X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kirli odakların oyuncağı olmuşlar'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Kirli odakların oyuncağı olmuşlar'

  • Giriş Tarihi: 15.1.2014

Emniyet-yargı içindeki cuntaya 'Haşhaşiler' benzetmesi yapan Erdoğan "Uluslararası kirli odakların elinde oyuncak olmuş bir örgüt, adeta efsunladığı mensuplarını kendi ülkelerinin aleyhine yönlendiriyor" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin dünkü grup toplantısında ve Ankara'daki toplu açılış töreninde 17 Aralık operasyonuna ilişkin çarpıcı mesajlar verdi. Erdoğan şunları söyledi:
MİLETE İHANET: 17 Aralık komplosu, içeriden ve dışarıdan aldığı destek ve talimatlar boyutuyla diğer tüm darbe girişimlerini geride bırakmış; millete, devlete ve demokrasiye yönelik ihanet hareketi olarak kayıtlara geçmiştir. Yargı ve emniyet içindeki bir örgüt son derece hukuksuz bir biçimde, tamamen gizli olarak yürüttükleri soruşturmaları mahalli seçimlere 3.5 ay kala, düğmeye basmak suretiyle başlatıyorlar.
NİYET ORTADA: Operasyonun başlamasıyla birlikte ihanet projesinin paydaşları da harekete geçiyor. Malum medya sabah saatlerinden itibaren kendilerine servis edilen, gizlilik kaydı olan bu fotoğraf ve görüntüleri yayımlamaya başlıyor. Muhalefet, daha meselenin ne olduğu anlaşılmadan hükümete yönelik saldırılara başlıyorlar. Belli sermaye çevreleri harekete geçiyorlar.
SABAH'IN MANŞETİNE ATIF: Düşünebiliyor musunuz, 25 çuval gelecek, bu çuvallar mühürlü, bu çuvallar açılmadan bunlarla ilgili anında adım atılacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bir anda itibarsızlaştırma, dezenformasyon girişimleri devreye alındı. Her şey hazırlanmış, görev dağılımı yapılmış, kimin nerede duracağı, ne yapacağı, hangi vazifeyi yerine getireceği tek tek belirlenmiş.
MAŞA OLARAK KULANILAN ÖRGÜT: Bu ihanet operasyonunda maşa olarak kullanılan örgüt, tüm taraftarlarını harekete geçirmiş, hükümete karşı bir kampanyanın fitilini ateşlemiş. İftira, itham, yalan, tehdit, korkutma, sindirme, şantaj, her ne varsa devreye alınmış. Yolsuzluk kisvesi altında, yolsuzluk süsü verilerek, bir anda Türkiye'de büyük bir belirsizlik, kaos ortamı oluşturmak için ne gerekiyorsa, hangi araca ihtiyaç varsa hepsi harekete geçirilmiş. Aylardır, hatta yıllardır hazırlığı yapılan bir senaryo, kirli plan seçimlere 3.5 ay kala devreye sokulmuş.
SAVCIYA SUÇ DUYURUSU: Bu ülkenin milli istihbarat teşkilatı, Suriye'deki Türkmen kardeşlerimize yardım ulaştırmaya çalışıyor, Adana'dan bir savcı bunu engellemek için elinden geleni yapıyor. Dünyanın hiç bir yerinde bir yargı mensubunun, kendi ülkesinin istihbarat teşkilatına husumet beslediğine şahit olmazsınız. Reyhanlı'daki olaylar olduğu zaman bu beyefendi, Adana'dan kalkıp Reyhanlı'ya gitmemiştir. 7 günün ardından oraya gitti. 7 gün sen oraya gitmedin, neredeydin sen? İşte ben şimdi buradan suç duyurusu yapıyorum aynı zamanda, HSYK'ya suç duyurusu yapıyorum, bir inceleyin bakın, 7 gün Reyhanlı'ya bu savcı niye gitmedi.
MİLETTEN DEĞİL ÖRGÜTTEN TALİMAT ALIYORLAR: Aziz Türk milleti değil, mensubu oldukları örgütten emir ve talimat alıyor ve öyle hareket ediyorlar. Uluslararası kirli odakların elinde oyuncak olmuş, maşa olmuş bir örgüt, adeta efsunladığı mensuplarını kendi ülkelerinin aleyhine yönlendiriyor. Siz kimsiniz ki bu ülkenin, milletin milli istihbarat teşkilatına karşı düşmanca tutumlar içine giriyorsunuz? MUHARİP Kamuoyunun gözü önünde yayın yoluyla, manşetlerinde, sayfalarında, ekranlarında suç işleyenler ifadeye çağrı çağrılmazken, köşe yazarları her gün ifadeye çağrılıyor. Benim ifadelerimi manşete çekti diye, gazete yöneticileri ifadeye çağrılıyor.
YARGILAMALARIN ÜZERİNDE SORU İŞARETİ: Bugün artık geçmişteki bazı yargılamaların da üzerinde çok büyük soru işaretlerinin oluştuğunu daha net olarak görüyoruz. Sahte ihbar mektuplarıyla, yasadışı dinlemelerle, sahte delillerle tasarlanmış ve ayarlanmış bir kısım yargı mensuplarıyla insanların nasıl mahkum edildiklerini bugün çok daha belirgin şekilde görebiliyoruz. Bütün bunlar hukuk, adalet saikiyle, vicdan saikiyle değil, tamamen örgüt saikiyle yapılıyor. 17 Aralık'tan bugüne kadar, devletin kurumları içinde nasıl çark kurulduğu, nasıl bir örgütsel yapılanmaya gidildiği net olarak ortaya çıktı. Göreceksiniz, bundan çok daha fazlası ortaya çıkacak.
İNANÇLI İNSANLAR MAĞDUR EDİLMEYECEK: Bu sürecin inançlı insanları mağdur etmesine asla izin vermeyiz. Örgüt ile oradaki hassasiyetli vatandaşlarımızı ayırıyoruz.
ÇÖZÜM SÜRECİ DE HEDEFLENMİŞTİR: 17 Aralık darbesinin mimarı olan örgüt, daha önce de milli istihbarat teşkilatının gayretlerini sabote etmiş, MİT Müsteşarı'nı tutuklayıp devre dışı bırakma girişiminde bulunmuştur. Eğer biz buna sessiz kalmış olsaydık, benim müsteşarım kimbilir nerede olacaktı? Bu girişimlerinde başarısız olan örgüt, 17 Aralık darbe girişimiyle çözüm sürecine de darbe vurmak istedi.
YOLSUZLUK İKTİDARI DEĞİLİZ: Eğer bu iktidar yolsuzlukların iktidarı olsaydı, bizden öncekiler gibi, eğitimde bu atılan adımlar atılmış olabilir miydi?

