X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan'dan önemli açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan'dan önemli açıklamalar

  • Giriş Tarihi: 12.10.2013 15:21 Güncelleme Tarihi: 12.10.2013 17:32

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un trafik sorunlarını çözmek için tüm imkanları seferber etmeye devam edeceklerini söyledi. Erdoğan, 'Biz, ulaşım alt yapısına yatırım yapmaya, ulaşımı daha konforlu hale getirmeye devam edeceğiz.' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde İstanbul'da yaşanan trafik sıkıntısının geçici olduğunu ve Kurban Bayramı öncesi yoğunlaşan yük trafiğinden kaynaklandığını bildirdi. Erdoğan, İstanbul'un trafik sorununa dikkat çekerek, 1-2 kilometrelik alanlara özel araçlarla gidilmesini eleştirdi. Türkiye'nin akaryakıt konusunda zengin bir ülke olmadığını, akaryakıtın dışarıdan ithal edildiğini belirten Erdoğan, "Özellikle İstanbullu olarak otomobille olan ilişkimizi mutlaka ama mutlaka gözden geçirmemiz gerekiyor. Ulaşımın özel araçlarla değil, toplu ulaşım araçlarıyla yapılması gerekiyor" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ataşehir Anadolu Garajı'nda 758 İETT otobüsünün hizmete alım törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, yeni otobüslerin İstanbul'a hayırlı olmasını dileyerek, İstanbul'un trafik sorununa dikkat çekti. Belediye başkanı olduğu dönemdeki nüfusuna ve trafik durumuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye genelinde 17 milyon motorlu araç bulunduğunu, her altı araçtan bir tanesinin İstanbul'da bulunduğunu ifade etti. İstanbul'da yılda ortalama 350 bin aracın trafiğe girdiğini belirten Erdoğan, İstanbul'daki trafiği rahatlatmak için çok büyük yatırımlar yaptıklarını kaydetti. Belli saatlerde Londra'nın merkezine girmek için para ödendiğini ifade eden Erdoğan, belediye başkanı olduğu dönemde İstanbul'a girmek için nakil ilmühaberi istenmesi önerisi getirdiğini, bu önerinin de "yasaklamak" olarak yorumlandığını anımsattı. İstanbul halkının kendilerini hiçbir zaman iktidardan indirmediğini vurgulayan Başbakan, yapılacak yatırımları anlattı. İstanbul'un ulaşım sorunun kolaylaştırmak için yapılan yatırımlara dikkat çeken Erdoğan, "Biz kimsenin harcamalarına mülk edinmelerine elbette karışmayız. Devletin böyle bir yetkisi ve sorumluluğu yoktur. Millet olarak özellikle İstanbul'un sakinleri olarak otomobil ile olan ilişkimizi, ulaşım alışkanlıklarımızı mutlaka gözden geçirmek zorundayız. Devletin hazinesi, maliyesi bu kadar otomobil satılmasından akaryakıt tüketilmesinden vergi boyutuyla memnundur. İthal araçlar nedeniyle Türkiye'nin çok önemli kaynakları yurtdışına akıyor. Akaryakıt tüketimi nedeniyle Türkiye her yıl yurtdışına çok büyük miktarlarda ithalat yapıyor. Bunun içinde cari açıkta büyüme söz konusu. Ulaşımı rahatlatmak için Türkiye geneline ulaşım alt yapısına büyük miktarlarda yatırım yapıyoruz. Trafikte artan araç sayısı nedeniyle saatlerimiz trafikte heba oluyor, sinirler yıpranıyor, çevre kirleniyor. Modern bir şehir ulaşımı özel araçlarla değil toplu taşıma araçlarıyla yapıldığı şehirdir" dedi.

İŞE GİDİP GELİŞTE TOPLU TAŞIMA KULLANIN

Başbakan Erdoğan 1-2 kilometrelik alanlara özel araçlarla gidilmesini eleştirdi, Türkiye'nin akaryakıt konusunda zengin bir ülke olmadığını kaydetti. Akaryakıtın dışarıdan ithal edildiğini anımsatan Erdoğan, ulaşımda tasarrufun dikkate alınması gerektiğini, iş gidişi ve dönüşünde toplu taşıma araçlarının kullanılması için hassa olunması gerektiğini bildirdi. Başbakan Erdoğan, "Ulaşım alışkanlıklarımızı değiştirirsek inanın hem ülke kazanacak hem İstanbul kazanacak, hem çevre hem de aileler kazanacak. Son günlerde İstanbul'da yaşanan trafik sıkıntısı bana göre geçicidir. Kurban Bayramı öncesinde yük ve yolcu trafiğindeki artış İstanbul trafiğini yoğunlaştırdı" dedi. İstanbul'daki nüfus yoğunluğuna dikkat çeken Erdoğan, ömrü tükenen araçların trafikte arıza yapması durumunda trafiğin tıkandığını ifade etti. Yeni alınan İETT otobüslerinin donanımları ve yol çalışmaları hakkında bilgi veren Erdoğan, "Biten her proje ile İstanbul'da özel araçların azalmasını, toplu taşımaya ilginin daha da artmasını bekliyoruz. Modern dünya toplu taşım araçlarına ilgi duyan dünyadır. Özel araçlarını daha çok hafta sonu ailece kullanırlar. Şu anda ailenin içinde evin beyinin de bir tane aracı evin hanımının da bir tane aracı öylemi Bu herhalde İstanbul'un bu tür sıkıntısını tahrik ediyor. Toplu taşımadan şikayetler olabilir, ilgi arttıkça sorunlar da tek tek ortadan kalkacaktır. Toplu taşımada yatırım kendi kendisini finanse eder hale gelmesi lazım" dedi.

