X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Davalardan gelen para şu an stokta'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Davalardan gelen para şu an stokta'

  • Giriş Tarihi: 4.11.2013

Muhalefetin genel başkanlarına gerekli cevapları yargının verdiğini söyleyen Erdoğan, "Onların dilinden yargı gayet iyi anlıyor. Bol bol da paralar geliyor. Şu anda stokta. Sonra açıklayacağım" dedi

Kendisine ve AK Parti'ye saldıran muhalefete hem AK Parti yöneticilerinin hem de yargının gereken cevabı verdiğini söyleyen Erdoğan, "Bol bol da paralar geliyor, vakti saati geldiğinde açıklayacağım onları, şu anda stokta" dedi. Erdoğan, Kızılcahamam'da düzenlenen AK Parti 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış oturumunda şu mesajları verdi:
Türkiye'de olduğu kadar dünyanın her ülkesinde sandık namustur. Egemen güçlerin 'benim istediğim yerde namustur, benim istediğim yerde değildir' yaklaşımı bize yol çizemez.

REHAVET UYARISI

3 Kasım partimizin iktidara gelişinin 11. yıl dönümü. 11. yıl dönümünde, en az 3 Kasım seçimleri kadar önemli bir seçime, 30 Mart seçimlerine hazırlanıyoruz. Bu süreçte, genel başkan yardımcısından bakanlara, kadın kolları başkanlığından gençlik kollarına, milletvekillerinden il başkanlarına, belediye başkanlarından sandık müşahitlerine kadar her kademe teşkilat mensubunun çok hassas olması ve çok çalışması gerekiyor.
Biz, öyle bir yokuş çıkıyoruz ki, bu yokuşta durmanın, duraklamanın, rehavetin hiçbir mazereti yoktur. Biraz soluklanayım deyip bir kenara iliştiğiniz anda, o dik yokuştan, o uçurumlardan, zirvenin eteğindeki o kayalıklardan, milletin emaneti düşer, milletin sancağı düşer ve yuvarlanıp gider. Menzile giden yolda, çok ama çok dikkatli olmak, o emaneti de, o sancağı da çok iyi kavramak zorundayız. En küçük bir gevşeme, en küçük bir ihmal, Türkiye'nin eski Türkiye'ye rücu etmesine sebep olabilir.
Bir, zirveye giden yolun zeminini sağlam taşlarla döşeyeceğiz. İki, bizden sonra emaneti taşıyacak vatanına, ülkesine, milletine hizmetkarlık yapacak nesillere yollar açacağız. Hiç kuşkunuz olmasın ki, bu hareketin zemini sağlamdır.

CESARET ÇAĞRISI

Nasıl olsa oylar geliyor, nasıl olsa anketlerden iyi sonuçlar çıkıyor, nasıl olsa Türkiye'de her iki kişiden biri bize oy veriyor diyerek rehavete kapılanlar kendilerini kaybeder. Biz, bütün teşkilat olarak, bize iftira atanlardan çok daha fazla cesur olmak zorundayız. Bir tek kişinin ihmali, bütün teşkilatı, bütün ülkeyi zora sokar.
Onlar kışkırtmada ne kadar yürekliyse, biz, sakinleştirmede o kadar yürekli olmak zorundayız. Onların sırtında yumurta küfesi yok. Onların omuzlarında milletin emaneti, ellerinde milletin sancağı yok.
Onlar, gayri meşru yollara, teröre, silaha, şiddete, taşa, molotofa, yağmacılığa, barbarlığa başvursa bile, biz, meşruiyet, hukuk içinde kalmak, ağırbaşlı olmak, ama aynı zamanda da cesur olmak zorundayız.
Muhalefetin genel başkanlarının adını ağzıma almayacağım. Onlara gerekli cevapları zaten arkadaşlarım veriyor, yargı veriyor. Bol bol da paralar geliyor, vakti saati geldiğinde açıklayacağım onları, şu anda stokta. Onların dilinden yargı gayet iyi anlıyor, arkadaşlarım da anlıyor. Biz ne yapıyoruz, ne yapmaktayız bunları anlatmaya devam edeceğiz.
Bugün ülkemiz ve İslam coğrafyası için son derece önemli bir gün idrak edilecek. Muharrem ayının 1'i olması hasebiyle, Hicri yılbaşı kutlanacak. Muharrem ayıyla birlikte Kerbela'da önce susuzluğa mahkum edilmiş, ardından tarihin en acı katliamı gerçekleşmiş, Hazreti Hüseyin ve ailesi şehit edilmişti.
Kerbela faciasının üzerinden 1374 yıl geçmiş olmasına rağmen tam olarak anlaşılmadı. Hazret-i Hüseyin'in, yaşamı kadar şehadeti de bizlere unutulmayacak dersler verdi. Kerbela'da, inandığı dava uğruna başını verirken, bize, kardeş kavgasının ne kadar büyük bir acı, ne kadar derin bir yara olduğunu da öğretti. Kerbela faciasından intikam, öfke, nefret, husumet, ayrışma çıkaranlar, kardeş katlinin caiz olduğu sonucunu çıkaranlar Kerbela'yı anlamamıştır.
Suriye'de iki yıldır devam eden çatışmalarda 130 binden fazla insan hayatını kaybetti, 7 milyondan fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Şu anda 600 bini aşkın insan bizim ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor. Şam'daki Yezid halkına ölüm gönderiyor. Suriye'nin her köşesinde her an adeta mini bir Kerbela yaşanıyor. Şimdi birileri çıkmış, bize 'susun' diyor. Susarsak yarın biz Hz. Hüseyin'in yüzüne asıl bakarız.
Orada yaşanan bir SünniŞii çatışması değil bir hak ve batıl çatışması. Suriye gibi Mısır'da da farklı bir acı yaşandı. Rabia işareti, sadece Mısır halkının haklı davasının işareti değildir. Bu işaret, dünyanın her yerinde artık haksızlığa dur, zulme, baskıya, ölümlere, katliamlara yeter, 'darbeye dur' işaretidir.