X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sinemacılardan Şefkat Tepe’ye tepki!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sinemacılardan Şefkat Tepe’ye tepki!

  • Giriş Tarihi: 16.2.2014 10:24 Güncelleme Tarihi: 16.2.2014 11:35

Şefkat Tepe dizisindeki Hz. Muhammed sahnesine ilahiyatçılardan sonra sinemacılardan da sert tepki geldi. Sinema eleştirmeni Ali Murat Güven, yönetmen Mesut Uçakan ve yapımcı-yönetmen Mehmet Tanrısever, STV'de yayınlanan Şefkat Tepe dizisinden duydukları rahatsızlığı Sabah.com.tr'ye anlattı.

Şefkat Tepe dizisindeki Hz. Muhammed sahnesine ilahiyatçılardan sonra sinemacılardan da sert tepki geldi. Sinema eleştirmeni Ali Murat Güven, Fethullah Gülen'in Şefkat Tepe dizisine özel bir ihtimam gösterdiğine ve dizinin genel çerçevesinin Gülen tarafından belirlendiğine dikkat çekti.

Samanyolu Televizyonu ekranlarında yayınlanan Şefkat Tepe dizisinde Hz. Muhammed'in kullanılmasına tepkiler sürüyor. İlahiyatçılardan sonra sinemacılar da Hz. Muhammed'in üçüncü sınıf bir dizi prodüksiyonuna malzeme olarak kullanılmaya çalışılmasına sert tepki gösterdi.

SABAH'a konuşan sinema eleştirmeni Ali Murat Güven, yönetmen Mesut Uçakan ve yönetmen Mehmet Tanrısever rayting ve siyasi mesaj kaygısı ile Hz. Muhammed'in ucuz prodüksiyonlarda kullanılmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

İşte 3 ünlü sinemacıdan açıklamalar:

SİNEMA YAZARI ALİ MURAT GÜVEN:

"FETHULLAH HOCA ŞEFKAT TEPE'YE ÖZEL İHTİMAM GÖSTERİYOR"

30 yıldır "sinema-islam" üzerine düşünen biri olarak Hz. Peygamber'in ve diğer peygamberlerin sinemada ve diğer sanat eserlerinde canlandırılması konusunda düşüncelerim çok net değil. Ama Hz. Peygamber'in tasvir edilmemesi konusunda uluslararası bir konsensus var.
Samanyolu Televizyonunda yayınlanan "Şefkat Tepe" dizisinin ilk günden bu yana takip ediyorum. Tartışmalara yol açan bölümü de izledim. Hakkaniyet adına şunu söyleyebilirim. Bu diziyi çeken insanların Hz.Peygamberi küçük düşürmek gibi bir kaygısı olduğuna inanmıyorum. Aksine Pegamberimize yüksek bir saygı atfedildiği de aşikar.

Ancak Hz. Peygamberin dolaylı da olsa tasvir edildiği, dünyayı ziyaret edişini anlatan bir sahne bu kadar düşük bir prodüksiyonla mı çekilmeliydi? 14 asırdır üzerinden titizlikle durulmuş, yazılı olmayan peygamberi tasvir etmek konusundaki kuralı çiğnerken bir sinema yazarı olarak biraz daha yüksek sanat estetiği beklerim. O izlediğim bölümde öyle bir şey yoktu.Üçüncü sınıf hamasi bir çalışma vardı.




"ÖNÜMÜZDE ÇAĞRI FİLMİ GİBİ BİR ÖRNEK VAR"

1974-77 yıllarında çekilern Çağrı buna güzel bir örnek. İslam dünyasının her köşesinden alimlerle istişare ederek Mustafa Akkad tarafından çekildi. Hem de muazzam bir yöntem ile Peygamberimizi hiç konuşturmadan, onun gözünden İslamiyetin doğuşu anlatıldı. Sinema tarihinin en cüretkar anlatım biçimlerinden biridir bu.

İçinde Hz. Peygamber olan bir televizyon dizisi hiç kimse kusura bakmasın böyle çadır tiyatrosu veya ilkokul bitirme müsameresi düzeyince çekilmez.


