X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cumhurbaşkanı Gül Erzincan'da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cumhurbaşkanı Gül Erzincan'da

  • Giriş Tarihi: 15.11.2013 22:34

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin sırtına yük olan problemlerden kurtulmak ve ülkeyi daha da ileri taşımak için büyük bir azimle çalışıldığını belirterek, "Buna, vatandaştan cumhurbaşkanına kadar herkesin aynı istikamette katkı vermesi gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül, Erzincan Valisi Abdurrahman Akdemir'in Park Masal Düğün ve Yemek Salonu'nda verdiği akşam yemeğine katıldı. Yemekte, kamu kurumu yetkilileri, iş adamları, hayırseverlerler, şehit aileleri ve gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda Erzincanlı hazır bulundu.

Salona gelişinde, eşi Hayrünnisa Gül ile şehit aileleri ve gazilerle selamlaşarak, sohbet eden Cumhurbaşkanı Gül, Erzincanlı 10 hayırsever iş adamına teşekkür plaketi verdi.

Gül, yemekte yaptığı konuşmada, son ziyaretinden bu yana kentte gerçekleşen büyük değişime bugün tanıklık ettiğini ifade ederek, şehrin canlılığını gördüğünü ve bundan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Valilik ve belediye başkanlığını ziyaretleri sırasında yetkililerden bilgi aldığını, 3'üncü Ordu Komutanlığı'nı ziyaret ettiğini anımsatan Gül, "3'üncü Ordu, sizin bağrınızda. Çok büyük komutanlar 3'üncü Ordu'ya komutanlık etti. Tarihi, Türk tarihinin en şanlı sayfalarıyla dolu. Gazi Osman Paşa Plevne'yi müdafaa ederken 3'üncü Ordu idi. Atatürk, Enver Paşa, Mareşal Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir... Hepsi 3'üncü Ordu'nun komutanları oldular ve bugün 3'üncü Ordu, sizin bağrınızda, size emanet" diye konuştu.

Plaket sunulan Erzincanlı hayırseverlere, üniversiteye, okullara ve kentin ihtiyaçlarına gönülden karşılık verdikleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Gül, "Hiçbiri mecbur değil aslında. Temiz kazançlarından ayırıp doğdukları, sevdikleri yere bu hediyeleri yapmaları her türlü takdirin üstündedir" ifadesini kullandı.

Erzincan'dan büyük alimler, ozanlar, devlet adamları, siyasetçiler, Türkiye sathında çok değerli isimler çıktığına işaret eden Gül, cuma namazı sırasında ve cemevini ziyaretinde vatandaşlarla bir araya geldiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, ilin, Türkiye'nin zenginliğidir. Muharrem ayı içerisindeyiz. Bu ayın maneviyatını, değerini hepimiz biliriz. Oruçlarla çok güzel sohbetlerle bu ay idrak edildi. Şunu da biliriz ki bu ayın çok derin hüznü ve acısı vardır. Bu hüzün ve acılardan hepimizin iyi, doğru insan olmamız, insanlığa hizmet etmemiz için çıkartacağımız dersler vardır.

İslam tarihine, kendi tarihimize, Türkiye tarihine baktığımızda çeşitlilikler, farklılıklar vardır, bunlar bir gerçektir. Önemli olan bunları saklamak, gizlemek değil. Önemli olan hep beraber, kendi vatanımızda, kendi ülkemizde kardeşçe, dostça el birliği içerisinde çalışmak, yaşamak, ülkemizi kalkındırmak, halkımızı mutlu etmektir. Erzincan, bunun sembollerinden birisidir. Bundan dolayı ilimizle daima gurur duyuyoruz."

"HER ALANDAKİ EKSİKLİKLER TAMAMLANACAK"
Türkiye'nin çok büyük bir atılım içerisinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, barış, istikrar ve huzur ortamı sayesinde bunun gerçekleştiğini söyledi. Gül, "Birlik olmanın dirlik olduğunu büyükler, ozanlar, alimler en veciz şekilde söylemişlerdir. Yoksa enerjimiz, gayretlerimiz boşa gider. İki adım ileri gider, bir adım geri geliriz ve yol alamayız" dedi.

Ülkenin dört bir yanında güzel gelişmeler yaşandığına, kaybedilen yılların tekrar kazanıldığına ancak yapılacak hala çok şey olduğuna dikkati çeken Gül, bunun için kardeşlik ve dostluk içerisinde hep beraber çalışılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
"Övündüğümüz şeyler var ama noksanlıklarımızın da farkında olmamız gerekir. Noksanlıkların farkında olmazsak ilerleme ve gelişme söz konusu olmaz. Türkiye'nin bu huzur ve istikrar içerisinde eksikliklerini de her alanda, demokrasi, hukuk, ekonomik kalkınma, kültür ve eğitim alanında tamamlayacağından çok eminim.

Gittiğim her yerde büyük bir ışık, büyük bir ümit, büyük bir hareketlilik ve gelecekle ilgili çok büyük arzular görüyorum. Cumhurbaşkanınız olarak doğudan batıya, kuzeyden güneye her yere gidiyorum ve bütün illerimizi ziyaret ediyorum. Bazı illerimiz var ki cumhurbaşkanlarının 40 yıl uğrama fırsatı olmamış. Dolayısıyla her gittiğim yerde bu coşkuyu görmekten de büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu coşku benim şahsımda devlete, millete ve Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılığın ve sevginin tezahürü olarak ortaya çıkmaktadır."

