X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Yolsuzluğun hesabını soracağız"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Yolsuzluğun hesabını soracağız"

  • Giriş Tarihi: 19.1.2014 14:41 Güncelleme Tarihi: 19.1.2014 14:42

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Görseniz de görmeseniz de fark etseniz de etmeseniz de İstanbul'da bir MHP var, İstanbul'un sevgilisi olmuş" dedi.

Bahçelievler Abidin Pak Öğretmenevi'nde, partisinin ilçe teşkilatınca düzenlenen toplantıda Türk Eğitim-Sen üyeleri ile biraraya gelen Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, 30 Mart'ta yapılacak seçimlerin milletin geleceğinin belirlenmesinde önemli bir kilometre taşı olacağını söyledi. Bahçeli, bu sebeple seçimde sadece belediye başkanını, meclis üyelerini ve büyükşehir belediye başkanını seçmekle kalmayacaklarını, miletin gelecekteki siyasi yapısının yeniden şekillenmesinde de ayrı bir önem taşıyacağının bilincinde olmaları gerektiğini kaydetti.

Yüksek Seçim Kurulu'nun seçimlere 25 partinin katılacağını bildirdiğini anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

"Seçim takvimi açıklanmadan, siyasi partilerin, MHP dışında henüz adaylarının belirlemediği bir dönemde, bazı medya kuruluşlarının temsilcileri, köşe yazarları ve yine bazı bugünkü siyasi iktidarın yandaşı konumunda olan kamu araştırma kuruluşları, İstanbul'un kaderini iki partinin eline bırakırcasına, adaletsiz, ahlaksız, alçakça propagandaya başladı. Demektedirler ki, 'yapılmış olan kamu araştırmalarında seçim AKP ve CHP arasında geçecektir. AKP'nin oyları yine yüzde 50'ler civarındadır ancak Cumhuriyet Halk Partisi de iyi bir aday çıkarmak suretiyle bu yarışta iddialı bulunmaktadır.' Yüksek Seçim Kurulu diyor ki, 'bu seçimlere katılma hakkına sahip 25 parti vardır.' Bu 25 parti toplumumuzun insanları tarafından kendi dünya görüyşü ve siyasi anlayışı çerçevesinde oluşturulmuş siyasi kurumlardır ve taraftarları, destekçileri vardır. Bunlar da bu toplumun insanlarının oluşturduğu partilerdir. Bu partilerin varlığını inkar etmek demokrasiye aykırı bir davranıştır. Demokrasiyi reddetmek demektir. Eğer kamuoyu kuruluşları, kamu araştırmaları yerine, kamuoyunu yönlendirmeyle millet iradesine amborgo koymak istiyorlarsa bunların hiçbirisi demokrat değildir. Öyleyse bu partileri yok farz ederek, bir tarafta AKP, bir tarafta CHP'yi göstermek İstanbul'da yaşayan her insanımız için saygısızlıktır. Onun için Milliyetçi Haraketçi partisi olarak diyoruz ki görseniz de görmeseniz de fark etseniz de etmeseniz de İstanbul'da bir MHP var, İstanbul'un sevgilisi olmuş. Buradan sesleniyoruz, ne AKP, ne CHP ille de MHP diyoruz..."


İSTANBUL MERKEZLİ OPERASYON

Devlet Bahçeli, ülkenin 18 Kasım 2002'den bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetildiğini hatırlatarak, hükümeti eleştirdi.

