X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: El Kaide ülkede barınamaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: El Kaide ülkede barınamaz

  • Giriş Tarihi: 8.11.2013

"El Kaide'ye destek veriliyor" iddialarına "İftira. PKK ile mücadelenin aynısını yaparız" yanıtı veren Erdoğan, Kıbrıs'taki yeni süreci "" diye isimlendirdi

, El Kaide'nin Türkiye sınırını kullandığı iddialarına "iftira" dedi. El Kaide ile ilgili "PKK ile mücadelenin aynısını yaparız" diyen Erdoğan, İsveç Başbakanı Frendrik Reinfeldt yaptığı basın toplantısında şu mesajları verdi:
(Türkiye'nin Suriye sınırında cihadçı grupların sayısının arttı. Bunların Türkiye'yi transit olarak kullanmasını nasıl açıklıyorsunuz?") Nusra gibi, El Kaide gibi örgütlerin bizim ülkemizde barınmaları söz konusu olamaz, tam aksine bunlara yönelik herhangi bir yapılanma olması halinde bölücü terör örgütleri ile verdiğimiz mücadele neyse onlar da aynı mücadeleye tabidir. Suriye'deki El Kaide bağlantılı hangi ülke olursa olsun Türkiye'nin ilişkisi yoktur, tam aksine bunları dışlamıştır.
Biz orada ÖSO ile irtibat halindeyiz ve dünyanın tanıdığı zaten ÖSO'dur. Suriye Ulusal Koalisyonu ile bizim irtibatımız söz konusudur. İnsani yardımlarımızı bunlar vasıtası ile yapmaktayız. Şu anda sığınmacılara 2 milyar doları aşkın yapmış olduğumuz yardımlar var. Dışarıdan gelen yardımlar da 135 milyon dolardır. Biz açık kapı politikası ile de Suriye'den ülkemize gelen sığınmacılara desteğimizi sürdüreceğiz. Ama bizim aşırı uçlara yer vermemiz, güvence ve koruma altına almamız kesinlikle mümkün değildir, bunların hepsini iftiradır, yalandır.
(AB üyeliği önündeki engeller) 16 farklı fasıl önündeki siyasi engeller bizi üzmekte. Engellerin kalkması için biz hazırız. Dersimizi iyi çalıştık, bunları aşabilecek imkana ve güce sahibiz. AB'nin kurumsallaşmasını yakından takip ediyoruz. Eğer siyasi engeller olmazsa bunları süratle aşarız.

BAN-Kİ MOON PLANI

(Kıbrıs'ta yeni dönem) Önümüzdeki dönem yapılmakta olan görüşmeleri Petersburg'la başlatmak istiyorum. Orada BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'la görüşmem oldu. "Bizler garantör ülkeler olarak hep birlikte görüşmelerde aktif rol alabiliriz. Burayı artık bir neticeye kavuşturalım. Güney Kıbrıs yönetimi kararlıysa biz de KKTC'ye aynı şekilde gerekli telkinleri yapabiliriz. Yeter ki Yunanistan da Güney Kıbrıs'a gerekli telkinleri yapmış olsun ve BM Genel Sekreteri riyasetinde bu işi bir an önce neticelendirelim" dedik. İsveç Başbakanı, Güney Kıbrıs'ın şimdiki cumhurbaşkanına daha olumlu bakıyor ve güveniyor. Biz de KKTC yönetimine güveniyoruz, inanıyoruz. O zaman adımları gelin atalım. Önümüzde bir Annan Planı vardı, rafa kaldırıldı. Şimdi artık Ban Ki Moon Planı oluşturulacak. Bu planı oluşturalım ve neticeye kavuşturalım.
(Esad ile dostluğunuz neden bozuldu?) Bizim Suriye halkı ile sıkıntımız yok. Girişimlerimiz ile aile dostluğuna kadar işi getirdik. Arap Baharı döneminde Halep'te saatlerce konuştuk. "Şu andaki rüzgar iyi esmiyor bu sizi de vurabilir" dedik. O ana kadar Suriye'de otokratik rejim vardı, tek parti. "Bu otokrasiden çıkmanız lazım, biz size her türlü desteği vermeye hazırız." Adamlarını gönderdi, çalışıldı. Ama bir şey değişmedi. Tanklarla insanları öldürmeye başladı. Özel temsilcilerimizi gönderdik. "Bu insanlar terörist" dedi. Mabette ibadet eden nasıl terörist olur? Elinde silah yok.
Şu anda gelinen noktada 150 bine yakın insan öldürüldü. Sadece ülkemde 600 bini aşkın sığınmacı var. Onların dışında Lübnan ve Ürdün gibi ülkelere sığınanlarla birlikte 2 milyona ulaşıyor. Suriye içinde göç edenleri de kattığınızda 7 milyonu buluyor. Bu insanlar rejimin silahlarından kaçıyor. Kimyasal silahlar ve konvansiyonel silahlar var. Suriye ile ilişkilerimiz bunlardan dolayı bozuldu. Esad gitmedikçe de normale dönmesi mümkün değil.
Cenevre 2'yi destekliyoruz ama bizde 'ipe un sermek' diye bir söz vardır. Rusya dışişleri bakanı bir açıklama yaptı ve erteleme kararı alındı. Niye? Suriye hükümetine "Esad'lı bir çözümü kabul edeceksiniz" deniyor. Biz, "Ne konuşulacaksa Cenevre'de konuşulsun ve ona göre adımlar atılsın"diyoruz.

