X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan: Bu paralel yapıyı Allah ıslah etsin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan: Bu paralel yapıyı Allah ıslah etsin!

  • Giriş Tarihi: 9.2.2014 14:55 Güncelleme Tarihi: 9.2.2014 17:51

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattının temel atma töreninde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde İstanbul'un nüfusunun 7,5 milyon olduğunu, bu rakamın şu anda 15 milyona ulaştığını belirterek, "Bunları görmek durumundayız. 286 yol ve kavşak düzenlemesini büyükşehir belediyemiz şu ana kadar yaptı. Bütün bunlara rağmen sürekli olarak, her gün 1500 kadar otomobilin İstanbul trafiğine girdiği böyle bir dönemde, tabii ki sıkıntılar yok değil. Toplu taşım kültürünü yaygınlaştıracağız. Toplu taşım kültürünün yanında inşallah istasyonlarımızda bu dönemde katlı otoparkları yaygınlaştıracağız" dedi.

Erdoğan, Alibeyköy Meydanı'nda düzenlenen "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mecidiyeköy-Kağıthane-Alibeyköy-Mahmutbey Metro Hattının Temel Atma ve 201 Erguvan Otobüsünün Hizmete Alım Töreni"ndeki konuşmasında, temeli atılan metro hattının ve hizmete sunulacak otobüslerin İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

54 milyon lira yatırım bedeli olan 20 yol ve kavşağın açılışını dün yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve ekibine, İstanbul trafiğini daha da rahatlatacak bu önemli hizmetleri hayata geçirdikleri için teşekkür etti.

"İstanbul'u, dünyanın en uzun metro ağına sahip ikinci kenti yapmak hedefiyle yola çıktığımızda, birileri buna inanmamış, hatta dudak bükmüştü. Fakat biz, hedefimiz doğrultusunda kararlı bir şekilde çalışmaları sürdürdük. Adım adım neticelerini almaya başlıyoruz" diyen Erdoğan, 2004 yılında sadece 45 kilometre olan raylı sistem uzunluğunu, bugün 141 kilometreye ulaştırdıklarını, bununla birlikte Marmaray gibi dünya çapında bir projeyi tamamlayıp hizmete açtıklarını, ayrıca Boğaz'ın altından lastikli araçların geçiş yapabileceği küresel ölçekteki bir başka tünel projelerinin de devam ettiğini, açılışını 2015'te yapacaklarını söyledi.

Erdoğan, raylı sistem uzunluğunu 2019 yılında 420 kilometreye, daha sonra da 776 kilometreye çıkarma hedeflerine her geçen yıl biraz daha yaklaştıklarını, bugün temelini atacakları hat ile birlikte İstanbul'da halen inşaatı devam eden metro hatlarının uzunluğunun 110 kilometreye ulaştığını kaydederek, Topbaş'ın, CHPlilerin konuşmasında Çin ile İstanbul Büyükşehir Belediyesini kıyasladıklarından bahsettiğini hatırlattı.

"Onlara verilecek cevap kolay. 1994 öncesinde 5 yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP'deydi. Sorun 'Kaç kilometre metro yaptınız?' diye. O 5 yıl içerisinde başladıkları bir metro vardı, başladıkları yerde kaldılar. Biz geldik onu 11 kilometreye kadar tamamlama noktasına getirdik. Onlar sadece temel atmışlardı. Para bile bulamıyorlardı. 2,5 milyar dolar borçla aldım CHP belediyesinden İstanbul'u" diyen Erdoğan, 1,2 milyar dolarla kendinden sonraki arkadaşlarına devrettiğini dile getirdi.

"GÜNDE 1 MİLYON KİŞİ YARARLANACAK"

