X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kurtulmuş'tan cumhurbaşkanlığı açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kurtulmuş'tan cumhurbaşkanlığı açıklaması

  • Giriş Tarihi: 21.3.2014 21:18 Güncelleme Tarihi: 21.3.2014 21:18

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanı halkın oylarıyla doğrudan seçildiği müddetçe bu milletin çarşısıyla pazarıyla, bu milletin bayrağıyla ezanıyla, bu milletin mescidiyle camisiyle bu milletin tarihiyle, geçmişiyle ilgisi olmayan hiç kimse Cumhurbaşkanı olmayacaktır. Bu kadar açık söylüyorum. Çünkü oyu millet verecek" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, seçim çalışmaları kapsamında Çorum'a geldi. Yazıçarşı meydanında halka hitap eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "İlk turu Allah'ın izniyle bunu çok rahat gececeğiz. 25 Ağustos'ta ise ikinci turu. İnşallah ikinci tura kalmayacak. Birinci turda bitireceğiz inşallah" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Niye Cumhurbaşkanlığı seçimi bu beyler için o kadar önemli? Niye önemli? Alışmışlar Cumhurbaşkanlarını kapalı kapılar ardında belirler, beyan ederler, parlamentoda indir elini, kaldır elini seçilirdi. 1961'de rahmetli hukuk profesörü Ali Fuat Başgil cumhurbaşkanı adayı olmak için İstanbul'dan kalktı Ankara'ya gitti. Ankara garına girdiğinde zaman silahı ensesine dayadılar hadi bakalım marş marş dediler. Öyle herkes Cumhurbaşkanı aday olamaz. Türkiye'nin elitlerinin seçkinlerinin belirlemediği cumhurbaşkanı adayı olamaz dediler. Ve 1961'den bu yana bütün cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ali-Cengiz oyunu oynandı. Alışmışlar ama çok şükür 2008 yılında referandumda ki oylarınızla cumhurbaşkanını artık siz belirleyeceksiniz. Millet belirleyecek. Siz ne kadar seviniyorsanız o karanlık odadakiler de o kadar çok karalar bağlıyor. "Eyvah diyorlar bu millete artık Cumhurbaşkanı yutturamayacağız diyorlar. Cumhurbaşkanı halkın oylarıyla doğrudan seçildiği müddetçe bu milletin çarşısıyla pazarıyla, bu milletin bayrağıyla ezanıyla, bu milletin mescidiyle camisiyle bu milletin tarihiyle, geçmişiyle ilgisi olmayan hiç kimse Cumhurbaşkanı olmayacaktır. Bu kadar açık söylüyorum. Çünkü oyu millet verecek" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin dört bir tarafında milletin kendi iradesine, kendi geleceğine, hükümete, Türkiye'ye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıktığını, meydanları doldurduğunu ve geleceğe umutla bakmalarını sağladığını dile getiren Kurtulmuş, tüm meydanlarda, gittikleri her yerde milletin kendilerine "dik dur eğilme bu millet sizinle" dediğini belirtti.

"ASLA EĞİLMEYECEĞİZ. VERDİĞİNİZ EMANETE İHANET ETMEYECEĞİZ"

Asla eğilmeyeceklerini, dünyanın ve Türkiye'nin egemenleri karşısında asla boyunlarını bükmeyeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, "Asla eğilmeyeceğiz. Verdiğiniz emanete ihanet etmeyeceğiz. Ettirmeyeceğiz. Milli şairimiz ne diyor "O rüku olmasa dünyada eğilmez başlar biz Allah'tan başka kimsenin önünde eğilmeyiz. Rükudan başka, secdeden başka hiçbir yerde alnımızı yere koymayız" ifadelerini kullandı.

30 Mart'ın bir dönüm noktası olduğunu anlatan Kurtulmuş, "Meydanlar gösteriyor ki 30 Mart seçimleri yerel seçim olmaktan öte geçti. 30 Mart seçimleri bir dönüm noktası. Türkiye için kavşak noktası. Belediye başkanları, meclis üyelerimizi, muhtarlarımız seçilecek ama 30 Mart'ta millet eski Türkiye'yi mi seçecek yeni Türkiye'yi mi seçecek onun karanını verecek. 30 Mart'ta darbecilere mi prim verilecek, yoksa demokrasi ve özgürlük yanlılarına mı prim verilecek. AK Parti'ye mi prim verecek bunu ortaya koyacak. 30 Mart'ta bu millet kendi başına çorap örmek isteyenleri ayağına çelme takmak isteyenleri, Türkiye'nin geleceğini karartmak isteyenleri, kaos kriz çıkartmak isteyenleri bir kenara mı itecek, yoksa prim mi verecek bunun seçimi olacak. 30 Mart'ta bütün bu büyük koalisyon, Türkiye karşıtı bu koalisyon hep beraber milletimiz vasıtasıyla sandıklara gömülecek. Sandıklarda kalacak. Türkiye'nin geçmişinde kalacak" diye konuştu.

