X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İki fasıla yeşil ışık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İki fasıla yeşil ışık

  • Giriş Tarihi: 5.2.2014

Türkiye'nin AB üyeliğinin ucu açık bir süreç olduğunu belirten Almanya Şansölyesi Angela Merkel "Bu sürecin ilerlemesini istiyoruz. Fasılların açılmasını ve adımların atılmasını destekliyorum" dedi

Başbakan Tayyip Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile dün öğle yemeğinde bir araya geldi. İki lider görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Noel tatilinde düşerek leğen kemiğini çatlatan Merkel, toplantıya koltuk değnekleri ile geldi. Kabinedeki Türk kökenli Bakanı Aydan Özoğuz'un da katıldığı toplantıda, Merkel Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerini değerlendirirken, "Ankara protokolü önemli bir adımdır. Adım adım ilerliyoruz. Türkiye'nin tam üyeliğine dair tereddütlerim var. Bu ucu açık bir süreç ve bu sürecin ilerlemesini istiyoruz. Fasılların açılmasını ve adımların atılmasını destekliyorum" dedi. Gezi Parkı olayları için "Protesto temel haktır. Her ülke kendi iç sorunlarını kendisi halletmek zorundadır" ifadesini kullanan Merkel "Hakimlerin savcıların seçimi bütün bu noktaları ele aldık. Son yıllarda Türkiye'deki reformlar üzerine konuştuk. İkili ilişkilerimizde her zaman daha iyi hizmetleri destekliyoruz. Türkiye'nin AB üyeliğini ucu açık olarak görüyoruz" mesajı verdi. Çifte vatandaşlıkla ilgili ise "Çifte vatandaşlığın korunmasını kabul ediyoruz. İki vatandaşlık arasında tercih etme zorunda kalmalarını değil, ikisini de sürdürebilmelerini istiyoruz" dedi. Erdoğan'ın "asimilasyonu kabul etmeyecekleri ancak entegrasyonu desteklediklerine" yönelik açıklamalarını hatırlatan Merkel "Sayın Başbakan asimilasyon olmaz dediği zaman sanki bize bunun bir uyarı gibi söylendiği hissine kapılıyoruz. Burada kimse bunu istemiyor. Farklı kültürlerin zenginlik kattığını düşünüyoruz. Kabine görüşmelerinde bu çabaları ele aldık" diyerek, Erdoğan'a güvence verdi. İki bakanını Türkiye'deki Suriye kamplarına göndereceğini belirten Merkel, Türkiye'nin Suriye konusunda büyük katkı sunduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan ise dünya kamuoyuna şu mesajları verdi:
YARGI FASLI: Yargı ve temel haklar, adalet ve özgürlük konusundaki 2 faslın açılmasının önem ifade ettiğine inanıyorum. Bunu da öyle sanıyorum başaracağız. Şansölyenin bu konudaki desteğine ihtiyacımız var.
VİZEDE DESTEK BEKLİYORUZ:
Geri kabul anlaşmasını imzalamamızın ardından vize muafiyetinde Almanya'nın yapıcı bir şekilde adımlar atmaya devam etmesini istiyoruz.
ALMANYA'DAN FUTBOLCU ALIYORUZ: Almanya'da hakikaten entegrasyon noktasında bir sıkıntı yaşanmıyor. Türkiye'deki futbol takımlarının menajerleri Alman liglerini izliyor ve buradan transfer yapıyor. Bu çok önemli bir durum. SURİYE: Cenevre 1 ve 2 ne yazık ki şu an itibariyle beklentilere olumlu bir netice ortaya koymadı. Benim ülkemde 700 bine ulaşan sığınmacı var. 2,5 milyar dolara yakın harcama yaptık. BM'den ne gibi destek geldi derseniz. 130 milyon dolar bir destek geldi. BM Güvenlik Konseyi kilitlenmiş durumda.
ASİMİLASYON İFADESİ:
Biz Almanya'da yaşayan tüm vatandaşlarımızın entegrasyon konusunda olumlu davranması gerektiğini ifade ettik. Hem kendi huzurumuz hem de Alman toplumunun huzuru için bu çok isabetli bir konudur.