Erdoğan, temelini attıkları 18 kilometrelik Mecidiyeköy-Kağıthane-Alibeyköy-Mahmutbey Metro Hattı'nın İstanbul'daki metro zincirinin son değil, sadece yeni bir halkası olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu metro hattı Mecidiyeköy'de mevcut metro hattıyla, o istasyona entegre olacak. Oradan Topkapı-Edirnekapı-Habibler Tramvay Hattı'na, oradan Tekstilkent-Yüzyıl Mahallesi üzerinden Otogar-Başakşehir metro hattına ulaşılabilecek. Bu metro hattını, daha sonra Beşiktaş ve Kabataş'a kadar uzatarak, iş ve konut yerleşimi bakımından yoğun tüm alanlar arasında kesintisiz ulaşımı sağlamış olacağız. Günde 1 milyon kişinin yararlanabileceği, hesap böyle, bu hattın devreye girmesiyle Mecidiyeköy-Mahmutbey arasındaki yolculuk süresi sadece 27 dakikaya düşecek. Bağlantılı hatlarla birlikte düşündüğümüzde, Mahmutbey'den metroya binen bir kardeşimiz Yenikapı'ya 39 dakikada, Üsküdar'a 48 dakikada, Sabiha Gökçen'e 95 dakikada ulaşabilecek. İstanbul'un nüfusu, şehirdeki araç sayısı ve yoğunluk sürekli artıyor olmasına rağmen, ulaşım konusunda attığımız bu adımlar sayesinde sıkıntı yaşanmasını bugüne kadar engelledik. Belediye başkanlığım dönemimde İstanbul'un nüfusu 7,5 milyondu, şimdi 15 milyona ulaştı. Bunları görmek durumundayız. 286 yol ve kavşak düzenlemesi büyükşehir belediyemiz şu ana kadar yaptı. Bütün bunlara rağmen sürekli olarak, her gün 1500 kadar otomobilin İstanbul trafiğine girdiği böyle bir dönemde tabii ki sıkıntılar yok değil. Toplu taşım kültürünü yaygınlaştıracağız. Toplu taşım kültürünün yanında, inşallah istasyonlarımızda bu dönemde katlı otoparkları yaygınlaştıracağız."

"İSTANBUL, ULAŞIMDA SADECE TÜRKİYE'DE DEĞİL, DÜNYADA ÖRNEK ŞEHİR OLACAK"

Erdoğan, İBB Başkanı Topbaş ve ilçe belediye başkanlarıyla bunları konuştuğunu ve yoğun bir şekilde, süratle katlı otoparkları yoğunlaştırarak, istasyonları daha rahat hale getireceklerini belirterek, bilhassa raylı sistem çalışmalarının aşama aşama hayata geçmesiyle, İstanbul'un ulaşım konusunda, sadece ülkede değil dünyada örnek bir şehir haline geleceğini bildirdi.

Dünyanın büyük şehirlerinde, metropollerinde Londra'da, şehrin merkezine girilemediğini, belirli "zone"lar bulunduğunu, bunların bir kısmının 10, bir kısmının 15, 20, 30 pound olduğunu, bu ücretler ödenerek merkeze girilebildiğini, Paris, New York'un da aynı olduğunu, New York'ta yoğun saatlerde şehre giriş çıkışların 1,5 saati bulduğunu söyledi.

Erdoğan, "Dünyanın her yerinde hangi alt yapınız olursa olsun, bütün bu noktadaki metro hatları olmasına rağmen bu sıkıntılar yaşanıyor. Bunları suistimal etmek doğru değil. Türkiye'de de şu anda bu sıkıntılarımız yok değil, var. Ancak bunlar da inşallah bu metro hatlarımız, hafif metrolarımızla, bunun yanında metrobüslerle bunları daha da kolaylaştıracağız. Acaba şu metrobüs bir kültür olarak Türkiye'ye gelmeden önce böyle düşünülebiliyor muydu? Yok. Bugün dünyanın birçok yerinde bu yok ama bizde var. Şu anda bu atılan adımla bakın o yoğun saatte metrobüsler tıklım tıklım dolu ve böyle bir yükü İstanbul'un üzerinden metrobüsle aldık" diye konuştu.

Metro hatlarıyla ulaşımın daha da kolaylaşacağını dile getiren Erdoğan, bu hatlarla birlikte, trafiğin daha da rahatlayacağını aktardı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, internet düzenlemesine ilişkin olarak, "Birileri yasayı anlamadan, dinlemeden, çok çok affedersiniz, kusura bakmayın 'edepsiz görüntülere dokunma' diyerek, edepsizce sokağa çıkıyor. Bu paralel yapı, onları destekliyor. Allah ıslah etsin diyorum, başka da hiçbir şey demiyorum" dedi.

