X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Müteahhit paralel yapının tuzağında
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Müteahhit paralel yapının tuzağında

  • Giriş Tarihi: 21.2.2014

İstanbul'da lüks konut inşaatı yapan Canfer Deliismail ortağıyla anlaşmazlığa düştü. Ancak ortak cemaate yakın olunca başına gelmeyen kalmadı. Suç örgütü kapsamında evi basılıp, dava açıldı

İstanbul'un en pahalı projelerinden Ulus'taki Savoy konutlarının müteahhidi Canfer Deliismail, projede imar yolsuzluluğu yapıldığını ihbar edince başına gelmeyen kalmadı. Anlaşmazlığa düştüğü firmalardan birinin cemaate yakın olması nedeniyle, yargı ve polisin içindeki paralel yapının hedefi oldu. İki çalışanıyla birlikte organize suç örgütü kapsamına sokularak 30 polis tarafından evine ve işyerine baskınlar yapıldı. Şikâyetinden vazgeçmesi istenip gözdağı verildi. Hakkında açılan davalardan ise beraat etti. Projenin sahibi olan firmaların paralel devletle ilişkisi yüzünden hedef olduğunu söyleyen Deliismail, hakkında sahte deliller üretip baskı kuran polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını, savcılar hakkında da HSYK'ya şikâyetçi olacağını söyledi.

İMAR YOLSUZLUĞU
Canfer Deliismail'in başına gelenler 2012'de İstanbul'da emlak değerinin en yüksek olduğu Beşiktaş Ulus'ta 100 dönüm üzerine inşa edilen 24 blok, 304 dairelik Savoy projesindeki imar yolsuzluğu ile başladı. Proje iki firmanın ortaklığında yapılıyordu, yüklenici firma da Bahadır İnşaat'tı. Bahadır İnşaat'ın yönetim kurulu üyesi ve Genel Koordinatörü Canfer Deliismail'in iddiasına göre projenin yüzde 98'i tamamlandıktan sonra imar yolsuzluğu yaşandı. İddiaya göre yolsuzluğun boyutu 500 milyon doları buluyordu. Deliismail kaçak katlara onay vermediği gibi Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal hakkında da suç duyurusunda bulundu. Ünal'a projedeki imar aykırılığına göz yumması karşılığında 2 daire verildiğini iddia etti. Belgelerini de İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verip adli emanette korumaya alınmasını talep etti.

ARAMA KARARIYLA GÖZALTI
İddiaya göre Deliismail, ihbardan sonra sözleşmesi feshedildi. 5 milyon liralık teminat mektubu bir gecede nakde çevrildi. Karşılıklı davalar açıldı. Bununla da kalmadı. Proje sahibi iki firmadan biri cemaate yakın bir firmaydı ve bu yüzden Deliismail, bir anda kendisini organize suç örgütü lideri olarak buldu. İddiasına göre, firmanın polisteki paralel yapıyla ilişkisi sonucu; İstanbul Organize Suçlar tarafından 6 Mart 2012'de evine ve işyerine operasyonlar yapıldı. Yaklaşık 30 polisin operasyonuyla saat 06.30'da evinde yakalanarak gözaltına alındı. Ancak hakkında yakalama kararı yoktu. Arama kararı ile gözaltına alındı. Savcılığın "gözaltına alma kararı" kendisine gösterildi ancak bu kararın UYAP'ta kaydı bulunamadı. İddiasına göre arama kararında imzası bulunan savcı da imzanın kendisine ait olmadığını ve taklit edilmiş olabileceğini söyledi. Bahadır İnşaat'ın sahibi Cem Bahadır ve yanında çalışan Hasbi Genç ile birlikte 46 saat sorgulandı. Polis, Deliismail'in organize suç örgütü lideri, şirket sahibi Bahadır ve çalışan Genç'in ise örgüt üyesi olduğu iddiasıyla fezleke hazırladı. Ancak savcılık bu suçlamaya takipsizlik verdi. 19 Asliye Ceza'da tehdit suçundan yargılandığı başka bir davadan ise beraat etti.

SUÇ DUYURUSU VE TAZMİNAT
Müteahhit Canfer Deliismail, takipsizlik ve beraat kararları üzerine bu sefer kendisi suç duyurusunda bulunmak için hazırlık yapmaya başladı. Paralel yapının hayatını kararttığını söyleyen Deliismail, "Bugün tartışılan paralel yapı ile ben iki yıldır mücadele ediyorum. Proje sahibi iki firmadan birinin paralel yapıyla ilişkisi yüzünden hedef oldum. İşverenle mahkemede çözülmesi gereken davalarım, mafyaya havale edilir gibi paralel yargıya havale edildi" dedi.

"SAHTE DELİL ÜRETİLDİ "
Canfer Deliismail, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Organize suç örgütü olabilmek için en az üç kişi olması gerektiğinden benimle birlikte iki çalışanımı da gözaltına aldılar. Sahte deliller üretilerek suç örgütü lideri gösterildim. UYAP'ta kaydı olmayan sahte belgelerle gözaltına alındım. Operasyon yapılacak bir organize suç örgütü hakkında teknik ve fiziki takip yapılmaz mı? Hiçbir teknik ve fiziki takip yapılmadan bana operasyon yapıldı. Beni organize şubede baskı altına alıp tüm şikâyetlerimden ve haklarımdan feragat etmem için imza attıracaklardı. Ancak direndim. İki çalışanımla birlikte beni 48 saat sorguladılar. Psikolojik baskı için Atatürk'ün doğum tarihini bile sordular. Korkunç şeyler yaşadım. Ancak savcılık hakkımızda takipsizlik kararı verdi. Ben bu dosyadan yargılanmak istediğimi söyledim. Çünkü paralel yapının hukuksuzlukları ortaya çıkacaktı. Sahte deliller oluşturuyorlar. Bunlar ortaya çıkacaktı.

HEMEN İMZALANIYOR

Bir çete şeması hazırlamışlar. Hasbi Genç ile 483, Cem Bahadır ile 536 telefon görüşmem olduğunu yazmışlar. Mümkün değil. Paralel devlette işi polis yürütüyor, savcı değil. Polis, istediği her şeyi savcıya imzalatıyor. Bütün bunları dönemin Organize Suçlar Şubesi Müdürü Nazmi Ardıç yaptı. Amaç beni Silivri Cezaevi'ne tıkıp Savoy projesinde istedikleri imar iznini çıkarmaktı. Ancak ben şanslıymışım da dürüst insanlara denk geldim ve kurtuldum. Beraat ettim. Şimdi ben emniyetteki paralel yapıyla ilgili suç duyurusunda bulunacağım, adliyedeki paralel yapıyı da HSYK'ya şikâyet edeceğim. Daha sonra da tazminat davası açacağım."