X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kimyasal temizliğe en çok biz seviniriz'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Kimyasal temizliğe en çok biz seviniriz'

  • Giriş Tarihi: 17.9.2013

Suriye'deki kimyasal silahların temizlenmesine en çok Türkiye'nin sevineceğini belirten Gül, "Büyük sorunun çözümü için de politik kararlılık gerekiyor" dedi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye'deki kimyasal silahların temizlenmesinin en çok Türkiye'yi sevindireceğini belirterek, "Bir taraftan kimyasal silahların kesin kes Suriye'den çıkartılacak şekilde ciddi ve kararlı bir çalışma yapılırken diğer taraftan da esas daha büyük sorunun çözümü için de güçlü bir politik kararlılığın olması şarttır" dedi. Gül, BM Güvenlik Konseyi'nin Türkiye'yi de ciddi şekilde dinlemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Benin'in Ankara Büyükelçisi Moise Tchando Kerekou'yu Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, Suriye konusunda önemli mesajlar verdi. Kimyasal silahların Suriye'den çıkarılması yönünde ABD ve Rusya'nın anlaşmasını değerlendiren Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:

GÜÇLÜ BİR POLİTİK KARARLILIK ŞART: Bin ton civarında kimyasal silah olduğu söyleniyor. Bunların Suriye'den tamamen temizlenmesine en çok biz seviniriz. Onun için bunu desteklemek lazım ve tabii ki destekliyoruz da. Bu işin bir safhası. Bir de işin ikinci safhası var, o da şu; 'kimyasal silah kullanılmamış olsaydı Suriye'de hiçbir şey yok muydu, problem yok muydu?' gibi bir tavır içine asla girmemek gerekir. Bir taraftan kimyasal silahlar kesin kes, tamamen Suriye'den çıkartılacak şekilde gayet ciddi ve kararlı bir çalışma yapılırken diğer taraftan da esas daha büyük sorunun çözümü için çok güçlü bir politik kararlılığın olması şarttır.

GÜVENLİK KONSEYİ'NİN BİZİ DİNLEMESİ GEREKİR: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kararların nasıl çıktığını, çok büyük perde arkası pazarlıklar var, her kesime her cümle üzerinde çok ciddi, herkesin kaygılarını ayrı ayrı giderecek veya karşılayacak yazılımlar söz konusudur. Dolayısıyla bunlar çıkmadan bir şey söylemek mümkün değil. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi içinde değiliz. Ayrıca daimi üye değiliz ama komşu ülke olarak olup bitenlerden en çok etkilenen biz olduğumuz için şüphesiz ki çok ciddi bir şekilde Güvenlik Konseyi'nin bizi de dinlemesi gerekir.