Erdoğan, Alibeyköy Meydanı'nda düzenlenen "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mecidiyeköy-Kağıthane-Alibeyköy-Mahmutbey Metro Hattının Temel Atma ve 201 Erguvan Otobüsünün Hizmete Alım Töreni"ndeki konuşmasında, internette, kişilik haklarını ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayınlara karşı bir düzenleme yapıldığını hatırlattı.

Çirkin görüntüler, insanların mahrem konuşmaları, hakaretler vesaire yayımlandığında, "bunlar hemen engellensin, bir yandan mahkeme süreci devam etsin, mahkeme karar verinceye kadar hiç kimse mağdur olmasın" dediklerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu paralel yapının yönetimi, bu düzenlemeye karşı çıkıyor. Sayın Baykal'la ilgili o çirkin görüntüleri sergileyen de bu yapıydı, bu yapıydı. Anayasa tartışmalarını yapıyorduk, Ulaştırma Bakanıma dedim ki 'Bunu hemen, anında durdurun.' Talimatı verdim ve hemen o yayın anında, yarım saat içinde durduruldu. O kaset sebebiyle bugünkü genel müdür bu partinin başına geldi. Şimdi sıkılmadan, utanmadan ne diyorlar? Bunun karşısına dikiliyorlar. Bitmedi, yanındaki yardımcılarından bir tanesi için de böyle bir kaset yayımlandı. Onu da biz durdurduk. Bahçeli'nin yanındaki kişiler için de bunlar yayımlandı. Onları da biz engelledik, biz durdurduk. İşte bu paralel yapıydı bunları yayımlayan. Paralel yapının yönetimi bunları yaparken, şimdi nasıl olur da bunu savunuyorlar anlamıyorum? Peki şimdi sormazlar mı: Ya sizin bu tür yayınları engellemek gibi bir derdiniz yok mu? Sizin milli değerlere saygınız yok mu? Sizin manevi değerlere saygınız yok mu? Biz ne diyoruz? 24 saat burada Telekominikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) müdahale yetkisine sahip olacak ama mahkeme bir taraftan devam edecek. Mahkeme TİB'in aldığı karara uyarsa ne ala, devam eder. Fakat uymazsa, TİB'in kararı ortadan kalkar. Bunların mahremiyete, özel hayata, aileye saygıları yok mu? Bu düzenlemeye karşı çıkmayı neyle izah ediyorsunuz?

İşte dün bir grup Taksim Meydanı'na çıkıyor. Ne için? Bununla ilgili olarak. Tabii hiçbir haber verme, böyle bir toplantı... Artık Taksim Meydanı bu tür gösterilerin meydanı, bu tür gösterilerin mekanı değildir. Bunu bilmenizi istiyoruz. Bunlar için ayrılmış meydanlar neresiyse valiliğe müracaatını yaparsın, gider orada gösterini yaparsın. Gösteriler yasak değil. Biz de yanındayız ama gidip 'İstediğim yerde istediğim gibi ben miting yaparım', yok böyle bir şey. Çünkü bu toplumu kimsenin rahatsız etmeye hakkı yok. Kendi tabanlarına, tabanlarının içindeki samimi, hasbi, temiz insanlara neyle izah edecekler böyle bir internet yayınını? Birileri yasayı anlamadan, dinlemeden, çok çok affedersiniz, kusura bakmayın 'edepsiz görüntülere dokunma' diyerek, edepsizce sokağa çıkıyor. Bu paralel yapı, onları destekliyor. Allah ıslah etsin diyorum, başka da hiçbir şey demiyorum."

"HESABINI SORACAĞIZ"

Başbakan Erdoğan, "devletin kılcal damarlarına sızmaya çalışan bu örgüt"e göz yummayacaklarını ifade ederek, katılımcılara şöyle seslendi:

"Türkiye'nin çıkarlarını hedef alan bu örgüte fırsat tanımayacağız. Türkiye'nin milli değerlerini, milli kurumlarını, Çözüm Sürecini hedef alan bu örgüte asla imkan tanımayacağız. İçine düştükleri ahlaksızlık batağı, içine düştükleri ihanet tuzağı, bunları zaten bitirecek ve bitiriyor. Biz de yargı yoluyla, bunlara yaptıkları illegal işlerin, yaptıkları ajanlığın, casusluğun hesabını soracağız.

