X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Mahremiyet tanımıyorlar'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Mahremiyet tanımıyorlar'

"Devletin içinde çete var. Bunlar mahremiyet tanımıyor" diyen Erdoğan, masum insanları lekeleme gayreti içinde olan bu çete içinde yargı mensupları ve polislerin olduğunu söyledi

Manisa ve Turgutlu'da açılış törenlerinde halka hitap eden Başbakan Tayyip Erdoğan, "Devletin içinde bir örgüt, bir çete var" diyerek mahremiyet tanımayan bu çete içinde yargı mensupları ve polislerin olduğunu söyledi. Adliye önünde bildiri dağıtan Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş'a çatan Erdoğan, "Sen savcı mısın, örgütün elemanı mı" diye sordu. "Onlar güçlü Türkiye'yi hazmedemiyorlar. Bu oyunu hep birlikte bozacağız" diyen Erdoğan, şu mesajları verdi:
Gezi olaylarıyla bir çalkalanma yaptılar. Yetmedi son dönemdeki olayları çıkardılar. Bu yapılanlar sadece AK Parti iktidarına karşı değildir. Bunlar bu millete karşıdır. Çünkü Türkiye büyüyor, güçleniyor. Bunun arkasında uluslararası güçler var. Onların içerdeki taşeronları var. Bu oyunu da hep birlikte bozacağız.
Son günlerde attıkları çamurlar farklı. Büyük yolsuzluk operasyonu adı altında yapılan operasyon düzmecedir. Yolsuzluğa bulaşan karşısında bizi bulur. Çok ciddi bir iftira kampanyası var.
Devletin içinde yapılaşmaya giden bir örgüt, bir çete de var. Bunlar mahremiyet diye bir şey tanımıyor. İzlemekse izlemek, dinlemekse dinlemek. Yargıda dürüst karar veren tüm yargı mensuplarını tenzih ediyorum. Ama bunların dışında belli bir örgüt anlayışı içinde, görev alanının dışına çıkmak suretiyle, bazı medya kuruluşlarına belgeleri servis yapmak, masum insanları lekelemek gayretinde olan yargı mensupları da var. Aynı şekilde yürütme mensupları da var. Maalesef bunların içinde polisler de var. Hiçbir günahı olmayan insanlar bu iftiralarla suçlanıyor.
Savcı, başsavcıya bağlıdır. Başsavcı görevden alıyor, 'sen sana verdiğim talimatı niye yerine getirmiyorsun' diyor. O malum savcı çıkıyor adliyenin önünde, marjinal örgütlerin militanları gibi bildiri dağıtıyor. Sen nasıl bir adamsın ya? Sen kime hizmet ediyorsun, savcı mısın, örgütün elemanı mı? Önce bunu açıkla seni tanıyalım. Ben onunla ilgili HSYK'ya suç duyurusunda bulunuyorum. Bakalım ne yapacak?
HSYK adli kolluk kuvvetleriyle ilgili yapılan düzenlemeyi engellemeye yetkili değildir. Sizler de Adli kollukla ilgili olarak Danıştay'daki süreci etkileme hakkına sahip değildiniz. İstanbul başsavcısı açıklamayı yaptı. Arkasından siz Danıştay'la ilgili açıklama yapıyorsunuz. Anayasanın 138. Maddesini ihlal ediyorsunuz. Çünkü böyle bir etki alanı doğurmaya hakkınız yok. Biz bu makamlara çakılı değiliz. Millet emaneti bizden alırsa başka yerlerde hizmet etmeye devam ederiz.

MALÛM MEDYA

Olayların ilk gününden itibaren, malûm medya sahaya iteklendi önce bir algı operasyonu başlatıldı. "Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu", "Tarihin en büyük yolsuzluğu" diyerek algı oluşturulmaya çalışıldı. Hukukta, bir suç sabit olmadan siz hiç kimseyi lekeleyemezsiniz, onu suçlu durumuna düşüremezsiniz. Eğer siz bunları daha baştan rüşvetçi, yolsuzluğa karışmış insan olarak ilan etmeye kalkarsanız, bu insanlar bu toplumun içerisinde vatandaşlarının, komşularının, akrabalarının yüzüne nasıl bakacak?
2 yıldır gizli tuttukları böyle bir operasyonu, bir algı planlamasıyla seçimlere 3 ay kala ortaya çıkartıyorlar. Üstüne de 'terör örgütü' böyle bir yaftayı da yapıştırıyorlar, terör örgütü dediğin silahlıdır, bunların hangisi silahlı, nasıl bunu söyleyebilirsin?

