X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Devlet vatandaşa format atamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Devlet vatandaşa format atamaz

  • Giriş Tarihi: 9.10.2013

Devletin vatandaşının yaşam tarzına, inancına dayatma yapma hakkının olmadığını belirten Erdoğan "Vatandaşına çocukluktan başlayarak format atamaz. Tek tip vatandaş yetiştirmek için zulmedemez" dedi

Başbakan Tayyip Erdoğan'dan yeni yasama döneminin ilk grup toplantısında çarpıcı mesajlar geldi. Demokratikleşme paketini "Bir karanlık dönem sona eriyor" sözleriyle değerlendiren Erdoğan "Devlet vatandaşına format atamaz" mesajı verdi. Erdoğan şunları söyledi:
DEVLET FORMAT ATAMAZ: Devletin hizmetleri karşısında imtiyaz kabul etmiyoruz. Devletin vatandaşa bakışında imtiyazı asla kabul etmiyoruz. Hukuk önünde, devlet nazarından, devletin hizmetleri hususunda her vatandaş birdir eşittir, bütünüyle aynı haklara sahiptir. Devlet vatandaşının yaşam tarzına, inancına dayatma yapamaz. Devlet vatandaşına çocukluktan başlayarak format atamaz. Tek tip, standart vatandaş yetiştirmek için vatandaşına zulmedemez.
BU CUMHURİYET ESKİSİ GİBİ DEĞİL: Her sabah okullarda okutulan ant, 1933'te başlayan, bugüne kadar da defalarca değiştirilen, kaldırıldığı halde 12 Mart'ta 12 Eylül'de yeniden diriltilen bir uygulamadır. Bunun Cumhuriyetle ilgili olduğunu iddia etmek nasıl bir cahilliktir? Türkiye'de kılık ve kıyafet üzerinden ayrımcılık Cumhuriyetin kurulmasından çok sonra uygulanmaya başlanmıştır. 1940'larda adeta zulme dönüşmüş, 12 Eylül ve 28 Şubat dönemlerinde bu zulüm doruk noktasına ulaşmıştır. Başörtüsü yasağını Cumhuriyet ile ilişkilendirmek nasıl bir cahilliktir? Bu Cumhuriyet 28 Şubat'ta, 12 Eylül'de, 27 Mayıs'ta kurulan bir Cumhuriyet değildir.
ANDIMIZIN KALDIRILMASI: Andımız'ın yazarı olan Reşit Galip, Türkçe ezan zulmünün mimarlarından, Türkçe ezan metnin yazarlarındandır'. Aynı Reşit Galip, insan kafataslarını ölçen, insanları kafataslarına göre sınıflandıran anlayışı destekleyen sözümona bir bilim insanıdır. Bugünün Türkiye'sine, dünyasına denk düşmeyen bir uygulamaydı. Bu nereye dönüyor biliyor musunuz? 1930'lardan ve 40'lardaki Hitler ve Stalin gibi diktatörler zamanında toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Her sabah 'doğruyum, çalışkanım' demekle doğru ve çalışkan olunmaz. Gideceksin IMF'nin kapısında nöbet tutacaksın, 'aman bana 3, 5 kuruş borç verin' diye. Ondan sonra da 'doğruyum, dürüstüm, çalışkanım' diyeceksin. Ondan sonra 'milliyetçiyim' diyeceksin.
BAŞÖRTÜLÜLERE PROVOKASYON UYARISI: Tüm başörtülü kardeşlerime sesleniyorum; süreci provoke etmeye çalışanlar olabilir, lütfen bunları da size bırakıyorum... Bu oyuna asla gelinmesin. Kılık kıyafet yönetmeliğindeki değişiklikle çok canlar yakan, gençlerimize, onların anne babalarına çok ağır acılar yaşatan bir uygulama, bir karanlık dönem böylece sona eriyor. Benim başı açık kardeşim de başı örtülü kardeşim de bundan sonra rahat rahat aynı yerde ve birlikte çalışmanın hazzına, mutluluğuna ereceklerdir.
EŞ ZAMANLI ADIM ATALIM : Onlar da (Yunanistan) gelsinler bu konuda 'evet' desinler, eş zamanlı adımları atalım. Biz buna varız. Fethiye Camisi'nden, diğer camiden ve başmüftü seçimini birlikte aynı zamanda yapalım, biz Ruhban Okulu'nu da açarız.

'BİZ BİRBİRİMİZE ÇELME TAKMAYIZ'
"Bizi bir araya getiren çıkar birlikteliği değildir, ortak hırslar hiç değildir. Tesadüfen bir araya gelmiş, öylesine toplanmış bir topluluk da değiliz. Ortak idealleri, ortak hedefleri olan, ülke ve millet için aynı ortak sızıyı yüreğinde hisseden, aynı acıları, dertleri yaşayarak, bugünlere ulaşmış, yani kader ortaklığı yapmış bir kadroyuz. Böyle bir kadro içinde, birbirine çelme takmak, birbirinin kuyusunu kazmak, birbirinin başarısızlığından medet ummak asla olamaz. Biz biriz ve beraberiz."