tevfik kardeşim o gün hayatını kaybetti. Onu Cuma namazı sonrası kabre uğurladık, beni de Pınarhisar'a cezaevine. Yol arkadaşlığı budur buna dikkat. Cezaevinde ziyaretçi sayısı 100'ün altına düşmüyor o günlerde. Bu arada yoğun şekilde mektuplar geliyor. Yaklaşık 10 bin adet mektup. Gündüz gelenlerle görüşüyorum, gece gelen mektupları sabah namazına kadar cevap yazıyorum. Hiç usanmadan sürekli cevaplar yazdım. Yanımdaki odada da terör örgütünden kişiler var. Savcıdan müsaade istedim. Müsaade ederseniz tanışmak isterim onlarla dedim. Bize müsaade ettiler ve görüşme yaptık.

Bir muhabbetimiz oldu. Tabii onlara yataklık edenler de vardı orada onlarla da sohbetimiz oldu. Çıktığımız andan itibaren üzerimizde bir sorumluluk vardı. Baktık bir boşluk var mı Türkiye'de. Bir yeni parti isteniyor mu? Tüm vilayetlerde bu ne kadar isteniyor.

İlk girdiğimiz seçimde yüzde 34,4 ile biz parlamentonun CHP ile birlikte yüzde 63'ünü aldık. Ve o günden bu güne sürekli yükselen bir trendimiz var.

Benim enstrüman çalma konusunda bir çalışmam olmadı ama kulağım iyidir. Şarkı söyledik türkü söyledik günlerimizi yanımızdaki arkadaşla böyle geçirdik.

ACUN ILICALI'NIN BİR ANISI

Yurt dışında en çok gurur duyduğum olay, birgün Yunanistan'da taksiye bindik. Nerden geliyorsunuz dedi. Türkiye dedik. Erdoğan Erdoğan dedi. Evet başbakanımız dedik. Ve bize o zaman dediki "Burdan adaylığını koysa seçilir". Başbakan'ın bir Yunanlı tarafından taktir edilmesi benim için bir gurur kaynağıdır.

CUMHURBAŞKANI GÜL BAŞBAKAN'I ANLATTI

"Bizim arkadaşlığımız kardeşliğimiz çook eski yıllara gider. 40 yılı geçen bir arkadaşlığımız kardeşliğimiz var. Bu süre içinde çok olaylar oldu. Bu arkadaşlık mahalle arkadaşlığı değil dava arkadaşlığıdır. Bu çok anlamlıdır memleketimize hizmet noktasında bize görevler düştü. Gerek Refah Partisi gerek Fazilet partisi milletvekili olarak yaptıkları dikkat çekti. O kadar çok heyecanlar yaşadık o kadar çok önemli kararlar aldık ki bunların hangisi aklınızda deseniz doğrusu zorlanırım. Tabii bu başarının altında AK Parti'yi kurmamız milletin huzuruna çıkmamız oldu. İlk kayseride başladık ve o büyük miting adım adım diğer illere taşında ve başarıya ulaştık. Hükümeti kurduğumuzda Türkiye çok zor şartlar altındaydı. Irak savaşı ekonomik durum Kıbrıs'la ilgili alınan kararlar... Türkiye'de çok yapısal değişiklikler oldu. Işığı bütün çevreyi aydınlatmaya başladı. Köklü yapısal değişikliklerle oldu bunlar. Ailelerimiz de hep birbirlerine dosttu, benim çocuklarım onun çocukları da benim çocuklarımdır. Kendisi çok kararlı ve cesur bir kişiliğe sahip. İnsanlarla çok sıcak ilişkiler kurar. Aynı zamanda da çok yufka yüreklidir. Muhakkak ki hepimize hizmetleri çok oldu."
ARKADAŞINA GÖNDER
Başbakan'ın hiç bilinmeyen hikayesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz