X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CHP'ye kötü niyet cezası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CHP'ye kötü niyet cezası

  • Giriş Tarihi: 8.10.2013 11:31 Güncelleme Tarihi: 8.10.2013 15:10

Anayasa Mahkemesi, CHP'ye Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile ilgili reddi hakim talebini "kötü niyetli" kullandığı gerekçesiyle disiplin para cezası uyguladı.

Kararın gerekçesinde, "Açılış konuşmasındaki sözler, Türk siyasal yaşamındaki uzlaşma kültürü eksikliğine ve temel siyasal sorunların siyasi arenada çözümü yerine yargı kurumlarına havale edilmesi eğilimine yönelik genel ve kişisel nitelikte bir eleştiri olup somut bir davaya ilişkin herhangi bir görüş veya düşünce içermediği gibi somut bir siyasi partiyi de hedef almamaktadır" denildi.

CHP, "656 sayılı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname"nin bazı maddelerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. CHP'nin dava dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, kamuoyunda Wikileaks belgeleri olarak bilinen ve bir internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 2003 yılında ABD Büyükelçisine Cumhuriyet Halk Partisi aleyhinde bir takım beyanlarda bulunduğu, 25 Nisan 2011 tarihinde Anayasa Mahkemesinin 49. Kuruluş Yıldönümü'nde yaptığı açılış konuşmasında "Ümit ediyorum ki bu gayret, Anayasa Mahkemesine dava açmak suretiyle sorun çözme kolaycılığını da ortadan kaldıracaktır" ifadelerine yer verdiği, ayrıca 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun iptali istemiyle açılan davada verilen kararda açıklanan görüşünün daha önceki kararlarda yer alan görüşlerinden farklı olduğu, bu nedenlerle CHP'nin tarafı olduğu davalarda tarafsız olarak karar veremeyeceği ileri sürülerek reddi h'kim talebinde bulunulmuştu. Anayasa Mahkemesi, KHK'nın bazı maddelerini iptal etti. 6 ay sonra yürürlüğe girecek olan iptal kararının gerekçesi Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. H'kimin reddi talebi yönünden dayanılan hususlardan birinin kamuoyunda Wikileaks belgeleri olarak bilinen belgelerde yer aldığı ileri sürülen bilgiler olduğu belirtilen gerekçede, bu belgelerin gerçekte var olup olmadığının kanıtlanamadığı, içerdiği bilgilerin doğru olup olmadığının da ortaya konulamadığı belirtildi.

500 TL KÖTÜ NİYET CEZASI

Belgelerde ismi geçen birçok kişi gibi Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç tarafından da kamuoyunun bilgisine sunulan bilgilerin yalanlandığının anımsatıldığı gerekçede, "Ret talebi yönünden dayanılan hususlardan biri olan açılış konuşmasındaki sözler, Türk siyasal yaşamındaki uzlaşma kültürü eksikliğine ve temel siyasal sorunların siyasi arenada çözümü yerine yargı kurumlarına havale edilmesi eğilimine yönelik genel ve kişisel nitelikte bir eleştiri olup somut bir davaya ilişkin herhangi bir görüş veya düşünce içermediği gibi somut bir siyasi partiyi de hedef almamaktadır. Haşim Kılıç'ın geçmişte kimi dava dosyalarında kullandığı oylar, tamamen h'kimin yargısal görevine ilişkindir" denildi. H'kimin geçmişte verdiği kararların ve kullandığı oyların ret sebebi olarak kabul edilemeyeceğinin açık olduğunun ifade edildiği gerekçede, h'kimin reddini talep etme hakkının da amacına uygun olarak kullanılması gerektiği aksi halde hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olacağı belirtildi. Gerekçede, "Varlığı ve içerdiği bilgilerin doğruluğu kanıtlanmamış aksine yalanlanmış olan ve hukuken delil değeri bulunmayan bir takım bilgi ve belgelere, yine ret sebebi olmadığı açık olan h'kimin önceki dava dosyalarında kullandığı oylara dayanılarak ret talebinde bulunulmuş olması, h'kimin reddini talep etme hakkının iyi niyetle ve amacına uygun olarak kullanılmadığını ortaya koymaktadır" denildi. Reddi h'kim talebini reddeden Yüksek Mahkeme, talebin kötü niyetle yapıldığını kabul ederek CHP'ye 500 TL disiplin para cezası uygulanmasına karar verdi. Hakimin reddi talebini oy birliği ile reddedilirken, CHP'nin kötü niyetli olduğuna ilişkin alınan karar ve verilen para cezası oy çokluğu ile karara bağlandı.