Türkiye büyümesinin, kendi ayaklarının üzerinde durmasının birilerinin zoruna gittiğini meselenin de aslının bu olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Bunlar grup grup. Bir büyük koalisyon. Koalisyonlar ittifaklar. Bunlar ne istiyorlar. Kim AK Parti'nin karşısında güçlü ise onu destekleyin diyenler. İki cümle etrafında bir araya gelmeleri mümkün değil. Aynı istikamete dönmeleri mümkün değil. Aynı evin odasında oturup bir çay sohbetini sürdürmeleri mümkün değil bu adamların. Ama hepsi bir araya geliyor, kol kola giriyor. Sokaklarda molotof kokteyli atanlarda, bizim birlikte olduğumuz arkadaşlarımızın bir kısmı ne yazık ki şimdi kol kola girmiş aynı hedefe kitlenmişler. Dün birbirlerinin gözünü çıkaranlar, bugün birbirleriyle kol kola bir takım ittifak arayışı içindeler. AK Parti iktidardan gitsin. Ak Partiyi iktidardan götürmek istiyor musunuz bunun yolu sandıktır. Gelirsiniz Çorum halkına anlatırsınız alırsınız vekaleti emaneti Türkiye'yi yönetirsiniz. CHP genel başkanına deseniz ki buyurun anahtarları verdik "şu ülkeyiz siz yönetin deseniz "valla billa biz istemiyoruz deyip geri geri kaçar. Öylemi değil mi? Yani AK Parti'yi indirme teşebbüsü yapacaksanız yolu sandıktır, sokaklar değildir. Kirli ittifaklar değildir. Türkiye'nin başına çorap örmek değildir. Türkiye'yi ekonomik krizlere sokmak değildir. Ne yapıyorlar, ne istiyorlar" dedi.

Bu koalisyonun Türkiye'de ekonomik kriz çıkarmak istediğini dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Mayıs ayından bu yana Türkiye ekonomisi ile oynadılar. Öylesine oynadılar ki başka ülke ekonomisi olsa büyük zarar görürdü. Mayıs ayında faiz yüzde 4.1 iken şimdi yüzde 12 seviyesine çıktı. Türkiye'de mayısta dolar 1.74 TL di, şimdi 2.30 seviyesine çıktı. Mayıs'ta Türkiye'de borsa 95 bindi, şimdi 65 bine düştü. Türkiye'nin ekonomisine zarar vermek istediler. Türkiye'de Mayıs ayından bu yana yapılan işlerin maliyeti yaklaşık 70 milyar dolardır. 138 milyar TL'dir. Bu Allah'tan revamıdır? Bu hak mıdır? Bu insaf mıdır? Bu vicdan mıdır? Bu adalet midir? Bu Müslümanlık mıdır? Böyle bir şey olabilir mi? hükümete zarar vereceğim diye Türkiye ekonomisine, halkın ekonomisine zarar vermeye çalış.

Türkiye'yi siyasi krizlerin içerisine sokmak istiyorlar. Yönetilemez hale getirmek istiyorlar. Polis başka telden çalsın, savcılar, yargıçlar başka telden çalsın. Devletin kurum kuruluşları yönetilemez hale gelsin hükümetin sözü geçmesin istiyorlar. Biz bu filmi gördük. Yaşı müsait olanlar var. 19802 öncesinde bu memleketi yönetilemez hale getirdiler. Sağcılar solcular diye böldüler. Aleviler, Sünniler diye böldüler. Maraş'ta oldu. Sivas'ta oldu. Türkiye'de şehirleri böldüler. Caddeleri böldüler. Hastaneleri böldüler. Polisleri böldüler. Böyle yaptılar da kim kazandı Türkiye kaybetti. Bu ülkenin vatandaşları kaybetti. Türkiye'yi 12 Eylül 1980'ne getirdiler. Aynı şeyi yapmak istiyorlar. Ukrayna'yı 2 ayda ne hale getirdiler. Türkiye'yi de bu hale getirmek istiyorlar buna müsaade etmeyeceğiz. Bu millet buna asla müsaade etmeyecek."

