X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Başbakan büyük sırrını açıkladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Başbakan büyük sırrını açıkladı

  • Giriş Tarihi: 24.11.2013 15:59 Güncelleme Tarihi: 24.11.2013 17:11

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan'ın Trabzon'un Araklı ilçesinde lise öğrenimi gördüğünü açıkladı.

Araklı'da halka hitap eden Erdoğan, "Benim kızım imam hatip okuyamamayla karşı karşıya kaldı. Hey gidi günler hey! Ben kızımı Araklı'ya gönderdim kimseye duyurmadan, burada okudu. Kimseye duyurmadan ha, ilk defa açıklıyorum. Burayı bitirdikten sonra da yurt dışına gönderdim, gitti Amerika'da okudu. Ondan sonra gitti İngiltere'de masterını yaptı. Demek ki başörtülü de okuyabiliyormuş." dedi.

Erdoğan'ın en küçük kızı olan Sümeyye Erdoğan, Araklı İmam Hatip Lisesi'nde okuduktan sonra Amerika'da Indiana Üniversitesi'nde sosyoloji ve siyaset eğitimi almıştı. Sümeyye Erdoğan, İngiltere'de London School of Economics'te de yüksek lisans yapmıştı. Sümeyye Erdoğan'ın Araklı'da lise eğitimi gördüğüne dair daha önce bazı yayın kuruluşları tarafından haberler yapılmıştı; ancak bu bilgi ilk kez Başbakan Erdoğan tarafından açıklanmış oldu.


MEDYA ARTIK HÜKÜMETE YÖN VEREMEZ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir dizi açılış ve temel atma töreni için geldiği Trabzon'daki temasları kapsamında Araklı ilçesinde halka hitap etti. Hükümet olarak kendilerine güç odaklarının istikamet çizemeyeceğini belirten Erdoğan, "Devlete, millete, milletin hükümetine medya artık yön veremez. Medyanın, sermayenin, çetelerin emir ve talimatıyla o hükümetlerin kurulduğu, yıkıldığı dönemler artık geride kalmıştır. Vesayet dönemi artık geride kalmıştır. Sesi çok çıkanın güçlü olduğu, yıkanın, terör estirenin güçlü olduğu dönemler geride kalmıştır. Türkiye bir hukuk devletidir. Milli iradenin, sandığın sözünün geçtiği bir ülkedir." dedi.


MISIR YORUMU: DUYGULARIYLA HAREKET EDEN KAYBEDER

Erdoğan, Mısır'daki darbeyi Türkiye'den başka darbe diyen çıkmadığını, Batı dünyasının sessiz kaldığını belirtti. Recep tayyip Erdoğan, ' Hani demokrattınız. Darbecilere niye sessiz kaldınız? Niye darbeci diyemediniz? Ama biz dedik. Bizim ecdadımız bize dik durmayı öğretti. Omurgalı durmayı öğretti. Eğilip bükülmeyi ecdadımız hiçbir zaman öğretmedi. Bizim ecdadımız bunu öğretti. Biz de bu yolda böyle yürüdük. Bundan sonra da böyle yürüyeceğiz. Darbeci, bizim büyükelçimizi Mısır'ın dışına çıkarıyor. Hayırlı olsun. Biz de onun maslahatgüzarını hadi sana da gülle dedik, onu çıkardık. Devletler arasında duygular konuşursa kaybeden duygusuyla hareket eden olur. Biz duygumuzla hareket etmiyoruz. Biz eğer milli iradeye saygınız varsa diyoruz ki ordunun yeri bellidir. Sen dış düşmana karşı görev yaparsın. Milli iradeye dayatma yapamazsın. 3 bin 500 tane Mısırlı kardeşimizin acaba katili olarak anılmak mı iyidir yoksa mazlumun yanında mı olmak iyidir? Biz mazlumun yanındayız. Biz Mısır halkının yanındayız. Biz Rabita'ül Adeviye'de olanların yanındayız. Biz onlarla beraber yürüyeceğiz. Biz darbecilere hiçbir zaman saygı duymadık. Bundan sonrada duymayacağız. Biz milletin iradesine saygı duyacağız. Bu ülkemizde de böyle dünyada da böyle. Burada hassas olacağız. Millet kimi isterse onu göreve getirir ne zaman isterse de onu görevden alır. Sen bir yıl yüzde 52 ile iktidara gelen cumhurbaşkanına tahammül edemiyorsan biz sana hiç tahammül edemeyiz. Onu destekleyenlere de kusura bakmasınlar o da gittikçe azalır. Niye? Zulme rıza zulümdür. Bu bizim ilkemizdir. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste." dedi.

