X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'dan Putin'e çağrı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'dan Putin'e çağrı

  • Giriş Tarihi: 23.11.2013

"Şanghay'a örgütüne Türkiye'yi de alın"

Başbakan Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Suriye'de iç barışın sağlanması ve insani durumun bir an önce düzelmesi konusunda mutabık kalırken, zaman kaybetmeme çağrısı yaptı. Başbakan Erdoğan, "Kaybedecek vakit yok. Kaybedilen vakit rejime zaman kazandırmaktadır. Suriye halkının önünü açalım kendi iradeleri ile kendi yöneticilerini seçsinler" ifadelerini kullanırken, Putin de "Sayın Başbakan'ın Suriye halkının kendi kaderini belirleme konusundaki ifadelerini paylaşıyorum" diye ekledi. Erdoğan, Suriye rejiminin ayrım gözetmeksizin tüm şehirleri, mabetleri bombaladığını vurguladı ve Esad için "Bunlar Lahey Adalet Divanı'nda yargılanması gereken sürecin adımlarıdır" dedi. Vladimir Putin'in, Ukrayna ile Avrupa Birliği konusunda yaşanan bir sıkıntıdan bahsederken kullandığı "Türkiye'nin AB ile ilgili tecrübelerinden yararlanacağız" sözleri üzerinde Erdoğan, "Çok doğru, 50 yıllık tecrübe. Diyorum ki, Şanghay İşbirliği teşkilatına gelin Türkiye'yi alın. Bizi de bu sıkıntıdan kurtarın" dedi. Başbakan Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 4. Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan toplantıda şunları söyledi:
Kazan'daki uçak kazasında ölen 50 Rus vatandaşı dolayısıyla değerli dostlarımıza rahmet diliyorum. Tüm Rus halkının başı sağ olsun diliyorum. Türkiye Rusya ilişkilerinde her alanda büyük başarılar kaydediyoruz. Bildiğiniz gibi 4. ÜDİK için bir arada bulunuyoruz. Bu çerçevede ikili ilişkilerimizin tüm alanlarda bir yıl öncesine göre çok daha güçlenerek geliştiğini tespit etmiş bulunuyoruz. Gelecek için bunları daha etkin hale getiririz değerlendirme imkanı bulduk.
Bölgesel sorunları ele almak suretiyle tüm bunları enine boyuna değerlendirdik. Azerbaycan Ermenistan arasındaki sorunu aramızda değerlendirdik. Suriye, Libya, Mısır tüm buralardaki sorunları değerlendirme imkanı bulduk. Demokrasiye dayalı halkın iradesini yansıtacak oluşumlara nasıl zemin hazırlarız bunu görüşme fırsatı bulduk.
Suriye'de 150 bini aşkın insan öldürülmüş vaziyette. Kimyasal silahla öldürülen insanın araştırıldığı dünyada konvansiyonel silahla öldürülen 100 binlerce insanın araştırılmaması manidardır. Temennimiz kalıcı barış için biz siyasiler olarak üzerimize düşenin yapılmasıdır.
Ben St. Petersburg'dan tüm dünyaya seslenmek istiyorum. Kimyasal silahlarla Suriye'de 1500 kişi öldü. Konvansiyonel silahlarla 150 bin kişi öldü. Bana göre sonucu ölüm olan her işlem, adım suçtur. Uçaklarla, helikopterlerle sivil halk öldürülmüştür. Suriye'de rejim bunun birinci derecede sorumlusudur. Karşıda aşırıcı gruplar da bunun sorumlusudur. Aşırı grupların elinde olsa olsa uzun menzilli kısa menzilli silahlar vardır. Fakat rejim hiçbir ayrım yapmaksızın bütün şehirleri, camileri mabetleri yakmış, yıkmış, yer ile yeksan etmiştir. Bunlar konvansiyonel silahlarla olmuştur. Lahey Adalet Divanı'nda yargılanması gereken sürecin adımlarıdır.
BM Güvenlik Konseyi bu işin yakın takipçisi olması gerekir. Ama ne yazık ki BMGK da bu konuda hem fikir olamamıştır. Ne olduysa şu ana kadar 150 bin insana olmuştur. Yanan yıkılan Suriye'ye olmuştur. Şu anda 600 bin Suriye'li bizim ülkemizde yaşamaktadır. 1 milyon Lübnan'da, 500 bin civarında Ürdün'de yaşamakta. Bu insanlar durup dururken kaçmıyor ölümden kaçıyor. Kendi evelerini bırakarak kaçıyor. Sınır komşusu olarak Türkiye Lübnan Türkiye Irak buralarda sıkıntılar çekmekteyiz.
Cenevre-2 konusuna gelince başından itibaren destekledik. Fakat üzülerek söyleyeyim ki, ilk toplantıdan hiçbir netice alınamadı. Yine destekliyoruz, temenni ederiz ki netice alınır. Kaybedecek vakit yok. Kaybedilen vakit rejime zaman kazandırmaktadır. Son olarak diyorum ki Suriye halkının önünü açalım kendi iradeleri ile kendi yöneticilerini seçsinler.

