Türkiye'nin en iyi haber sitesi

“Cemaat’in rolü çok açık”

Giriş Tarihi: 18.12.2013 15:29 Güncelleme Tarihi: 18.12.2013 16:35

Nedim Şener: “Bana yapılan operasyon ile bu operasyonu yapan polis müdürleri aynı, savcılar aynı… Emniyetin içinde cemaatçi yapı olduğu çok açık. Devlet içinde devlet budur. Bir zamanlar askeri vesayet vardı, şimdi Cemaat vesayeti var.”

Hakan Hastaoğlu / Sabah.com.tr

Oda TV davası kapsamında tutuklanan ve tam 1 yıl 9 gün Silivri'de kalıp tahliye edilen Nedim Şener, iki gündür Türkiye'nin konuştuğu operasyon ile kendisine yapılan operasyon arasına büyük benzerlikleri Sabah.com.tr'ye anlattı: "Bugün görevden alınan polislerden biri, bana karşı o saçma sapan fezlekeyi hazırlayan polislerden de biri. Resmi makamlar dosyaya nüfuz edip o insanlarla ilgili doğru bilgiler vermeden insanları linç etmenin anlamı yok."

Geçen gün yaptığınız açıklamada, polisin sizi sahte bir ihbara dayanarak dinlediğini ifade etmiştiniz. Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz?

Ergenekon operasyonunu yapan Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek gibi isimler ve Trabzon İstihbarat'tan Faruk Sarı, Bayburt Emniyet'ten ama şu anda Ankara İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görev yapan Muhittin Zenit gibi isimler bana, "Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları" isimli kitabım nedeniyle dava açmıştı. 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 20 yıl, 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ise 12 yıl hapis istemiyle iki ayrı davadan yargılanıyordum.

Kitap Ocak 2009'da yayınlanmıştı, dava da Nisan ayında açılmıştı. Mayıs ayında bu polislere M. Yılmaz isimli birinden e-mail yoluyla bir ihbar gidiyor. Hâlâ iddia ediyorum, bu o polislerin bana kurduğu komplo ve sahte bir ihbardır. Bu ihbar mektubunda benim Ergenekon'un propaganda biriminde olduğum, Açık Toplum Vakfı'ndan Hakan Altunay ile Boğaziçi Üniversitesi'nden bir profesörle bir grup oluşturduğum, kara propaganda faaliyetleri yaptığım, hatta bu birimin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'la ilgili bilgiler topladığı ve Başbakan'ı can evinden vuracak bir cinayet planladığı yazıyordu.

Bu cinayetin Dink cinayetine benzer bir cinayet olacağı ihbar ediliyordu. Bu ihbarda bunların yanında o zamana kadar Ergenekon'dan tutuklanmış bir sürü isimler de geçiyordu. Bu polisler kendi fabrikasyon ihbarlarını alıp Zekeriya Öz'e götürüyorlar. Zekeriya Öz de bunu mahkemeye havale ediyor.

Bu polislerin Dink cinayetinde sorumluluğu olduğunu yazmamış mıydınız?

Yazmıştım. Hatta Başbakan Erdoğan 12 Aralık 2008 tarihli Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuyla da bunların bu işteki sorumluğunu imzalamıştı. Başbakan bu konuda yapması gerekeni yapmıştı ve işleme koymuştu. Ben de kitabımda hem bu raporu, hem bu imzayı, hem de diğer belgelerle onların bu işteki sorumluluğunu ortaya koymuştum. Yargılanmalarını söylemiştim ve nitekim de kamu görevlileriyle ilgili soruşturma açılmıştı ama hâlâ bir yere yürümüyor.

Bu ihbar üzerine Zekeriya Öz mahkemeye gidiyor ve sadece benim cep ve ev telefonumun dinlenmesini istiyor. Mahkeme de bu kararı veriyor. Eğer o iddia gerçekten devlet ciddiyetiyle soruşturulsa, Başbakan'ın oğluna suikast iddiasıyla benim sadece cep telefonumun dinlenmesi değil teknik takibe alınmam gerekir. Görüntülenmem, hatta diğer ismi geçenlerin de bu şekilde takip edilmesi lazım. Bu iddia gerçekten ciddiyse gözaltına alınarak böyle bir girişimin kesintiye uğratılması gerekir.

Bu gayri ciddi iddiayı beni dinlemek için kullanıyorlar ve diğer hiç kimseyle ilgili soruşturma açmıyorlar.

ARKADAŞINA GÖNDER
“Cemaat’in rolü çok açık”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz