X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aslan’a yargısız infaz yapıldı!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aslan’a yargısız infaz yapıldı!

  • Giriş Tarihi: 26.2.2014 15:32

A Haber’de yayınlanan Mehmet Ali Önel yönetimindeki “60 Dakika”ya İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen konuk oldu.

Prof. Dr. Şen, Tarihin En Büyük Telekulak Skandalı ve gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Halkbank Eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın avukatlığını da yapan Prof. Dr. Şen, Aslan'ın yargısız infaza kurban edildiğini ve soruşturmanın da gizliliğinin de daha başından ihlal edildiğini vurguladı.

Şen "Süleyman Aslan yargısız infaza kurban edildi, hakkında bilinçli olarak suçlu algısı oluşturuldu. Soruşturmanın gizliliği daha başından ihlal edildi. Kendisi bana sorduğunda da söyledim zaten tutuklanma ihtimalin kuvvetle ihtimaldir diye. Bu algıdan dolayı, hakkındaki suçlama nedeni ile değil dedim. Çünkü hakkındaki suçlama bir katalog suçu gerektirmiyor rüşvet suçlaması yönünden söylüyorum. Bir de suç örgütü yöneticiliği iddiası var oradan zaten bir delil yok. Tutuklama da çıkmadı fakat dedim bir trene binmişin artık dedim. Sonuçta olan şu iki nokta çıktı ortaya tahliye olduğunda tabi bizim delillerimiz vardı, tanıklarımız vardı, bunları soruşturma gizliliği olduğu için paylaşacak değilim işimizi yapmaya çalışıyoruz. Ama şu söylemek isterim görmek istediklerini görmek istiyor bazı insanlar. Tahliyeyi eleştirenler efendim nasıl serbest bırakılır çünkü onun kafasında o artık suçlu ve mahkûm edilmiş bitmiş onun istediği gibi olması lazım. "Şeklinde konuştu…

"TELEFON DİNLEMELERİ TOPLUMSAL PARONAYA OLUŞTURDU!"

Tarihin En Büyük Telekulak Skandalı'nı da yorumlayan Prof. Dr. Ersan Şen "Dinleme listeleri ile toplumsal bir paranoya oluşturuldu.İnsanların bugün toplumda telefon dinlemeleri diye bilinen ortam dinlemesi takibi bir noktada toplumsal bir paranoyaya dönüşmüş durumda. Bir rahatsızlığın ortaya çıktığı, herkesin dinleme korkusu ve endişesiyle yaşadığı bir gerçektir. Hukuka aykırı dinlemenin kabulü mümkün değil ama bunu önlemeyen önüne geçemeyen bu endişeyi gideremeyen devlete de kusur bulmak gerekir. Çünkü insanların devlet mekanizmasında toplumsal mutabakatla kamu kudreti kulanım yetkisinin verdiği devlette kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını bekleme hakkı vardır. Bizim sürekli çırpınıp hukuk devletinde hukuka aykırı yol ve yöntemlerle elde edilen deliller yargıda kullanılamaz dediğimiz noktalarda insanlar maalesef bizim söylediklerimizi kusura bakmayın ninni gibi dinledi. Dedik ki usulü feda etmeyin! Hukuk devleti budur. Hukuk devleti herkesin eşit olarak hukuk güvenliği hakkının korunduğu bir toplumdur. Şu an yaşananlar hukuk devletinde yaşadığınızı zannederek esasında yaşamadığınızın yüzünüze tokat gibi vurduğu andır. İki kişi telefonda konuşurken insan sevmediği insan hakkında bile sayın demeye başladı. Yani o kadar o korku eşiği açıldı ki." diye konuştu…

PROF.DR.ERSAN ŞEN: İNSANLARIN HUKUKSUZ, AYLARCA TUTUKLU KALMASINA İSYAN EDİYORUM!

Davaların şu anki Türk hukuk sisteminde 3-4 ayda bitirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Şen "yargılamalarda adalet geciktiği için binlerce kişi mağdur oluyor. Siz de suçsuzluğunuzu ispat etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu hukukun evrensel kurallarına terstir. İnsanların hukuksuzca aylarca tutuklu kalmasına isyan ediyorum." dedi.

Prof. Dr. Ersan Şen sözlerine şöyle devam etti "Tutuklama kanununun esasına baktığınızda İnsan Hakları veya Avrupa sözleşmesi ve oranın bireysel başvurularda verdiği mahkeme kararlarına baktığımızda somut gerekçeler koyacaksınız deniyor. Yani onlarca insanının ismini alt alta yazıp da bireyselleştirmeden tutuklama kararı vermeyin, tutukluluğu devam ettirmeyin, uzatmayın deniyor. Tutuklamalarda somut gerekçeler koyma konusunda Türkiye'de ciddi bir sıkıntı var. Bu sıkıntıyı aşmak için yeterli olmasa da yasal düzenlemelerde yapıldı hatta adli kontrol tedbiri bile koyuldu. Fakat biz yargılamaları çabuk bitiremediğimiz için adli kontrole alışamadığımızdan ve hukuk kültüründe o yanlış uygulamayı da düzeltemediğimizden hala tutuklamayı beş yıla indirmeyi bir maharet olarak görüyoruz."

"Ben size soruyorum beş yıl tutukluluk olabilir mi? Suçsuzluk masumiyet karnesi altında herkes hakkında suç işlediği iddiası ortaya atılabilir. Bu iddianın ortaya koyulması demek o insanı suçlu durumuna getirmez ki. Suçluluğu mahkemenin kesinleşmiş hükmüyle sabit olana kadar herkes masumdur. Ama siz tutuklamayı bir cezaya dönüştürdüğünüzde uygulamanızı bir tutuklama üzerinden gerçekleştirdiğinizde Ceza Muhakemesi Kanunu 34 ve Anayasanın 141. maddesi 3. fıkrası hükümlerine rağmen mahkeme yargı kararlarını somut gerekçelerden uzak kurduğunuzda ortaya bu şekilde hukuk dışı örnekler çıkar."

"MİT YASASI ARTIK DEĞİŞMELİ"

Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun artık eskide kaldığını vurgulayan Şen, Mit yasasının kesinlikle yeniden düzenlenmesi gerektiğinin de altını çizdi.