İstanbul merkezli operasyona da değinen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Adı Adalet ve Kalkınma Partisi olan, 11 yıldan bu yana iktidarda bulunan ve Genel Başkanı ile Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olan bir siyasi partinin veya iktidarın ilk yapacağı şey ne olmalıdır? 'Benim iktidarım döneminde yolsuzluk ve rüşvet varsa sonuna kadar gidilmeli ve gereği yapılmalıdır' demek dururken, üstünü örtmenin, kolluk kuvvetlerinin yönetmeliğini değiştirmenin, savcıları kıyıma, emniyet mensuplarını Türkiye'nin her tarafına dağıtmayı tercih etmenin anlamı ne olsa gerektir? Bunun bir tek anlamı vardır. 'Yolsuzluklarla, rüşvet anlaşılmıştır, yakamıza yapışılmaktadır. Öyleyse bunu reddedelim. Bunun yerine bir gerekçe koyalım, halkı bir algı yönetimiyle aldatalım ve yolsuzluk ve rüşvetten dolayı ne benim, ne bakanlarımın ne de Adalet ve Kalkınma Partisinin yöneticilerinin hiçbir şekilde bir sorumluluk altına girmemesi için onları korumalıyım, kollamalıyım' diyerek, ne varsa inkar ediyor, öbür taraftan da 'ortaya koyduğumuz hizmetlerin önünü kesmek için komplolar hazırlanıyor, şunlar oluyor, bunlar oluyor' deniyor. Bir Başbakan oğlu da dahil olmak üzere yolsuzluklarla mücadele edeceği yerine Başbakan, baş kesen oluyor, yolsuzluğu fark eden kimse kafasını almaya çalışıyor. Ne kadar baskı yaparsa yapsın devletin kayıtlarına düşmüş, iz bırakmış yolsuzluk ve rüşveti, bugünkü iktidar sormazsa, namerdim iktidara geldiğimizde yedi sülasinden soracağım."


HSYK'NIN YAPISINDA DEĞİŞİKLİK ÖNGÖREN KANUN TEKLİFİ

Yerel seçimlerin ardından yapılacak Cumhurbaşkanılığı seçiminin ikinci bir kilometre taşı olacağını, ardından yapılacak genel seçimlerin de üçüncü basamak olduğunu belirten Bahçeli, "Bu üç basamaklı demokrasi süreci, milletimizin AKP'den kurtuluşunun, Yüce Divan'a gidişinin ve yeni bir iktidar olarak Milliyetçi Hareket Partisinin gelişine işaret edecek" diye konuştu.

Bahçeli daha sonra bir gazetecinin sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"Adalet ve Kalkınma Partisinin yer değiştirmiş bakanının söylediklerine inanmak mümkün değildir. HSYK'nın büyük bir değişiklikle komisyonlarda tartışıldığı ve önümüzdeki günlerde de Genel Kurul'a gelecek olan yasa teklifi henüz daha uygulamaya geçmeden, Adelet ve Kalkınma Partisinin yer değiştirmiş bakanının uygulamalarıyla 20'ye yakın savcı, çok sayıda da kolluk kuvveti, emniyet güçleri kıyıma uğramıştır. Hepsi farklı farklı yerlere sürülmüştür. Demek ki, kendilerinin 2010'da Anayasa değişikliği ile kabul ettikleri HSYK'yı istedikleri zaman, istedikleri şekilde kullanmalarına imkan bulduklarına göre milleti aldatmaya, kandırmaya, gündem değişikliğiyle yolsuzluk ve rüşvetin önünü kesmeye veya örtmeye kimsenin hakkının olmaması gerekir."

Yasa tekliflerinin Genel Kurul'a geldiği zaman MHP'nin kabul etmeyeceğini ve karşı oy kullanmak için Meclis'te üzerine düşen görevi yerine getireceğini dile getiren Bahçeli, yeniden yargılamaya ilişkin olarak da şöyle konuştu:

"Bu yine bir oyundur. Sayın Başbakanın değerli danışmanı ve Ankara Milletvekilinin, 'Milli ordu kumpas altındadır, ona kumpas kuruluyor' diyerek, bir maymuncuk sözcükle önce Genelkurmay Başkanlığının suç duyurusunda bulunulmasına, arkasından YARSAV'ın suç duyurusunda bulunması, arkasından da bir Baro Başkanının sanki çok büyük işler yapıyormuşcasına yeniden yargılanma süreciyle meşgul olmaları hali, yine bir gündem değişikliğidir. Bunlar samimilerse önce Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye'nin birçok kurumları, sivil toplum kuruluşları, öte yandan YARSAV, öte yandan Barolar Birliği hep beraber yolsuzlukla mücadele ilk hedefiniz olmalıdır."

Bir gazetecinin, "SBS sonuçları iptal edildi. Ancak Nabi Avcı, sadece 45 öğrencinin sonuçtan etkileneceğini söyledi. Türk-Eğitim Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise bütün öğrencilerin etkileneceğini... Ne düşünüyorsunuz?" sorusuna Bahçeli, "İsmail Koncuk daha doğru söylüyor" yanıtını verdi.