'HEDEFLERİMİZ AYNI'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erdoğan ile Suriye konusunu detaylı bir şekilde ele aldıklarını vurgularken, "Sonuç olarak bizim son hedeflerimiz aynı. Barışın sağlanması. Mutabık kaldık ki, bizim için uygun olabilecek çözümleri bulabilmek için çalışmalara devam edeceğiz" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın "zaman kaybetmeme" ve "Suriye halkının kendi kaderini belirlemesi gerektiği" yönündeki ifadelerini paylaştığını dile getiren Putin, "En kısa zamanda konferans toplanmalı" dedi. Putin, uzun süre sonra Suriye lideri Beşar Esad ile teması olduğunu ve kendisinin de insani durum için endişeli olduğunu dile getirirken, "Masum insanların vahim durumunu unutmamak gerek. Bu durumu ele aldık. Sayın Başbakan'ın bu konuda endişelerini paylaşıyorum. Sonuç olarak bizim son hedeflerimiz aynı. Barışın sağlanması. Mutabık kaldık ki, bizim için uygun olabilecek çözümleri bulabilmek için çalışmalara devam edeceğiz. Bu da insani durum ile ilgilidir" diye konuştu. Toplantıda Putin'e Ukrayna'nın AB ekonomik işbirliği ile ilgili yapılacak toplantıyı askıya almasını ve Litvanya- Ukrayna Cumhurbaşkanlarının pazarlık konuşmaları ile ilgili soru soruldu. Soruyu ABD'li dostlarına sormaları gerektiğini söyleyen Putin, son dönemde gündeme gelen telefon dinlemelerine göndermede bulundu, "Amerikalı dostlarımız görüşmenin içeriğini paylaşabilirlerdi" dedi.

'ŞANGHAY'A ALIN'
Ukrayna'nın AB ile ortaklık anlaşmasını askıya alması ile ilgili sorunu değerlendiren Putin, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile tecrübelerinden yararlanmak istediklerini söyledi. Putin'in Türkiye'nin bu konudaki tecrübeleri olduğunu esprili bir şekilde ifade etmesi üzerine Başbakan Erdoğan yine esprili bir dille "Çok doğru. Türkiye'nin 50 yıllık tecrübesi var. Gelin Türkiye'yi Şanghay İşbirliği Örgütü'ne alın. Bizi de bu sıkıntıdan kurtarın" dedi. Bunun üzerine Putin "Ben şunu kesinlikle ifade etmek isterim ki Türkiye'nin dünya konularında gösterdiği bağımsız ve önemli bir konum, sizin bölgesel konularda daha etkin çalışmalara devam edeceğiniz anlamına geliyor. En azından Rusya bunu istiyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan da "Biz bunun yanında Avrasya'daki ülkelerle ilgili de serbest ticari anlaşmasına varız. Ama dediğim gibi Şanghay İşbirliği Teşkilatı olayını daha önce de ifade etmiştim. Bunu önemsiyoruz" diye konuştu.

#Sayfa#

PETROL ZENGİNİ ŞANGHAY BEŞLİSİ
Şanghay İşbirliği Örgütü 1996 yılında Çin, Rusya, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan'ın bir araya gelmesiyle kuruldu. Özbekistan'ın 2001'de katılmasıyla üye sayısını 6'ya çıkaran örgüt ABD'nin Orta Asya bölgesinde giderek artan etkisini dengelemek amacı güdüyordu. Örgüt, daha çok güvenlik alanında işbirliği yapmayı öngörüyor. Dünya petrol üretim ve kullanım pazarının yarısından fazlasını elinde bulunduran örgütte Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan gözlemci olarak bulunuyor. Türkiye 26 Nisan 2013'te Şanghay İşbirliği Örgütü'yle kurumsal işbirliğini sağlayacak diyalog ortağı oldu.

HERMİTAGE MÜZESİ'Nİ GEZDİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye dönüşünden önce St. Petersburg'daki Hermitage Müzesi'ni gezdi. Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile düzenlediği ortak basın toplantısının ardından müzeye geldi. Müzeyi gezen ve yetkililerden bilgi alan Erdoğan, anı defterini de imzaladı. Başbakan Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan, bakanlar Zafer Çağlayan, Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım ve Ömer Çelik ile AK Parti genel başkan yardımcıları Salih Kapusuz, Mevlüt Çavuşoğlu ve AA Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Öztürk de eşlik etti.

GİZEM ESPRİSİ
Başbakan Tayyip Erdoğan'a 2 ay sonra kefaletle serbest bırakılan Greenpeace üyesi Gizem Akan'ı beraberinde Türkiye'ye götürme ihtimali olup olmadığı soruldu. Erdoğan'dan önce araya giren Putin, "Sayın Başbakan eşiyle buraya geldi. Beraberinde uçağı ile götüremez" dedi. Putin'in sözleri salonda gülüşmelere neden oldu. Erdoğan ise "Sayın Başkan ile bu konuyu görüştük. Bana göre kefaletle bırakılması önemlidir. Yargı süreci devam ediyor. Ama cezaevinden çıkmak önemli. Özgürlüğün tadını bilenlerdenim" dedi. Putin de, Rusya federasyonunun sürece girmesinin söz konusu olmadığını, kimsenin durumunu kötüleştirmek ve özellikle tutuklamak istemediklerini dile getirirken, "Daha sonra bu gençler Türkiye'de buluşup ve oradaki projeleri engelleyecek" esprisi yaptı.

'İLİŞKİLERİN GELİŞMESİ SÜRECEK'
Başbakan Tayyip Erdoğan, iki ülke arasında ortak bakanlar kurulu gibi çalışan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısı için bulunduğu St.Petersburg'da önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le baş başa görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan'a teşekkür eden Putin, ortak plan ve çalışmalar olduğunu belirtti. Putin, Rusya ve Türkiye ilişkilerinin güzel bir tempoyla ilerlediğini ifade ederken, esprili bir dille "Yapacağımız bu toplantılarla gelişmeye engel olmayacağız" dedi. İkili görüşmeye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu katıldı. İkili görüşmelerin ardından heyetler arası geniş katılımlı toplantı yapıldı. ÜDİK zirvesinde Türkiye adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik yer aldı.