DEMOKRATİKLEŞME
İsveç Başbakanı Reinfeldt de "Stratejik ortaklığı ileriye götürme noktasında çevre ve enerji noktalarında kararlıyız. 23 ve 24 sayılı fasıllar da açılır diye diliyorum. Her zaman Türkiye'nin AB'ye katılması noktasında önem veriyoruz" diye konuştu. Vize ve geri kabul konularının da ilerlemesini istediklerini vurgulayan İsveç Başbakanı Türkiye'deki demokratikleşme paketine ve çözüm sürecine de değindi. "Türkiye demokratik ilerlemeler kaydetti. Demokratikleşme paketini önemli buluyoruz" ifadelerini kullanan Reinfeldt, "PKK bir terör örgütüdür. Biz şiddet yolu ile çözüm bulunacağına inanmıyoruz. Sayın Erdoğan hükümeti tarafından Kürt halkına karşı önemli adımlar atıldı. Bu da gerilimi azaltmanın yollarıdır. Gerilim azalmıştır. Memnuniyetle görüyoruz" dedi.

#Sayfa#

'Türkiye doğru yolda ilerliyor'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsveç'in başkenti Stockholm'e yaptığı resmi ziyarete ilişkin bir makale yazan İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Türkiye'nin doğru yolda olduğunu söyledi. Dagens Industri adlı yerel gazetede yayımlanan "Erdoğan'ın Türkiyesi doğru yolda" adlı makalede son yıllarda gerçekleşen reformlar ile Türkiye'nin Batı toplumuna daha fazla yakınlaştığı belirtildi. Türkiye'de Kürtçenin okullarda öğretildiği, Güneydoğu'da silahların sustuğu ve barış sürecinin yolunda olduğunu vurgulayan ve askeri vesayetin bittiğini söyleyen Bildt, "Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir Türkiye doğdu" dedi. Marmaray için "Yeni ipek yolunun parçası olabilir" diyen Bildt, AB'nin Türkiye'ye uyguladığı vizenin olumsuz bir imaj oluşturduğunu ve kaldırılması gerektiğini savundu. Bildt, "Türkiye'ye NATO ve AB arasında daha etkili bir işbirliği için ihtiyaç duyuyoruz" dedi.

Süryanilere 'dönün' çağrısı

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'den İsveç'e göçen Süryani cemaatinin temsilcileriyle görüşerek, "Ülkenize, Türkiye'ye dönün" çağrısı yaptı. Başbakan Erdoğan, yaklaşık 120 bin Süryani'nin bulunduğu İsveç'te bir araya geldiği ve sorunlarını dinlediği Süryani cemaati temsilcilerine, "Geçmişteki kötü yönetimlerden, demokratik olmayan uygulamalardan hepimiz çok çektik. Ancak demokratikleşme adımları devam ediyor. Artık eski durumlar yok. Sizin de artık ülkenize kendi topraklarınıza dönmenizi isteriz" mesajı verdi. Erdoğan, Süryanilerin Türkiye'ye dönme durumları olmasa bile Türkiye ile bağlarını asla koparmamalarını istedi. Süryani cemaati temsilcisi Yusuf Etin ise Erdoğan'la görüşmekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Süryani toplumuna karşı atılan adımlardan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Erdoğan, akşam da Kraliyet Sarayı'nda İsveç Kralı Carl 16. Gustaf ile bir araya geldikten sonra THY'nin özel uçağıyla Polonya'ya geçti.

İsveçli gazetecinin "İslami cihadist grupların Türkiye- Suriye sınırında sayılarının arttığı ve transit geçiş yaptığına" ilişkin sorusuna Erdoğan "Böyle bir grup mu varmış? Bu konudaki ellerindeki belgeleri nedir?" diye karşılık verdi. Gazeteci, Erdoğan'ın sorusunu anlamayınca Erdoğan eliyle "kulaklığını tak" işareti yaparak "beni anlıyor musun?" diye sordu. Gazeteci kulaklığı taktıktan sonra sorusunu yineledi.


Alternatif enerjileri inceledi

Başbakan Tayyip Erdoğan, Stockholm Vartaverkent'te alternatif enerji üretimi yapan bir şirkette incelemelerde bulundu. Fortum Enerji şirketinin tesislerini gezen Erdoğan, biyoyakıt, ağaç ürünleri, şehir atıkları, dalga gücü, su ve güneşten enerji üretimine ilişkin brifing aldı. Erdoğan, dalga gücü, ağaçtan enerji üretimi ve evsel çöp atıklarından beton üretimiyle de ilgilendi. Ülkede kurulu hidroelektrik santralinin tahliye kanallarının uydu bağlantısı ile açılmasını izleyen Başbakan Erdoğan, dere yatağındaki insansız kamerayla suyun yükselişini inceledi. AA