MUHALEFETE HSYK TEKLİFİ
RTÜK'TEKİ GİBİ: Muhalefet, HSYK ile ilgili Anayasa değişikliğini beraber yapalım derse, biz hazırız. Grupların kendi gücüne göre RTÜK'te olduğu gibi, HSYK içinde onlar da temsil edilme imkanını bulacaklardır. Hatta Hakimler Kurulu'nu ayrı, Savcılar Kurulu'nu ayrı olarak da planlayabiliriz. Anayasa değişikliğini geçirmemiz halinde, yasal düzenleme çalışmasını dondururuz.

'ACIRSANIZ ACINACAK HALE GETİRİLİRSİNİZ'
VİRÜS VÜCUDA GİRMİŞ: Acırsanız acınacak hale gelirsiniz. Nasıl bir takiyyenin, kokuşmuşluğun, çürümüşlüğün hüküm sürdüğü ortaya çıkacak. Virüs vücuda girmiş, sinsi bir şekilde yerleşmiş, çoğalmış, bir anda vücudu esir almak üzere harekete geçmiş. Ancak bu bünye, kendisini sinsi virüslere teslim edecek kadar zayıf bir bünye değil.
HAŞHAŞİLER: Büyük Selçuklu Devletinde Haşhaşiler denilen gözü dönmüş gizli bir örgütün devlet bünyesini nasıl esir almaya çalıştığını, gerektiğinde düşmanlarla nasıl işbirliğine gittiğini, asırlar önce millet olarak yaşadık ve gördük. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu sinsi virüslere, devlet bünyesini terk etmeye yönelik sızıntılara asla geçit vermez ve vermeyecektir.

HAŞHAŞİLER KİMLERDİ?
Haşhaşiler 1090'da İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kuruldu. Dini bir tarikat olarak Alamut Kalesi'nde kurulan yapı siyasi suikastlar ve katı tutumları nedeniyle siyasi bir örgüt olarak tarihe geçti. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenen tarikat Abbasi Halifeliği ve Büyük Selçuklu devletinin önemli isimlerine yönelik suikastlarla tarihe geçti. 1256'da Moğol istilasında kuşatılan kale 1273'te yok edildi.

MUHARİP GAZİLERDEN DESTEK
Çankırı'dan gelen muharip gaziler, AK Parti Grup toplantısına katıldı. Burada Başbakan Tayyip Erdoğan'a moral veren gaziler, şiir okuyup, çiçek verdiler. Erdoğan'a ayrıca Çankırı'nın ünlü kaya tuzundan yapılmış ve strese iyi gelen lamba armağan ettiler. Öte yandan vekil imamlar da seyirci sıralarında yerlerini alarak, Erdoğan'a destek sloganları attılar.