'BEDELİ NE OLURSA OLSUN ÇÖZECEĞİZ'
Başbakan Erdoğan Almanya'da, paralel devlet yapısı ile ilgili çarpıcı mesajlar verdi. Dış Politika Enstütüsü'nde "21. Yüzyılda Türkiye, Avrupa ve Dünya" temalı konuşma yapan Erdoğan, Alman akademisyenlerin sorularını yanıtlarken şunları söyledi:
17 ARALIK OPERASYONU: Emniyet ve yargı başta olmak üzere, devlet kurumlarına sirayet etmiş bir örgütlü yapı kullanılarak, Türkiye siyaseti yeniden tasarlanmak veya yeniden dizayn edilmek istendi. Türkiye'nin rotası, istikameti değiştirilmek istendi. Kararlı ve dik duruşumuz sayesinde, özellikle de halkımızın desteğiyle, bu saldırıyı da etkisiz hale getirdik.
30 MART DÖNÜM NOKTASI: İki ay sonra 30 Mart'ta yapılacak yerel seçimler, Türkiye için tarihi nitelikte bir dönüm noktası olacaktır. Terör meselesinin çözümüne yönelik sabotajlara yeltenenler 30 Mart'tan itibaren umutlarını tamamen yitirecekler. 30 Mart'la birlikte çözüm sürecinin, bütün sorunların çözüm aracının siyaset olduğu herkes tarafından kabul edilecek ve siyaset güç kazanacak.
VESAYET ÖZLEMLERİNDEN VAZGEÇECEKLER: Reform sürecini engellemek ya da yavaşlatmak için hükümetimize çok sayıda tuzaklar kuruldu. En son 17 Aralık tuzağının da bozulmasıyla artık siyaset dışı güç odakları, umuyorum ki vesayet özlemlerinden de vazgeçecekler.
DEZENFORMASYON YAPILDI: 17 Aralık'ta yaşanan olaylarla ilgili çok ciddi bir dezenformasyonun etkisi, baskısı altında olduğunuzu görüyorum. Türkiye'de bir yolsuzluk olayının olduğu, bunu eğer kişisel olarak değerlendiriyorsan, o ayrı bir konudur. Ama bunu yönetimde bir yolsuzluk olayı olarak değerlendirirseniz bu çok çok yanlış bir tespittir.
PARALEL YAPI OLUŞTURULMUŞ: Özellikle de yargı ve yürütmenin güvenlik ayağında, belli bir paslaşmanın olması, bu paslaşmayla birlikte hükümete karşı devlete karşı bir eylem oluşturulması söz konusudur. Böyle bir adımın atılmasına tabii ki sessiz kalınması mümkün değildir.
ŞANTAJA MÜSAADE ETMEYİZ: Şantajlarla, ortam dinlemeleriyle, bütün bunların yanında görüntülemeyle, bir çok güvenlik mensupları yargı mensupları tehdit altına alınmıştır. İş adamına 'hareket etme, elimizde belgeler var. Onları ifşa eder...' Bunu bakan arkadaşlarımıza da yaptılar. Dolayısıyla biz de diyoruz ki, böyle bir şeye bizim asla müsaade etmemiz mümkün değil. Bedeli ne olursa olsun bu iş çözüm kavuşturulacaktır. 30 Mart bunun dönüm noktası olacaktır.
TUTUKLU GAZETECİLER: Başbakanına her türlü hakareti yapabilen medya Türkiye'de var. Şu anda en çok içerde dediğiniz Türkiye'de, normal basın mensubu parmak sayılarını geçmez. Diğerleri, büyük bir çoğunluğu terör örgütleriyle, ya silah yakalatmıştır, ya eylem hareketindedir. Normal sarı basın kartı olanların sayısı 5 veya 10 sayısında.
GEZİ OLAYLARI: 12 tane ağaç oradan sökülüyor bir başka yere dikiliyor. Bu gerekçe gösterilerek bu tür adımlar atılıyor. Demokraside haklar düşünceyle aranır. Hiçbir zaman sopayla molotof kokteylleriyle, cam çerçeve indirilerek aranmaz.
HAMBURG, FRANFURT'U NEREYE KOYACAKSINIZ: Demokraside şüphesiz ki azınlıkların haklarını korumak esastır. Ancak orada çoğunluğun tek başına iktidar yaptığı bir yönetimi de azınlığa ezdirmemek en doğal haktır. Hamburg'da eylemler yaşandı, Frankfurt'ta eylemler yaşandı ve bizim polisimizle mukayese edilemeyecek derecede şiddet uygulamaları orada yapıldı. Bütün hepsinin görüntüleri benim elimde var. Bunları nereye koyacaksınız? Demek ki orada böyle Gezi olayı değil daha farklı olaylar vardı.
TAKSİM'E OPERA BİNASI YAPMA HEVESİM VARDI: Taksim'de kültür merkezini opera binası yapma hevesim vardı. Bunu bizim iktidarımız yapacak diye dediler ki hayır yaptırmayız. Güzel bir şey yapacaksanız, yeni bir şey yaparsanız buna her zaman karşı çıkarlar 'biz istemeyiz' derlerdi.
SURİYE: Yaklaşık 3 yıldır, Suriye'de, Avrupa'nın yanı başında, 21'inci yüzyıl'ın en büyük insanlık trajedisi yaşanıyor. Şu anda 150 bini aşkın insan, çoluk, çocuk kadın, erkek, yaşlı öldürüldü.
EY AVRUPA: Biz BM Güvenlik Konseyi'nin ne daimi ne geçici üyesiyiz. Ey Avrupa siz burada insani olarak, vicdani olarak böyle bir tabloyu, hele hele 55 bin fotoğraf karesini gördükten sonra, yaşayan insanları kimyasal silahlara, varil bombalarına nasıl teslim edersiniz? Görevimiz, bölgedeki tüm ülkelerle ilişki halinde olmaktır. Fakat bizdeki kararlılığı bölgedeki diğer ülkelerde göremiyoruz. Sayın Putin'le görüştüğüm zaman "Beşar Esed'in avukatı değilim" diyor.

