X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gazetede teşekkür telefonda hakaret
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gazetede teşekkür telefonda hakaret

  • Giriş Tarihi: 22.3.2014

Fethullah Gülen, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'yla 30 Ağustos'ta yaptığı konuşmada, Başbakan belgeseli için birkaç söz söylemesi istenince, "O kadar çok hainlik yaptı ki" diye yanıt veriyor

Paralel örgütü yaşadığı ABD'nin Pensilvanya eyaletinden yöneten Fethullah Gülen'in, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile yaptığı iddia edilen yeni bir ses kaydı YouTube'da yayımlandı. 30 Ağustos 2013'te gerçekleşen görüşmede, Gülen'in Başbakan Erdoğan için sarf ettiği ifadeler tepki çekti. Ses kaydında Gülen, Başbakan Tayyip Erdoğan için yakışıksız ifadeler kullanıyor ve "Uzun" diye bahsettiği Başbakan için hain nitelemesinde dahi bulunuyor. Oysa bu görüşmeden 2 ay sonra aynı Fethullah Gülen, 24 Ekim'de Zaman gazetesine verdiği ilanda, kendisini 'geçmiş olsun' demek için arayan Erdoğan'la ilgili, "Onca iç ve dış gailenin getirdiği yoğunluk arasında lütfedip bizzat telefon ederek, samimi sesi kalbe sürur veren duasıyla 'geçmiş olsun' temennisinde bulunan Başbakan'ımız Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi'ye" ifadesini kullanmıştı. Bu ilandan yaklaşık 2 ay önce gerçekleştirdiği telefon görüşmesi Gülen'in gerçek yüzünü de ortaya koyuyor. İşte o görüşmenin deşifresi:
30 Ağustos 2013
Hidayet Karaca:
Efendim, rahatsız ettim. Melih Gökçek'le beraberdik. O da arıyormuş. Uzun uzun, yalvarırcasına bir talepte bulundu. Bunlar bir belgesel hazırlıyorlar, Usta'nın Hayatı diye. Oğlunun televizyonunda yayınlayacaklar.

'GÖKÇEK ÇOK ISRAR ETTİ'
Fethullah Gülen:
Kimin hayatı?
H.K.: Usta Hayatı. Usta'nın Hayatı diye bir belgesel yapıyorlarmış. Oğlunun kanalında da bunu yayımlayacaklar. Ne olur diyor, bu fitne fesat da biter diyor. Hocam, birkaç kelime bir şey söylese diyor.
F.G.: Ne söyleyeyim, ne istiyorsun?
H.K.: Bilemiyorum efendim. Geçmişten zatıalinizin onun annesinin vefatında, hastalığında söylediğiniz kelimeler vardı, onlardan derlenip toparlanıp bir iki cümle olabilir. Veya başka bir şey, zatıalinizin uygun göreceği bir metin olabilir. Böyle bir şey diyor. Ben olmama ihtimaline karşılık da epey bir şey yaptım. Çok yalvardı. Hocamın yanında bir parça hatırım varsa, ben gideyim dedi, oraya gideyim dedi, ben telefon açayım dedi. Böyle bir talepte bulundu.
F.G.: Bu şeyin, Uzun'un annesiyle ilgili bir şey mi bu?
H.K.: Kendisiyle alakalı yapacaklar. Uzun'un kendi hayatıyla alakalı.
F.G.: Hı-hı. O kadar çok hainlik yaptı ki, hâlâ da yapıyor. Tarih karşısında ne deriz? Üst üste gelen falsolar karşısında ne deriz? Evet. Bir de böyle ortaya bir şey çıkmadan ne diyeyim ki ben bununla alakalı!
H.K.: Şöyle bir şey yapıyorlar, bir belgeseline koyuyorlar, sonra mesela Cumhurbaşkanı'ndan bir cümle alıyorlar, Cumhurbaşkanı bir şey diyor. Siyasetçilerden, Orhan Gencebay gibi...
F.G.: Siz o zaman, siz o zaman belirleyin bir iki şey. Bir iki cümle ben de eksik söylerim, tamam söylerim, ilave ederim, ne yapayım...
H.K.: O zaman, biz bir şeyler hazırlayalım efendim, bir iki cümlelik bir şey.
F.G.: Olur.

2 ay sonra gazetede teşekkür ilanı verdi

24 Ekim'de Zaman'da yayımlanan ilanda Gülen, hastalığı sırasında arayıp geçmiş olsun diyen Başbakan'a "Onca yoğunluk arasında lütfedip bizzat arayarak" sözleriyle teşekkür ediyor.