Erdoğan, "Milli iradeyi sımsıkı korurken, sizin emanetinize sahip çıkarken şunu bilin ki sizin hissiyatınızı, sizin hassasiyetleriniz sizin değerlerinizi de koruyor gözetiyor ve yüceltiyoruz. Ne yapıyorsak Türkiye'yi normalleştirmek için yapıyoruz. Özgürlükleri genişletmek bizim görevimizdir, 11 yıldır bunu yaptık. Milletin ihtiyaçlarını karşılamak, demokrasinin standartlarını yükseltmek bizim görevimizdir. Hep bunu yaptık, bunu yapıyoruz." şeklinde ekledi.


ARTIK HAK SAHİBİNİNDİR, HAK HAKLININDIR

Ardından Anayasa'da yaptıkları değişikliklere değinen Erdoğan, "Son 26 maddelik anayasa paketinde bunu yaptık. Yüzde 58 ile milletimiz 'yürüyün' dedi. Ardından 26 maddelik bir paket daha. Bunların bir kısmı idariydi hemen hallettik. Bunların içinde ne vardı? Başörtülü kardeşlerimizin devlet dairelerinde artık çalışabilmesi vardı. Şimdi çalışıyor mu? Çalışıyor. Artık başörtülü olarak öğretmenlerimiz de görev yapabiliyor mu? Yapabiliyor. Ne oldu? Yıkıldı mı ülke, bölündü mü parçalandı mı? Hak iade edildi hak. Bu bir iane değildir, bu bir lütuf değildir. O bacılarımızın kardeşlerimizin hakkının kendilerine verilmesidir. Biz bunu geçekleştirdiğimiz için 'Allah'a hamd olsun' diyoruz. Üniversitelerde kızlarımız ne çileler çektiler. Kimler çektirdi bu çileleri biliyorsunuz. İşte bu anamuhalefet partisi başta CHP, her zaman bunun ne yazık ki baş aktörü oldu. Her zaman. Bir tane başörtülüyü görse 'bizim size saygımız var'. Bir tane çarşaflıyı görse 'bizim size saygımız var.' Hatta gitiler rozetler taktılar, hatırlayın bundan önceki seçimlerde. Ondan sonra arabadan attılar, ondan sonra dışarı bıraktılar. Samimiyet yok, onlar dürüst değiller. Artık her şey rayına oturuyor. Artık hak sahibinindir, hak haklınındır. Üniversitelerimizde artık katsayısı var mı? Yok. Artık başörtülü de başı açık da meslek liseli de düz liseli de aynı şartlarda imtihana giriyorlar. Nereyi kazanırsa oraya gidiyor. Artık bu dönem başladı. Bundan daha güzel ne olur ya? Bütün yavrularımızın ayaklarına kelepçeleri taktılar ondan sonra da 'yürü' dediler. Nasıl yürüsün?" ifadelerini kullandı.


