X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Açıklarsak yer yerinden oynar'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Açıklarsak yer yerinden oynar'

MGK belgelerinin sızdırılmasına tepki gösteren Erdoğan "Bunun adı vatana ihanettir" derken, fişleme iddiaları için "Bu kampanyayı içte ve dışta yürütenleri açıklarsak yer yerinden oynar" uyarısı yaptı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2004'teki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantı belgelerinin sızdırılmasıyla ilgili sert konuştu. Anayasa'da bu konuda net yasaklar olduğunu belirten Erdoğan, "Bunun adı özgürlük değil, bunun adı düpedüz bu ülkeye, bu vatana ihanettir, başka bir şey değil" dedi. Trakya turunun ikinci gününde Tekirdağ, Çerkezköy ve Çorlu'da yaptığı toplu açılışlarda halka seslenen Erdoğan şu mesajları verdi:
Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerimizin bulunduğu Ergene Havzası'nın tamamına yakını CHP belediyesi. Hiçbir derde deva olamadılar, taş üstüne taş koyamadılar. Hizmetleriyle değil, başka şeylerle konuşuluyorlar. Bizi itham ediyorlar; Belediyelerde operasyonları hükümet yaptırıyormuş. Sevsinler sizi. Türkiye'de yargı bağımsızdır. Tekirdağ Belediyesi ile ilgili olarak bizim yargı sürecine müdahale etme yetkimiz yok. Yargı kararını kendisi verecektir. Ey muhalefet siz yolsuzluk diyordunuz, hükümete çamur, iftira atıyorsunuz. Tekirdağ'da neredesiniz, burayı neden gündeme getirmiyorsunuz?
Bugünlerde bir grup gazeteci, köşe yazarına Milli Güvenlik Kurulu'nun toplantılarındaki gizli bilgilerin sızdırıldığı ortaya çıktı. Şimdi hükümeti fişlemekle suçlayanlara sesleniyorum. Hükümeti fişlemekle suçlayanlar, öncelikle acaba bu istihbari bilgileri, bu gizlilik bilgilerini bu yandaşlarınıza kimler sızdırdı, bunu ortaya koyun. Anayasamızda bu konularla ilgili çok açık, net yasaklar var. Yasaklar, insanların fikir özgürlüklerinde olursa biz karşıyız. Ama devletin öyle mahremleri vardık ki bu mahremleri kimsenin teşhir etmeye, ifşa etmeye hakkı yoktur. İnsanların da kendilerine ait mahremleri vardır. Bunları da kimsenin teşhir etmeye hakkı yoktur. Bununla ilgili olarak gerek Başbakanlık, gerek Milli Güvenlik Kurulu, gerek MİT suç duyurusunu yaptı. Ve şimdi bakıyorum da bazı medya grupları el ele vermişler, bunlar düne kadar hiç bir araya gelemezdi, şimdi bir araya gelmeye başladılar. Ve bunu özgürlük olarak iddia ediyorlar. Bunun adı özgürlük değil, bunun adı düpedüz bu ülkeye, bu vatana ihanettir, başka bir şey değil.
Hiç kimsenin hakkına, hukukuna, onuruna dokunmadık. Dokunulmasına da izin vermedik. Hani hep diyorlar ya yaşam tarzı. Biz vatandaşlarımızın yaşam tarzına kendimiz karışmadığımız gibi, kimsenin de karışmasına izin vermedik. Geçmişte bu yüzden çok acılar yaşandığı için bunu biliriz.
Ancak bu ara yine bir kampanya var. Bizim fişleme yaptığımızdan bahsedenler var. Bize güvenenler, bize inananlar bizim böyle bir derdin içinde olmadığımızı bilirler. Ancak bakın buradan açık söylüyorum. Bu kampanyayı yürütenler içeride ve dışarıda eğer bunları biz açıklamaya başlarsak ülkemizde yer yerinden oynar onu da söyleyeyim.
Devletin gizlilik esasına dayalı olan sırları vardır. Bu sırları da mı biz birileriyle paylaşacağız? Milli Güvenlik Kurulu toplantılarındaki çalışmaları biz birileriyle mi paylaşacağız? Ama içeride ihanet içinde olan birileri kalkıp bunu dışarıya servis ediyorlar da dışarıda birileri de ben köşe yazarıyım deyip bunu birileriyle paylaşarak yapıyorsa bunun hesabını yargı sorar. Çünkü bizim anayasamızda da bunlar var, yasalarda da bunlar var. Şu anda Başbakanlık olarak bizde suç duyurusunda bulunduk. Milli Güvenlik Kurulu da suç duyurusunda bulundu. Milli İstihbarat Teşkilatı da suç duyurusunda bulundu. Üzerinde gizlilik damgası. Sen bunu kalkacak ifşa edeceksin. Sevsinler böyle basın özgürlüğünü.
İşte ben şiir okudum diye cezaevine girdim. Ancak devletin de mahremiyeti vardır, ailelerin de mahremiyeti vardır. Buna dokunduğunuz anda yargı da gereğini yapmak durumundadır. Eğer gereğini yapmıyorsa, yargı da anayasa suçu işlemektedir. Bizler şu anda bu süreçle de ilgili elimizden geleni yapacağız. Çünkü ülkemizin birliğini beraberliğini ayağa kalkışını bozmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Buna fırsatta vermeyeceğiz.
36 etnik unsur var bu millet kavramının içinde ve diyoruz ki, hep beraber Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bayrağımız tek. 'Tek vatan' dedik ve kimseye operasyon yaptırmayız. Ve 'Tek devlet' dedik.

ESKİ BAŞKAN KÜSTÜ
Erdoğan, 30 Mart Yerel Seçimi'nde AK Parti'nin Çorlu Belediye Başkan adayı olan Tekirdağ Milletvekili Özlem Yemişçi'yi sahneye davet etti. Bu arada, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan'ın, meydana bakan bir gelinlik mağazasının vitrinindeki koltukta oturarak, töreni takip ettiği gözlendi.
Meydanda "Söz veriyoruz, alcaz Büyükşehir'i be ya" pankartı asıldı.
Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tören sonunda vatandaşlara satranç takımı dağıttı.
Erdoğan, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adayının Mustafa Yel olduğunu belirterek "Soyadı Yel, Tekirdağ'daki bütün sıkıntıları yel gibi silip süpürecek" dedi.
Başbakanlık korumaları, protokol girişinden girenlerin çantalarını 3 boyutlu x-ray cihazında tarayarak aradı.
Alandaki bazı kadınlar, Tayyip Erdoğan maskeleri taktı.

'HAKKÂRİ'Yİ KARIŞTIRMAK İSTİYORLAR'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çorlu Silverside Otel'de Tekirdağ Valiliği tarafından onuruna verilen akşam yemeğinde ise Yüksekova'da çıkan olaylara değindi. Başbakan Erdoğan, Hakkâri'de 2 gündür devam eden olaylarla ilgili, "1 yıldır sıkıntı yaşamıyoruz, ama iki gündür yine Hakkâri'yi karıştırmak isteyenler var. Karıştırıyorlar. Kamu binalarına saldırıyorlar, özel bir öğrenci pansiyonunu işgal etme girişiminde bulunuyorlar. Bunların ülkeyi sevmek diye bir derdi yok" dedi.

BAYRAKLA KONUŞTU
Konuşma sırasında platforma çıkan Emirhan Ak isimli çocuk, Erdoğan'a Türk bayrağı hediye etti. Erdoğan çocuğu öperek, aldığı bayrakla bir süre konuşmasını sürdürdü.