30 Mart seçimleri, Türkiye için hayati derecede önem arz ediyor. 30 Mart'ta sadece filanca kişiyi belediye başkanı seçmeyeceksiniz, aynı zamanda AK Parti'nin iktidar gücünü bu ülkede siz artıracaksınız. Bu seçimin böyle bir özelliği de var. 30 Mart'ta Türkiyemiz için bu hasmane tutum içerisine girenlere bir kez daha hak ettikleri cevabı sandıkta siz vereceksiniz. 30 Mart'ta milletim adeta haykıracak. 30 Mart'ta bu aziz millet, ekonomisine, demokrasiye, kardeşliğe kastedenleri sandığa gömecek; ben buna inanıyorum.

Şimdi buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Biz, demokrasiden, hukuktan, meşruiyetten hiçbir zaman ayrılmadık, ayrılmayacağız. Bu süreçte de asla ayrılmak gibi bir şey düşünemeyiz. Soğukkanlılığımızı muhafaza edeceğiz, sağduyumuzu muhafaza edeceğiz. Tahriklere karşı son derece dikkatli olacağız. İftiralara, yalanlara, atılan çamurlara karşı her zaman uyanık olacağız. Şunu unutmayın: Kapınıza gelen olursa, hiçbir partiye oy istemeyip, sadece 'AK Parti'ye oy vermeyin' talebinde bulunanlar olursa; bu siyaset dışı aktörlere, 'Gidin partinizi kurun, öyle gelin' deyiniz, bu cevabı veriniz. Bu önümüzdeki 50 günlük süreci dikkatle, hassasiyetle, soğukkanlılıkla, ama çok çalışarak geçireceğiz. Göreceksiniz, bunlar kaybedecek, Türkiye kazanacak, millet kazanacak, siz kazanacaksınız, Yeni Türkiye kazanacak."

"BUGÜN İZMİR'DE MODERN ÇÖP DEPOLAMASININ OLMADIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ?"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün İzmir'de modern çöp depolamasının olmadığını biliyor musunuz? Bugün İzmir gibi bir şehirde modern depolama yok. Hala vahşi çöp depolaması yapıyorlar. Onun için orası da 'Ak belediyeye' muhtaç, orası da Binali Yıldırım'a muhtaç" dedi.

Erdoğan, Alibeyköy Meydanı'nda düzenlenen "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mecidiyeköy-Kağıthane-Alibeyköy-Mahmutbey Metro Hattının Temel Atma ve 201 Erguvan Otobüsünün Hizmete Alım Töreni"ndeki konuşmasında, göreve geldiklerinde otobüslerde ne temizlik ne de konfor olduğunu belirterek, bugün hizmete aldıkları 201 adet Erguvan otobüsünde her türlü yeni teknoloji olduğunu, havalandırma sistemlerinin, klimaların bulunduğunu, engelli vatandaşlar için gerekli olan her şeyin otobüslerde yer aldığını söyledi.

201 Erguvan otobüsünün İstanbul'un ve İstanbulular'ın hizmetine girdiğini dile getiren Erdoğan, bu hizmetin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İstanbul'da daha hızlı, daha konforlu, daha güvenli bir ulaşım hedefi doğrultusunda attığı önemli adımlardan biri olduğunu aktardı.

Erdoğan, özellikle engelli vatandaşların kullanımına uygun özellikleriyle öne çıkan bu sınıftaki otobüslerin sayısının bugün hizmete aldıklarıyla 973'e ulaştığını, bu otobüslerin sayısını 1500'e çıkartacaklarını kaydederek, bu büyük hizmetlerin, dev yatırımların İstanbul'a, İstanbullular'a hayırlı olmasını diledi.

Bu hizmetlerde emeği geçenlere teşekkür eden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve ekibini kutlayan Erdoğan, "İstanbul'un sadece İstanbul olmadığını" ifade ederek şöyle devam etti;

"İstanbul Türkiye'dir, Avrupa'dır, Asya'dır, tüm İslam coğrafyasının kalbidir. Batı medeniyetinin de, Doğu medeniyetinin de kalbidir, buluşma, kaynaşma noktasıdır. İstanbul'a bu gözle bakmayan, İstanbul'un özelliklerine nüfuz edemeyen hiç kimse İstanbul'u, İstanbullular'ı anlayamaz. Böyle bir şehre hizmet etmek, sadece siyasetle, sadece teknik bilgiyle mümkün olamaz. Bu şehre aşkla, sevdayla, tutkuyla bağlı olmayanlar onu anlayamaz, ona hizmet veremez."