KIZIMI KİMSE DUYMADAN ARAKLI'YA GÖNDERDİM

Bu konuda kendi çocuklarından da örnekler veren Erdoğan, şöyle devam etti: "Benim kendi çocuklarım bu ülkede katsayı engeline takıldı, başörtü engeline takıldı. Öz yurdunda, öz vatanında parya muamelesi gördü. Evet. Ama şimdi onlar artık geride kaldı. Benim kızım imam hatip okuyamamayla karşı karşıya kaldı. Hey gidi günler hey! Ben kızımı Araklı'ya gönderdim kimseye duyurmadan, burada okudu. Kimseye duyurmadan ha, ilk defa açıklıyorum. Burayı bitirdikten sonra da yurt dışına gönderdim, gitti Amerika'da okudu. Ondan sonra gitti İngiltere'de masterını yaptı. Demek ki başörtülü de okuyabiliyormuş. İmam hatiplere katsayısı dediler, katsayıya takıldı. Meslek liselilere aynı şeyi söylediler."

'Türkiye seninle gurur duyuyor' şeklindeki tezahürat üzerine Erdoğan, "Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Çünkü onlara gerekli dersi siz verdiniz siz. Bize de sahip çıktınız, arkamızda durdunuz. Böylece bu yolda emin adımlarla yürüdük. Kardeşlerim el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Türkiyemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracağız. Hiç endişeniz olmasın, bize yakışan neyse biz onu yapacağız. Belli kesimlere, belli çevrelere o çıkar çevrelerine hiçbir zaman kalkıp da biz ekstra şeyler devredemeyiz. Sizin hakkınız asla onlara gidemez. Belli kitlere değil, bir 76 milyona hitap ediyoruz. Belli bölgelere değil 780 bin kilometre kareye hitap ediyoruz. Bakınız Diyarbakır'daydık değil mi? Diyarbakır'ı kucakladık mı? Kucakladık. Sayın Barzani geldi Şivan geldi o sıkıntılı haline rağmen İbrahim Tatlıses geldi. Orada milletin birliğini beraberliğini konuştuk beraber olduk ve 400 çifti orada beraberce evlendirdik. Niye? Biz darda kalanın, zorda kalanın hep yanında olduk. Böyle yürüdük, böyle yürüyoruz, böyle yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.


TÜRKTEN ALIP KÜRDE VERMİYORUZ

76 milyonunun tamamını bir görmeye devam edeceklerini belirten Erdoğan, "Birinden alıp diğerine vermiyoruz. Türkten alıp Kürde vermiyoruz, Kürtten alıp Gürcüye, Gürcüden alıp Laza vermiyoruz. Herkese insan olmaktan can olmaktan kaynaklanan hakkını teslim ediyoruz. Türkiye'yi normalleştiriyor, kardeşliği pekiştiriyoruz. Başörtülüyü başı açıktan, Sünniyi Aleviden, Kürdü Türkten üstün görmüyoruz. Bir elin parmakları bir ağacın dalları gibi hepsine birbirine kardeş muamelesi yapıyoruz." şeklinde konuştu.


ANAYASA'NIN DIŞINDA HİÇBİR ADIM ATMAYIZ

Erdoğan, ayrıca şu uyarıda bulundu: "Bizim hakkımızda ortaya atılan iftiralara ithamlara asla kulak asmayın. Biz siz ne derseniz onu yapar, sizin sakındığınızdan biz de sakınırız. Büyük devlet refleksiyle büyük hedefler istikametinde büyük adımlar atarız. Anayasa'nın, yasaların meşru sınırların, sizin değerlerinizin dışında hiçbir adım atmayız. Tek gayemiz var o da kardeşliği hakim kılmak, kadim kardeşliği perçinlemek. Allah'ın izniyle sizin desteğinizle bugüne kadar önemli mesafeler katettik. İnşallah bu süreci de devam ettireceğiz. Bir yıldır Türkiye'ye hakim olan bahar iklimini inşallah geleceğimizin tamamına hakim kılacağız. Biz yola ne diyerek çıktık? 'Niyet hayr akıbet hayr' dedik. Biz bu yolun zorluklarını da biliyorduk, Aşık Veysel'in diliyle ne dedik? 'Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece' dedik. Gideceğiz gündüz gece. Ama kavi bir inançla gideceğiz, çünkü bizim niyetimiz hayr sonucu da hayr olacak."