X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bakandan flaş telekulak açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bakandan flaş telekulak açıklaması

  • Giriş Tarihi: 5.3.2014 10:45 Güncelleme Tarihi: 5.3.2014 12:21

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yasa dışı telefon dinleme iddialarına ilişkin, "Türkiye'de hiçbir iç yapının, bu kadar geniş bir dinleme mekanizmasını dışarıdan önemli bir destek almadan gerçekleştirebileceğini düşünmüyorum" dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Işık, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Anadolu Ajansının teknolojiyi en iyi kullanan kurum olmasını gurur verici olarak nitelendiren Işık, haber almanın insanların en doğal haklarından biri olduğunu söyledi. Haberin en hızlı şekilde insanlara ulaştırılmasının çok önemli bir görev olduğuna işaret eden Işık, "Anadolu Ajansının son yıllarda yapısının çok güçlenmiş ve bu hizmeti çok etkin bir şekilde veriyor olması, ülkenin milli kuruluşu olarak, milli menfaatler noktasında bu görevi çok daha özenle yapması son derece takdire değer" diye konuştu.

Yasa dışı telefon dinleme tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine Işık, bütün dünyada dinleme faaliyetlerinin bulunduğunu, bunun bir boyutunun mahkeme kararıyla yapılan yasal dinlemeler olduğunu belirtti.

Konunun problem olarak görülen diğer boyutunun yasa dışı dinlemeler olduğunu ifade eden Işık, "Yasa dışı dinleme olayı, sadece Türkiye'ye mahsus bir şey değil ama Türkiye kadar hoyratça yapılan ülke ya yoktur ya da çok azdır, kurumlar içerisinde bu kadar sızmaların olduğu bir ülke zannediyorum yoktur" dedi.

AK Parti iktidarları döneminde yasa dışı dinlemelerin önlenmesine yönelik iki adım attıklarını dile getiren Işık, bunlardan birinin 2005-2006 yıllarında yasa dışı dinlemenin cezalarının artırılması, diğerinin ise yakın zamanda TBMM'den geçen düzenleme ile yasa dışı dinlemelere ilişkin cezaların ağırlaştırılması olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin, etrafı sorun alanları ile dolu ve dünyanın merkezinde bir ülke konumunda bulunduğunu anlatan Işık, şöyle devam etti:

"Bazen doğrudan dinleme gayretleri gözüküyor. Bazen de içeride taşeronlar kullanılarak dinleme ve bilgi toplama, o bilgi ile harekete geçme gibi bir yöntem izleniyor. İşte bu olayları bu açıdan değerlendirmek lazım. Ben, Türkiye'de hiçbir iç yapının, bu kadar geniş bir dinleme mekanizmasını dışarıdan önemli bir destek almadan gerçekleştirebileceğini düşünmüyorum. Bu, mutlaka uluslararası bağlantısı olan, Türkiye'nin gelişmesinden ve büyümesinden rahatsız olan birtakım güç odaklarının Türkiye'de taşeron kullanarak, ülkeyi denetim altında tutmak, Türkiye'yi izlemek, Türkiye'nin yaptığı çalışmaları an ve an takip etmek noktasında yaptıkları bir faaliyet olarak düşünüyorum. Bununla ilgili, zaman zaman, farklı taşeron kullanıyorlar. Son dinleme olayları da ortaya koydu ki kullandıkları taşeronun ismi değişmiş ama mantık, yöntem hep aynı. En vahim olan da devletin üst yöneticilerini dinleme cüretinin gösterilmiş olması."



KRİPTOLU TELEFONLARIN DİNLENMESİ

Kriptolu telefonların dinlenmesine ilişkin bir soru üzerine Işık, kriptolu telefonların, uluslararası güç odaklarının Türkiye'nin gizli bilgilerini dinlememesi için geliştirilmiş bir mekanizma olduğunu söyledi. İçeriden yardım almadan sisteme dışarıdan sızmanın kolay olmadığına işaret eden Işık, "Fakat hırsız evdeyse ne yapacaksınız? Şu anda bizim en fazla yoğunlaştığımız alan, kriptolu telefonların üretimi ve yazılımı noktasında ciddi bir şüphe var" diye konuştu.

Kriptolu telefonlarının dinlendiğinin "kesin" olduğunu, kendilerinin de kimin bu dinlemeyi yaptığını ortaya çıkarmak istediklerini kaydeden Işık, kriptolu telefonların incelenmesi ile ilgili ilk talimatını, görevden alınan eski BİLGEM Başkanı Hasan Palaz'ın yerine atanan görevliye şubat ayı başında verdiğini dile getirdi.

"Bu, Sayın Başbakanın telefonunun dinlenme olayının deşifre olmasından daha önceydi" diyen Işık, sistemin dışarıya karşı veri sızdırmaya neden olup olmadığı ve sistemin güvenlik mekanizmalarının kontrol edilmesi talimatını verdiğini ifade etti.

İlk incelemede sistemin güvenlik mekanizmalarının birebir teste tabi tutulmadan devreye alındığını tespit ettiklerini bildiren Işık, donanımın ve yazılımın incelenmesi konusunda da talimat verdiğini belirtti.

Donanım ile dinleme yapıldıysa bunun tespitinin zor olmadığını anlatan Işık, "En zor iş yazılım işi. A telefonundan B telefonuna sinyal gönderildiğinde A telefonundan C telefonuna da sinyal gidiyorsa, bunu yazılımla yapmak da mümkün, o üzerine en fazla yoğunlaşmamız gereken alan olabilir diye talimat verdim. Arkadaşlar bu işten anlayan bir ekip oluşturma sürecine girdiler. Şu anda güvenlik testlerini ele alma noktasındalar. Bir sonraki aşamamız donanım ve yazılım değerlendirmesi olacak. Bunun sonucunda ne olup bittiğini görme imkanımız olacak" dedi.

Bakan Işık, ilk izleniminin güvenlik noktasında sistem devreye alınırken yapılması gereken bazı testlerin özenle yapılmadığı yönünde olduğunu söyledi.