Erdoğan, kendisinin İstanbul sevdasını anlatmaya gerek olmadığını, Kadir Topbaş başta olmak üzere her kademeden İstanbullular'a hizmet için çalışan arkadaşlarının, ilçe belediye başkanlarının da İstanbul'a aynı derecede şevkle, sevdayla bağlı olduğunu, bundan hiç şüphe olmaması gerektiğini aktardı.

"İZMİR, AK BELEDİYEYE, BİNALİ YILDIRIM'A MUHTAÇ"

Geçmişte, bu şehri anlayamayan, bu şehrin maddi ve manevi mirasının manasını kalplerinde hissedemeyenlerin İstanbul'a çok büyük zarar verdiğini, şehri gecekonduya mahkum ettiklerini, çöpe, kire, pise boğduklarını ifade eden Erdoğan, bu "dünya, tarih ve medeniyet şehrinin" adeta "kimliksiz bir köy gibi" yönetilmeye çalışıldığını söyledi.

Bu yüzden şehrin o yöneticileri bünyesinden attığını, reddettiğini, yerine kendisine layıkıyla hizmet edebilecek kişileri seçip işbaşına getirdiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"İstanbul'u CHP belediyesinden aldık. Hatırlayın biz göreve geldiğimizde bugün ilk sandığa gidecek gençlerimiz o zaman yoktular, daha yeni doğmuşlardı. Şimdi ilk defa oy kullanacaklar. Onlar İstanbul'daki çöplükleri, çöp dağlarını, İstanbul'un susuzluğunu, hava kirliliğini bilmiyor olabilirler. Ümraniye Hekimbaşı çöplüğünün CHP'li belediyede vahşi depolama sebebiyle nasıl patladığını ve orada 39 kişinin öldüğünü bilmiyor olabilirler. Kim vardı? CHP belediyesi vardı. Ey CHP, sen önce bunların hesabını ver bakalım. CHP belediyesi olarak büyükşehir de Ümraniye de sendeydi ama siz bir modern depolama getiremediniz ve Ümraniye çöplüğü patladı, 39 vatandaşımız orada öldü. Bunu tabii o gün doğanlar, 23-24-25 yaşında olanlar bilmiyor olabilirler. Bunu şöyle bir büyükler hatırlatırsa kendilerine, CHP zihniyetinin kirli bir zihniyet olduğunu bilirler. Şimdi ben buradan Türkiye'ye sesleniyorum: Bugün İzmir'de modern çöp depolamasının olmadığını biliyor musunuz? Bugün İzmir gibi bir şehirde modern depolama yok. Hala vahşi çöp depolaması yapıyorlar. Onun için orası da Ak belediyeye muhtaç, orası da Binali Yıldırım'a muhtaç. İnşallah İzmirimiz'de de bu modern depolamaları İstanbul'da yaptığımız gibi yapacağız ve oralardan nasıl kompost gübre üretiliyor, oralardan nasıl enerji üretiliyor, bunları halkımız daha yakından görmüş olacak. Bu iş bizim işimiz, bu işi biz başarırız. Deneyimimiz, tecrübemiz her şeyimiz artık buna yetiyor."

Erdoğan, İstanbullular'ın 1994 öncesinde gidip bidonlarla su satın aldığını, yollarda yürüyemediklerini, kendilerinin gelmesinden sonra yolların asfaltlarla, parke taşlarıyla buluştuğunu kaydederek, şu anda Alibeyköy'ün geldiği noktayı örnek gösterdi.

"VATANDAŞLARIMIZIN GECEKONDULARDAN KURTULMASINI İSTİYORUZ"