CHP YÖNETİMİ DE VAR

Bu işin içinde o malum medya var. O malûm sermaye çevreleri var. Bu işin içinde kendilerine vazife verilmiş CHP yönetimi var, MHP yönetimi var. İşte en son sokakları da bu işin içine katmak için girişimde bulundular. Ne yaptılar? Kadıköy'de, Taksim'de güya insanları sokağa dökeceklerdi. Ne oldu? Artık dökemiyorlar ve dökemeyecekler. Türkiye, şu anda çok boyutlu, çok yönlü bir saldırıyla karşı karşıya.
Türkiye dışında planlanan ve burada uygulanmak istenen bu alçak projenin taşeronluğunu bazı medya ve örgütler üstlendi. Biz istiyoruz ki Türkiye 11 yılda olduğu gibi bundan sonra da büyüsün. 11 yıldır bizim derdimiz, meselemiz ve mücadelemiz işte böyle bir Türkiye içindir.
İstikrarla büyüyen bir Türkiye var. Yolsuzlukların olduğu bir Türkiye olsa 10 senede 17 bin km bölünmüş yol yapılabilir miydi? Türkiye milli gelirini 10 yılda 800 milyar dolara çıkarabilir miydi? Vakıflar, Ziraat Bankası ve Halk Bankası biz gelene kadar zarar veriyordu. Şimdi kar ediyor. Yolsuzluk olsa bunlar olur mu?
Bu Türkiye faiz, kan ve terör lobilerini rahatsız etti. Burada acı olan Türkiye içinde olan bir takım çevre ve örgütlerin bu işin içinde olmasıdır. Siz sakın beddua etmeyin, kim olursa olsun beddua etmeyin. Siz dua edin. Bedduaya lanet, duaya davet diyoruz. Onun için asla beddua etmeyelim. Bu onurlu gururlu millet bu oyunu bozacak.
Bunlar istiyorlar ki şehit gelsin de oradan prim yapalım, oradan oy alalım. Böyle bir şey olur mu? Bunlar tam terör çetesi, bunlar korsan. Devletin içindeki o paralel yapılannmadan istifade etmek suretiyle ülkemizin üzerine maalesef karabasan gibi çöktüler.

İHANET EDENİN ESAMESİ OKUNMAZ
Başbakan Erdoğan, akşam saatlerinde ise AK Parti Manisa İl Başkanlığınca onuruna verilen yemeğe katıldı. Yemek öncesinde bir konuşma yapan Erdoğan, "Efendim bazıları partiden ayrıldı. Ayrılmadı, ayırdık. Çünkü 'partimizin içerisinde maalesef bu tür fitne unsuru olanları artık barındırnamın bir anlamı yok' dedik. Bize geçmişte de bunu yapanlar oldu, şu anda bir tanesinin adı yok. Kurdukları parti de malum o da gitti. Duyuyor musunuz, var mı, kaldı mı bir şey? Esamesi okunmuyor, niye ihanet edenlerin esamesi okunmaz?" 17 Aralık operasyonuna da değinen Başbakan Erdoğan, "Seçim arifesinde başlatılan şu kampanya manidardır. Bu kampanya, ne Tayyip Erdoğan'ın şahsınadır ne AK Parti'nin iktidarınadır, bilesiniz bu milli iradeyedir, bu Türk milletine karşı başlatılmış bir kampanyadır" diye konuştu.

İLGİNÇ PANKART
Manisa'da folklor ekibi ve bazı gazetelerin isimleri kullanılarak hazırlanmış ilginç pankartlarla karşılanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı İzmir'e gitmek üzere geldiği Atatürk Havalimanı'ndan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da İzmir'e geldi. Erdoğan, uçağa binmeden önce Havalimanı VIP salonunda yaklaşık 1 saat çeşitli görüşmeler yaptı.