"ASKERİ VESAYETE PABUÇ BIRAKMAYAN MİLLET BAŞKA VESAYETE PABUÇ BIRAKIR MI"

Yasa dışı dinlemeler ve askeri vesayet ile ilgili de açıklamada bulunan Kurtulmuş, "Ne yaptılar? İki yılda 509 bin kişiyi dinlemişler. Beni dinlemişler, eşimi dinlemişler, çocuklarımı dinlemişler. Selam verenleri dinlemişler. 2012-2013'de diğerleri ile birlikte 1 milyon insan dinlenmiş. Polisleri dinlemişler, yargıçlar dinlemişler, kendi adamlarını bile dinlemişler. Böyle bir şey olmaz. İstiyorlar ki yargının elinde hükümet parmağında oynasın. 11 yıldır az mı uğraştık askeri vesayetten kurtulmak için. Rahmetli Menderes'in ölüme gönderildiği tarihten itibaren bu millet askeri vesayetle az mı uğraştı. Menderes'i dar ağacına göndermediler mi? Turgut Özal'a oturduğu makamı haram etmediler mi. Rahmetli Erbakan'dan halkın oyuyla geldiği makamı zorla almadılar mı? Bu millet çok şükür 64 yıldır demokrasi mücadelesi veriyor. Ve çok şükür Türkiye'de askeri vesayet geride kaldı. Askeri vesayete pabuç bırakmayan bu millet başka bir vesayete de eyvallah etmeyecektir. Yargıdaki vesayete de, şunun vesayetine de, bunun vesayetine de. Bu hükümeti millet seçti. Vekaleti verdi. Bu vekalete hıyanet olmaz. Bu emaneti de başkalarıyla paylaşmaz. Paylaşırsa zaten ayakta kalmaz. 28 Şubat hükümetleri milletin verdiği vekaletleri paylaştı da ne oldu ayakta mı durabildiler. Ayakta mı kaldılar. 28 Şubatçıların iktidara getirdiklerini kim hayırla yad ediyor" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin Suriye meselesinde etkisiz hale getirmek istendiğine vurgu yapan Kurtulmuş, "Çözüm süreci baltalansın. Türkiye'de yeniden silahlar konuşsun. Her yere şehit cenazesi gelsin istiyorlar. Çorum'a iki yıldır bir tane şehit cenazesi geliyor mu? Artık analar ağıt yakmıyor. Birileri de ne diyor, "eyvah, eyvah, bu Türk milletinin ayağına prangaları bağlamıştık, terör dolaysıyla bunlar 30 senede 32 bin evladını kaybetmişti. 1.2 trilyon dolar kaybetmişlerdi diyor. Tayyip Erdoğan çıktı. Türkiye'de bize ekmek kalmadı diye feryat ediyorlar. Başka ne istiyorlar Türkiye Suriye'deki mazlum milletlere yardım etmesin. Suriye'nin çözüm sürecinde söz sahibi olan ülke olmasın. Oradaki muhalefete destek vermesin. Nerden anlıyoruz 7 Şubat'taki operasyonu yapan iradenin bir tane amacı olabilir. Türkiye'yi Suriye meselesinde etkisiz hale getirmek. Adana'da, Hatay'da MİT'in TIR'larını durduran durdurmasını emreden iradenin bir tane maksadı olabilir. Türkiye'yi Suriye meselesinde yok kılmaktır. Bayırbucak Türkmenlerine yardım edeceksin önüne geçiyor. Türkiye'nin komşularına yardım edecek önüne geçiyorlar. Başka ne istiyorlar, Şunu istiyorlar Türkiye Kuzey Irak petrollerini.dünyaya satacak inşallah. Bunu satmasın" dedi.

Kurtulmuş, konuşmasının ardından AK Parti Çorum milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, AK Parti milletvekili Cahit Bağcı, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, AK Parti Çorum İl Başkanı Ahmet Sami Ceylan ve AK Parti Çorum Merkez İlçe Başkanı Mustafa Köse ile birlikte halkı selamladı.