"ŞEFKAT TEPE'NİN GENEL ÇERÇEVESİNİ HOCAEFENDİ ÇİZİYOR"

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin bir yandan sağlık sorunları ile uğraşırken diğer yanda gurbette olmanın getirdiği kaçınılmaz iletişim sorunları ile boğuşurken hizmet hareketinin ürettiği her şeye ayrı ayrı eğilip müdahil olmasını elbette bekleyemeyiz. Medya grubunun her şeyi ile ilgilenmesini de bekleyemeyiz. Ancak şunu biliyorum Şefkat Tepe projesine doğduğu günden beri özel bir ehemniyet atfediyordu. Buradaki rolünün oturup da bilgisayarda sabahtan akşama kadar bölüm senaryosu yazmak şeklinde değil, senaryo yazan ekibe şunu da katın, olayı şöyle bir perspektiften görün, Güneydoğu'da yaşanan iç savaşı Türk-Kürt sürtüşmelerini, devlet-PKK arasındaki olayları ve bunların mistik ve metafizik boyutunu şöyle bir pencereden okuyun gibi genel çerçevede tavsilerde bulunduğunu hem hissediyorum hem de bir gazeteci olarak dolaylı yollarla biliyorum.
Son olarak şunu söyleyebilirim. Siyasi kavgalarınıza dünyevi tartışmalarınıza lütfen alemlere rahmet olarak gönderilen İslam Peygamberi Hz. Muhammed'i karıştırmayın.

YÖNETMEN MESUT UÇAKAN:

"ŞEFKAT TEPE'DEKİ O SAHNELER DEHŞETE DÜŞÜRÜCÜ"

Allah'ın iki cihan serveri olarak hitap ettiği bir insanı, basit amatör bir ilkokul müsameresi şeklinde, kamyonu sürecek pozisyonda gösterilmesi rahatsız edicidir. Dİziyi eleştermek istemem ama oradaki sahne dehşete düşürücü. Bu kadar peygamberimizi alaya alıcı, küçük düşürücü bir sanhneyi Müslüman imajı ile tanıdığımız bir televizyon kanalında görmek şaşırtıcı. İsyanımız da biraz buna.


"YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞIM FİLMDE BU HATAYA DÜŞMEDİM"

Ben de böyle bir olay ile karşılaştım. Yönetmenliğini yaptığı "Kelebekler Sonsuza Uçar" filminde İskilipli Atıf hoca savunmasını yazarken rüyasında peygamberimizi görüyordu. Orda ben çok düşündüm. Bu sahneyi canlı olarak göstereyim mi diye tereddüt ettim. Ben direkt olarak Atıf Hoca'nın anlatım biçimine dönüştürdüm ve Peygamberimizi ışık olarak bile göstermedim. Herkesin kendi tahayyülüne bıraktım.
Bu gibi sorunların yaşanmaması için İslami sinemanın sorunları mutlaka uluslararası toplantılarda masaya yatırılmalıdır. İslam dünyasının önder ülkelerinden biri olan Türkiye buna önayak olmalıdır.


"PEYGAMBERİMİZİ HER MAHFİLDE KULLANIYORLAR"

Siyasi ortamda bir cemaat-AK Parti çatışması var. Cemaat tarafından Peygamberimizin rüyada görünmek meselesinin her mahfilde kullanıldığına şahit oluyoruz. Türkçe olimpiyatlar'ından Twitterlara kadar. "Bak peygamberimiz bizim yanımızda" şeklinde bir imaj yerleştirildiğini düşünmek son derecek doğal bir durum bence. Çünkü biliyoruz ki Şefkat Tepe'de o günün siyasal olaylarını anlatan cümlelere yer veriliyor. Gösterilen sahneler de bu maksada matuf sahnelerdir. Bu taraftan da yanlış bir şey.

YÖNETMEN MEHMET TANRISEVER:

"UCUZ PRODÜKSİYONLARDA PEYGAMBERİMİZİ KULLANIRSANIZ ALAY KONUSU OLURSUNUZ"

Bir kere çok büyük bir ayıp. Çok büyük bir rezillik. Baştan savma bir işle peygamberimizi tasvir etmeye çalışmak, üçüncü sınıf bir prodüksiyonla Peygamberimizi tanıtmak ilkelliktir ve bedeviliktir. Peygamberimizi tasvir edecekseniz büyük bütçeli işlerle bir Hollywood'un en iyi yapımcıları, oyuncuları ile çalışmak lazım. Aksi takdirde hiç teşebbüs edilmemelidir.

İran'lı yönetmenler bile büyük bütçeli filmlerle Peygamberimizin hayatını anlatırken Türk sineması ve Türk televizyonları maalesef bunun çok gerisinde. Yaptığınız zaman öyle bir iş yapacaksınız ki gelecek nesiller de bu işe hayran olacaklar. Böyle ucuz prodüksiyonlarla alay konusu olursunuz, Peygamberimizin de manevi şahsını rencide etmiş olursunuz.