X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'BÇG rutin çalışma grubu'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'BÇG rutin çalışma grubu'

  • Giriş Tarihi: 13.12.2013

28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı ve davanın 1 nolu sanığı emekli Org. Karadayı, 28 Şubat'ın hayali bir darbe olduğunu savundu. Karadayı, BÇG için de "Rutin ve yasal bir çalışma grubudur" dedi

28 Şubat davasının bir numaralı sanığı, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, 28 Şubat'ın hayali bir darbe olduğunu savundu. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 48'inci celsesinde hâkim karşısına çıkan Karadayı, salona girerken tutuklu sanık Çevik Bir ile konuşmadı.

'DARBE SÜRECİ DEĞİL'
28 Şubat'ın darbe süreci olmadığını belirten Karadayı, "Ülke genelinde ciddi bir gerginlik yaşanmıştır. Ancak huzursuzluğun kaynağının kesinlikle Silahlı Kuvvetler olmamıştır. Erbakan-Çiller koalisyonu, temel anayasal prensiplerin zaman zaman dışına kayarak, özellikle, dini siyasete alet ederek, irticai gelişmelere kucak açmak, laikliği yıpratmak, bazı çevreleri tahrik etmek suretiyle kamuoyunda ciddi huzursuzluklara neden olmuştur. Kışkırtma tamamen siyasi boyutta oldu" dedi. Emekli Or. Karadayı, "Toplumda huzursuzluk yaratan tavırlar" olarak da, Erbakan'ın, 'Şeriat gelecek kanlı mı olacak kansız mı olacak?' Bir milletvekilinin 'iğne yapacağız, uyanınca şeriatçı olacaklar' sözlerini, lüks araçlarla Başbakanlığa gelen takkeli, sarıklı, şalvarlı, sakallı bir kısım tarikat mensuplarına verilen iftar yemeğini ve Erbakan'ın bazı yurt dışı gezilerini (Libya, Cezayir, İran, Endonezya, Malezya), Bir vekilin 'Cezayir gibi kan akacak, fıstık gibi olacak' sözlerini örnek olarak gösterdi. "Bu dava merhum Erbakan hayatta olduğu süre içinde neden açılmadı da 16-17 yıl beklendi?" diye soran Karadayı, 28 Şubat'ın iktidar mücadelesi için çatışmaların da bir sonucu olduğunu, siyasetçilerin de darbe söylentilerini istismar ettiğini söyledi.

'KAYGILAR VARDI'
Kaygılar nedeniyle 28 Şubat MGK'sının toplandığını ileri süren Karadayı şöyle konuştu: "Kararlar bilahare 14 Mart 1997'deki toplantıda Bakanlar Kurulu kararları haline getirildi. Başbakan Necmettin Erbakan'ın imzası ile yayımlanmıştır. Başbakan da ülkedeki huzursuzluğun sebeplerini ve kaynağını bizzat kabul etmiştir."

'İMZAM DA YOK'
Batı Çalışma Gurubu'yla (BÇG) ilgili detaylı hiçbir şey hatırlamadığını, grubun rutin bir çalışma grubu olduğunu savunan Karadayı, "Savcının gösterdiği belgelerde imzam bulunmuyor. İkinci Başkan, Karargâhın amiri olarak, MGK kararları çerçevesinde böyle çalışma yapmak, gerekirse her alanda değişik çalışma grupları da kurmak görev ve yetkisine sahiptir" diye konuştu.

"SİNCAN'DAKİ TANKLARI BİR GÜN SONRA ÖĞRENDİM"
İsmail Hakkı Karadayı savunmasının ardından çapraz sorguya tutuldu. Karadayı Batı Çalışma Grubu'nun çalışmalarından haberi olmadığını, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan'ın talimatıyla kurulduğunu ve tüm sorumluluğun Çevik Bir'de olduğunu ifade etti. Karadayı, "Sohbet esnasında böyle şeyler konuşulabilir, ama karar almak söz konusu olmaz. Zaten olsa bizi idama götürür" diye konuştu. Karadayı BÇG'den detaylı bilgisinin olmadığını söylediği sırada salondaki asker ve yakınlarından tepkili sesler yükseldi. Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu'nun "28 Şubat, o toplantıda planlandı" itirafında bulunduğu Gölcük'teki "komutanlar toplantısı"yla ilgili Karadayı, "O toplantı, bir harp oyunudur. İrtica da söz konusu olmuş olabilir. Ben orada konuşma yapmadım" dedi. Emekli Oramiral Güven Erkaya'nın kitabında BÇG ile ilgili yaptığı açıklamaları "Bayağı konuşmalar, aslı astarı olmayan ifadeler" olarak tanımlayan Karadayı, emekli Tümg. Erol Özkasnak'ın, "postmodern darbe" tanımlamasıyla ilgili de "belagatin şehvetine mi kapıldı?" sorusuna "Evet" yanıtı verdi. Sincan'da tankların yürütülmesine dair soruya "Haberim yoktu. Ertesi gün öğrendim. Bana rutin tatbikat dediler. Biraz kızmıştım tabii. İstismara açık bir zamanda oldu. Gazeteler yanlış yorumladı" cevabını verdi. Sorgu pazartesi devam edecek.