X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Emekli emniyet müdüründen şok iddia
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Emekli emniyet müdüründen şok iddia

  • Giriş Tarihi: 22.1.2014 00:24

Mehmet Ali Önel yönetimindeki "60 DAKİKA" programına Emekli Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral konuk oldu. Paralel devlet yapılanmasını 1999'da ilk kez resmi kayıtlara geçiren Saral, hazırladığı raporda cemaatin yapısını, amacını tek tek açıklamış, tehlikeye dikkat çekmişti. Ardından tüm ekibi tasfiye olmuş ve tele kulak suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Eski Ankara Emniyet Müdürü Saral, o dönem yaşananları ve 17 Aralık operasyonları ile gün yüzüne çıkan paralel yapıyı 60 Dakika programında değerlendirdi. Saral, programda devlet içine sinsice sızdığını söylediği paralel yapı ile ilgili şok açıklamalarda bulundu…

"Aslında Cemaatin bütün faaliyetleri ortadaydı. Ancak bu faaliyetlerin arka planında ne var? Biz raporumuzda işte bunları ele aldık. İncelediğimiz zaman kendilerinin kitapları var aslında oralarda niyetlerini ele veriyorlardı. O kitaplarda, kelimelerin arasına sıkıştırılmış devletin içine nasıl sızıp ele geçirileceği sorusunun cevabı vardı. Ayrıca 1999 yılında yayınlanan kasetler var; orada da devletin nasıl ele geçirilmek istendiği açıkça konuşuluyordu.

SARAL: RAPORUMUZ DİKKATE ALINSAYDI DEVLETİ ELE GEÇİREMEZLERDİ!

Devlet içindeki paralel yapıyı 1999 yılında hazırladıkları raporla ortaya koyduklarını belirten Cevdet Saral, raporun o dönem gerekli etkiyi yaratmadığını belirtti. Saral sözlerine şöyle devam etti.

"1980'den itibaren polis akademileri Cemaatin kontrolüne girmeye başladı. Şimdi ise oralardaki varlıkları daha da yoğun. Şuan ki mahiyetini tam olarak tarif bile edemem.
O dönem hazırladığımız raporu siyasi mekanizmada sonuca kavuşturamadık. Gerekli algıyı oluşturamadık. Biz o dönemde devleti ele geçirme konusuna dikkat çektik. Raporumuzda da belirttik. Bir cemaat önderinin sözleri açıkça parelel yapıya işaret ediyordu. Biz o dönem isim olarak parelel yapı demedik ama oluşan tehlikeyi gördük ve raporumuzda açıkça ortaya koyduk. Eğer bizim raporumuz dikkate alınsaydı olaylar kesinlikle bu noktaya gelmezdi.

"RAPORDAN SONRA BİZİ İTİBARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞTILAR"

Saral "Biz o raporu yazdığımız için çok büyük sorgulamalar yaşadık. Bir takım dizilerde bize ait roller biçilerek kötü adam ilan edildik. Bir takım gazeteler bizi halen daha 28 Şubatçı ilan ediyorlar.

1999'daki raporumuzdan sonra cemaat bizim yok edilmemizle birlikte rahatlayıp kendini devlet yerine koyma aşamasına geldi. Şimdiki yaşanılan süreçte ilk defa cemaat devlet yönetiminde ciddi bir karşı duruşla ve bir irade ile karşı karşıya kaldı. Bilinmelidir ki, yargı mekanizması şöhret sevdalısı kişilerle yürütülmez." Şeklinde konuştu.

'CEMAAT'İN NEW AGE MODELİ MİSTİK BİR YAPISI VAR'

Gülen Cemaatinin organizasyon şemasını 'NEW Age Modeli' olarak tanımlayan Saral:Dünya yeni 'dünya düzeni' altında yeni bir yapılanmaya doğru gidiyor. Projesinin hedefi milli kimlikli devletleri tasfiye ederek yerine yeni modele uygun devlet modelleri oluşturmak. Bu algı Amerikanın yürüttüğü bir projedir.Amaç bu projeye ters düşmeyecek,düşünce üretmekten uzak gelecekte oluşturulacak küresel düzenin ahengini bozmayacak insan tipi yetiştirmektir. Yeni dünya düzeninin en temel sacayağı okul, öğretmen ve öğrencidir.bu yapı bu insan tipini yetiştirmek ve hazırlanmak üzere kurgulanmış bir yapıdır. Bu model toplumu geleneksel din anlayışının başkalaştırılıp onun yerine yeni dünya düzeninin din anlayışına uygun bir din hedeflenmektedir. Buna batıda yaygın olan New age türü mistik bir din anlayışıdır. Bunun siyasal ve yönetimsel çok sakıncaları olacaktır. İşte bu tehlikenin altını ben kitabımda da çizdim. İşte devlet içindeki katı kadrolaşmaya sebebiyet verecek bir anlayışın ürünü işte buralardan tezahürü edip devlet kadrolarına giriyor. Kendinden olmayanlar hayat hakkı tanımayan bu yapı bugünkü paralel yapı olarak adlandırılan durumdur. Bu çok tehlikeli bir yapıdır. Devlet kadrolarına giren ve bugün adına parelel devlet denen katı bir yapılaşmadır. Başkalarına da hayat hakkı tanımayan bir oluşumdur. Belki de bu yapı böyle devam eder ve ciddi manada mücadele edilmez ise ilerleyen süreçte. Paralel olmakla kalmayıp devletin bütününü ele geçirir. İşte devlet ciddi bir reaksiyonla şuanda karşı karşıya kaldı. Şeklinde açıklamalarda bulundu…

A Haber TV