X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Telekulakta paralel hile
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Telekulakta paralel hile

  • Giriş Tarihi: 25.2.2014

Eski Ankara İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'e yönelik paralel komploda telefon izleme dökümlerinin bile delil üretmek için değiştirildiği ortaya çıktı. Orijinal HTS, yani telefon görüşme dökümü bilgilerinin bile tahrif edildiği belirlendi

SABAH'ın dün belgesini yayımladığı eski Ankara İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'e yönelik paralel komploda telefon izleme dökümlerinin bile delil üretmek için değiştirildiği ortaya çıktı. 17 Aralık operasyonu ve 25 Aralık girişiminden sonra Muş İl Emniyet Müdürü iken merkeze alınan Muharrem Durmaz'ın kurguladığı kumpasta orijinal HTS, yani telefon görüşme dökümü bilgileri tahrif edildiği belirlendi. SABAH Özel İstihbarat Bölümü'nün ulaştığı belgelere göre paralel yapının Ergenekon davalarından bu yana sürdürülen tüm davalarda en önemli delil olarak kullandığı teknik takip verileri üzerinde bile tahrifat yapıldı. Skandal, bilirkişi raporuyla da gözler önüne serildi. 15 Mart 2011 tarihli bu bilirkişi raporu, Yeminli Bilirkişi Ercan Kılıç tarafından hazırlandı. Ankara eski İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'le birlikte gözaltına alınan Özel Kalem Amiri Ömer Zeren, sıralı amiri Özdemir'e kumpas kurduğunu itiraf eden eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Muharrem Durmaz'ın yürüttüğü operasyon ile gözaltına alındıktan sonra 23 Temmuz 2010'da Savcı Cemil Tuğtekin tarafından sorgulandı. Bu sorgulamada Zeren'e zaman zaman kullandığını söylediği odada Tekno yazılı koliden çıkan Microbox marka 250 GB kapasiteli harddiskte 2009 yılında Mehmet Yıldız, Doğan Baytok, Metin Sertaç, Rıfat Karaca isimli kişiler adına kayıtlı GSM numaralarına ait HTS raporlarının bulunduğu belirtildi ve bu kayıtlardan bilgisinin olup olmadığı soruldu.

MAHKEMEYE DELİL OLARAK SUNULDU

Oysa bu hard diskteki HTS raporları Ömer Zeren'i davada mahkûm ettirebilmek için tahrif edilmiş bilgilerden oluşturulmuştu. HTS kayıtları değiştirilmişti, bir başka deyişle yapılmamış görüşmeler yapılmış gibi gösterilmişti. Yani birileri gerçek bir HTS raporu üzerinde oynamalar yaparak sahte delil üretmişti. Zeren de sorgusunda suça konu bilgisayar hard diskinin kendisiyle ilgisi olmadığını ve hard diskin bulunduğu odayı da bir süredir kullanmadığını açıkladı. Nitekim daha sonra yapılan araştırmalarda bu hard diskin Komiser Yardımcısı Mehmet Akif Eker'in İdari Büro Amiri olarak görev yaptığı odasında bir karton koli içerisinde bulunduğu anlaşıldı ve delilin Ömer Zeren'le illiyet bağı kurulamadı. Ömer Zeren'in avukatı Mücahit Topaloğlu, HTS raporlarının değiştirildiğini gösteren Delil İnceleme Raporunu (Mütalaa, Kat'i Rapor) mahkeme heyetine sundu. Raporda HTS kayıtlarının yanı sıra delil olarak değerlendirilen bilgisayarın sistem saat ve tarihinin çeşitli zaman aralıklarında bilinçli olarak değiştirildiği bilgisine de yer verildi. Raporda şöyle denildi: "Hard disk üzerinden elde edilerek, teknik özellikleri raporun İnceleme ve Tespitler bölümünün ilk dört maddesinde belirtilen dosyaların tamamının, bu zaman değişikliklerinin yapıldığı zaman aralığında oluşturulduğu tespit edilmiştir." Ömer Zeren'le ilgili dava açılmasına gerekçe teşkil eden ses ve bilgisayar kayıtlarının da tahrif edildiği yine bilirkişi raporlarıyla belgelendi ve bu belgeler Orhan Özdemir ve Ömer Zeren'le ilgili dava dosyasına konuldu. Ömer Zeren'in avukatı Mücahit Topaloğlu, SABAH'a paralel hileyi şu sözlerle değerlendirdi: "Ömer Zeren'in aleyhine kullanılmak istenen hard disk Kom.Yrd. Mehmet Akif Eker'in İdari Büro Amiri olarak görev yaptığı odasında bir karton koli içerisinde bulunmuştur. Ömer Zeren'le hiç bir illiyet bağı kurulamamıştır. O halde bu harddisk kuvvetle muhtemel Mehmet Akif Eker'e aittir. Hard diskin içerisinde bulunan HTS kayıtları açıkça orjinal bir HTS kaydının yeniden düzenlendiğini göstermektedir. Bu haliyle birileri gerçek bir HTS raporu üzerinde oynamalar yapmak suretiyle sahte olarak düzenledikleri HTS raporlarını kullanılmışlardır. Bunu kim yapmış tam olarak bilmek mümkün değil ama odanın sahibi olan kişi baş şüpheli olmalıdır. Onun vereceği bilgiler olayı aydınlatabilir."

"SAVCI HUKUKSUZ İTİRAZ YAPTI"
Konuya ilişkin görüşüne başvurduğumuz Orhan Özdemir'in avukatı Fidel Okan, Savcı Cemil Tuğtekin'in hukuka aykırı birçok uygulamaya imza attığını, özellikle hem Orhan Özdemir hem de Ömer Zeren hakkında kesinleşmiş itirazı mümkün olmayan tahliye kararlarına itiraz etmek suretiyle adeta büyük bir hukuk cinayeti işlediğini belirtti.

KUMPASI POLİS ŞEFİ İTİRAF ETMİŞTİ
SABAH dün manşetten duyurduğu gündemi sarsan haberinde paralel yapının, Ankara eski İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'i cezaevine göndermek için böcek yerleştirmekten sahte evrak düzenlemeye kadar her yolu denediğini yazmıştı. Bu amaçla kurulan kumpas, 16 Şubat'ta Muş Emniyet Müdürü iken görevden alınan Muharrem Durmaz'ın, Özdemir hakkında soruşturma açan Ankara Cumhuriyet Savcısı Cemil Tuğtekin'e yazdığı mektupta kendi ağzından anlatılmıştı. Orhan Özdemir'in Ankara İl Emniyet Müdürü olduğu dönemde İstihbarat'tan sorumlu İl Emniyet Müdürü Yardımcısı olan Muharrem Durmaz, Savcı Cemal Tuğtekin'e gönderdiği belgede Orhan Özdemir'e kurulan kumpası aynen şu cümlelerle anlatmıştı: "Geçen hafta hâkim arkadaş aradı, bir araya geldiğimizde (Ankara) İl Emniyet Müdürü Orhan Özdemir'le ilgili evrak üretilmesi için bazı stratejiler üzerinde tartışmıştık."