GEL DE BU ZEVKİ YAŞA

Yavuz Selim Köprüsü'nün 2015 yılında açılacağını ifade eden Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın ise Marmaray Projesi ile taçlandırılacağını kaydetti. Marmaray'ın engellenmek istendiğini savunan Erdoğan, "Çanak çömlek var dediler engellemek istediler ve 4 yılımızı yediler. Biz yılmadık ve Cumhuriyet tarihimizin en büyük tarımıdır bu yatırım, bunu 29 Ekim'de açıyoruz. Boğaz'ın 62 metre derinliğinde, bunun içinden seyahat edeceğiz Londra'yı pekin'e bağlıyoruz. 122 yıl önce Sultan Abdülhamit bunun proje çalışmalarını yapmıştı. Bu projelerini gördüğüm zaman şok oldum. Ecdadımıza bak ya 122 yıl önce bu projeyi, taslak çalışmalarını yapmışlar. O günden bugüne gelen iktidarların hiçbiri bu adımı atamadı" dedi. Marmaray'ın test sürüşlerine katıldığını ifade eden Erdoğan, "Bu tencere tavcılar var ya bunlar Bu tencere tava ne işe yarar? Gel de bu zevki yaşa daha sonra buradan sen de geçeceksin be! Birinci köprüye karşı çıktınız sonra üstünden seyahat ettiniz. İkiye karşı çıktınız üstünden seyahat ettiniz. Şimdi 3'e karşı çıkıyorsunuz üstünden seyahat edeceksiniz. Marmaray'a karşı çıkıyorsunuz ona da seyahat edeceksiniz. Beşinci bir tüp geçit daha yapıyoruz. Marmaray'ın biraz güneyinde iki katlı lastikli yani araçların gidip geldiği tüp geçit de devam ediyor. Onu da 2015'te onu açacağız" diye konuştu.

"KANAL İSTANBUL'U YAPACAĞIZ"

Hızlı tren de son aşamaya gelindiğini ifade eden Erdoğan, "Şimdi dev projenin ihalesine hazırlanıyoruz. Kanal İstanbul. Karadeniz'i Marmara'ya bağlıyoruz. Boğazı bir çevre tehdidinden kurtaralım istedik. Bu kanalı bunların akılları almıyor. Bırakın diyorlar palavra. Proje hazır, yol güzergahı hazır, her şey belirlendi. İnşallah bu Boğaz'dan daha da güzel olacak. Boğaz güzel ama Kanal İstanbul daha da güzel olacak. Deniz ulaşımını kökten değiştireceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Çamlıca'daki televizyon kulelerinin Küçük Çamlıca'ya kaldırılacağını ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir başka adımda demokraside. Paketi açıkladık malum. Bizim bir sözümüz vardı. Yassıada ve Sivriada'yı demokrasi ve özgürlük adasına haline getirmekti. Proje bitti. İşi sahibine teslim edeceğiz ve orayı da bitireceğiz. İdam karının verildiği bu adada orada bir müzede o serüven izlenecek, uluslar arası kongreler yapılacak. Bu ada hakkı olan işlevini görecek. Sivriada kongre merkezi olacak. Ben muhalefete soruyorum. Sizin bir eseriniz var mı? Onu söyleyin. Yok. Bunlar böyle bir şeyi yapamazlar. Bunların ne aşkı ne heyecanı var. Bizim milletimize bir aşkımız sevdamız var aramızdaki fark bu Bunlar Cumhuriyetimize sahip çıkmadılar. Cumhuriyetçiyiz deyip halkı kamplara, kutuplara, muteber ve muteber olmayan sınıfa ayırdılar. Beli kesimleri dışladılar belli kesimlere zulüm ettiler. Cumhuriyetçiyim demekle cumhuriyetçi olunmaz, milliyetçiyim diye slogan atmakla milliyetçi olunmaz. Eğer cumhur ile cumhuriyeti Devlet ile milleti kucaklaştırıyorsan o zaman cumhuriyetçi milliyetçi olursun. Yasaklarla Cumhuriyet, ayrıştırmalarla, cumhuriyet yücelmez. Çocuklara her gün slogan attırarak Cumhuriyet büyümez. Cumhuriyetimi demir prangalardan kurtarıyor, demir ağlarla

Yol ağlarıyla asrın projeleriyle kardeşlikle büyütüyoruz. Çocuklarımız için kitap almaya gidiyoruz bir kısmı var bir kısmı yok. Biz teksir notuyla okuduk ya. Şimdi sıranın üzerinde kitapları ücretsiz olarak okutuyoruz. Kara tahtayı kaldırmaya başladık. Şimdi sınıflara akıllı tahtaya koymaya başladık."

HERKESİN DİLİNE, DİNİNE SAYGI DUYACAĞIZ

Millet için cumhuriyet için kader birliği yaparak 2023 yılına girileceğini ifade eden Erdoğan, "Onun için biz tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz" dedi. Ama tek dil, hayır, resmi dilde tek dil. Ama bunu dışında herkesin diline saygı duyacağız. Herkesin dinine saygı duyacağız. Ne din dayatması ne dil dayatması yapabiliriz ama bizi bütünleştiren unsurlar var resmi dil tektir. Bu farklı. Ana dilde eğitim, kur kendi özel okulunu git orada eğimini ver ama devletin okullarında böyle bir şeyi yapamayız" dedi.