"ÖZGÜVEN İÇERİSİNDE FARKLI DÜŞÜNCELERİ, SESLERİ DİNLİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Gül, Erzincanlılara, "Çok çalışalım, birbirimize saygıyı eksik etmeyelim. Memleketimizin, şehirlerimizin kıymetini bilelim. Su akarken bütün iller testisini doldursun" diye seslenerek, Erzincan'da sadece vatandaşlar değil, yöneticiler ve siyasetçiler arasında da huzurun olduğunu görmekten memnuniyet duyduğunu, böyle olduğu sürece şehirlerin de ülkenin de kalkınacağını söyledi.

Türkiye'nin büyük problemlerinin kararlılıkla çözüldüğünü ve sorunların üzerine gidildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şunları kaydetkti:

"Bunlar uzun yıllar saklandığı, üstü örtüldüğü için kronikleşmişti, acılar çekilmişti. Şehitlerimiz, gazilerimiz, kendi kimliğini saklamak durumunda olan vatandaşlarımız... Bugün hepimiz, özgüven içerisinde bu konuları rahatlıkla konuşuyoruz. Özgüven içerisinde farklı düşünceleri, sesleri dinliyoruz. Alevi vatandaşlarımı dinlediğimde, çözülmesi gereken birçok sorunlar var. Diğer vatandaşlarımı dinlediğimde onların da sorunları var. Kayseri'de de İzmir'de de Diyarbakır'da da. Bunlar tabii ki olacak, insanın olduğu yerde. O zaman bunları çözmek, yoluna koymak da devleti, ülkeyi idare edenlerin görevidir. Devleti, ülkeyi idare edenler, sizlerin temsilcileriniz, değerli siyasetçiler herkes el birliği içinde bu anlayışa gelmiştir.

Memleketimizin, sırtımıza yük olan bu problemlerinden kurtulmak ve Türkiye Cumhuriyeti'ni daha da ileri taşımak için büyük bir azimle çalışılmaktadır. Buna herkesin, vatandaştan cumhurbaşkanına kadar herkesin aynı istikamette katkı vermesi gerekir. Ülkemde bunu görmekten dolayı ayrıca büyük bir mutluluk duyuyorum."

BAKAN YILDIRIM'IN KONUŞMASI
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da Erzincan'ın tarihi bir gün yaşadığını, 17 yıl aradan sonra ilk defa bir cumhurbaşkanının kenti şereflendirdiğini söyledi. Yıldırım, bir insanın kendi memleketi hakkında konuşurken neler hissettiğinin bilineceğini belirterek, içinden geldiği gibi düşüncelerini yüksek sesle misafirlerle paylaşmak istediğini aktardı.

Erzincan'ı "etrafı dağlık, ortası bağlık, doğunun parlayan yıldızı" olarak niteleyen Yıldırım, kentin yıllarca depremlerden ve yoksunluktan çok büyük sıkıntılar çektiğini dile getirdi. Bu nedenlerle Erzincan'ın kan kaybettiğini, göç verdiğini, kent sakinlerinin çareyi batı illerine ve Avrupa'ya gitmekte bulduğunu ifade eden Yıldırım, bunun sadece Erzincan'ın değil, doğu illerinin tamamının sorunu olduğunu, bölge insanın kendilerinin ve çocuklarının geleceği için Avrupa'ya gittiklerini anlattı.

Doğu ile batı arasında o günlerde çok büyük farklar bulunduğunu ancak Türkiye'nin güven ve istikrara kavuşmasıyla sorunların çözüldüğünü dile getiren Yıldırım, Cumhurbaşkanı Gül'ün ülkeye verdiği güven ve istikrarın bunların başarılmasında etkili olduğuna vurgu yaptı.

"DAĞ GİBİ SORUNLARDAN DAĞ GİBİ HİZMETLER"
Yıldırım, bugün, batı illerinde olan hastanelerin, yolların, geniş bant internet hizmetlerinin aynısının artık doğuda da bulunduğuna dikkati çekerek, iktidarın dağ gibi sorunlardan dağ gibi hizmetler ürettiğini söyledi.

Havayolunda, karayolunda ve internette gelinen nokta hakkında bilgi veren Yıldırım, "76 milyon vatandaşımız bundan nasibini aldı. Milletimize çok şey borçluyuz. Çünkü güven ve istikrarı sağlayan milletimizdir" dedi.

Kentin üzerindeki karamsarlığı attığına ve halkın geleceğini Erzincan'da aradığına işaret eden Yıldırım, sanayisi, turizmi ve bilişim merkezi olma çabalarıyla Erzincan'ın günden güne geliştiğini belirtti.

Muharrem ayı içinde bulunulduğunu ve İslam dininin tarihsel gelişimi içinde yaşanan Kerbela olayının hem Alevileri hem de Sünnileri etkilediğini ifade eden Yıldırım, "Kerbela, kitabı bir, Allah'ı bir, dini bir olan tüm Müslümanların ortak acısıdır. Bu acıları sürekli gündemde tutarak bir yere varamayız. Acıları bileceğiz, yeni acıların yaşanmaması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, birlikte olacağız" diye konuştu.

Yıldırım, Erzincan'ın örnek gösterilen bir il olduğunu ve bu nedenle hemşehrileriyle gurur duyduğunu ifade etti.

VALİ AKDEMİR ERZİNCAN
Valisi Akdemir de Erzincan'ın farklı kültürel renkleri ve zenginlikleri, 365 günü karı eksilmeyen, şiirlere konu olan dağları, coğrafyası, mert ve yürekli insanı ile Doğu Anadolu'nun batıya açılan penceresi olduğunu söyledi.

Erzincan'ın son yıllarda yaptığı atılımlarla doğunun parlayan yıldızı haline geldiğine değinen Akdemir, bir yandan halkın huzur ve güvenliğini sağlama bilinciyle hareket ettiklerini, diğer yandan devletin şefkatli yüzünü göstermek için halkla iç içe olduklarını kaydetti.