X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erdoğan'dan suç duyurusu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erdoğan'dan suç duyurusu

  • Giriş Tarihi: 16.2.2014

Başbakan, CHP lideri ile gizliliği ihlal eden kamu görevlileri için suç duyurusu yaptı

Başbakan Tayyip Erdoğan, CHP'nin TBMM Grup Toplantısı'nda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasına ait ses kayıtlarını dinleten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gizliliği ihlal eden kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu. İlgili kişilere, "haberleşmenin ve soruşturmanın gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi, yargı görevini yapanı etkileme, görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçlarından kamu davası açılması talep edildi.

HÜKÜMETİ DEVİRME PLANI

Erdoğan'ın avukatı Ali Özkaya, Muammer Cemaloğlu ve Burhanettin Sevencan tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen suç duyurusu dilekçesinde, 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarından "Darbe Girişimi" olarak bahsedilirken, "Hükümeti devirmek için plan yapanların elbetteki bu davranışlarının sonuçlarına katlanması gerekmektedir" denildi. Erdoğan'ın sürekli görüştüğü kişiler dinlenerek, alenen yetki gaspı ile Erdoğan'ın dinlendiği, dinlemeler sonucu elde edilen ses kayıtlarının yok edilmesi ve TBMM'ye haber verilmesi gerektiği halde bunlar yapılmayarak yetkililerin suç işlediği vurgulandı. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
DARBE GİRİŞİMİ: 17 ve ve 25 Aralık 2013'te başlatılan soruşturmada, CMK ve diğer yargılama yasaları ile UYAP sisteminde ihlaller yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkma ve yargı yoluyla darbe yapma amaçlı girişim sonrası, soruşturmanın, şüphelilerden gizli ancak Cumhuriyet savcılarını canhıraş savunan medya organlarına açık olduğu, yayınlanan telefon kayıtları ve evraklarla anlaşılmıştır. Basın yayın organlarına daha soruşturmanın başladığı ilk dakikalardan itibaren birçok görüntü ve bilginin servis edildiği (ki mlerin servis ettiği bilinmemektedir, suç duyurusunun sebeplerinden biridir) herkesin malumudur.
BAŞBAKAN BİLGİ SAHİBİ DEĞİL : İstanbul TMK'nın 10. maddesiyle görevli 1 No'lu Hakimliği, soruşturmayla ilgili "kısıtlılık kararı" vermiştir. Bu nedenle şüphelilerin ve müdafilerinin dosya içeriğini bilmemektedir. Başbakan, gizlilik nedeniyle resmi bilgiye sahip değildir.
BAŞBAKAN DİNLENDİ: Bir kısım cumhuriyet savcıları, görevlileri, Anayasa'nın 100, TBMM İç Tüzüğü'nün 107, 5235 sayılı Kanun'un 16 ve 21. maddeleri ile CMK'nın 160 ve 161. maddelerine göre, kendilerinde olmayan yetkilerle, Anayasa'nın ilgili maddelerini bazen doğrudan, bazen de dolaylı yollardan ihlal ederek, Başbakan'ın sürekli görüştüğü kişilerin önemli bir kısmının telefonlarını dinleyerek, müvekkilimi dinledikleri ortaya dökülen evraklardan ve ses kayıtlarından anlaşılmaktadır.
YETKİ GASPI: Bu açık bir yetki gasbı olup, yapanlar açısından ciddi sorumluluk gerektiren haldir. Bu, ilgililer açısından TCK'nın 132, 133, 134 ve 137. maddelerindeki suçları oluşturmaktadır.
"BAŞBAKAN'I KAYDEDEMEZLER": Soruşturmada, Başbakan'ın telefonla konuştuğu bazı kişiler hakkında, dinleme kararı alınmış ise müvekkilimizin bu kişilerle konuşması kaydedilmeyip, derhal soruşturma dosyasından çıkartılmalı, veyahut Anayasa'nın 83. maddesine göre derhal TBMM Başkanlığına bildirilmeliydi. Aksi hal, TCK'nın 138. maddesine göre, kanuna aykırı bu dinleme kayıtlarını yok etmekle görevli olan kişilerin, yok etmemesi suçunu teşkil etmektedir.
GİZLİ DOSYA SERVİSİ: Çok defa ayrı mahkemeler gizlilik ve yayın yasağı kararı vermiştir. Gizli soruşturma, daha ilk dakikadan itibaren tüm medyaya servis ederek 'özel kutular' ve 'para sayma makineleri' ayarlanarak yürütülmüş, 'algı operasyonlarıyla' kamuoyu oluşturma gayreti içine girilmiştir.
DARBE GİRİŞİMİNİN SONUCU: Hükümeti devirmek için plan yapanların elbette ki bu davranışlarının sonuçlarına katlanması gerekmektedir.
BİLGİLER KILIÇDAROĞLU'NA:
Soruşturmadaki görevlerini hukuka aykırı olarak ihlal eden şüpheliler, gizli bilgileri Kemal Kılıçdaroğlu'na vermiştir. Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan'a ithafen söylediği, "hırsız oğlunu arabayla götürüyor" sözü, hakaret suçunu oluşturmaktadır.
KAMU DAVASI: Kılıçdaroğlu ve diğer şüpheliler hakkında, "haberleşmenin ve soruşturmanın gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi, yargı görevini yapanı etkileme, görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçlarından kamu davası talep edilmektedir.
ADİL YARGILAMA ETKİLENDİ : Yayınlarla, adil yargılamayı etkileme faaliyeti yürütülmüş, kamuoyu baskısıyla tüm şüpheliler/kişiler halk nezdinde baştan mahkum edilmiş, böylece "masumiyet karinesi" ve "lekelenmeme hakkı" yok sayılmıştır.