X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Suriye'deki dramın röntgeni çekildi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Suriye'deki dramın röntgeni çekildi

  • Giriş Tarihi: 4.2.2014 17:34 Güncelleme Tarihi: 4.2.2014 17:54

SETA, Suriye'deki insani durumu raporlaştırdı. Okumak için tıklayın...

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı, yayımladığı Suriye raporunda, ülkede yaşanan insan hakları ihlallerine dikkati çekerken, sadece Suriye'deki akan kanı durdurmak için değil gelecekte de benzer suçların engellenebilmesi için sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısında bulundu.

Yavuz Güçtürk imzasıyla yayımlanan "İnsanlığın Kaybı: Suriye'deki İç Savaşın İnsan Hakları Boyutu" başlıklı raporda, Mart 2011'den bu yana Suriye'de devam eden iç savaş sırasında yaşananlar Suriye tarihi ışığında insan hakları perspektifinden değerlendirilirken, insan hakları konusunda yaşanan ihlallerin ve suçların sürdüğüne dikkat çekildi.

Raporda, Suriye'de insanlığa karşı suçların ve savaş suçlarının sıklıkla işlendiği belirtilirken "Bu ihlaller ve suçlar, hala devam etmekte ve dünya, 21. yüzyılın en büyük insanlık dramlarından birine sahne olmaktadır" denildi.

"Artık bir iç savaşın yaşandığı Suriye'de, sadece insan hakları ihlal edilmiyor; gözlerimizin önünde insanlığa karşı suçlar işleniyor" ifadesine yer verilen raporda, uluslararası kamuoyunun, kimyasal silah kullanımından, en acımasız işkence yöntemlerine kadar oldukça acı tabloları görmezden geldiği ifade edildi.

Raporda, 2011'den beri büyük çoğunlukla rejim güçleri tarafından işlenen savaş ve insanlık suçlarının, Birleşmiş Milletler (BM) ve insan hakları örgütleri tarafından kanıtlarıyla ortaya konması ve konuyla ilgili ayrıntılı raporlar düzenlenmesine rağmen sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne çıkarılmadığı gibi, katliamların durdurulması için önerilen yaptırım kararlarının ve Suriye rejimini kınayan karar tasarılarının BM Güvenlik Konseyinin onayından geçemediği hatırlatıldı.

Ocak 2014'te, rejime bağlı "Sezar" kod adlı bir askeri polisin Suriye devletinin işlediği savaş suçlarını fotoğraflarıyla beraber ortaya koyduğuna yer verilen raporda, savaş suçları mahkemelerinde görev yapmış üç başsavcının öncülüğünde çalışan bir komisyonun, hem fotoğrafları hem de kaynağı teyit ettiği hatırlatılırken, "Komisyon, ortaya çıkan tüm bu bulguların, savaş suçu için kurulacak bir mahkemede kabul edilebilir 'açık deliller' olduğuna karar verdi. Bu ve benzeri kanıtlara karşın, Suriye'de katliamlar hala durdurulamamaktadır" ifadesine yer verildi.

Suriye'de iç savaşın ortaya çıkardığı mülteci krizinin BM'ye göre, Ruanda'da 1994 yılında yaşanan soykırımdan bu yana tanık olunan en büyük kriz olduğu aktarılan raporda, Suriye'de nüfusun yaklaşık yüzde yirmisi komşu ülkelere sığındığı, ülke içinde de iki milyon kişinin yerinden edildiği bilgisine yer verildi. Ocak 2014 itibariyle dokuz milyona yakın kişinin de insani yardıma muhtaç hale geldiği belirtilirken, Suriye'ye komşu olan dört ülkenin üstesinden gelemeyeceği boyuta ulaşan krizde uluslararası toplumun, tıpkı iç savaşta olduğu gibi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği vurgulandı.

Suriye'de insanlığa karşı suçların pervasızca işlenmeye devam etmesinin en büyük sebeplerinden birinin, geçmişte benzer suçları işleyenlerin hesap vermemesi olduğu ifade edilen raporda, "Uluslararası toplum, bugün sadece Suriye'de akan kanı durdurmak için değil, gelecekte de dünyanın farklı bölgelerinde benzer suçların işlenmesini engelleyebilmek için Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni harekete geçirmeli ve işlenen suçların faillerini yargı önüne çıkarmalıdır" denildi.

İNSANLIĞIN KAYBI BAŞLIKLI RAPORU OKUMAK İÇİN TIKLAYIN