Kentsel dönüşüm-değişim projelerini başlattıklarını hatırlatan Erdoğan, "Biz halkımızın, vatandaşımızın şu gecekondulardan kurtularak modern konutlara, binalara kavuşmasını istiyoruz. Bunu biz yaparız. Bütün bunlar yapılırken asla vatandaşlarımızı mağdur etmeyiz. Onlara asla bu noktada bir mağduriyet yaşatmayız. İstiyoruz, bütün bunları yapmak suretiyle, Allah göstermesin bir yangın afeti çıktığında rahatlıkla buralara araçlar girebilsin ama şu anda girmesi de mümkün değil" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, alanda bulunanların yoğun tezahüratları sırasında bir süre konuşmasını kesti. Bu sırada ön sıralarda bulunan bir vatandaşı dinleyen Erdoğan, "Bak bir hanımefendi bana bir şikayette bulundu: 'Kocam sigara içiyor, ne olur buradan bir seslenin de sigarayı bıraksın'. Bak hanımlar rahatsız görüyorsunuz. Ben de buradan sigara içen beylere diyorum ki; lütfen hanımları rahatsız etmeyin, sigaranızı bırakın. Çünkü aktif içicilerden çok, pasif içiciler, yani içmeyen daha çok rahatsız oluyor. Biz halkımızı çok seviyoruz, dolayısıyla zarar görmesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Topbaş ve ilçe belediye başkanlarının 2004 yılından beri AK Parti çatısı altında, aynı anlayışla, aynı heyecanla, aynı aşkla hizmet vermeye devam ettiğini belirterek, şimdi ise 39 ilçede ve büyükşehirde 30 Mart'ta sandıklardan çıkarılmasını istedi.

Üç defa "Durmak yok..." diyerek alanda bulunanlardan "Yola devam" karşılığı alan Erdoğan, 30 Mart'dan sonra da, alanda bulunanların desteğiyle bu hizmetlerin aynı sevdayla, daha da artarak, çeşitlenerek devam edeceğini, İstanbul'da daha yapacakları çok iş olduğunu, 3'üncü havalimanını ve 3'üncü köprüyü yaptıklarını, bitirip hizmete açacaklarını anlattı.

"BUNLAR ZATEN SANDIKTA NETİCE ALAMAYINCA SOKAKLARA DÖKÜLÜYORLAR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bunlar zaten sandıkta netice alamayınca sokaklara dökülüyorlar, bunların hayatı böyle. Bunlar sandıkta alamadıkları için Menderes'i ipe götürenin ta kendileridir. Bunlar sandıkta alamadıkları için Gezi olaylarının içerisinde yer alanlarının ta kendileridir. Şimdi de paralel yapılanmayla beraber çalışıyorlar" dedi.

Erdoğan, Alibeyköy Meydanı'nda düzenlenen "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mecidiyeköy-Kağıthane-Alibeyköy-Mahmutbey Metro Hattının Temel Atma ve 201 Erguvan Otobüsünün Hizmete Alım Töreni"ndeki konuşmasında, bir paralel yapının ortaya çıktığını, bu paralel yapının bir kısımın yargıda, bir kısmının emniyette, işbirliği yapmak suretiyle müteşebbislere, iş adamlarına yönelik adımlar attıklarını söyledi.

Üçüncü hava limanının maliyetinin 42 milyar dolar olduğuna işaret eden Erdoğan, beş firmanın ortak olarak bu ihaleyi aldığını, devlet olarak kendilerinin buraya para ödemeyeceklerini anlattı.