ÖNCEKİ MEVZUATTA BULUNMUYOR

KHP'nın iptal hükümlerinin gerekçesinde ise dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa'dan alan olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki kanun hükmünde kararnamelerin bir yetki kanununa dayanmasının zorunlu olduğunun anımsatıldı. KHK'nin 20. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (ç) bendiyle, 657 sayılı Kanun'a ekli (II) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin "2. Yargı Kuruluşları, Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ile Yüksek Öğretim Kuruluşlarında" bölümüne "Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Daire Başkanı," ibaresi eklenerek TİKA daire başkanlarının 3 bin 600 ek gösterge rakamı üzerinden aylık almalarının bağlandığının belirtildiği gerekçede, TİKA daire başkanlarının önceki mevzuatta olmayan gösterge rakamı üzerinden aylık almalarının sağlanmasının doğrudan kamu personelinin mali haklarına ilişkin olduğu vurgulanarak bu durumun Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamına girmediği kaydedildi.

YETKİ KANUNUN DIŞINDA

TİKA daire başkanlarının 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı almalarının sağlanmasının da doğrudan kamu personelinin mali haklarına ilişkin olduğunun vurgulandığı gerekçede, bu durumun da Yetki Kanunu'nun amaç ve kapsamına giren konularda yapılan düzenlemelerin doğal sonuçları arasında yer almadığı ifade edildi. Anayasa'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlıklı dördüncü bölümünde yer alan ve 70. maddesinde korunan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin olarak kanun hükmünde kararname ile düzenleme yapılmasının mümkün olmadığının kaydedildiği gerekçede, "TİKA Uzman Yardımcılığına atanmanın koşullarının, TİKA Uzman Yardımcılığında en az üç yıl çalışanların, Başkanlıkça yapılacak yeterlik sınavında başarı göstermek şartıyla TİKA Uzmanı unvanını alacakları, üst üste iki defa yeterlik sınavında başarı gösteremeyenlerin durumlarına uygun diğer kadrolara atanacaklarının, TİKA Uzmanı ile Uzman Yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı ve yeterlik sınavının anayasaya aykırı olduğu belirtildi. Gerekçede, TİKA Uzmanlığı kadrolarına giriş koşullarının belirlenmesinin kamu hizmetine girme hakkına ilişkin bir düzenleme olduğuna dikkat çekildi. KHK'nin geçici 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, 2011 yılı için geçerli olmak üzere 6091 sayılı 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun 22. maddesindeki sınırlamalara t'bi olmaksızın Başkanlık kadrolarına atama yapılabileceği hükme bağlandığı anımsatılan gerekçede, "KHK ile 2011 yılı için geçerli olmak üzere 6091 sayılı Bütçe Kanunu'nun 22. maddesindeki sınırlamalara t'bi olmaksızın Başkanlık kadrolarına atama yapılabilmesinin olanaklı kılınması, 6091 sayılı Bütçe Kanunu'nun 22. maddesinin (1) numaralı fıkrasında öngörülen sınırlamaların, TİKA'ya tahsis edilen kadrolar yönünden uygulanmaması sonucunu doğurmakta ve bu durum, bütçe kanununda değişiklik yapılması anlamına gelmektedir. Kural Anayasa'nın 163. maddesine aykırıdır, iptali gerekir" denildi.