X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İşte İlker Başbuğ'un açıklamaları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İşte İlker Başbuğ'un açıklamaları

  • Giriş Tarihi: 7.3.2014 20:41 Güncelleme Tarihi: 7.3.2014 21:35

Tahliye edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ Silivri Cezaevi'nden çıkarken açıklamalarda bulundu.

26 ay tutuklu kalan Başbuğ şu açıklamalarda bulundu;

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 6 Ocak 2012 günü şöyle demiştim. 26. Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlanarak tutuklandı. Taktir yüce Türk milletine aittir. Aradan tam 2 sene 2 ay (26 ay) geçti toplam. Bizi bu cezaevinde 26 ay nefret ve intikam duygularıyla hareket edenler burada tuttu. Benim 26 ay hayatımdan çaldılar. 26 ay hürriyetimden yoksun bıraktılar. Ama 6 Ocak'ta söylediğim gibi yüce Türk milleti oynanan oyunu iddiaların geçersizliğini bir Genelkurmay Başkanı terör örgütü olarak suçlandığı, bizlerin darbecilikle hiçbvir alakamız olmadığını yüce Türk milleti anladı. Yüce Türk milletinin bizlere verdiği destek sayesinde buradayım.

Yüce Türk milletine en derin şükranlarımı sunuyorum. Benim serbest bırakılmam bir başlangıçtır. Bütün kalbimle inanıyorum ki Silivri'de Hastal'da Sincan'da Maltepe'de benim gibi suçsuz bulunan arkadaşlarım en kısa zamanda hürriyetlerine kavuşacaktır. Bu gerçekleşmez ise benim serbest kalmamın hiç bir önemi olmaz. Çünkü ben ne kadar suçsuz isem, bugün geride bıraktığım Tuncer Kılıç paşa, Hurşit Tolan, Bilgin Balanlı, Hasan Iğsız, diğer tarafta Tuncay Özkan'lar, Doğu Perinçek'ler suçsuzdur. Ayrıca benim serbest bırakılmamdaki gerekçeler hepsi için geçerlidir. Bu zindanlarda tutsak tutulanlar en kısa zamanda hürriyetlerine kavuşacaklardır. Cezaevi 26 ay, tarihin cilvesi 26. genelkurmay başkanı, bu da entresan. Cezaevi acı ızdırap çile çekmek, bu bir gerçek. Bütün samimiyetimle söylüyorum ki şu an içimde nefret ve intikam duyguları taşımıyorum. Çünkü bunu duyanlar aslında kendilerini de felakete sürüklerler. Nefreti sevgi alt eder. Biz böyle yetiştik içimiz sevgi dolu.

Benim ve bütün arkadaşlarımın yürekleri ve elleri tertemiz. Bunun için bütün arkadaşlarımın adına adalet istiyoruz. Gerçeklerin elbette takipçisi olacağız. Adalet deyince Ümraniye'de bulunan birkaç el bombasından hareket ederek sanal bir terörü kimler planlamıştı? Türk Cumhuriyeti tekrar bir hukuk devleti olacaksa bu sorunun cevabı bulunmalıdır. Bu projeyi kimler yaptığıysa yargılanmalıdır. Danıştay saldırısını sanal terör örgütüyle ilişkilendirmek projesi kimlere aittir. Bunlar da ortaya dökülmelidir, hesap sorulmalıdır. Eğer Türkiye gerçekten hukuk devleti olmak istiyorsa... Bunlar cezasız mı kalacak, asla... Teğmen Mehmet Ali'ye kumpas kuranlar mutklaka cezalandırılmalılar. Hanefi Avcı daha ne kadar içeride tutulacaktır. İnsafsızlıktır, ayıptır. Bunu kimler istemektedir. Yeter artık. Değerli sınıf arkadaşım Hurşit Tolon paşa sadece gizli bir tanığın ifadesine dayandırılarak...

Ne garip tesadüftür ki bu gizli tanık da aynı Tuncay Güney'e benzemektedir. Kimler oynamaktadır bu oyunu... Bunun da cevabının verilmesi lazım. Balyoz davasında 51 numaralı harddisk'in TUBİTAK dışında başka bir kurum tarafından incelenmesi adeta yırtılınmıştır. Kimler bunun arkasında. Ve işin en vahimi bugün çeşitli arkadaşlarımız Muzaffer Çetin, Kemal Alemdaroğlu, Levent Doğantemel, Serdar Öztürk bunlar hastadırlar. Morale ihtiyaçları var. Bu hakimlerin vicdanı yok, ben inanmıyorum. Be adamlar sizde hiç Allah damı korkusu yok. Bugün dün elbette Türkiye Cumhuriyeti devletinde önemli bir olay yaşanmıştır. Özel yetkili mahkemeler bir çukura gömülmüştür. Bu özel yetkili mahkemelerin çukura gömülmesi TC'nin demokrasi yönünde bir adım öne gitmesinde büyük bir katkı olmuştur.

Son olarak Türkiye Cumhuriyeti devleti en kritik dönemleri yaşamaktadır. Özellikle yargı anlamında bütünüyle ayakta kalan bir tek kurum vardır o da Anayasa Mahkemesi. Bu süreçte AYM'nin sorumluluk yüklendiğinin bilincindeyim. Umuyorum ki AYM'nin bugüne kadar almış olduğu doğru kararlala tarihe not düşen bu öneümüzdeki günlerde Türkiye'nin demokrasiye dönemsinde önemli rol oynayacaktır. Bu zor günlerde bütün milletimiz bizimle acıları paylaştı. Ama onların yanında bir de şu anda olduğu gibi iki yanımda Türkiye Barolar Birliği Başkanı, diğeri avukatım. Onların bizlere sağladığı takviye için sonsuz şükranlarımı teşekkürlerimi sunuyorum. Biz tek bir şey istiyoruz Adalet istiyoruz. Bunun gerçekleşmesi için görev başında nasıl mücadele ettiysem bunun için de aynı şekilde dışarda mücade edeceğim. Taki son arkadaşım çıkana kadar.

Hepinize selam ve sevgiler...

İŞTE O AÇIKLAMALAR