Erdoğan, 20 yıl süreyle bu beş firmanın burayı yapıp çalıştıracağı, yapımında devletin bir kuruşunun olmadığını ama bu firmaların aynı zamanda da devlete buradan ödemeler yapacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Ana muhalefetin genel müdürü, bu CHP'nin genel müdür kalkıyor, bu ortaklardan bir tanesini grup toplantısında adını vererek diyor ki; 'Başında bulunduğu filanca sivil toplum örgütünden ayrılması lazım'. Dün de söyledim, o girişimcimiz oraya ne devletin, ne de senin atamanla gelmedi. O girişimcimiz oraya, oranın üyesi durumunda olan tüm üyelerin oylarıyla geldi. Onlar getirdiler, onlar alırlar. Senin demenle oradan bu girişimcimiz ayrılmaz, ayrılmamalıdır. Çünkü demokrasi mücadelesi budur ama bu adam demokrasiyi bilmiyor ki, bu adam sadece işine gelmeyen yerlerde, bakıyorsunuz talimatlar yağdırıyor, emirler veriyor. 'Oradan istifa etmesi lazım...' Sen kimsin ya? Sen işine bak. Bunlar zaten sandıkta netice alamayınca sokaklara dökülüyorlar, bunların hayatı böyle. Bunlar sandıkta alamadıkları için Menderes'i ipe götürenin ta kendileridir. Bunlar sandıkta alamadıkları için Gezi olaylarının içerisinde yer alanlarının ta kendileridir. Şimdi de paralel yapılanmayla beraber çalışıyorlar. Düne kadar bu kadar aleyhteydiler. Düne kadar bu kadar veryansın ediyorlardı. Ne oldu ya? Ne kadar çabuk arkadaş oldunuz, ne kadar çabuk dost oldunuz? İşte biz bu ülkede taş üstüne taş koyanların yanındayız. Fakat bu CHP'nin genel müdürü bugüne kadar taş üstüne taş koymadığı gibi, biliyorsunuz bir zamanlar SGK'nın genel müdürüydü... SSK'nın genel müdürü olduğu zamanlarda hastanelerimizin halini hatırlayın. Hastanelerde ilaçlarımızı bulabiliyor muyduk? Doktor ilaç verirdi, inerdik hastanenin eczanesine maalesef ilaçların çoğu yok. O zaman tabii eczaneler de ilaç vermiyor. Ancak paranı verip ilacını öyle alabiliyordun. Şimdi böyle bir sorun var mı? Şimdi hastanelerimiz daha modern hale geldi mi? Yeni hastanelerimiz açılıyor mu? Artık odalarımız koğuş sistemiyle değil, bir yatak, iki yatak, üç yataklı ve özel sektörün hastanelerinden de istifade ediyor muyuz? Bütün eczanelerden ilacımızı alabiliyor muyuz? Bu insanca muamelenin adıdır. Çünkü biz, 'halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' diyerek yola çıktık."

"İSTANBUL'U KÜRESEL MERKEZ HALİNE GETİRECEK NİCE PROJELERİMİZ VAR"

Başbakan Erdoğan, CHP'nin insanın kadir, kıymetini bilmediğini, onların derdiyle dertlenmek nedir bilmediğini belirterek, "Bunlar bu ülkede kaymak takımın temsilcileridir. Onlarla beraber hareket ederler. Bak şimdi üçüncü köprüyü yapıyoruz. Neredeyse 200 metreye kuleler ulaştı. 50 metre falan kaldı. İnşallah kuleler bitecek, ondan sonra artık asma köprünün tabliyeleri de inşallah yerleştirilmeye başlanacak. Fakat burada dört gidiş, dört geliş olacak. Ortadan da inşallah trenler gidip gelecek. Bu da dünyanın sayılı asma köprülerinden biri olacak. Niye? İstanbul'a bu yakışır. Bu millete bu yakışır" diye konuştu.

Buranın maliyetinin 2,5 milyar dolar olduğunu, devlet olarak buraya da para vermediklerini belirterek, girişimcinin yapacağını ve işleteceğini, verecekleri garantiler karşısında girişimci firmanın çalışmayı yürüteceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Aynı şeyi oradaki girişimcimize de yaptılar. Böyle şey olur mu ya? Bu nasıl iştir? Bütün mesele bu ülkede taş üstüne taş konulmasın. Attıkları adım bu, yaptıkları iş bu. Marmara'nın altında inşallah iki tüp üst üste, oradan da artık otomobiller geçecek. Marmaray bitti. Açılışını yaptık. Marmaray'ı kullananlar oldu mu? Maşallah bütün İstanbul Marmaray'ı kullanmış. Şu anda günlük Marmaray'dan geçenlerin sayısı elhamdülillah 150 bin olmuştur. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. O yeni adım ne biliyor musunuz, İstanbul'a Kanal İstanbul'u yapacağız. Çok kısa bir zamanda inşallah ihalesini yapıyoruz. Kanal istanbul'u yapmak suretiyle Boğaz'ı çevre tehdidinden kurtaracağız. Burası aynı zamanda Kanal İstanbul her iki tarafına kuracağımız yeni şehirler beraber çok farklı bir İstanbul' zenginlik katacak. Karadeniz'i Marmaray'a bağlayacağız ama her iki tarafında da yeni şehirler oluşturacağız. Bunu da göreceğiz inşallah. İstanbul'u finansın, kültürün, sporun, uluslararası kuruluşların, bunun yanında bölgesel ve küresel merkez haline getirecek nice projelerimiz var. Onları tamamlayacağız. Bütün bunları sizler için sizlerle beraber yapacağız."