X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB'de HSYK'yı meclis seçiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB'de HSYK'yı meclis seçiyor

Başbakan'ın önerdiği HSYK modeli AB'de de kullanılıyor. Hükümet ve parlamentolar, hâkim ve savcı kurullarının seçilmesinde belli kontenjanlar dahilinde rol alıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gündeme getirdiği ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de partilere çağrı yaptığı HSYK ile ilgili anayasa değişikliği gündemdeki yerini korurken, Erdoğan'ın öne sürdüğü RTÜK benzeri modelin AB'ye uzak olmadığı ortaya çıktı. AB üyesi ülkelerin çoğunda HSYK üyelerinin önemli kısmı meclisler tarafından seçilirken, kimi ülkelerde üyeleri hükümetler atıyor. Dünyanın en gelişmiş demokrasileri arasında gösterilen İsveç'te 11 üyenin tamamı hükümet tarafından atanırken, 9 üyeli Norveç HSYK'sının 2 üyesini Parlamento seçiyor, 7 üyeyi de Parlamento'nun belirlediği adaylar arasından kral atıyor. Yine bir AB üyesi olan İspanya'da 21 üyeli kuruldaki 20 isim Parlamento ve Senato tarafından seçiliyor. En ilginç yöntem ise Yunanistan'da uygulanıyor. 15 üyeli kurulun 13 üyesi Yüksek Mahkeme'de görev yapmış isimler arasından kura ile belirleniyor. AB üyelerinde HSYK'ların belirlenmesi şu şekilde:
İSVEÇ: 11 üyenin tamam hükümet tarafından atanıyor. 6 üye hakim ve avukatlar arasından, 2 üye parlamenter, 2 üye meslek birliği temsilcisi, 1 üye de genel müdür.
NORVEÇ: 9 üyeden 2'sini Parlamento seçerken, diğer 7 üye de Parlamento'nun önerdiği isimler arasından kral tarafından seçiliyor.
FRANSA: 22 üye arasında Yargıtay başkanı ve başsavcısı doğal üye. 6 hakim ve 6 savcı meslektaşları tarafından seçiliyor. 1 üye barolar birliği, 1 üye Danıştay Kurulu tarafından belirleniyor. 2 üye Cumhurbaşkanı, 2 üyeyi Senato Başkanı, 2 üyeyi de Meclis Başkanı vatandaşlar arasından seçiliyor.
İSPANYA: 21 üye içinde Yargıtay Başkanı doğal üye. 10 üyeyi Senato, 10 üyeyi de Temsilciler Meclisi belirliyor, devlet başkanı atamaları yapıyor.
İTALYA
: 27 üyeli kurulda Cumhurbaşkanı, Yargıtay Başkanı ve Başsavcısı doğal üye. 8 üye yargı organı dışındaki hukukçular arasından Parlamento tarafından seçiliyor. 16 üyeyi hakim ve savcılar arasından meslektaşları belirliyor.
ALMANYA: Federal Millet Meclisi ve Federal Senato eşit şekilde yetkilendirilmişlerdir. Her iki Meclis de 8'er üyeyi 12 yıl için atıyor.
HOLLANDA: 5 üyeli kurulda başkan kurul üyeleri arasından seçilir. 3 hakim, 2 yönetici üye Adalet Bakanı önerisi üzerine kral tarafından atanır.
YUNANİSTAN
: 15 üyeli kurulda Yüksek Mahkeme başkanı ve başsavcısı doğal üye konumda bulunurken, 13 üye ise yine aynı mahkemede görev yapmış kişiler tarafından kura ile belirleniyor.
PORTEKİZ: Yüksek Temyiz Mahkemesi Başkanı'nın başkanlığını yaptığı 17 üyeli kurulda 6 hakim meslektaşları tarafından seçilirken, 2 üye devlet başkanı, 7 üye de parlamento tarafından yargı dışı isimler arasından atanıyor.

Venedik kriterlerine göre 'denetimsiz' çıktı

HSYK kanununda yapılacak değişikliğe neden ihtiyaç duyulduğu Venedik Komisyonu kriterleri ışığında ortaya koyuldu. İncelemede üzerinde en fazla durulan konu HSYK'nın orantısız gücü ve denetimsizliği oldu. "HSYK karar organı olmasına rağmen çıkardığı genelgeler, kanunların üzerine çıktı" tespiti yapılırken, kurulun kendi atadığı hâkim ve savcılarla ilgili teftiş ve şikayet incelemelerini etkin bir şekilde yapamadığı vurgulandı. Hakimlerin yargı dışı güçlerden ziyade yargı içi güçlerin etkisine maruz kaldığının ortaya çıktığı ifade edildi, Adalet Akamedisi için de reform gerektiği belirtildi. Kurulun görev alanına giren konularda, Kurulu yönetmek ve temsil etmekle görevli Başkana yetki verilmesinin genelgelerin yargı denetimine açılmasını sağlayacağı ifade edildi. Ayrıca, "Adalet Bakanının Kuruldaki yetkilerinin artırılması eleştirilmekte. Ancak Bakan, hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesinde birinci derecede sorumlu, ayrıca hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleri gereğince TBMM 'nin, medyanın, sivil toplum kuruluşlarının ve en önemlisi halkın denetimine açık durumda. Bu sebeple Kuruldaki yetkileri de sorumluluğuyla orantılı olmalıdır" denildi. İnceleme sonunda Adalet Akademisinin de güçlendirilmesi gerektiği dile getirildi.

Yargı darbesine 5 önlem

Hükümetin hazırladığı yargı paketinin detayları ortaya çıkmaya başladı. Paketteki en önemli düzenlemelerden biri soruşturma dosyasında iddialar, telefon görüşmeleri, görüntü ve resimlerin ortalığa saçılması, insanların peşinen suçlu sayılmasının önüne geçmek olacak. Pakette yargı darbesine karşı 5 önlem yer alıyor: 1- Soruşturma dosyalarındaki belgelerin dışarı sızmasını önlemek için dosya hangi yetkilideyse ona zimmetlenecek. Yargıda filigranlı kağıt kullanılacak. Böylece dosyaların kimden sızdığı takip edilecek. 2- Savcıların "üç kişiyi biraraya getirip terör örgütü" ilan etmesinin önüne geçilecek. Bir yapının terör örgütü ilan edilip edilmemesine savcı değil, kurulacak kurullar karar verecek. 3- İşadamlarının mallarına tedbir kararı konulmasına ilişkin de yeni bir mekanizma oluşturulacak. Tedbir koyma kararı oluşturulacak kurul tarafından verilecek. 4- Devlet Memurları Yasası ile Devlet Memurlarının Yargılanması Hakkındaki Yasa gözden geçirilecek. Yetki aşımına ağır yaptırımlar getirilecek. 5- "Gizli tanık" uygulaması AB standartlarına göre yeniden tanımlanacak.