X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yargının sümen altı ettiği 'Gülen' raporu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yargının sümen altı ettiği 'Gülen' raporu

  • Giriş Tarihi: 16.1.2014

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Gülen cemaatiyle ilgili "Karşımızda Haşhaşiler gibi üyelerini efsunlayan bir örgüt" var açıklaması tartışılırken, Balyoz yargılamalarını yapan mahkemedeki delil dosyasında, 10 yıl önce Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK) sunulan 'Gizli' ibareli Fethullah raporu da bulunuyor. Balyoz Davası'na bakan 10'ncu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ömer Diken'in, savcılar Savaş Kırbaş'la, Hüseyin Kaplan'ın görmezden geldiği raporda, paralel devletin yapısı gözler önüne seriliyor. Raporda "Fethullah Gülen Cemaati'nin örgütlenme yapısı, devlete alternatif yapılanmanın gerçeğini tüm çıplaklığı ile ortaya koyuluyor.

DELİL KLASÖRLERİNDE VAR

Fethullahçılar, örgütlenme ve faaliyetleri ile 'devlet içinde devlet' özelliği göstermekte ve özellikle grubun okulları, eğitime alternatif bir anlayışla yönetilmektedir" ifadeleri kullanılıyor. Cemaatin, öncelikle Milli Eğitim ve Adalet Bakanlıkları, TSK ile Emniyet'i ele geçirmeye çalıştığı belirtilerek "Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin sosyal, siyasal ve ekonomik koşullarının bozulmasına paralel olarak, cemaatin etkinliğinin artabileceği" değerlendirmesi yapılıyor. Balyoz ve Ergenekon davalarında birçok belgenin delil olarak dosyaya girmesi, devletin gizli belgelerinin özensizce ortalığa saçılıp deşifre edildiği yorumlarını gündeme getirmişti. Soruşturmaları yürüten savcılar tarafından, açıklanması yasak olan Milli Güvenlik Kurulu belgeleri de iddianamelerin delil klasörlerine konulmuştu. 3'üncü Balyoz davasının ek delil klasörlerinde Haziran 2004 yılı MGK'ya ait bazı belgelere yer veriliyor. Atatürkçü Düşünce Derneği'ndeki bilgisayardan çıktığı söylenen Word dosyalı belgelerde Ege Sorunları, Farklı Dillerde Yayın, Irak, Kıbrıs, NATO, Ruhban Okulu ve Nurculuk konusunda bilgi ve konuşma notları yer alıyor. 'Nurculuk' başlıklı dosyada, Gülen'in 1970'de Nurcu kesimden ayrılarak müstakil hareket etmeye başladığı, kasetlere çekilen vaazlarıyla muhafazakar kesimde tanınmaya başladığı anlatılıyor. Fethullahçıların TV, radyo, gazete ve dergi gibi araçları etkin olarak kullandığı ifade ediliyor. Ayrıca "Dünya Dinler Birliği" adı altında bir oluşuma zemin hazırladığı, bu oluşumla İslam'ın temsilcisi olma yolunda uluslararası alanda karşılıklı çıkarlara dayanan bir strateji uyguladığı kaydediliyor. Cemaatin genelde eğitim düzeyi yüksek kişilerden oluştuğu vurgulanıyor.

ELE GEÇİRME PROJESİ

Belgede şu tespitlere yer veriliyor: "İlk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflerine ulaşmanın yıpratıcı olduğunu tespit etmiş ve sisteme ters düşme yerine, barışık, ama onu içten içe ele geçirici bir politikayı benimsemiştir. Bu sebeple, öncelikleri içinde; asker, sivil (Milli Eğitim, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı vb...) ve emniyet teşkilatında örgütlenmek, esas alınmıştır."

İŞTE 3 ADIMLIK STRATEJİ
Devletin bütün kadrolarında ve bürokraside, Milli Eğitim Bakanlığı ve emniyet teşkilatında kadrolaşmak,
Bünyesinde bulunan vakıf, okul ve dershanelerde, eğitilmiş gençlerden oluşan bir taban oluşturmak,
Kendisine maddi destek sağlayacak sermayeyi oluşturmaktır.