'GELİN SİYASETİ BURADA YAPIN'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, isim vermeden Fethullah Gülen'e mesaj göndererek, "Şuna istifa et, buna istifa et diyenler, gelsinler siyaseti burada yapsınlar" dedi. Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) düzenlediği Berlin Buluşması'nda konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
Biz ancak rükuda eğiliriz, insan karşısında değil. Kimse böyle bir yola tevessül etmesin. Tevessül edenler her zaman eli boş döner.
Kendi ülkesini başka ülkelerde karalayan da olabilir mi? Gücün yetiyorsa gel burada yap. Ama gücün yetmediği yerlerde bu tür takiye, yalan her yol var bunlarda.
Planları tek tek deşifre oluyor. Yolsuzluk iftirasıyla kurdukları tuzak ortaya çıkıyor. Türkiye üzerine kurdukları senaryo net bir şekilde görülüyor. Milletvekili istifa et diyenler. Yeni parti kurdurmaya çalışanlar, bakanlara baskı yapanlar. Geçti onlar. Artık hükümetleri millet kuruyor, millet görevden alıyor. Şuna istifa et buna istifa et, diyenler gelsinler Türkiye'ye siyaseti Türkiye'de yapsınlar. 17 Aralık sürecinden inşallah Türkiye güçlenerek çıkacak.

GURBETÇİYE SEÇİM MÜJDESİ
Erdoğan-Merkel görüşmesinden seçim sürprizi çıktı. Başbakan Erdoğan'ın basın toplantısında yaptığı açıklamaya göre Varılan mutabakat çerçevesinde Türkiye'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gurbetçilere oy kullanabilme imkanı sağlanacak. Almanya'nın 7 ayrı noktasına kurulacak sandıklarda gurbetçiler 4 gün boyunca oy kullanabilecek.